Maskesi cebinde olmasına rağmen ’yok’ dedi 392 lira ceza yedi
Koronavirüs
Maskesi cebinde olmasına rağmen ’yok’ dedi 392 lira ceza yedi
Mardin’de güvenlik güçlerinin denetimi sırasında, maskesi cebinde olmasına rağmen yanında olmadığını söyleyen bir kişiye 392 lira ceza kesildi. Yazılan cezayı kabullenemeyen şahıs, ceza kağıdını imzalamakta diretti.
IHA
Ukrayna’da 1915 olaylarına yönelik hazırlanan yasa tasarısı geri çekildi: Türkiye aleyhine getirilen bir konu bizim ülkemizde kabul edilemez
Dünya
Ukrayna’da 1915 olaylarına yönelik hazırlanan yasa tasarısı geri çekildi: Türkiye aleyhine getirilen bir konu bizim ülkemizde kabul edilemez
Ukrayna’da 1915 olaylarına yönelik hazırlanan yasa tasarısı geri çekildi. Milletvekili Ludmila Marçenko’nun Türk danışmanı Rasim Bekmezci, "Ukraynalı vekiller bizi yalnız bırakmadı" dedi. Ukraynalı vekil Marçenko, "Türkiye ve Ukrayna ilişkileri benim için çok özel. Ülkemizde gündeme getirilen Ermeni meselesi tamamen hastalıklı bir konu ve bizim ülkemizde bu konu tartışılamaz. Dostumuz olan Türkiye aleyhinde gündeme getirilen konu bizim ülkemizde kabul edilemez" şeklinde konuştu.
IHA
Normalleşme sürecinin üçüncü gününde trafik yoğunluğu yaşandı
Gündem
Normalleşme sürecinin üçüncü gününde trafik yoğunluğu yaşandı
Normalleşme sürecinin üçüncü gününde de trafik yoğunluğu yaşandı. İşe gitmek için araçlarıyla yola çıkanlar, Anadolu yakasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü istikametinde Üsküdar Altunizade'de trafik yoğunluğu oluşturdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi trafik yoğunluk haritasına göre, 09.15 itibariyle trafiğin yoğunluğu yüzde 31'e ulaştı.
DHA
İstiklal Caddesi'nde tedirgin eden görüntü: Ne maske var, ne sosyal mesafe
Koronavirüs
İstiklal Caddesi'nde tedirgin eden görüntü: Ne maske var, ne sosyal mesafe
Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısının ardından açıklanan 1 Haziran itibariyle yeni normale dönüş kararları sonrasında vatandaşlar koronavirüse karşı mesafe kurallarını hiçe sayarak sosyal yaşama döndü. Maskesiz girilmesi yasaklanan İstiklal Caddesi'ne normalleşme süreciyle birlikte vatandaşların maske takmadığı, mesafe kuralının da ihlal edildiği görüldü.
DHA
Nostajlik tramvay İstiklal Caddesi'nde seferlere başladı
Gündem
Nostajlik tramvay İstiklal Caddesi'nde seferlere başladı
Koronavirüsle mücadele kapsamında seferlerine ara verilen nostaljik tramvay normalleşme süreciyle birlikte yaklaşık 2 ay sonra bu sabah ilk seferini İstiklal Caddesi'nde yaptı.
DHA
Ağlamayalım, hesap soralım
Ağlamayalım, hesap soralım

Darbelerin ve bilumum kötülüklerin anası olan 27 Mayıs ihanetinin 60’ıncı yılını geride bıraktık. Daha önceki 59 yıl dönümünde yaptığımız gibi yine ağladık, yine bu darbeyi yapanları lanetledik, yine bu cinayetleri işleyenlere ve işletenlere duyduğumuz öfkeyi dile getirdik. Bu gidişle gelecek yıl dönümlerinde de benzer şeyleri tekrar edip duracağız. Belki de yeni darbe girişimleri, yeni acılar eklenecek bilmiyoruz.

Bu arada 60’ıncı yıl dönümü 15 Temmuz sonrası çok daha fazla anlam kazandı. Ayrıca Yassıada’nın Demokrasi ve Özgürlükler Adası olarak yeniden dizayn edilmesi de çok önemli bir aşama. Ancak 27 Mayıs ile hesaplaşma konusunda beklenenin çok çok gerisindeyiz. 27 Mayıs’ın tetikçilerine laf söylemekten, sahiplerine ve kurdukları vesayet sistemine sıra getiremedik.

27 Mayıs’ı yaptıranların derdi sadece Adnan Menderes ve arkadaşları değildi. 27 Mayıs’ın sahipleri, Türkiye’de milletin iradesini bypass edecek bir yönetim sistemi için darbe yaptı. Menderes ve arkadaşlarını asmalarının sebebi bu kuracakları vesayet sistemine karşı çıkacak olanlara gözdağı vermekti. Ve nitekim 12 Mart öncesi Süleyman Demirel, Menderes’in idam sehpasındaki fotoğrafına baktıktan sonra şapkasını alıp gitmişti.

27 Mayıs’ın sahipleri ve yaptıranları, nasıl bir vesayet sistemi kurdu, sistemin hâlâ ayakta kalan unsurları var mı, 60 yıllık zaman diliminde hangi kötülüklere imza attılar? Bu ve benzeri sorulara cevap bulmak için vesayet sistemini inşa ettikleri yapı ve kurumlar üzerinde derinlemesine araştırma yapmak lazım.

27 Mayıs’ın sahipleri çok kurum ve teşkilat oluşturdu. Birçoğu hâlâ ayakta ve çoğunu biliyoruz. Ama öyle bir teşkilat vardı ki, 50 paralel devlet gibi çalıştı ve çok az kişi biliyor o teşkilatı. 2009 yılında devlet hayatımızdan sessiz sedasız sökülüp atılan o teşkilat Savunma Sekreterliği teşkilatıydı. Evet devlet hayatımızdan söküp attık o teşkilatı ama o teşkilat irdelenmedikçe daha çok ağlarız 27 Mayısların yıl dönümünde.

27 Mayıs darbesinden 5 ay sonra Savunma Sekreterliği kuruluyor. 108 sayılı kanuna göre bu teşkilat, ülkeyi seferberliğe hazırlayacak. Genel bütçeye dâhil dairelerle, katma bütçeli idareler ve devlet ekonomi kurumları ve bunlara bağlı kurumlarda savunma sekreterlikleri kuruldu. Kanuna bakınca faydalı bir teşkilat. Ama bu teşkilatın nasıl çalışacağı çok çok gizli yönetmeliklerle belirlendi.

Kanun gereği TSK’dan emekli, müstafi veya izinli subaylar, MGK’nın emriyle Başbakanlık ve bakanlıklar başta olmak üzere bildiğiniz tüm devlet kurumlarına, savunma sekreteri olarak atandı. Valiliklere, üniversitelere, Çaykur’a aklınıza gelebilecek neredeyse tüm kurumlara atamalar yapıldı. Savunma sekreterleri atandıkları kurumlarda her türlü bilgiye ulaşma yetkisine sahip ve ihtiyaç duydukları kadar personelle çalıştılar.

Denilebilir ki ne var bunda? Milli bir hassasiyetle böyle bir teşkilat gerçekten önemli görevler yapabilir. Ancak gizli yönetmeliğin 8. maddesine göre, “NATO tatbikatlarının gereği şeklinde planlamasını yürütür” diyor.

Bir başka husus ise savunma sekreterleri MGK’nın önerisi ile atanır ve görevden yine MGK’nın görüşü ile alınır. Özlük hakları itibarıyla bağlı bulundukları makamın yardımcısı durumundadırlar. Başbakanlık’taki savunma sekreteri Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı’nın sahip olduğu özlük haklarına sahipti. Kurum ve kuruluşlar, savunma sekreterinin istediği her türlü istatistik veri ve diğer bilgileri vermekle yükümlüydüler.

Bu teşkilatın ayrıntılarını bir yazı başlığı altında yazmak mümkün değil, belki kitap, belki de kitaplarla anlatılabilecek bir teşkilat. Ama 27 Mayıs’ın kurduğu vesayet rejimi ile hesaplaşma olacaksa, bu teşkilatın 1960’tan 2009’a kadar varlığını sürdürdüğü dönemde MGK’ya sunduğu raporlardan başlamak gerektiğini düşünüyorum.

Eğer bu derin araştırma yapılırsa 1960’tan 1971 muhtırasına; 12 Eylül öncesi olaylardan 12 Eylül darbesine; 90’lardaki derin cinayetlerden, 28 Şubat darbesine; 2009 yılına kadarki bütün kötülükler diyeceğim, ancak 15 Temmuz’da da karşımıza çıktığı için günümüzdeki bütün kötülüklerin anasına ve kaynağına inebiliriz ve gerçekten o zaman 27 Mayıs ile hesaplaşma imkanı elde etmiş oluruz.

15 Temmuz gecesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi’ne giden darbecilere rehberlik eden kişi sivil savunma sekreteri olarak görev yapan 79 yaşındaki Mehmet Tunç idi. Mehmet Tunç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde de savunma sekreteri miydi bulamadım, ama yaşına baktığımız zaman epey zamandır bu işlerle meşgul olduğu belli.

27 Mayıslarda ağlamak yerine hesaplaşmayı tercih edersek, Savunma Sekreterliği Teşkilatı’ndan başlayabiliriz. 1961 yılında er üniformasıyla cami cami gezdirilip darbeciler lehine vaazlar verdirilen sümüklü şeytan Fetullah başta olmak üzere tüm kötülüklerin kapağını aralamış oluruz.

İBB zabıtaları, Beyoğlu Belediyesinin koronavirüs standını kaldırmaya çalışınca arbede yaşandı
Gündem
İBB zabıtaları, Beyoğlu Belediyesinin koronavirüs standını kaldırmaya çalışınca arbede yaşandı
Beyoğlu Belediyesi'nce İstiklal Caddesi girişinde kurulu takın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) zabıtalarınca kaldırılmak istenmesi nedeniyle gerginlik çıktı. Polis olayların büyümesini engelledi. Olayla ilgili açıklama yapan Beyoğlu Belediye Başkan Yardımcısı Rüstem Dindarol, ''Bir ay önce Beyoğlu İlçe Pandemi Kurulu bir karar aldı. İstiklal Caddesi'ni gelip ziyaret eden vatandaşlarımızın ateşlerinin ölçülmesi, dezenfekte konusunda kendilerine yardımcı olunması, maskelerinin takılması ve bunların denetimi konusunda bir karar aldı. Bunun üzerine de Beyoğlu Belediyesi sayın başkanımızın talimatlarıyla burada bir çalışma yaptık. Yaklaşık 1 aydır İstiklal Caddesi'ni ziyaret eden bütün vatandaşlarımıza girişte standlar kurarak yardımcı olmaya çalıştık. Bu çalışmadan, sağlığı düşünün, ülkesini düşünen kimsenin rahatsız olmasına gerek yoktur. Beyoğlu Belediyesi bu ülkenin bir kurumudur ve insanın sağlığı için hizmet etmeye çalışıyor. Onların da ortaya koydukları hiçbir gerekçe yoktur. Yazılı bir gerekçe yoktur. Ne yapmaya çalışıyorlar?'' diyerek tepki gösterdi.
DHA
''Millet koronadan ölüyor, ne yediğimiz belli değil'' diyen dilenciden itiraf: Günde 150-200 lira kazanıyoruz
Gündem
''Millet koronadan ölüyor, ne yediğimiz belli değil'' diyen dilenciden itiraf: Günde 150-200 lira kazanıyoruz
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa İlçesi Namık Kemal Araştırma Hastanesi önünde 3 kadın hastaneye geldiklerini ve dönüş için paralarının olmadığını söyleyerek vatandaşlardan para isterken Süleymanpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince tespit edildi. Bunun üzerine yakalanan 3 kadın ekipler tarafından Zabıta Müdürlüğü Merkezine getirildi. Kadınların üzerinde yapılan aramada 284 TL para çıktı. Merkezde dilencilik yaptıklarını itiraf eden kadınlar günlük 150 ile 200 TL arasında para topladıklarını söyledi. 3 kadına Kabahatler Kanunu Kapsamında 187'şer TL idari para cezası uygulanırken, şahısların üzerinde çıkan para kamuoyuna geçirilmek üzere el konuldu.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.