Beylikdüzü’nde hastanede korona virüs testi istemeyen adam sağlıkçılara dehşet yaşattı
Gündem
Beylikdüzü’nde hastanede korona virüs testi istemeyen adam sağlıkçılara dehşet yaşattı
Beylikdüzü'nde 3 kez üst üste boğaz ağrısı şikayetiyle özel bir hastaneye gelen ve doktorun korona virüs testi tavsiyesine uymadığı iddia edilen hasta, acil serviste doktoru darp etti. Öfkesini kontrol edemeyen hasta, dışarı çıkıp aracından silah alarak saldırmak istedi. Yaşanan anlar güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.
IHA
Dışişleri Bakanlığından Astana süreci açıklaması: Mutabık kaldık
Gündem
Dışişleri Bakanlığından Astana süreci açıklaması: Mutabık kaldık
Dışişleri Bakanlığı Türkiye, İran ve Rusya'nın Astana formatının garantörleri olarak, Anayasa Komitesi sürecine ilişkin müteakip hususlarda mutabık kaldıklarını açıkladı.
DHA
Suriye’de öncelik siyasi çözüm: Bölücü projelere karşı net tavır
Dünya
Suriye’de öncelik siyasi çözüm: Bölücü projelere karşı net tavır
Toplantının açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de temel önceliğin toprak bütünlüğü ve siyasi çözüm olduğunu söyledi. Putin ve Ruhani ise ABD’nin Esed’e yönelik yaptırımlarını eleştirdi. Zirvenin ardından yayımlanan 14 maddelik bildiride PKK’nın Suriye’nin kuzeyindeki gayri meşru özyönetim girişimleri reddedildi.
Yeni Şafak
Putin son noktayı koydu: Rusya ve Türkiye’nin çabaları Suriye'de somut sonuçlar getiriyor
Gündem
Putin son noktayı koydu: Rusya ve Türkiye’nin çabaları Suriye'de somut sonuçlar getiriyor
Suriye iç savaşına siyasi çözüm geliştirmek adına Türkiye, Rusya ve İran arasına yürütülen Astana görüşmeleri, koronavirüs sürecinin ardından yeniden başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile gerçekleştirdiği videokonferans görüşmesinde Suriye’ye yönelik açıklama yaptı. Putin, “Hala tüm Suriye kararları uygulanmıyor. Ancak, Rusya ve Türkiye’nin çabaları somut sonuçlar getiriyor" ifadelerini kullandı.
IHA
Tele Astana Zirvesi: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Ruhani ve Putin ile görüşecek
Gündem
Tele Astana Zirvesi: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Ruhani ve Putin ile görüşecek
Kovid-19 nedeniyle ertelenen Astana Zirvesi bugün video konferans ile yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile Suriye’deki son durumu masaya yatıracak. Zirvenin önemli konularından biri de siyasi geçiş süreci olacak.
Yeni Şafak
Elinize sağlık: Sosyal medyadan organize oldular her gün yemek hazırlayıp hastane ve karakollara ev yemekleri taşıyorlar
Gündem
Elinize sağlık: Sosyal medyadan organize oldular her gün yemek hazırlayıp hastane ve karakollara ev yemekleri taşıyorlar
İstanbul’un sosyal medya üzerinden organize olan kadınlar her gün yemek pişirip hastane ve karakollara ikram ediyor. Samatya’da yaşayan Suzan Öcal (76) 17 gündür hastanelere poğaça ve kete götürüyor. Suzan teyze, “Çeşitli semtlerden hazırlık yapan vatandaşlar da bana ulaştı. Güven köprüsü oluşturarak hastaneye ulaştırdım” dedi. Hilal Azak’ın “Avrupa Yakası Gönüllüleri” adı altında kurduğu grup da çoğunluğu ev hanımı 75 kişiye ulaştı.
Yeni Şafak
33 şehidimize hürmeten
33 şehidimize hürmeten

Soçi ve Astana mutabakatlarını hiçe sayarak, fiilen zulümden kaçan Suriye halkına güvenli bir bölge-sığınak haline gelmiş olan İdlib’e yönelik saldırılarıyla bir milyonun üstünde insanı yerinden eden Esed rejimine bu bölgeden çekilmek için Türkiye Şubat sonuna kadar süre tanımıştı. Bu sürenin bitmesine sadece bir gün kala Esed’in düzenlediği ve 33 askerimizin şehadetine, bir çoğunun da yaralanmasına yol açan kalleşçe saldırı, İdlib konusunda, konunun İdlib’le sınırlı kalmayacağı yeni bir süreci başlatmış oldu. Bu yeni süreç İdlib’le sınırlı kalmayacağı gibi konunun mevcut taraflarıyla da sınırlı kalmayacağı görünüyor.

Türkiye’nin Suriye rejiminin İdlib’ten uzak kalmasını istemesi, Soçi ve Astana süreçleri bağlamında son derece makul hatta zorunlu bir taleptir. Çünkü Suriye rejimi kendisine muhalif gördüğü halkına zerre kadar acımıyor ve ona karşı tek bildiği davranışı katliam oluyor.

Bu haliyle meşruiyetini fazlasıyla yitirmiş olması bir yana bir insanlık suçlusu olarak bu dünyada yaşaması bile tehlikeli hale gelmiş bir cani-diktatör var karşımızda. Suriye’nin masum halkını cani Esad rejimine karşı korumak bütün insanlığın görevi. Bu görevin gereğini yerine getirmekte gösterilen ihmal yavaş yavaş bütün bir Suriye halkının yok edilmesine doğru gidiyor.

Şu anda Suriye rejiminin bütün muhaliflerini yok ederek sağlamayı düşündüğü kirli ve iğrenç zafer insansızlaşmış bir toprak üzerinde kurulacak bir egemenlik getiriyor. Nasıl bir sapık egemenlik anlayışıysa bu, kendisini destekleyen Rusya’yı da, İslam Devrimi iddiasındaki İran’ı da tatmin edebiliyor ve desteklerini sonuna kadar esirgemiyorlar.

Başkaları ne kadar kayıtsız kalabilse de Türkiye’nin bu insanlık suçlarına kayıtsız kalma lüksü yok. Hem işin insani boyutu dolayısıyla hem de bu suçların Türkiye’ye doğrudan açtığı güvenlik tehditleri dolayısıyla, ayrıca altına imza atmış oldukları anlaşmayı ihlal boyutu dolayısıyla.

Suriye’de 9 yıldır devam etmekte olan insanlık kıyımının neticesi ortadadır. Bu kıyım Türkiye’ye 4 milyon sığınmacı itti. Türkiye bu duruma daha fazla tahammül edilemeyeceğini göstermek üzere Astana ve Soçi süreçlerinde tavrını ortaya koydu ve Suriye’deki muhaliflerin başka bir ülkede değil, Suriye içinde güvenle kalmasını temin etmek üzere İdlib’e özel bir statünün şartlarını işledi ve kabul ettirdi. Böylece Suriye’de rejimin cürümlerinden kaçan muhaliflerin sığınağı haline gelen İdlib’in nüfusu bir milyondan 4 milyona çıktı.

Rejim Suriye’nin geri kalan kısmından bütün muhaliflerini yok ettikten sonra, gözünü bu sefer İdlib’e dikti. “Teröristler var” bahanesiyle yaptığı bir süredir yaptığı saldırılarla hedefinin muhaliflerini soykırıma tabi tutmak olduğu anlaşıldı. Onun hamileriyle birlikte uyguladığı soykırımın neticesinde Türkiye sınırına kısa süre içinde bir milyonun üstünde çoluk-çocuk, yaşlı, kadın per-perişan bir vaziyette yığıldı.

Esasen bu manzaranın oluşumunu haklı kılacak hiçbir bahane olamaz. Ne terör ne de savaş. Terörle mücadelenin de bir namusu, bir kuralı, bir ahlakı vardır, savaşın da. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov “Suriye rejiminin teröristlerle mücadele kapsamında istediği tedbirleri almasına yasak getiremeyiz” diyerek bu insanlık suçlarını açıkça onaylamış ve desteklemiş oluyor. Oysa bu manzaraya yol açanlardan daha büyük terörist olamaz ve bu terör Suriye halkı kadar Türkiye’yi de tehdit etmektedir.

Türkiye’nin sınırlarına yığdığı mülteciler artık Türkiye için birinci dereceden bir güvenlik tehdidi oluşturmaktadır ve Türkiye’nin bu tehdidi bertaraf etmek için cepheyi İdlib’te kurması kaçınılmaz hale gelmiştir.

33 şehidimize yol açan saldırının rejim tarafından düzenlenmiş olsa da bunun Rusya ve İran desteği olmadan, mevcut rejimin imkanlarıyla yapılamayacağı açıktır. Ancak buna rağmen Rusya’nın bu saldırıyı üstlenememiş olması önemlidir. Türkiye dökülen şehit kanlarının kendisine sağladığı haklılıkla artık İdlib’de de hatta Suriye’nin tamamında da daha fazla söz ve hak sahibidir. Bu haklılıkla sözü Türkiye kesecek ve Suriye’nin bundan sonraki dizaynında bütün gücünü ortaya koyacaktır. Rusya şimdiye kadar sudan ucuz gördüğü Suriyeli kanını dökmekten yana hiçbir utanma duygusu yaşamadı, ama askerimizin kanını dökmüş veya dökülmesine yardımcı olmuş olmanın suçluluğunu hissetmek ve bedelini ödemek durumunda kalacaktır.

İlk adım Soçi anlaşması sınırlarını dönmek olacaktır elbet, ama orada kalmayacaktır. Terörle mücadele bu kadar pervasızca olamaz, olmamalı, Rusya’nın artık bunu görmesi gerekiyor. Kafasına göre, hele himaye ettiği cani diktatör Esed’in terörist dediklerine karşı mücadele adına sivil katliamından vazgeçmeli. Bütün dünyanın bu gerçeği görüp bu konuda bir vicdan ayaklanmasına girmesi lazım.

Bununla birlikte Suriye topraklarında şehit vermiş Türkiye’nin Suriye içinde istediği bedel başta Suriye halkının tamamı için güvenli bir yerin temininden başkası değildir. Kan dökmeyi iktidar ve egemenlik göstergesi telakki etmiş, muhalif görmeye dayanamayan canilere bu talep belki fazla gelebilir bu, ama gerçek budur.

Türkiye hala bu noktadadır: Suriye’nin toprak bütünlüğü ve hiçbir ayırım yapılmaksızın Suriye halkının tamamını kucaklayacak, hepsinin can, mal, namus güvenliğini temin edecek, güvenli ve istikrarlı bir nizamın kurulması.

Suriye böyle bir nizama kavuşmadığı sürece Mevut haliyle Türkiye için gerçek bir tehdit oluşturmaktadır ve Türkiye bu tehditleri bertaraf etmek için şimdi her zamankinden daha haklı ve daha güçlü bir konumda olarak gerekeni yapacaktır.

İdlib’de şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralılarımıza acil şifa diliyorum.

Milletimizin başı sağolsun.

Esed İdlib'de savunmasız çocuklara saldırdı: 3'ü çocuk 4'ü sivil yaşamını yitirdi
Dünya
Esed İdlib'de savunmasız çocuklara saldırdı: 3'ü çocuk 4'ü sivil yaşamını yitirdi
Astana anlaşmalarını ve Soçi mutabakatını hiçe sayan Rusya destekli Beşşar Esed rejimi güçlerinin İdlib kent merkezine topçu saldırılarında 3'ü çocuk, toplam 4 sivil yaşamını yitirdi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.