Buhara
Buhara
Siriderya (Seyhun) Nehri Tanrı Dağları’ndan doğuyor, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, yine Özbekistan ve Kazakistan’dan geçerek, Aral Gölü’ne akıyor. Amuderya (Ceyhun) Nehri ise Pamir ve Hindikuş Dağları’ndan doğup, Afganistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan sınırlarından geçerek Aral Gölü’ne dökülüyor. Birbirine paralel bu iki hayat suyunun arasındaki bölgeye Maveraünnehir deniliyor.Video: BuharaAynı bölgede akan, ama Seyhun ve Ceyhun’a nazaran daha uslu, daha nazlı, daha bereketli bir başka nehir var: Zerefşan.“Altın Saçan” manasına gelen Zerefşan, Tacikistan’da Pamir’de doğuyor, dağları aşıyor, sonra düze çıkıyor. Özbekistan boyunca akan Zerefşan, hiçbir göle, denize dökülmeden çölde kayboluveriyor.Tacikistan’da peşine takıldığımız Zerefşan bizi önce Semerkant’a, sonra da Buhara’ya götürdü.Su hayattır. Kuzeyde Seyhun, Güneyde Ceyhun, ortada Zerefşan, Maveraünnehir’e ve çevresine hayat veriyor.Sovyet işgali sırasında bütün bu nehirlerin suları kontrolsüzce kullanıldı. Komünizm sadece insan kanını değil, Maveraünnehir’e hayat veren suları da sömürdü. Öyle ki, bugün artık o coşkulu Seyhun da, Ceyhun da Aral Gölü’ne varamadan kuruyup gidiyor. Aral Gölü’nün yerinde ise yeller esiyor.Maveraünnehir’de bir zamanlar ırmaklardan su değil, mürekkep, kelimeler, ilim, hikmet akıyor, ırmakların kenarında gençler dünyayı aydınlatan bu ilim şerbetini kana kana içiyorlardı.Sadece Zerefşan’ın hayat ve ilim verdiği Semerkant ve Buhara değil; bölgedeki Yesi, Merv, Herat, Belh, Otrar, Sütkent, Tirmiz, Cend, Karnak ve daha nice şehir hem dönemlerinin ilim merkezleri olmuş, hem de bugünün ilmi birikimine en önemli katkıları sağlamışlardı.Buhara’ya yaklaşırken güneş kızıla boyanıp uçsuz bucaksız ovanın ardında kayboldu. Buhara’da güneş batıyordu ama Anadolu’da ikindi oluyordu.O parlak günlerinin üzerinden asırlar geçmesine rağmen Buhara bugün bile dünya şehirleri arasında ne kadar farklı, ne kadar mümtaz bir yere sahip olduğunu ziyaretçilerine hemen hissettiriyor. Camiler, türbeler, en çok da eski şehrin neredeyse tamamını teşkil eden medreseler ziyaretçileri maneviyatıyla kucaklıyor, kuşatıyor. Toprak rengi tuğlalardan örülmüş evlerin arasındaki sokaklarda sanki İmam Buhari yürüyor, İmam Tirmizi O’nu takip ediyor. Medreselerde sanki hala Ahmet Yesevi, Abdülhalik Gücdüvani, Yusuf El Hamedani, Bahaüddin Nakşibendi ders veriyor, ders alıyor. Uluğ Bey sanki hala göğü izliyor, İbni Sina bir kadavranın üzerinde çalışıyor. İpek Yolu’nun merkezindeki Buhara’ya sanki hala kervanlar kitap taşıyor. Bağdat’ın, Mekke, Medine, Şam’ın talebeleri uzun, upuzun yolculukların ardından kendilerine bir medrese bulabilmek için yarışıyorlar. Mağrip’ten, Endülüs’ten, işittikleri tek bir kitabın peşine düşmüş seyyahlar kütüphanelere koşuyorlar. Sanki, medreselerden çıkan talebeler, kervanların arkasına takılıp Batı’ya, İsfahan’a, Rey’e, Bağdat’a, Şam’a, Konya’ya, İstanbul’a doğru yola çıkıyorlar. Alperenler camilerden dualarını alıp, at üstünde Kosova’ya, Saraybosna’ya, Viyana’ya yöneliyorlar. Dervişler, dillerinde zikirle, Anadolu’da bir köy bulmak, postu oraya sermek, asırlarca yıkılmayacak gönül tohumlarını saçmak için yarışıyorlar.Buhara’da zaman durmuş… Zaman, Moğol istilası, Rus istilası öncesinde göğe asılıp kalmış. Yağmacılar ve işgalciler taş üstünde taş bırakmasalar, yazılı tek bir belgeye tahammül edemeseler de, Buhara’da ilim ve maneviyat yıkılmamış, kaybolmamış. İlim ve alimler Konya’ya, İstanbul’a akarken, Buhara ilminden, hikmetinden, manevi ikliminden, gururundan hiçbir şey kaybetmemiş.Buhara, İslam tarihinde, Semerkant’la birlikte Mekke ve Medine’den sonraki en büyük ilim şehri. Buhara, Konya’nın, Bursa’nın, Edirne’nin, İstanbul’un hocası. Bugün Viyana sınırlarına kadar geniş bir coğrafyada ezan okunabiliyorsa, bu cihadın, bu gayretin, bu cesaretin merkezi Buhara.Maveraünnehir, yani Seyhun ile Ceyhun Nehirlerinin arası, Zerefşan Nehri’nin çevresi, eğer istenilse, bugün de ilimle hayat bulabilir. Özümüzü fark etmekle başlar her şey. Buhara, özümüzü keşfetmemiz için, kendimizi tanımamız, hatırlamamız için bizi bekliyor, ziyaretçilerini bekliyor. Semerkant ve Buhara’ya sırtımızı dönmeyelim, yüzümüzü dönelim. Zira sadece ilim ırmakları değil, güneş de oradan doğuyor.
Özbekistan'da Kovid-19 aşısı devlet görevlileri ve hizmet sektörü çalışanları için zorunlu oldu
Koronavirüs
Özbekistan'da Kovid-19 aşısı devlet görevlileri ve hizmet sektörü çalışanları için zorunlu oldu
Özbekistan'da yeni tip koronavirüse karşı aşı uygulaması devlet kurumları ve hizmet sektörü çalışanları için zorunlu hale geldi.
AA
TVNET’e iki ödül
Gündem
TVNET’e iki ödül
Buhara Medya’nın 5.’sini düzenlediği Medya Ödülleri Ankara’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödül törenine Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, milletvekilleri, bazı il ve ilçe belediye başkanları ile davetliler katıldı. Sanatçılar Safiye
Yeni Şafak
150 yıl sonra!
Ramazan
150 yıl sonra!
Ramazan-ı Şerif’in ilk gününde, benzersiz bir müjdeyi taşıyormuşçasına heyecanlandıran haberimizi ilk olarak Yeni Şafak okurları ile paylaşmak isterim. 1860’lardaki Rus-Sovyet işgalinden bugüne, Kur’an ve ezan sesinin duyulmadığı Registon Meydanı ve Tilla Kâri Medresesi, bugün, 150 yıl aradan sonra, Kur’an-ı Kerim ve ezan sesiyle yankılanacak.
Yeni Şafak
Kâmil insan ve kâmil nizam’ın kaynaklarının kurutulmasına göz yumamayız!
Yusuf Kaplan
Kâmil insan ve kâmil nizam’ın kaynaklarının kurutulmasına göz yumamayız!
Bir zamanlar Afganistan, medeniyetin beşiği ve çekim merkeziydi. Herat, yerkürede her yeri aydınlatan bir güneş gibi parlıyordu Maveraünnehir havzasından. Maveraünnehir havzasının kalbiydi Herat. Timur ve çocukları, Herat’ı âlimlerin buluşma noktası, ufuk hattı yapmışlardı. Dünyanın dört bir tarafından gelen âlimler, Herat’ta, Semerkand’da nefes alıyor, Herat’ta, Belh’te Buhara’da nefes oluyordu bütün insanlığa.GÜNEŞ, MAVERAÜNNEHİR HAVZASINDAN DOĞUYORDU HER SABAH…Matematikten metafiziğe, fıkıhta...
Buhara'da Cengiz Han'ın başını öne eğen tek mekan
Ramazan
Buhara'da Cengiz Han'ın başını öne eğen tek mekan
Hafızamızın kalbimizle kurduğu hattın tam ortası olan Özbekistan'ın eşsiz şehirleri Semerkant, Buhara ve Harkent'i TVNET ile geziyoruz. 'Alemimiz rüyadır, atlasımız kalp. Kalbimiz seferdir, seferimiz dünya. Dünyamız cehddir, cehdimiz zikir. Zikrimiz nefestir, nefesimiz ceng. Şah-ı Nakşibendi başta olmak üzere bir çok alimin ilim yuvası olan bu özel mekanları sizlerle buluşturuyoruz.
Tvnet
'Yarım Kalan' filminin basın gösterimi yapıldı
Hayat
'Yarım Kalan' filminin basın gösterimi yapıldı
Yaşar İliksiz'in kaleme aldığı, Türk ve Ermeni iki gencin aşkını konu alan "Yarım Kalan" filminin basın gösterimi yapıldı. Oyuncu Ali Buhara Mete, "Yarım Kalan" filmine başlarken Hrant Dink'ten ilham aldığını belirterek, "Hrant Dink'in karakteri çok farklı bir karakterdi, farklı bir dünyası vardı. O yüzden bu filmi Hrant Dink'e ithaf ediyorum" dedi.
AA
Bağcılar Belediyesi proje ödülü aldı
Gündem
Bağcılar Belediyesi proje ödülü aldı
Siyaset, sanat, spor, medya ve iş dünyasında en başarılılarının ödüllendirilmesi amacıyla Buhara Medya Grubu tarafından Ankara WJ Marriott Hotel’de 11. Buhara Medya Ödülleri töreni düzenlendi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.