Bakan Albayrak'tan Srebrenitsa paylaşımı: Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın
Gündem
Bakan Albayrak'tan Srebrenitsa paylaşımı: Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Temmuz 1995’te 8 bin 372 Boşnak sivili öldürdüğü Srebrenitsa katliamıyla ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu. Albayrak, Aliya İzzetbegoviç'in sözünü yayınlayarak, "Ne yaparsanız yapın ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır." ifadelerini kullandı.

Diğer
Bakan Albayrak'tan Ayasofya mesajı: Ama bugün ama yarın Ayasofya açılacak
Gündem
Bakan Albayrak'tan Ayasofya mesajı: Ama bugün ama yarın Ayasofya açılacak
Tüm dünyanın gözü Ayasofya'nın ibadete açılıp açılmayacağı kararında. Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davaya ilişkin kararını bugün açıklaması bekleniyor. Karar öncesi Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.
Yeni Şafak
Bakan Albayrak'tan "düşük kamu borç stoku" paylaşımı: Bu süreçten güçlenerek çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın
Ekonomi
Bakan Albayrak'tan "düşük kamu borç stoku" paylaşımı: Bu süreçten güçlenerek çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak "Ekonomimizin güçlü sac ayaklarından biri olan düşük kamu borç stoğu oranı pandemi sürecinde elimizi güçlendiren ve bize hareket alanı sağlayan farklılıklarımızın başında geliyor. Kazanımlarımızı koruyarak bu süreçten güçlenerek çıkacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın" açıklamasında bulundu.
AA
Albayrak'tan 15 Temmuz gazilerine anlamlı ziyaret
Gündem
Albayrak'tan 15 Temmuz gazilerine anlamlı ziyaret
Yenişafak Gazetesi ve Ketebe yayınları Ankara bölge temsilcisi Harun Sertel, yaklaşan 15 Temmuz gününe özel, FETÖ/PDY'nin işgal girişiminde darbecilere karşı direnirken yaralanan 15 Temmuz Gazisi Muammer Polatı ziyarette bulundu.
Yeni Şafak
BDDK'nın kararıyla ilgili Bakan Albayrak'tan açıklama: Büyümemize ivme katacak
Ekonomi
BDDK'nın kararıyla ilgili Bakan Albayrak'tan açıklama: Büyümemize ivme katacak
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, BDDK'nın kararıyla ilgili açıklama yaparak, ""Dünyadaki örneklere kıyasla çok güzel bir sınav vermeye devam ediyoruz. İyi günde sürdürdüğümüz birlik ve beraberliği zor zamanlarda sürdürme vakti. Türkiye kalkınma hedeflerine emin adımlarla ilerlerken bankalarımızın vatandaşlarımıza olan desteği büyümemize ivme katacaktır" dedi.
AA
Yine Yanıldılar
Yine Yanıldılar

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Vergi Denetim Kurulu Gelir İdaresi Başkanlığı Ataşehir Hizmet Binası’nın açılışında önemli açıklamalarda bulundu:

“Bir krize maddi, manevi ve siyasi yatırım yapanlar, pandemi dönemimizdeki performansımızla hüsrana uğradı ve uğramaya devam edecek.”

Kimdir bu hüsrana uğrayanlar?

Hatırlarsanız aylar önce bir kulüpten bahsetmiştik… Yanılmaktan Bıkmayanlar Kulübü… Kısaca YBK… Böyle bir kulüp yok tabii ama bir araya gelip kursalar “Ne ‘iyi’ olur” demiştik… Böylece, yanılınca ağlayacakları bir omuz bulurlar kendilerine…

Bu müstakbel kulübün müstakbel üyeleri 3 tür oluyor:

1. Cehaletlerinden olsa gerek, yaşam stiline dayalı Hedef Kitle Analizinde ‘taklitçiler’ ve/veya ‘takipçiler’ olarak anılan grup…

2. Ancak omurilikten belli bir siyasi görüşün, bir takımın ya da bir akımın tasallutu altında düşünebilen ve bunun bir adım ötesine geçemeyenler…

3. Rahmetli Ömer Lütfi Mete’nin deyişiyle “zihni vaftizlenmiş”, o nedenle de Türkiye’nin çıkarlarına ters her türlü Batılı tezi savunabilenler…

YBK üyelerinin en önemli özelliklerinden biri de şu üç konudaki müthiş distopik tahayyülleri: Spor; dış politika ve uluslararası ilişkiler; finans ve ekonomi yönetimi…

“Öldük, bittik, mahvolduk” edebiyatı, YBK’nın finans ve ekonomiyle iştigal eden kanadının sürekli tekrar eden ana teması… Bunları zaman zaman “IMF gelecek”, “Dolar yükselecek”, zaman zaman da “Cari açık büyüyecek”, “Faizler artacak” kehanetleriyle öne sürüyorlar…

Ülkemizin dünyaca örnek alınan bir mücadeleye imza attığı, emsaline az rastlanır bir kenetlenmeyle tüm toplumumuzun ‘millî birlik’ içinde olduğu salgın döneminde bile bu kulübün müzmin üyelerinin çatlak seslerini duymaya devam ettik…

Birliğimizi bozmak, spekülasyonlarla piyasaları dalgalandırmak ve ülkemize zarar vermek için ısıtıp ısıtıp kullandıkları argümanlarıyla YBK üyeleri sahnedeydiler… Ya bunların işe yaramadığını hâlâ anlamadılar veyahut “Ya tutarsa” diye şanslarını deniyorlar…

Ama tutmadı… Bir kez daha…

Berat Albayrak, anlamak istemeyenler için ‘nesnel’ sonuçları ortaya koydu: “Özellikle ekonomik anlamda analist ve uzman yorumlarının tamamına baktığımız vakit; dünya tarihinin en büyük ekonomik krizi olarak adlandırılmaya başlanan bu sürecin etkilerini çok daha az yaşayan ve atlatan ülkelerden bir tanesi olduk ve olmaya da devam ediyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte de diğer indikatif değerlerde de pozitif ayrışmaya devam edeceğiz. …Özellikle reel kesim güven endekslerinde ciddi yükselişler sağladık. Gerek üretim gerek verimlilik açısından çok önemli bir gösterge olan PMI endeksinde Nisan ayındaki 33,4 seviyesinden, Haziran ayında eşik değer dediğimiz 50 puanı aşarak 53,9 seviyesine yükselip 2018 Şubat ayından bu yana en yüksek değerine ulaştı. İhracatımız da bu anlamda baktığımızda bu göstergelerle birlikte benzer şekilde yükselişe geçmeye başladı. … BİST 100 endeksinde son 11 yılın en güçlü ve en yüksek değer kazancını ortaya koydu.”

Açıkça ‘olumlu’ bu gelişmeler karşısında, ülkemizin ayağına çelme takmak isteyenler maalesef var… Fakat onlar varsa, başkaları da var. Türkiye’nin geleceği için çalışan… Dışa bağımlılık karşısında ‘millî bağımsızlık’ için cesur adımlar atan… Yurt dışından direktif alarak ‘kemiren’ değil, yerli ve millî değerlerimizi gözeterek ‘üreten’. Sağlanan katma değerleri ‘takdir’ edebilen başkaları… AK Parti hükümeti de böylelerinden aldığı motivasyonla “Güçlü Türkiye” hedefine tökezlemeden yürümeyi sürdürüyor.

YBK ve benzerleri ne derse desin, Bakan Albayrak’ın “Normalleşme döneminden hedeflerimizin üzerinde bir kazanımla çıkarak, ihracata, istihdama ve katma değerli mal üretimine dayalı ekonomik altyapımızı tam anlamıyla dönüştürmeye devam edeceğiz” açıklamalarını yabana atmamak lazım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin ekonomideki şahlanışını durduramayacaklar
Ekonomi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin ekonomideki şahlanışını durduramayacaklar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ataşehir Hizmet Binası Açılış Töreni'nde konuştu. Önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, Türkiye'nin salgın sürecinden sağlıktan üretime kadar her alanda güçlü şekilde çıkmasının herkesi rahatsız ettiğini söyledi. Türkiye'nin hedeflerine ulaşmasına kimsenin engel olamayacağını vurgulayan Erdoğan, "Biz bir kaybedersek onların kaybı 5 olacaktır, 10 olacaktır. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar Türkiye'nin şahlanışını durduramayacaklar" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak
Almanya’dan, Fransa’dan eksiğimiz mi var ki sosyal medyaya yasal düzenlemeden kaçınıyoruz
Almanya’dan, Fransa’dan eksiğimiz mi var ki sosyal medyaya yasal düzenlemeden kaçınıyoruz

Bu da oldu! Aslında çok daha beterleri oldu. Ama son olan bardağı taşırdı.

“Haberleşme özgürlüğü” adı altında dünyanın en zengin en etkili ticari şirketlerinin hiç bir norma tabi olmadığı bir ortamı fırsata çevirdiler. Ağzı bozuk, tıniyeti bozuk, ahlakı bozuk ne kadar insan varsa doluştukları sanal alemin içine etti.

Önüne gelene çamur attı, önüne gelene iftira attı. İstediğini hedefe koydu, istediğini göklere çıkardı. Biri çıkıp da “Ne oluyor, buna müsade edilemez” dediğinde “Haberleşme hürriyeti”, “Yeni çağın yeni iletişim kanalı”, herkesin özgürlük alanı gibi cümlelerle maval okudu.

Kim “yasal bir zemin gerekir” derse onunla ilgili akıl almadık iftira ve karalama kampanyası yürütüldü. Ne yasakçılığı kaldı, ne özgürlük karşıtlığı…

Bardağı taşıran son rezillik ise yeni doğmuş henüz cennet kokan bir bebek üzerinden yapıldı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın ve sevgili ağabeyim Sadık Albayrak’ın bir torunu daha oldu Hamza Salih.

Hamza Salih’in doğumu Albayrak ailesine mutluluk getirdi, bereket getirdi.

Ne var ki birilerinin de hasedinden çıldırmasına neden oldu.

Sayın Berat Albayrak’ın dördüncü evlatlarına kavuşmalarıyla ilgili sosyal medya paylaşımı sonrası rezil bir kesim rezil bir dille bir bebek üzerinden bir saliha kadına iftira atma cüretini gösterdi.

Hoş, paylaşımda bulunanların Türkiye’dekileri derdest edildi, ne var ki FETÖ’cü alçaklar başta olmak üzere seviyesiz müptezeller sosyal medyada bu işin üzerinde tepinmeye hala devam ediyorlar.

ŞİRKETLER TÜRK HUKUKUNA UYMALI, BİREYLER PAYLAŞIMLARINDAN SONRUMLU OLMALI

Türkiye’de sosyal medya gerçeği uzun zamandır tartışılıyor. Hem sosyal medya şirketlerinin ticari faaliyetleri üzerinden hem de bireysel kullanıcıların hukuki sorumluğu üzerinden…

Bu bağlamda geçtiğimiz aylarda Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk bir kanun teklifini de Meclis’e sundu.

Aynı konuyla ilgili Ak Parti de uzun zamandır bir çalışma içerisinde. Hem Ak Parti Medya Tanıtım Başkanlığı hem de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dünyadaki uygulamaları esas alarak bir çalışma yürütüyor. Bir taslak da oluşmuş durumda.

Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, İl Başkanları toplantısında ailesine yönelik son ahlaksız paylaşımlarını da gündeme getirip partisine çağrısı sosyal medyadaki düzenlemenin hızlanacağına işaret oldu.

“Bu ülkeye bu mecralar yakışmıyor” diye Erdoğan yasal düzenlemenin Meclis kapanmadan gündeme getirilmesini istedi.

Peki yasal düzenleme sosyal medya mecralarını kapatmak anlamına mı geliyor?

Hem MHP’nin taslağında hem Ak Parti’nin hazırlıklarında sosyal medya ağlarının kapatılması öngörülmüyor. Zaten bunu düşünmek bile abes. Şirketlerin idare ile yapacakları iş birliği sorunun çözümü için aslında yeterli. Çünkü Türkiye, Çin, İran, Kuzey Kore gibi totaliter bir rejim ile yönetilmiyor. Biliyorsunuz oralarda sosyal medya ağları tamamen kapatılıyor.

Türkiye’de sosyal medya mecralarıyla ilgili iki husus üzerinde yasal düzenleme düşünülüyor.

Birincisi hizmet sağlayan şirketlerin Türk hukuk sistemi içerisinde ticari faaliyet yürütmesi. Ikinci hukukumuzda suç sayılan (cinsel istismar, çocuk istismarı, terör örgütü propagandası dahil) paylaşımların belli bir süre içerisinde kaldırılması ve o paylaşım yapanların kimlik bilgileri dahil gerekli kurumlara verilmesi.

Bu iki başlık altında toplayabileceğimiz yasal düzenlemeyle ilgili teşebbüse muhalefet acaba neden karşı çıktı, çıkıyor?

Çünkü ve maalesef o rezil ahlaksız paylaşımların bir kısmı doğrudan adı sanı belli bazı muhalefet siyasetçileri tarafından yapıldı, yapılıyor. Yine maalesef, siyasi mücadelenin ahlaksız tarafını sosyal medya üzerinden sürdürmeyi “^adet “ halene getirmiş kimi siyasi çevreler var.

Sosyal medya mecralarında trolll hesapların rahat cirit atamayacağı, adı sanı belli hesapların da nasıl olsa ağır cezası yok iftira da atarım, yalan da söylerim diyerek savunduğu şu an ki “saldım çayıra” durumu artık sona ermeli, erecek de…

Bu köşeyi takip edenler hatırlayacaktır. “Yalana, iftiraya caydırıcı ceza istiyorum” diyen de “Behemehal yasal düzenleme” istiyorum diyen de biziz.

En son bir önceki yazıda “Gerçek ile sanrının iç içe geçtiği ahir zaman günleri” olarak tanımladığımız bugünlerin bu şekliyle devam etmesi mümkün değil.

Çocuklarımız, eşlerimiz, annelerimiz, ailelerimiz hatta memleketimiz sosyal medya terörü ile karşı karşıya.

Bence muhalefetteki birçok siyasetçi de şu anki mevcut durumda rahatsız.

Siyasetçilerimizin tümüne bir çağrım var. Gelin Türkiye’ye yakışan bir yasa ile sosyal medya mecralarını hizaya getirin.

Bizim Almanya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den ne eksiğimiz var?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.