Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 10 yıldır aynı heyecanla bilimin gelişmesine katkı sunuyor
Gündem
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi 10 yıldır aynı heyecanla bilimin gelişmesine katkı sunuyor
Üretken ve vizyoner nesiller yetiştirmek misyonuyla 10 yıl önce başladığı eğitim yolculuğunu aynı heyecanla sürdüren Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, medeniyetimizin birikiminden aldığı ilhamla; özgürce bilgi üretilen, nitelikli araştırma ve geliştirme çalışmalarının yürütüldüğü daha güçlü bir yapıyla gelecek on yıllara ilerliyor.
Yeni Şafak
Yurt içi kurban bağışlarında büyük artış yaşandı
Hayat
Yurt içi kurban bağışlarında büyük artış yaşandı
Yarım asra yakın süredir gerçekleştirdiği faaliyetlerle milletimizin iyilik temsilcisi olan Türkiye Diyanet Vakfı olarak, Diyanet İşleri Başkanlığımız ile birlikte “Kurbanını paylaş, kardeşinle yakınlaş” sloganıyla yürüttüğümüz 2020 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim programı kapsamında bu sene özellikle yurt içinde ciddi bir artış meydana gelmiştir. Pandemi sonrası ülke genelinde başlayan birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu vefa sosyal destek gruplarının çalışmalarıyla güç kazanmış, bugün Vakfımıza emanet edilen kurban vekaletleri ile ülkemizin dört bir yanını saran bir iyilik hareketine dönüşmüştür.
Yeni Şafak
Kadınlar kısmında ölümlük halılar
Hayat
Kadınlar kısmında ölümlük halılar
Ayasofya’da kadınlar kısmına sarılan rengarenk halılar büyük ilgi görmüştü. Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, Anadolu’da bir gelenek olarak camiye bağışlanan “ölümlük halılar”ın hikayesini anlattı.
Yeni Şafak
Tencere hep kaynasın
Hayat
Tencere hep kaynasın
Mihrişah Sultan İmarethanesi’nde Emine Erdoğan önlüğünü takıp 228 yıldır kaynayan tencerelerin başına geçip yoksullara yemek dağıttı. Osmanlı döneminde kadınların hayır için yarıştığı vakıf geleneği günümüzde de devam ettiriliyor ve her geçen gün aralarına yeni isimler ekleniyor. Geçtiğimiz yıl vefat eden yazar Şule Yüksel Şenler adına hizmete girecek olan vakıf da bunlardan sadece biri.
Yeni Şafak
Hapisten yeni çıktı: Yardımlaşma vakfında bıçakla ortalığı birbirine kattı
Gündem
Hapisten yeni çıktı: Yardımlaşma vakfında bıçakla ortalığı birbirine kattı
Esenyurt Kaymakamlığına bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na gelen Murat A., kendisine yardım verilmediğini söyleyerek ortalığı birbirine kattı. Çevredekileri tehdit edip intihar edeceğini söyleyen Murat A., uzun uğraşlar sonucu ikna edilerek emniyete götürüldü.
IHA
Boş kalan çerçeveler
Boş kalan çerçeveler

Hayatı bir çok başka insanla paylaşıyoruz, bir çok başka insanın hikayesiyle iç içe geçiyor hikayemiz. Tanış olduğumuz herkesin hikayemize kattığı bir şeyler var, tıpkı bizim onların hikayesine kattığımız gibi.

Tanıdığımız, bildiğimiz, hayatı bir şekilde ya da birçok şekilde paylaştığımız herkesin kendine özgü bir kişiliği, bir portresi var. O portreler hayat duvarımızı süslüyor boydan boya. Her biri sadece kendine ait bir zenginlik ve başkalıkla...

Bunun böyle olduğunu yaşı ilerledikçe daha iyi kavrıyor insan. O çerçeveler birer birer boşalmaya başladığında... Hayat duvarımızdan eksilen her portreyle bizim hikayemiz de eksilmeye, küçülmeye, azalmaya, yani yoksullaşmaya başlıyor.

Son yıllarda benim hayat duvarımdaki portrelerin daha hızlı eksilmeye başladığını kederle fark ediyorum. Akrabalarımdan, yakınlarımdan, tanıdığım ve sevdiğim insanlardan bir çoğunu kaybettim bu sürede. Aralarında herkesin tanıdığı isimler de vardı. Akif Emre’yi yitireli üç yıldan fazla oldu. Yakın zaman önce Ragıp Ağabeyi sırladık. Birkaç hafta önce İrfan Çiftçi’nin ani vefat haberi geldi. En son da Asım gencecik vedasıyla yaktı içimizi.

Herhalde bir on yaş kadar küçüktü Asım bizden. Ama bu beden yaşı, pek bu asrın insanı değildi yoksa... Bu devirde Asım gibi dava insanı bulmak pek kabil değil artık. Gecesi gündüzü, derdi eğlencesi hep davası olan. Bir şekilde mesele edindiği, istikamet bellediği o dava ile teması olmayan herhangi bir şey konuştuğuna şahit olmadım desem, yalan olmaz. O onun başkalığıydı, başkalarına benzemezliğiydi. Öğretmendi malum... Ama ders zili çalınca öğretmenliğini bir kıyafet gibi askıya asıp çıkanlardan değildi, şimdilerin moda tabiriyle 7/24 öğretmendi Asım, bütün hayatıyla öğretmendi. Ne zaman görsem yanında gençten birileri mutlaka olurdu. Ya öğrencileri, ya yazmaya, çizmeye, dergi çıkarmaya, hayatı asli istikametine doğru çevirmek için gayret sarf etmeye yönelttiği, teşvik ettiği, hayatlarına dostça, arkadaşça, öğretmence, insanca dokunduğu gençler... Dedim ya, eski usul bir hayattı onun hayatı, hikayesi, insanlığı, dava adamlığı... Değişmedi, muhtemel ki değişmeyi aklına bile getirmedi hiç. Çünkü gerçekten her anını içinde yaşadığı, her nefesini içinde aldığı o davaya gerçekten saf bir imanla, bitimsiz bir sadakatle inanmıştı. Bu o kadar barizdi ki, ardından birkaç kederli kelam eden hemen herkesin ağız birliği edercesine bu imana ve bu sadakate kendiliğinden şahadet ettiğine şahit olduk hepimiz.

Asım her yaştan pek çok insanın gönlünde bir burukluk, bir eksilme hissi bırakarak gitti. Doğru bu, her geçen gün biraz daha eksiliyor, azalıyoruz. Bazı ölümlerle bu çok daha fazla hissedilir hale geliyor. Hayat duvarımızdaki portrelerin bazısının kıymeti, yazık ki çerçeveleri boş kaldığında daha fazla hissediliyor. Asım’ın eksikliği de, bugüne kadar büyük bir gayretle birbirine bağladığı şeyler çözülmeye başladığında çok daha fazla hissedilecek. İnşallah Asım’ın neslinden başka dava ehli Asım’lar çıkar da, bu çözülmeler hiç yaşanmaz.

Bütün ölümler erken ölümdür diyoruz ya, gidenlerin sevenlerinin gönlünde bıraktığı hisler bakımından gerçekten böyledir bu. Ama işin aslı, her ölüm vaktindedir, ne erken ne de geç... Takdir-i ilahi nasıl tecelli ederse, doğrusu odur. İnna lillah ve inna ileyhi raciun...

Asım’la beraber, aramızdan kayıp giden bütün güzel insanlara, dost gönüllere rahmet diliyorum, Allah hayır dualarımızdan haberdar etsin, mekanları cennet olsun.

Sanat neye yarar?
Hayat
Sanat neye yarar?
Okurla buluştuğu sene büyük tartışmalara yol açan “Sanat Neye Yarar?” kitabında John Carey, “Şimdiye değin herhangi biri tarafından sanat eseri olarak görülen herhangi bir şey sanat eseridir, o şey sadece o insanın gözünde sanat eseri olsa bile” diyerek sıra dışı bir saptamada bulunuyor. Kitap ilk kez VakıfBank Kültür Yayınları tarafından Türkçe yayımlıyor.
Yeni Şafak
Türkiye’nin ilk ve tek gençlik gemisinde dersler yeniden başladı
Hayat
Türkiye’nin ilk ve tek gençlik gemisinde dersler yeniden başladı
Uzun yıllar şehir hatları vapuru olarak İstanbulluları taşıyan Mehmet Akif Ersoy Gemisi, Tuzla Belediyesi tarafından restore ettirilip gençlik merkezine dönüştürüldü. Tuzla sahiline demirli olan gemi, Türkiye'nin ilk ve tek gençlik merkezi gemisi ve gençlerin de eğitim yuvası. Müzik, resim, edebiyat ve sahne sanatları dersleri verilen gençlik gemisi pandemi sürecinde bir süre güvertesini kapatmıştı. Hayat normale dönünce, iskelesi daimi yolcuları için yeniden uzatılan gemideki çok özel eğitim sosyal
mesafeli olarak devam ediyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.