Western Newspaper: Çamuriyet!
Tamer Korkmaz
Western Newspaper: Çamuriyet!
Kemal Kılıçdarson “Devletin geleceği tehlikede” diyor! (Cumhuriyet, 31 Temmuz 2022)***Kemal Bey, doğru söylüyor!Şayet, 2023’te CHP iktidar olursa…Mister Kılıçdarson, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anahtarlarını ABD’ye teslim edecek!İşte bu, fevkalade büyük bir tehlikedir.***CHP’nin Başı, şimdiye kadar ne yaptı?Libya’dan Suriye’ye kadar kritik, hayati bütün meselelerde…Türkiye’mizin milli menfaatlerini değil, Haydut Devlet ABD’nin çıkarlarını kolladı!MASKELİ YANKİAynen Kılıçdarson gibi “Cumhuriy...
Truva’lar Medyası: Oyun, nasıl oynanıyor?
Tamer Korkmaz
Truva’lar Medyası: Oyun, nasıl oynanıyor?
“Adımızı Ulu Önder Atatürk koydu: Atatürk’ün gazetesiyiz” diyorlar.Doğrusu, işbu “Atatürkçülük” kamuflajı pek konforlu ve de kullanışlıdır.Cumhuriyet’in aslında ‘Washington Portakalı’ olduğu gerçeğini “fevkalade iyi” perdeliyor!*“Laikliğin Kalesiyiz” diyen gazetenin Ankara Temsilciliği yeni binasına kavuştu.Açılışa katılanlar arasında “olmazsa, olmaz” iki ünlü “Ultra Laikçi” yerlerini almıştı:-Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile 367 Sabih Kanadson…“Bu ikilinin Baronlar Konseyi’nde sandalye...
Marmaris'teki yangında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun TVNET'e konuştu: Ölmeyi tercih ettim
Gündem
Marmaris'teki yangında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun TVNET'e konuştu: Ölmeyi tercih ettim
Muğla'nın Marmaris ilçesindeki orman yangınlarında, canlı yayın esnasında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun, o anları gözyaşları içinde TVNET yayınında anlattı. 'Bir ağaç kurtarırsam benim için en büyük bahtiyarlık odur' diyerek söndürme çalışmalarına desteğe gittiğini söyleyen 81 yaşındaki Coşkun, 'Birden alevler iki taraftan sıkıştırdı. Arada kaldım. Ölmeyi tercih ettim, elim ayağım kesildi. Canlı kalacağım aklıma gelmedi. Benim evlat gözüyle baktığım ağaçlarım gitti. Ben de öleydim onların öldüğü gibi' dedi.
Tvnet
Cumhuriyet gazetesi davasında Kadri Gürsel'e tahliye kararı
Gündem
Cumhuriyet gazetesi davasında Kadri Gürsel'e tahliye kararı
Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının da arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 20 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık Kadri Gürsel'in tahliyesine karar verildi.
AA
Cumhuriyet Gazetesi'nin tepe ismi Aykut Küçükkaya: Sendikalıları çıkarmamı istediler
Gündem
Cumhuriyet Gazetesi'nin tepe ismi Aykut Küçükkaya: Sendikalıları çıkarmamı istediler
Gazeteci Aykut Küçükkaya, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevinden istifa etti.Sosyal medya hesabından açıklama yapan Küçükkaya, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun’un kendisine 'sendika üyesi gazetecileri istifa etmeye zorlaması’ yönünde istekte bulunduğunu söyledi.
Yeni Şafak
Cumhuriyet’e Feto-kulli yapmışlar
Gündem
Cumhuriyet’e Feto-kulli yapmışlar
Cumhuriyet Vakfı’nın eski Başkanvekili Alev Coşkun, kendisi, Balbay ve arkadaşlarının FETÖ'cüler tarafından hileyle yönetimden uzaklaştırıldığını söyledi. Coşkun yönetim kurulunun yapısı değiştikten sonra gazetede Gülen’i mağdur gösteren manşetler atmaya başlandığını iddia etti.
Yeni Şafak
Peki ya, “bu dersi” ne yapacağız?
Peki ya, “bu dersi” ne yapacağız?
Cumhuriyet’in İmtiyaz Sahibi Alev Coşkun “Onurlu Dış Politika” üst başlıklı yazısında “İnönü’ye olur olmaz zamanlarda laf söyleyenlerin, her bir vesile ile Lozan’a saldıranların İnönü’nün davranışlarından öğrenecekleri çok ders vardır” diyor! (Cumhuriyet, 07.07. 2019)Video: Peki ya, “bu dersi” ne yapacağız?Bu minvalde, İnönü’nün Lozan Konferansı’nın açılış törenindeki kimi sözlerini “karşı çıkış” babında örnek diye gösteriyor.BUYURUN, BURADAN OKUYUNS-400’ler konusunda “Sam Amca’sının ağzıyla yayın yapan” Cumhuriyet’in başı Alev Coşkun; 1927 ile 1932 yılları arasında ABD Ankara Büyükelçisi olan Joseph Grew’ün hatıratını okumuş mudur, acaba?Lozan Konferansı’nda gözlemci olarak yer alan Grew’ün anıları iki kitap halinde yayınlanmıştır: İlk kitap “Lozan Günlüğü” adıyla Türkçeye çevrildi…Hatıratında İsmet İnönü’den bahseden bölümde şu satırlar yazılıdır:“Türkler, bu akşam Palace Hotel’de 80 kişinin davetli olduğu ilk büyük yemeklerini verdiler.Yemekten ayrılmayı arzu ettiğimiz anda İsmet bizi kolumuzdan tutup bitişikteki odaya soktu, yeşil chartreuse likörü sipariş etti…Kadehleri daha önce benzerini görmediğim bir hızla birbiri ardına yuvarlamaya koyuldu. Ortada hiçbir şey yokken candan kahkahalar atıyordu…İsmet, ABD’yi görmek istediğini söylediğinde ise çarpıcı detayıyla kendisini nasıl Paris’e ve Londra’ya götüreceğimizi, ardından Birleşik Devletleri baştan aşağı gezdirerek Niagara Şelalesi’ni, Colarado Kanyonu’nu ve Beyaz Saray’ı göstereceğimizi söyledik…Bunun için yapması gereken şey, iki antlaşmayı imzalamaktan ibaretti: Önce müttefiklerle, sonra da bizimle olan antlaşmalar! İsmet, büyük bir gusto ile dizine vurdu; chartreus’tan iki bardak daha yuvarladı…Eğer antlaşmalar hazır olsaydı, büyük ihtimalle her şeye daha orada imzayı basacak durumdaydı…”“ONURLU!” DIŞ POLİTİKABu satırlar de gösteriyor ki; İsmet İnönü gerçeği hakkında başta Alev Coşkun olmak üzere laikçilerin de öğreneceği çok şey vardır!Mister Coşkun; Atatürk dönemindeki Amerikan Elçisi Joseph Grew’ün hatıratında yer alan işte bu vahim sahneyi alıntılayıp “Onurlu Dış Politika!” üst başlığıyla- gazetesi Cumhuriyet’te bir “devam yazısı” yazabilir mi, mesela?Topçu Okulu’nda talebe iken İsmet İnönü’nün Fransızca öğretmenliğini yapan Hahambaşı Haim Naum’un (1873-1960) Lozan’daki Türk Heyeti’nde İsmet İnönü’nün Başdanışmanı sıfatıyla yer alması olayıyla (hiç olmazsa, bundan sonraki yazılarında) “bir zahmet” ilgilenebilir mi acaba, Mister Coşkun?*Bu gibi sualler, Alev Coşkun ve benzerleri için “Cumhuriyet Mahallesi, Laikçilik Caddesi, Çıkmaz Sokak’tır!”-Peki ya, numara kaç? “Altı” Ok!ELLİ DÖRT YAŞINDA, NE YAPTI?Türkiye’de ABD’nin kontrolü 1944’te; yani İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde başladı.İsmet İnönü, 1938’de Cumhurbaşkanı olduktan sonra evvela İngiltere ile 1944’ten itibaren de ABD ile “çalıştı!”İnönü’nün “Cumhurbaşkanı seçildikten hemen sonrasında İngilizce öğrenmeye başladığı” ise John Dündar’ın “Erdal İnönü Anlatıyor: Anka Kuşu” adlı kitabında yazılıdır: İnönü’nün 54 yaşında İngilizce dersi alma ihtiyacı hissetmesini “Çankaya Köşkü’ne çıkar çıkmaz nükseden yabancı dil öğrenme hevesi!” ile mi, izah edeceğiz?DARBENİN HEMEN ÖNCESİNDEBuradan bir başka hatırata Rasim Cinisli’nin “Bir Devrin Hafızası” adlı anı kitabına gidelim ve 75. sayfadaki (27 Mayıs darbesinin öncesindeki günleri anlatan) satırları okuyalım:“Üniversiteler yangın yerine dönmüştü. Hukuk Fakültesi’nin Rektörü olan Sıddık Sami Onar ile fakültenin hocaları yangına körükle gidiyorlardı…Öğrenci kesiminde; Mehmet Barlas, Nuri Yazıcı, Ahmet Güryüz Ketenci, Bozkurt Nuhoğlu, Nurettin Sözen gibi militan gençler vardı…Türkiye Milli Gençlik Teşkilatı’na mensup ve CHP’de görevli olan Orhan Birgit, Alev Coşkun, Memduh Eren, Nejat Çermen, Suphi Baykam gibi isimler de bu gençlerle mitingleri ve olayları organize ediyorlardı…”Orhan Birgit, 28 Nisan 1960’taki hadiselerden bahsederken “İtiraf ediyorum ki, ben organize ettim! O işin perde arkasındaydım…” demiştir! (8 Şubat 2019, Vatan gazetesi)*Orhan Birgit ve Alev Coşkun ikilisi; 27 Mayıs öncesinde sahada öncügörev yapmışlardır. İsmet İnönü ise 27 Mayıs Darbesi’nin siyasi ayağı idi!Dahası; İsmet İnönü, “27 Mayıs’ın Arkasındaki Güç Odağı” ABD ile “can ciğer kuzu sarmasıdır!”NEREDEN KOŞTULAR?Mister Birgit de Mister Coşkun da; uzun yıllar evvel “CHP’nin Milletvekilleri” sıfatıyla “Başbakan” Bülent Ecevit’in (1980 öncesindeki) bakanlarından ikisidir…“Özel Harp Dairesi Başkanlığı” da yapan eski Kara Kuvvetleri komutanlarından Kemal Yamak; “Ecevit’in vekilleri de Özel Harpçi idi!” demişti! (Hürriyet, 2 ve 3 Ocak 2006)Merhum Yamak, şunları da söylemişti: “Özel Harp Dairesi’ne üye olan vekiller, gençliklerinde örgüte alınıyor, sonra milletvekili oluyorlar. Bu da onların seçilmelerindeki isabeti gösteriyor…Onların isimlerini kimse bilmez. Belki, örgüte alan kişi bilebilir. Hepsini kod adlarıyla çağırırdık. Sadece CHP’de değil, bütün partilerde var!”
Marmaris'teki yangında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun TVNET'e konuştu: Ölmeyi tercih ettim
Gündem
Marmaris'teki yangında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun TVNET'e konuştu: Ölmeyi tercih ettim
Muğla'nın Marmaris ilçesindeki orman yangınlarında, canlı yayın esnasında alevlerin arasından çıkan Ziya Coşkun, o anları gözyaşları içinde TVNET yayınında anlattı. "Bir ağaç kurtarırsam benim için en büyük bahtiyarlık odur" diyerek söndürme çalışmalarına desteğe gittiğini söyleyen 81 yaşındaki Coşkun, "Birden alevler iki taraftan sıkıştırdı. Arada kaldım. Ölmeyi tercih ettim, elim ayağım kesildi. Canlı kalacağım aklıma gelmedi. Benim evlat gözüyle baktığım ağaçlarım gitti. Ben de öleydim onların öldüğü gibi" dedi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.