Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Beşşar Esed talimat verdi: Suriye'de Ayasofya'nın kopyası yapılıyor
Dünya
Beşşar Esed talimat verdi: Suriye'de Ayasofya'nın kopyası yapılıyor
Müzeden aslı olan camiye dönüştürülen Ayasofya'nın kopyası Suriye'de kilise olarak Temmuz ayında açılacak. Esed'in yapılması için talimat verdiği kilise aynı zamanda milis anıtı olacak.
Diğer
Yunan gazeteci böyle anlattı: Ayasofya'nın cami olarak açılması Yunanlıların kalbine saplanan bir ok...
Gündem
Yunan gazeteci böyle anlattı: Ayasofya'nın cami olarak açılması Yunanlıların kalbine saplanan bir ok...
Yunan gazeteci Stelyo Berberakis Ayasofya'nın ibadete açılmasını Yunanlıların kalbine saklanan bir ok olarak niteledi. Berberakis kaleme aldığı analizde Yunanistan'da şok etkisi yapan Ayasofya kararının neden olduğu travmayı anlattı.
Yeni Şafak
Gerçeklerin, bir gün mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır…
Gerçeklerin, bir gün mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır…

Bugün 24 Temmuz: Bağımsız Müslüman Türkiye için tarihi bir gün! 86 yıl sonra zincirleri kırılan Ayasofya Camii’nde ilk Cuma Namazı kılınacak.

Ayasofya’nın yeniden Cami olması, Türkiye’nin dünyada söz sahibi bir konuma geleceği “yeni bir dönemin” pek manidar işaretidir, habercisidir.

***

İslam düşmanı Batılı devletlerle onların içerideki malum işbirlikçi kadrosunun ise “karalar bağladığı bir gün” olarak kayda geçiyor, 24 Temmuz 2020...

Mesela, Avrupa’nın ve ABD’nin Şımarık Çocuğu Yunanistan’ın şu kilisesi, 24 Temmuz’u “Yas Günü” ilan etti!

Yunan Kilisesinin Başı olan Atina Başpiskoposu Yeronimos “24 Temmuz Ortodoksluk, Hıristiyanlık ve Helenizm için yas günüdür” dedi…

“Dünyanın büyük ülkelerini” de, “Türkiye’nin Ayasofya kararını engelleyemedikleri” için eleştirdi!

Belki bir gün, denk gelir de…

Başta Haydut Amerikalılar olmak üzere bilumum Batılı dostları, mendebur Başpiskopos’a “nasıl çaresiz kaldıklarını” anlatıverirler; birlikte ağlaşırlar!

***

Bu Başpiskopos Yeronimos Kahpesi, Ayasofya kararı öncesindeki günlerde “Türkler, Ayasofya’yı Cami yapmaya cüret edemezler” diye üst perdeden sallıyordu!

“Mortingen Şıtrase” olduktan sonra “Yas Günü” olayına girdi…

Böyle giderse, Yunan Kilisesi ve dahi Yunanistan Devleti 2020’li yıllarda “Yas Günü” çetelesi tutmakla iştigal edecek gibi görünüyor!

LOZAN’IN GİZLİ MADDELERİ

Ayasofya’da ilk Cuma namazının kılınacağı gün, aynı zamanda Lozan Anlaşmasının yıldönümüdür.

Ki, pek manidardır!

***

Lozan’ın Gizli Maddelerinin varlığı bugüne kadar tartışıla geldi; son yıllarda ise bu hakikatle yüzleşmek yerine “derin bahsi” dalga geçmek suretiyle kolaylıkla hasıraltı etmeye çabalayan Medya Maydanozu tiplere rastlanıyor.

Söz konusu Batıcı-Laikçi aktörlerin dışında bir de “Ayasofya Cami olduğuna göre, demek ki Lozan’ın Gizli Maddesi falan yokmuş!” gibi “balataları yakan; akla ziyan” bir mantık yürüterek hakikati karartmaya yeltenen muhafazakâr kıyafetli Truva Köşeciler var.

En azından şudur: Lozan’ın gizli maddelerinden birinin ilga edilebileceğini/edildiğini düşünemiyorlar, düşünmek bile istemiyorlar veyahut akılları almıyor!

GERÇEKLERDEN KAÇIŞ YOK

Geniş açıdan bakıldığında…

Ayasofya’nın 86 senelik zincirlerinin kırılması hadisesi de gösteriyor ki…

Türkiye, önünde sonunda “Lozan Anlaşmasının Gizli Maddeleri” ve bir de “Atatürk’ün Sansürlenen Vasiyeti” gerçeğiyle, belgelerinin gün ışığına çıkması neticesinde yüzleşecektir.

Kaçışı yok!

Kaç sene sonra olur, bilinmez…

Amma velâkin: Ömrü vefa eden herkes görecek, tanıklık edecektir, bu gerçeklere!

***

Tam da burada, yıllar öncesine gidelim…

Rahmetli Turgut Özal’ın, Atatürk’ün Sansürlenen Vasiyeti’nin belgesine tanıklık ettiğini onun ağzından 1992’nin sonlarında Çankaya Köşkü’ndeki gece yarısı sohbetlerinde işiten kimi eski milletvekilleri vardı!

Özal’ın Çankaya Köşkü’nden inip “parti kurmak için hazırlık yaptığı” dönemden bahsediyoruz…

Gecenin geç vakitlerde hatta gece yarısını aşan saatlerde bile eski partisinden veya başka partilerden kimi eski-yeni milletvekillerini Köşk’te kabul edip güncel siyasetin dışında derin sohbetlere giriyordu, rahmetli…

O vekillerden birkaçı, Turgut Özal’ın kendilerine anlattıklarını “evvela etrafı şöyle bir kolaçan ettikten sonra kısık sesle ve heyecanla” paylaşıyorlardı.

Medyaya yansımadı ve kısa sürede unutulup gitti.

***

Birkaç ay sonra (17 Nisan 1993’te) Turgut Özal vefat etti.

Yakınındaki isimler, rahmetlinin siyasete dönme planları yaptığından bahsediyorlardı; ne var ki, ömrü vefa etmemişti.

AKLA ZİYAN GEREKÇE İLE ÖRTBAS

Yıllarca sonra ise Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürüldüğü kesinleşti.

2012 yılında mezarı açıldığında ise “cesedinin bozulmadığı” görüldü. Naaş, 117 kiloydu!

Adli Tıp’tan “Zehir var ama zehirlenme yok” gibi akla ziyan bir açıklama geldi: Ezcümle, zehirlenmeyi örtbas ettiler!

***

AB’ci, Amerikancı, Vatikancı, Kiliseci, Müzeci, 007 Ertuğrul gibi Etki Ajanı tipler ise günümüzde bile Turgut Özal’ın zehirlendiği gerçeğini örtbas etmeyi sürdürüyor, hatta bu kapı gibi gerçekle hiç utanmadan dalga geçiyorlar…

Yürüttükleri Psikolojik Savaş’ın bir gereği olarak ve elbette Derin Baronlarına yaltakçılık yapmak için!

İsrailli gazeteden küstah çıkış: Türkiye Ayasofya'nın bedelini ödeyecek!
Gündem
İsrailli gazeteden küstah çıkış: Türkiye Ayasofya'nın bedelini ödeyecek!
İsrail gazetesi Hareetz'de Zvi Barel tarafından kaleme alınan analizde Türkiye hakkında küstahça ifadelere yer verildi. Yazısında Türkiye'ye alçakça tehditler savuran Zvi Barel "Türkiye'nin Ayasofya'nın bedelini ödeyeceğini" iddia etti. Danıştay'ın Ayasofya kararı sonrası en büyük tepkiyi gösteren ülkelerden biri İsrail olmuştu.
Yeni Şafak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih'in vasiyetini hatırlattı: Alınan karar bu ağır bedduadan kurtulmamızı sağlamıştır
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih'in vasiyetini hatırlattı: Alınan karar bu ağır bedduadan kurtulmamızı sağlamıştır
Cumhurbaşkanı Erdoğan, saat 20.53'te Millete Sesleniş konuşması yaptı. Erdoğan konuşmasında, Fatih Sultan Mehmed'in, Ayasofya'yı camiye çevirmesinin ardından hazırlanan vakfiyesini hatırlattı. Erdoğan, 'Fatih Sultan Mehmet Han 1 Haziran 1453 tarihli vakfiyesinin bir bölümünde, 'Kim bu Ayasofya'yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirir, bir maddesini tedbil eder, onu iptal veya tedile koşarsa... Fasit veya fasık bir tevvile veya herhangi bir dalavereyle Ayasofya Camisi'nin vakıf hükmünü yürürlükten kaldırmaya kastederse... Aslını değiştirir, füruuna itiraz eder ve bunları yapanlara yol gösterir, yardım ederse... Kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkar, camiilikten çıkarır ve sahte evrak düzenleyerek, mütevellilik hakkı gibi şeyler isterse... Yahut onu kendi batıl defterine kaydeder veya yalandan kendi hesabına geçirirse... Huzurunuzda ifade ediyorum ki en büyük haramı işlemiş ve günahı kazanmış olur. Bu vakfiyeyi kim değiştirirse; Allah'ın Peygamber'în, Meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi tüm müslümanların edebiyen laneti onun ve onların üzerine olsun... Azapları hafiflemesin, haşr gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunları işittikten sonra hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır. Allah'ın azabı onlarındır. Allah işitendir, bilendir' Bugün alınan karar, aynı zamanda Fatih'in işte bu ağır bedduasından kurtulmamızı sağlamıştır' ifadelerini kullandı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.