Sandığa giden başörtülü kadına çirkin muamele
Gündem
Sandığa giden başörtülü kadına çirkin muamele
İstanbul Ataköy'de oy kullanmak için sandığa giden başörtülü kadına CHP'lilerin 'başörtünü çıkar' dediği iddiası tepkilere neden oldu.
Diğer
İsmail Türüt'ten İstanbul seçimlerine özel türkü
Gündem
İsmail Türüt'ten İstanbul seçimlerine özel türkü
Ünlü sanatçı İsmail Türüt, 23 Haziran İstanbul seçimleri için bir türkü besteledi. Türküdeki sözlerindeki 'Vatan aşkı kutsaldır değişir mi bir anda, hazır mısın İstanbul 23 Haziran'a? Karşınızda Binali İstanbul'un mimarı, mükemmel zirve yapmış siyasi itibarı' ifadeler büyük beğeni topladı.
Diğer
Kartal seçim sonuçları! 2019 İstanbul  Kartal oy oranları ve sandık sonuçları
Seçim
Kartal seçim sonuçları! 2019 İstanbul Kartal oy oranları ve sandık sonuçları
23 Haziran 2019 Kartal seçim sonuçları. İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı'nın adayı Binali Yıldırım, Millet İttifakının adayı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da ve Kartal'da aldığı oy sayısı ve oy oranları haberimizde. İşte 2019 İstanbul Kartal seçim sonuçları.
Diğer
Havada ve karada seçim hareketliliği yaşanacak
Ekonomi
Havada ve karada seçim hareketliliği yaşanacak
23 Haziran Pazar günü yenilenecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde kaydı İstanbul'da olup oy vermek isteyen kent dışında olan birçok kişi hem karayolu hem de uçaklarla seçim gezisine çıkacak. Oy kullanacak vatandaşların yurt içi ve yurt dışından İstanbul'a gelişlerini özellikle cuma ve cumartesi gününe bırakması uçak biletlerinde talep artışına yol açtı. Bazı seferler de ise yer kalmadı. Bilet fiyatları da yoğun talepler nedeniyle yükseldi. Özellikle seçim sonrası pazartesi günü de seçmenlerin ara verdikleri tatillerine dönüşleri otogar ve sınır kapılarında hareketliliğe neden olacak.
DHA
İstanbul’da yenilenen seçim: Küresel güç merkezleri, sermaye ve muhafazakâr elitler
İstanbul’da yenilenen seçim: Küresel güç merkezleri, sermaye ve muhafazakâr elitler
Yenilenmesine karar verilen İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi için belirlenen seçim gününe iki haftadan az bir zaman kaldı. 23 Haziran günü yaklaştıkça heyecanın artması doğaldır. 31 Mart’ta seçim sandıklarına açık bir müdahale olmuştu ve oyların çalınmasıyla sonuçlar değiştirilmişti. Müdahalenin derinliği hakkında net bir fikre sahip olamadık, dolayısıyla yeni bir müdahale söz konusu olmazsa merakımızı 23 Haziran akşamında giderebileceğiz. Gerilim ve heyecanı arttıran en önemli unsur müdahalenin derinliğini bilmiyor oluşumuzdur. Fakat en az bu müdahale kadar ilgi çekici olan başka hususlar da seçim sürecine damga vurdu. İstanbul ile özdeşleşen klasik sermaye çevrelerinin açık bir şekilde CHP adayından yana tercih yaptı. Üzerinde durmak gerekir çünkü bu tercihin iktisadî ve siyasî boyutları oldukça önemlidir.Video: İstanbul’da yenilenen seçim: Küresel güç merkezleri, sermaye ve muhafazakâr elitler31 Mart Mahallî İdareler seçiminde iktisadî ve siyasî kavramlardan daha fazla ahlakî hükümler içeren kavramlar da öne çıkmıştı. Tahmin edilenin aksine ahlakî yargıları yansıtan kavramlar, AK Parti adaylarının öne çıkarılması amacıyla kullanılmadı. Tam aksine, Erdoğan karşıtlığı ile öne çıkan muhalif çevreler ahlakî kavramları iktisadî ve siyasî hedeflerine ulaşmak için daha fazla kullanmış oldular. Ağırlıklı olarak muhafazakâr çevrelere mensup olan muhaliflerin ahlakî kavramları tercih etmesi, hitap ettikleri kesimlerin duyarlılıklarıyla alakalıdır. Seçim sürecinde AK Parti cenahından birkaç siyasînin dinî kavramlara müracaat etmesini kenarda tutmamızın sakıncası yok. Çünkü bu tarz çıkışların süreci etkileme bakımından öneme sahip olmadığını gördük. Açıkça ifade etmekte fayda var: 31 Mart seçimlerindeki kavram çeşitliliği Türkiye’de yeni bir yol ayrımının yaşanmakta olduğunu gösterir.İktisadî, siyasî ve ahlakî kavramların kullanılması birbirinden farklı gerçekliğe ve aynı ölçüde de hedeflere işaret etmektedir. 17-25 Aralık 2013’te belirli sermaye çevrelerinin tasfiye edilmek istenmesi çok önemli bir gelişmeydi. Klasik merkezi temsil eden herhangi bir kişi ve grup hedefe konulmamıştı. O dönemde muhafazakâr olduğu düşünülen örgütlü bir yapı, çevrenin temsilcilerini tasfiye etmek için harekete geçti. Bu durum, iktisadî açıdan klasik çevrenin merkeze yerleşmesini önlemek için örgütlü dinî-siyasî yapının klasik merkezin yanında durduğu anlamına geliyordu. Gezi Parkı Kalkışması’nda klasik merkezin temsilcileri aktif şekilde katılım göstermişti. O dönemde çevrenin engellenmesi adına yapılan hamlenin meşrulaştırılması amacıyla ahlakî kavramlara müracaat edilmesi tesadüfî değildi. Kamuoyunu yönlendirmek açısından ahlakî kavramlara müracaat edilmesinin iyice hesaplanmış bir davranış olduğu etkisinden anlaşıldı. Bu durum, klasik merkez ile muhafazakârlar arasında açık bir kanal olduğunu gösteriyordu. Aynı yöntemin bugün de aktif bir şekilde kullanıldığını ahlakî kavramların çokça kullanılmasından anlayabiliriz. Bu durum, İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde Türkiye’nin klasik merkez ve çevre mücadelesinin yaşandığını gösterir.İstanbul ile özdeşleşen klasik sermaye çevreleri CHP adayına açık destek verirken Erdoğan karşıtlığı ile öne çıkan muhafazakâr çevreler de AK Parti adayının seçilmemesi için çaba göstermesi oldukça önemlidir. Onların daha çok AK Parti adayının kazanmamasına odaklanmalarını taktik manevra olarak niteleyebiliriz. Üstü örtülmüş bir dayanışmanın hayata geçirildiği konusunda şüpheye yer yok. Bu yakınlaşma veya dayanışmayı, klasik merkez çevre mücadelesinde merkezi temsil eden klasik aktörlerin çevrenin temsilcilerine karşı yeni bir hamlesi olarak görmek gerekir. Çevrenin yirmi beş yılık İstanbul Belediye Başkanlığı tecrübesi açısından önemsenmesi gerekli bir süreci yaşamakta olduğumuz açık.Yeni bir yol ayrımı ile muhafazakârlar arasında yaşanan ayrışmayı kastediyoruz. Küresel güç merkezleri ile yaşadığımız sorunlar, Türkiye’de büyük değişimleri zorunlu hâle getiriyor. Aktörler tercih yapmak zorunda kaldığı için klasik ideolojik kamplarda büyük sarsıntılar yaşanabilir. Bunun için sürecin zamana yayılması anlamsız değildir. Bir türlü hayata geçirilemeyen yeni parti çalışmalarına bir de bu açıdan bakmak gerekir. Sürecin zamana yayılması yaşanması muhtemel sarsıntıları önlemek amaçladır. Zira kısa vadeli siyasî hedeflere zaten ulaşmış durumdadırlar. Küresel güç merkezleri, merkezi temsil eden sermaye ve muhafazakâr elitler arasındaki yakınlaşmanın önemsenmesi gerektiği açıktır.İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde adayların aldığı oylar Türkiye’nin yeni dönem tercihleri açısından bir gösterge olacaktır.
İstanbul seçimlerine dair son kulisler
İstanbul seçimlerine dair son kulisler
23 Haziran’da yenilenecek olan İstanbul seçimleri için görevlendirilen AK Parti’nin önde gelen isimlerinden biri, partisinin seçim stratejisinin ana eksenini yansıtan şu ifadeleri kullanıyor:Video: İstanbul seçimlerine dair son kulisler“Hareket noktamız şu şekilde: Bu seçimi kazanırsa Binali Bey kazanacak. Kaybederse yine o kaybedecek.”Bu kararın arka planına tekabül eden çıkış noktasını, yine aynı ismin sözleri üzerinden aktaralım:“CHP, İstanbul seçimlerini Cumhurbaşkanımız ile bir yarışa dönüştürmeye çalışıyor. Tayyip Erdoğan’a kaybettirme üzerine bir strateji izliyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.”Araya girip sordum:“Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan topa girmeyecek mi? Mesela 39 ilçede tek tek miting yapacağı söyleniyor” diye. “Bizden böyle bir açıklama duydunuz mu?” diye mukabelede bulundu muhatabım.Bu ifadelerden en azından şimdilik miting planının rafta tutulduğu anlaşılıyor.Bir aylık fotoğrafa baktığımızda da yine sadece Binali Yıldırım üzerinden yürütülen bir kampanya ile karşı karşıya olduğumuz görülebiliyor.“CHP ADAYINI YILDIZLARDAN AŞAĞIYA İNDİRDİK”AK Parti’nin, YSK’nın 6 Mayıs’ta seçim yenileme kararı almasından sonra belirlediği ikinci bir strateji daha var.O da rakibe yönelik.Yani CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na.AK Parti’nin kampanyasını yürütenler, İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi adayı olduğunu gizleyerek ya da bu gerçeğin pek fazla ön plana çıkmaması üzerine bir taktik izlediğini düşünüyorlar.‘Alnında CHP’li yazan’ isimlerin, hatta Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile geri planda tutulduğu bir strateji bu.Zaten, 31 Mart öncesi de böyle bir taktikle hareket edildiğini CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu Cumhuriyet gazetesine verdiği demeçte açıkça dile getirmiş, “CHP alerjisi olanları ürkütmemek için böyle bir strateji izlediklerini” söylemişti.“Kampanyanızda 31 Mart öncesinden farklı olarak yeni bir şey var mı?” diye sorduğum AK partili isim, işin bu kısmıyla ilgili olarak, “Ekrem İmamoğlu’nu yıldızlardan dünyaya indirdik. Kendisinin CHP adayı olduğunu herkese gösterdik” dedi.ABD’DEKİ BAŞKANLIK YARIŞINDA UYGULANAN YÖNTEM BAZ ALINACAKİstanbul seçimlerinin sonuçlarını tayin etme anlamında kalan şu 13 günlük sürede olup bitecekler büyük önem taşıyor.Yıldırım ve İmamoğlu’nun karşı karşıya gelecekleri televizyon yayınının, kalan süre içerisinde İstanbulluların hem oy tercihini, hem de sandığa gitme kararını etkileme ihtimali bulunuyor.Bu yayınla ilgili bugün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ile CHP Meclis Grup Başkanvekili Engin Altay’ın nihai kararı vermesi bekleniyor.Yıldırım’ın kendisinin de açıkladığı gibi, AK Parti’nin tercihi, bir televizyon kanalı yerine, uydu frekanslarını vermek suretiyle isteyen kanalların bu buluşmayı yayınlayabileceği bir ortam sağlamak.Bu karşılaşmada, ABD’deki Başkanlık seçimlerinde uygulanan yöntem baz alınacak.İki adaya da aynı soruların sorulduğu, eşit sürenin tanındığı, kuralları önceden belirlenmiş bir format.GÖZLER KARADENİZ VE KÜRT OYLARINDA23 Haziran’da kazananı belirleyecek temel faktörün Karadenizli ve Kürt seçmen olacağını iki taraf da iyi okumuş olmalı ki, bu farkındalık Yıldırım ve İmamoğlu’nun bayram programlarına da yansımış oldu.Yıldırım Diyarbakır’a, Şanlıurfa’ya gitti, Kürt ve Alevi seçmenin hafızasına dokunan hatırlatmalarda bulundu.Bu hafızada CHP’nin Dersim sabıkası var örneğin.Yıldırım sözünü ettiğim hatırlatmayı şu sözlerle dile getirdi:“Bu ülkede bir Dersim hadisesi var. Dersim hadisesinden dolayı devlet adına özür dileyen bir iktidar var. Buna rağmen Dersim adını ağzına alamayan ve yaptıkları bu fahiş yanlışı bile ikrar edemeyen, kabullenemeyen bir CHP var.”Anlaşılan İstanbul’daki Kürt seçmenin gönlünü almak için ne yapmak gerekir diye sorulduğunda Binali Bey’e, “AK Parti’nin yaptıklarını ve CHP’nin sabıkasını hatırlatmamız yeterli olur” telkini gelmiş.Ekrem İmamoğlu ise bayramda Karadeniz turu yaptı.Gittiği yerlerde ciddi kalabalıklar tarafından karşılandı ama ayrılmadan önce Ordu Valisi’ne yaptığı hakaretler o coşkulu karşılanmayı gölgeledi.‘Radikal sevgi’ konsepti üzerinden yürütülen, sevgi pıtırcığı profili, “Olgu ile algı acaba birbirinin tersi mi?” sorusunu akıllara getirdi.
İstanbul’da vatandaşlar sandık başında
Gündem
İstanbul’da vatandaşlar sandık başında
23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Yenileme Seçimi için saat 08.00'den itibaren oy verme işlemi başladı.
IHA
Soylu: Gezi olaylarında otel tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar
Gündem
Soylu: Gezi olaylarında otel tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar
İçişleri Bakan Süleyman Soylu, CHP'nin adayına özel uçak tahsis edilmesine ilişkin, "Daha dün musakka hesabı yapıyordun. Dedin ki 'Ben antrikot yemiyorum.' bugün saltanat sürüyorsun özel uçaklarla. Koç'un özel uçağı, altına tahsis edilmiş. Kusura bakmayın, ben bir şey görüyorum beni kim kınarsa kınasın, Gezi olaylarında otel tahsis edenler bugün uçaklarını tahsis ediyorlar" dedi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.