Düşünce Günlüğü Cumhurbaşkanı Erdoğanın İran ziyareti

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “7’nci Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi” toplantısına katılmak üzere bugün Tahran’a gidiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan en son İran ziyaretini 7 Eylül 2018 tarihinde gerçekleştirmişti.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyareti
​Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyareti.

DOÇ. DR. ALİ FUAT GÖKÇE

Siyaset Bilimci- Akademisyen

Son iki İran ziyaretinde dikkat çeken nokta ise Rusya Devlet Başkanı Putin’in de katılımı. 2018 yılında gerçekleşen Tahran ziyaretinde Putin’in katılımıyla “Suriye” konulu liderler zirvesi yapılmıştı. Bu ziyarette de Türk-İran liderlerinin ve heyetlerinin görüşmesinden sonra Putin-Erdoğan ve Putin-Erdoğan-Reisi arasında bir liderler zirvesinin yapılması beklenmektedir. 2018 yılında yapılan liderler zirvesinin tek konusu Suriye iken şimdi Ukrayna-Rusya Savaşı, enerji ve gıda krizi gibi konular da yer almaktadır.

BÖLGESEL GÜÇ OLMA YOLUNDA TERS DÜŞEN POLİTİKALAR

Türkiye ve İran arasında yapılacak ikili toplantıların konuları arasında ekonomik ilişkiler, enerji, Afganistan kaynaklı düzensiz göç ile Suriye kapsamında PKK terör örgütünün faaliyetleri konusunda alınacak tedbirler yer almaktadır. Türkiye-İran arasındaki ilişkilerin daima çatışmasız bir ortamda gerçekleştirilmesi konusunda tarafların ortaya koyduğu irade oldukça önemlidir. Buna rağmen Türkiye-İran ilişkilerinde her şeyin güllük gülistanlık olmadığı da bir gerçektir. Tarafların bölgesel güç olma yolunda izlediği bazı politikalar birbirine ters düşebilmektedir. Bunlar arasında özellikle Kafkasya’da Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve bu kapsamda Karabağ’da Ermenistan’a karşı birlikte hareket edilmesi kuzey bölgesinde oldukça fazla olan Türk nüfusu barındıran İran’ı endişelendirmektedir. Yine dikenli bir alan ise tarafların Irak, Suriye ve İsrail politikasıdır. İran son dönemlerde Türkiye’nin İsrail ile yakınlaşmasından oldukça rahatsız olmuştur. Bu rahatsızlığını ise Türkiye sınırları içinde İsraillilere yönelik bir takım istihbarat operasyonları yaparak göstermiştir.

Yine Türkiye’nin Irak ve Suriye’de asker bulundurması da İran’ı rahatsız etmektedir. İran, Türkiye’nin Suriye rejiminin muhalif kabul ettiği kişileri desteklediği, bu unsurların Suriye’nin toprak bütünlüğüne tehdit olduğunu savunarak Türkiye’nin politikalarına şerhler koymaktadır. Ancak, geçtiğimiz günlerde İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan’ın İstanbul ziyareti ve görüşmeleri sonrası yaptığı açıklamalar ve ardından Şam ziyareti İran’ın, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinden kaynaklı güvenlik tehditlerinin giderilmesi konusunda Türkiye’nin tezlerine yakın olduğunu göstermektedir. Türkiye ise İran’ın Kuzey Irak’ta İran destekli Haşdi Şabi güçlerinin PKK ile birlikte hareket ederek Kerkük petrollerinin çıkarılması ve pazarlanması, hem Kuzey Irak hem de Suriye’deki PKK/YPG terör örgütünün varlığı ve Türkiye’ye yönelik tehditlerine dair rahatsızlığını beyan etmektedir.

Bununla birlikte, Cezayir’in büyük çabaları ve Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin destekleri ile Suriye’de Türkiye ve İran’ın varlığını ve etkinliğini azaltmak amacıyla Suriye’yi tekrar Arap Ligi’ne alma çabaları tarafların dikkatle izlediği hususlar arasında yer almaktadır.

ZİYARETİN GÜNDEMİNDE NELER VAR?

Erdoğan-Putin ikili görüşmesinde ele alınacak konuların başında Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesine yönelik atılacak adımlar, tahıl koridoru ve gıda krizinin giderilmesi ile Suriye’nin kuzeyine yapılacak olan operasyon yer almaktadır. Erdoğan-Putin-Reisi arasındaki üçlü görüşmede ise bölgesel gelişmeler yer alırken Türkiye açısından esas konu Suriye meselesi ve Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesi için alınacak tedbirler ve Türkiye’nin planladığı muhtemel operasyon olacaktır.

Tahran’da yapılacak olan Türkiye-Rusya-İran Devlet Başkanlarının görüşmesi bölgesel barışın sağlanması, enerji ve gıda krizinin çözümü, özellikle terör örgütlerine karşı alınacak tedbirler ve başta PKK/YPG terör örgütü olmak üzere bölgedeki tüm terör örgütlerinin bitirilmesi açısından oldukça önemlidir. Günümüzde Orta Doğu coğrafyasında faaliyet gösteren PKK/YPG ile DEAŞ terör örgütlerinin hangi ülkeler tarafından desteklendikleri açık bir şekilde bellidir. Başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere emperyalist devletlerin vekil terör örgütleri üzerinden Orta Doğu coğrafyasını hegemonya altına alma politikasına karşı bölge ülkelerinin bir araya gelerek birlikte politika üretmesi elzemdir. Terör örgütlerinin etki ve yoğun tehdit alanında olan Türkiye-Suriye-Irak ile terör örgütlerinin ilgi ve fazla yoğun olmayan bir tehdit alanında olan İran ve Körfez ülkelerinin, emperyalist devletlerden medet ummaktan vazgeçerek mikro politikaları terk edip birlikte hareket ederek bölgesel barışın ve refahın sağlanması için makro politikalar gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda Birleşik Arap Emirlikleri’nin mezhepsel farklılıkları göz ardı ederek İran üzerinden Türkiye-Mersin limanına uzanan karayolu projesi, Suudi Arabistan-İran görüşmeleri, Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’la olan ilişkilerinin olumlu zeminde gelişmesi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin petrole dayalı ekonomilerini çeşitlendirme politikaları kapsamında bölge ülkeleriyle iş birliği çabaları önemsenmeli ve desteklenerek devam ettirilmesi sağlanmalıdır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.