Türkiye büyük felâketi önledi: İngiliz yayın kuruluşundan Türkiye'ye büyük övgü
Koronavirüs
Türkiye büyük felâketi önledi: İngiliz yayın kuruluşundan Türkiye'ye büyük övgü
İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC, Türkiye’nin koronavirüs mücadelesinin bir başarı hikâyesi olduğunu belirterek ülkemizin çabalarını övdü. Görüşlerine yer verilen Kent Üniversitesi’nden Dr. Jeremy Rossman, “Türkiye, açıkça çok daha büyük bir felâketin önüne geçti” ifadesini kullanırken, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilci Vekili Dr. Irshad Shaikh, “Türkiye’nin halk sağlığı konusunda dünyaya sunacağı dersler var” dedi.
Yeni Şafak
Salgınla mücadelede dünyaya ders veriyoruz: BBC, Türkiye'yi öve öve bitiremedi
Koronavirüs
Salgınla mücadelede dünyaya ders veriyoruz: BBC, Türkiye'yi öve öve bitiremedi
İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC, Türkiye'nin koronavirüs salgınında "çok daha büyük bir felaketin önüne geçtiğini" ve bir başarı hikayesi olarak görüldüğünü belirterek ülkenin mücadelesini övdü. Tam karantina uygulanmamasına rağmen salgının kontrol altına aldığının belirtildiği haberde, Türkiye'nin halk sağlığı konusunda dünyaya sunacağı dersler olduğunun altı çizildi.
AA
Maskeleri düştü!
Maskeleri düştü!

İstedikleri kadar inkâr etsinler, CHP’nin yancıları olan İP ile HDPKK arasındaki kirli ilişkiler bir defa daha ortalığa saçıldı.

Akşener’in İYİ Rol Yapan Partisinin sicili, Sırrı Süreyya Önder’in şu sözleriyle açığa vuruldu:

“Bize aracı gönderen ve ‘Şurada kiminle çalışalım? Nasıl yapalım?’ diye fikrimizi merak eden parti, bugün bize koordinat biçemez. ‘Bizim nazarımızda şuradadır’ diyemez. İYİ Parti’yi kastediyorum…”

*

Ardından…

Meral Akşener, “HDP’nin ortaya attığı iddiayı ispatlaması gerektiğini” söyledi. HDPKK’lı Önder ise “Hatırları hoş olsun diye isim verecek değilim” cevabıyla iddiasının arkasında durdu.

*

Haliyle…

Zillet İttifakının ortaklarına Yeşilçam repliğiyle “Durun, siz kardeşsiniz!” diye seslenenler sıraya girdi!

*

İYİ Rol Yapan Parti’nin Genel Başkanı, kısa bir süre önce “HDP, terör örgütünün uzantısıdır” demişti.

Mevzu bahis tartışma buradan koptu, geldi.

HDPKK ile seçim ittifakına geçit veren…

Zillet United’ın Lokomotifi CHP ile HDPKK’nın “Kardeş Parti” oluşuna zerrece eleştiri getirmeyen Meral Hanım, gün gelip de bu cümleyi sarf edince partisinin Kapalı Kapılar Ardındaki münasebetleri ifşa edildi!

*

Bir yandan, seçimde HDPKK ile ortaklığı içine sindiren…

Diğer yandan, “seçmenine, tribünlerine selam verme ihtiyacı” duyan…

Bunu yaparken dahi, kirli ortaklığını korumayı tercih eden İP Atlama Atraksiyonu veyahut “İkili Oynama” hadisesi; sonunda işte böyle dökülüyor!

*

Patlayan bu son tartışmanın Akşener’in Partisi ile HDPKK arasındaki “ipleri koparmayacağını” da not edelim…

Çünkü onları Zillet’teki ortaklığa memur eden Güç Odağı, aralarında her ne yaşanırsa yaşansın “köprülerin atılmasına” müsaade etmez!

Zaten, olay oraya bile varmadan; HDPKK’nın yeni Eş Genel Başkanı da, Benim Adım Kemal de ellerinde “Tamirci Çantaları” hop devreye girdiler!

*

Gerek HDPKK, gerekse FETÖ…

Hem İP’leri Pensilvanya’nın elinde olan Meral Hanım Partisi’nin hem de Amerikancı Benim Adım Kemal Partisi’nin masalarında oturmaya devam edeceklerdir.

“ÇAĞDAŞ VE MEDENİ!” DEDİKLERİ İTALYA MI, İŞTE BUDUR

Afrika’da (Kenya-Somali sınırında) 18 ay esir tutulduktan sonra geçtiğimiz hafta sonu en başta Türkiye ve Somali artı İtalya istihbaratlarının ortak girişimiyle kurtarılan ve Müslüman olan İtalyan vatandaşı Silvia’ya yönelik “İslam düşmanlığına dayalı” aşağılık hakaretler gırla gitti!

-İbretlik bir durumdur.

İtalyan Medyası; hiçbir zorlama olmaksızın, kendi iradesi ile İslamiyet’i seçen Silvia’ya bozuk çalıyor, nefretini kusuyor!

Mesela, Il Giornale Gazetesi Silvia Costanzo Romano’nun kurtuluşunu “İslami ve Mutlu. Nankör Silvia” diye verdi!

Libero gazetesi ise “Bir Müslümanı Kurtardık” başlığını attı!

Dahası var: Treviso eyaletinden bir siyasetçi Facebook’ta “Romano’nun asılması gerektiğini” söyledi!

*

Ezcümle:

Bir İtalyan Müslüman olursa; gör başına neler gelir?

AB üyesi, “Laik, Demokratik, Çağdaş, Acayip Medeni!” İtalya’nın hakiki yüzü işte budur!

BİR KERE DAHA: DÜZENBAZ BBC

Koronavirüs salgınında mahvolan İtalya’dan yine koronanın perişan ettiği İngiltere’ye geçelim:

Kraliçe’sinin BBC’sinin, kısa süre evvel imza attığı son kahpeliği “tarihe not” düşelim…

BBC News’ün geçtiği haber aynen şöyleydi:

“İngiltere Hükümeti: Türkiye’den alınan 400 bin adet koruyucu önlük İngiltere’deki standartlara uymuyor. Kullanılabilecek durumda değiller.”

Yani, nedir?

Türkiye’ye yönelik kara propagandaya ve de yalan haberlere tam gaz devam eden BBC’nin ne denli bir “Lağım Çukuru” olduğunu kanıtlayan bir örnekten bahsediyoruz!

Önce…

Sağlık Bakanlığı’mız, İngiltere’nin Türkiye’nin gönderdiği ürünlerle hiçbir sorunu olmadığını teyit ettiğini açıkladı.

Ardından, İngiltere Hükümeti “Özel firmanın siparişleri yetiştirememesi üzerine Türkiye’nin temin ettiği ürünlerin tamamının kalite testinden geçtiğini” beyan etti.

Üstüne bir de, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Chilcott, sosyal medya hesabından Birleşik Krallık Medyasında yer alan haberlerin doğru olmadığını işaretledi.

*

İşte Kraliçe’nin “Süper Saygın; Acayip İtibarlı!” BBC’sinin hakiki yüzü de budur!

Düzenbazlık ve kahpelik bunların karakteridir!

BAE’de gökdelende büyük yangın!
Dünya
BAE’de gökdelende büyük yangın!
Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir gökdelende yangın çıktı. Yangının 3 saat içerisinde söndürüldüğü, ilk belirlemelere göre can kaybı ve yaralanma olmadığı ifade edildi.
DHA
Dünya, Türkiye’nin korona başarısını konuşuyor
Koronavirüs
Dünya, Türkiye’nin korona başarısını konuşuyor
Dünya genelinde koronavirüs ile mücadele sürerken önce BBC ve CNN International şimdi de İngiliz haber ajansı Reuters, Türkiye’nin sürdürdüğü koronavirüs ile mücadeleyi dünyaya servis etti. Elde edilen başarıların dünya kamuoyunda geniş yankı bulmasının ardından ABD Sağlık Bakanı Alex Azar, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan tedavi protokollerini istedi.
IHA
Kültür savaşının yerli mevzileri
Kültür savaşının yerli mevzileri

Din, kadimdir.

Kadim, yani öncesiz; başlangıcı belli bir zamanla kayıtlı olmayan; varlığı çok uzun bir geçmişe dayanan demektir.

Kadim olanın eskiliği, sadece nispettir. Bu manada eskilik hem yeniliğin eşiği, hem yeniliğe esas mensubiyetin tayinidir.

Öte yandan, din anlamında Hakikat’in sabitliği, ilgili değişmenin bu sabitlikte değil onunla kurulan ilişkide tahakkuk etmesi nedeniyle, mutlak manada bir eskilik söz konusu olmadığı gibi, ilişkinin varlık / insan nesli cihetinden sürekliliği / dinamizmi de onun karakteridir.

Dolayısıyla kadim olan Hakikat, onu duyma kabiliyetine sahip her yeni kulakta, ilk kez duyulan şey olarak yenilenir; Hakikat’in akışı, akışa mahsus farkın tahakkukuyla bakidir, zira Gilles Deleuze’nin kelimeleriyle “Farkın süregen ıraksamasının ve merkezileşmesinin tam karşılığı tekrarın içinde meydana gelen bir yer ve kılık değiştirmedir” (Bkz. Fark ve Tekrar) ki, biz bunu onunla ilişki kurmadaki değişmeye yorduk.

Mit / esatir, Hakikat’le ilişki kurma yollarından biri olarak, kendi zaviyemizden / düşünme düzeyimizden Hakikat’e dahildir. İnsan asliyetinde bir düşünce tembeli olmasına rağmen, edindiği bilgiyi mitler, mecazlar, semboller.. yoluyla kodlayarak sürekli elinin altında tutmayı / gerekli olduğunda güncellemeyi / tedavüle koymayı bilme uyanıklığına da sahiptir ki, bu durumda Hakikat’i, salt eskilikle niteleyerek olumsuzladığını sanmak gericiliktir, en azından zaman bilincinden, Hakikat idrakinden ve hayat dinamizminden yoksunluk olarak bariz bir aptallık ve yobazlık belirtisidir.

Bunlardan hareketle önceki yazımızda, kültür savaşı şeklinde kullandığımız son terkibe bir açıklık getirmemiz gerekirse...

Öyle çok da gerilere, büyük planların, kumpasların, komploların tipik örneklerine gitmemize hiç gerek yok. Geçtiğimiz şu birkaç günde, eşcinsellik teması altında kopartılan gürültüye bakmamız yeterli olacaktır.

Olay malum: Diyanet işleri Başkanı eşcinselliğin ve zinanın haram olduğunu söyledi. Ankara Barosu da yayınladığı bildiride onu eski zamanın düşüncelerine sahip olmakla suçlayıp, hayvani / başıboş bir yaşantıya olan kendi özlemini dile getirdi; CHP de baroya anında destek verdi.

Böylece, Hakikat’e karşı münkirlik eden ve onun olumsuzladığı bir yaşama tarzını olumlamaya kalkışan Baro, bildirisindeki düşkün dili ve eskilik suçlamasındaki gerici mantığıyla, kültür savaşının yeni bir örneğini vermiş oldu.

Kültür kelimesinin bizim icadımız olmadığını ve dolayısıyla sahip olduğumuz zihniyet gereği kültürle ilgili sorunların da tarafı olmadığımızı belirterek, kültür savaşına maruz bırakıldığımızı söylemiştik. Baronun eşcinselliği özneleştirme gayreti bunu yeniden gösterdi.

Bu savaşın, kaç zamandır çağdaşlaştırma, aydınlandırma, demokratlaştırma, özgürleştirme.. terimleri üzerinden yürütüldüğünü düşündüğümüzde, yeni konuda da biz, güya akıl edemediğimiz bir iyiliğe layık görülmenin mahcubiyetiyle mahkum ve yeni boyun bükmeyi kabullenmek zorunda olan nesnelere indirgendik.

Bu bağlamda ilgili baro yukarıda da zikrettiğimiz gibi kullandığı adi dil ve gerici mantık itibariyle, Batı’nın bize karşı yürüttüğü kültür savaşında, onlara ait bir mevzi durumundadır. Nitekim, bildirisinde yer alan “... halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda ‘cadı’ diye kadın yakmaya davet etme” ifadesiyle, içeriye değil dışarıya karşı bir mesaj iletmektedir. Daha açık bir söyleyişle, bizi sahiplerine ihbar ederek, onlardan yardım dilenmektedir: “Yetiş ey CNN, ey BBC, ey NYT... Nesne saydıklarımız canlılık belirtisi gösteriyor, sizin kapı kullarınız olan bizlerin varlığına itiraz ediyorlar ve sizin adınıza onlara layık gördüğümüz şeyi reddediyorlar!”

Haliyle biz “cadı hangi kültürün kelimesidir; cadı yakmak hangi milletlerin işidir; engizisyon hangi medeniyetin kurumudur?” şeklinde kimi soruları sorma kabiliyetine sahip görülmediğimiz ve dolayısıyla eşcinsellerin ve eşcinsel-sevicilerin pervasızlıklarını sinemize çekmeye mahkum sayıldığımız için, sorduğumuz her soruyla ve yaptığımız her itirazla baroyu ve onu destekleyen CHP’yi korku ve telaşla çıldırtmış oluyoruz.

Birkaç yazıdır din, zihniyet, mit ve kültür bağlamında söylediklerimizi baro örneğiyle özetleyecek olursak:

Kültürel etkileşim asliyetinde enfeksiyonel olmakla birlikte, maruz kaldığımız kültür savaşı cebren ve hile üzerinedir. Hedefi, inancımızla birlikte, bu inanç içinde şekillenen varlık bilincimizdir, daha açık bir söyleyişle: şahsiyetimizdir.

Bu savaşa karşı durmak, son tahlilde insanlık görevimizdir.

Meslek lisesinde koruyucu üretimini inceleyen BBC News muhabiri hayranlıkla sordu: İngiltere'nin yapmamış olması sizi şaşırttı mı?
Koronavirüs
Meslek lisesinde koruyucu üretimini inceleyen BBC News muhabiri hayranlıkla sordu: İngiltere'nin yapmamış olması sizi şaşırttı mı?
Meslek okulları dünyanın gündeminde. BBC News, İstanbul'daki meslek okullarını gezerek koronavirüse karşı üretilen maske ve ekipmanları yerinde inceledi. Meslek lisesinde koruyucu üretimini hayranlıkla inceleyen BBC News muhabiri, yetkiliye 'Meslek lisesinde koruyucu üretimini inceleyen BBC News muhabiri hayranlıkla sordu: İngiltere'nin yapmamış olması sizi şaşırttı mı?' diye sordu.
Diğer
Batı medyası koronavirüs üzerinden İslamofobiyi körüklüyor
Dünya
Batı medyası koronavirüs üzerinden İslamofobiyi körüklüyor
Çin'de ortaya çıkan ve kısa sürede Avrupa merkezli bir salgına dönüşen koronavirüs sürecinde en fazla eleştirilen konuların başında Batı medyasının haberlerde kullandığı görseller geldi. Haberle hiçbir ilgisinin olmamasına rağmen cami, başörtülü kadın gibi İslami sembollerin sık sık yer aldığı fotoğraflar BBC, CNN International ve New York Times gibi gazeteler tarafından sık sık kullanıldı. Uzmanlar, dünyanın önde gelen medya kuruluşlarının söz konusu görüntüleri kullanarak insanları İslamofobiye yönlendirdiği görüşünde.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.