Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Pentagon, Trump dönemini incelemeye aldı
Dünya
Pentagon, Trump dönemini incelemeye aldı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), 2022 mali yılı savunma bütçesi hazırlarken, eski yönetim döneminde fon sağlanan veya mevcut fonları artırılan gemi inşa ve düşük tesirli nükleer füze geliştirme programları ile Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bütçesi ve Pasifik Caydırıcılık İnisiyatifi Fonu dahil birkaç konuda inceleme başlattı.
AA
ABD Merkez Komutanlığı’ndan terör örgütü PKK’ya Ayn el Arab kutlaması
Dünya
ABD Merkez Komutanlığı’ndan terör örgütü PKK’ya Ayn el Arab kutlaması
DEAŞ ile Mücadele Uluslararası Koalisyonu ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, terör örgütü PKK/YPG'nin uzantısı SDG'li teröristleri “tebrik” etti. Koalisyonun sözcüsü Wayne Marotto, teröristler için “Kürt savaşçılar” ifadesini kullanarak “Bugün Kobani Kurtuluş Günü. DEAŞ’ın yenilmez olmadıklarını gösterdiler. Güvenilir bir ortak oldukları için tebrik ediyoruz” açıklamasını yaptı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da bu sözleri alıntılayarak "Kobani'nin özgürlük günü kutlu olsun” mesajını paylaştı.
Yeni Şafak
Pentagon İsrail'i CENTCOM'un yetki alanına dahil etti
Dünya
Pentagon İsrail'i CENTCOM'un yetki alanına dahil etti
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Birleşik Komutanlık Planı'nda değişiklik yaparak İsrail'i Avrupa Kuvvetleri Komutanlığının (EUCOM) yetki alanından çıkarıp Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yetki alanına dahil ettiğini açıkladı.
AA
B-52’ler niye sevk edildi?
Dünya
B-52’ler niye sevk edildi?
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Ortadoğu’ya B-52H tipi stratejik bombardıman uçakları sevk ettiğini duyurdu. Uçakların hangi ülkede görev yapacağına dair detay verilmedi. Sevkiyatın Trump’ın “İran’ın nükleer tesislerini vurmak istediği ancak vazgeçirildiği” iddiasından sonra gelmesi ise dikkat çekti.
Yeni Şafak
ABD'nin Yemen'deki kanlı bilançosu: 190 saldırıda 86 sivil öldü
Dünya
ABD'nin Yemen'deki kanlı bilançosu: 190 saldırıda 86 sivil öldü
ABD'nin 2017'den bu yana Yemen'de düzenlediği saldırılarda 86 sivilin hayatını kaybettiği bildirildi. CENTCOM, yıllık olarak kongreye sunduğu 2018 ve 2019 sivil kayıpları raporunda, Yemen'de sivil kaybı olmadığını açıklamıştı.
AA
CENTCOM'un bir çalışanında daha koronavirüs görüldü
Dünya
CENTCOM'un bir çalışanında daha koronavirüs görüldü
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının ikinci bir çalışanında yeni tip koronavirüs tespit edildi. Çalışanın bu ayın başında Washington'a seyahat ettiği de kaydedildi.
AA
Dünyayı korkutan açıklama
Dünyayı korkutan açıklama

İran’ın BM Daimi temsilcisi Ravanşi, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin ABD tarafından Bağdat’ta öldürülmesiyle ilgili olarak dünyayı korkutan şu açıklamayı yapmıştı. Amerika’nın İran’a karşı sadece ekonomik savaş değil İran ordusunun en üst düzeydeki bir generaline Bağdat’ta suikast düzenlemesi savaşı başlatan bir saldırı olmuştur. Tarihte bir ilk olarak İran’da kırmızı savaş bayrağı, Kum şehrinde bulunan Cemkeran Camii’nin minaresine çekilmiş, İran ajanslarınca yapılan ‘’Zor bir intikam alacağız. Direniş ve cihat her zaman bakidir” anonsları ise İran’da farklı etnik ve mezhep gruplarını bir araya getirmeye yönelik önemli bir hamle yapılmıştı. İran İslam Rejimi’ne bağlı haber medyası ise, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan’da ABD Hava Kuvvetleri uçaklarına ev sahipliği yapan çeşitli hava üslerinde füze fırlatmaya hazır olduklarını iddia etti. Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri’nin (USAF), Ürdün’deki askeri üslerine İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) balistik ve seyir füze saldırıları tehlikesine karşın Patriot havadan havaya füze sistemleri gönderdiği bildirildi. Bir anda dünya Amerika-İran arasında uzun bir zamandan yana yaşanan gerilimin savaşa dönüşebileceği tehdidi ile karşı karşıya kalmıştı. İran’ın, Irak’tan Suriye’ye, Lübnan’dan Yemen’e Şii hilali denilen hattındaki gözü ve kulağıydı.

Nerede bir “vekalet savaşı” varsa Süleymani oradaydı. Bölgedeki acı ve gözyaşında onun imzası ABD’den az değildi. Obama döneminde ABD’nin bilinçli olarak açtığı alanlarda cirit atarken, mezhep savaşı çıkartmak için çoluk çocuk demeden katliamlar yaptı. Süleymani, ismini en fazla Suriye’de, on binlerce Suriyelinin hayatını kaybettiği, tecavüze uğradığı, aylar süren kuşatmalarda açlıktan öldüğü, kimyasal silahlara maruz kaldığı katliamların İran adına yürütücüsü olarak duyurdu. Ancak ABD İran’ı veya Süleymaniyi Irak’ta şimdiye kadar yol açtığı katliamlar, yaktığı mezhepçilik fitnesi ve bunun idaresiyle sürekli canlı tuttuğu çatışmacı siyaseti dolayısıyla değil, sadece son günlerde büyükelçiliğine ve kendi askerlerine saldırmaya cüret ettiği için öldürdü.

ABD 11 Ekim 2011 tarihinde ABD, Suudi Arabistan Washington Büyükelçisi Adil el Cubeyr’e yönelik suikast girişiminin Kudüs Gücü tarafından planlandığını ilan ederek Başkanlık kararıyla Kasım Süleymani’yi terörist olarak ilan etmişti. ABD’nin İran Devrim Muhafızlarını ‘yabancı terör örgütü’ olarak tanımladığına dair duyuru Başkan Donald Trump’tan gelmişti. Trump, Devrim Muhafızları’nı ‘bölgede terörizmi finanse ve teşvik etmekle’ suçlamıştı. ABD yönetimi, ilk kez yabancı bir devletin silahlı kuvvetlerini resmen ‘terör örgütü’ olarak adlandırıyor. Örgütü IŞİD ve El Kaide ile aynı kefeye koyan bu karar ayrıca İran’la nükleer anlaşmadan çıkıp yaptırımlara geri dönmesinin ardından ABD için ikinci kritik adımı teşkil ediyor. Fox News’a konuşan Pompeo, “İran Devrim Muhafızları terörist bir organizasyon ve biz bunu belirlemiş olduk. Her tarafta bulunan her bir Amerikan askerini koruduğumuzdan emin olmak için elimizden geleni yapıyoruz her zaman” dedi. Devrim Muhafızları’nın 600’den fazla ABD askeri öldürdüğünü söyleyen Pompeo, “Onları zayıflatmadan Ortadoğu’da barışı sağlayamazsınız, istikrarı sağlayamazsınız, güvenliği sağlayamazsınız” diye konuştu. Pompeo Ortadoğu’da barış istemediği gibi parçalamaya çalışan ülkesinin harita ve planlarını ve Fırat’ın Doğusu’ndaki işgali unutmuş görünüyor.

İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi de karara misilleme olarak Amerikan ordusunun Ortadoğu’daki faaliyetlerini yöneten ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı’nı (CENTCOM) ve bağlantılı güçleri ‘terör örgütü’ ilan etmişti

GERİLİM VE SAVAŞ RİSKİ KARŞILIKLI TEHDİTLERLE BÜYÜYEREK DEVAM EDİYOR

İran Devrim Muhafızları Komutanı yaptığı açıklamada, Süleymani’nin öldürülmesine misilleme olarak İran’ın erişebileceği her yerde Amerikalıları cezalandıracağını söyledi. ABD saldırısında öldürülen Kasım Süleymani’nin intikamının alınacağını ifade eden Ebu Hamza, “Tel Aviv dahil ABD’nin bölgedeki 35 hayati noktası İran’ın menzilindedir” ifadesini kullandı.. İranlı komutan, ABD’yi Hürmüz Boğazı’nda hedef alacakları imasında bulunarak, “Hürmüz Boğazı Batı için hayati bir nokta ve çok sayıda Amerikan muhribi ve savaş gemisi Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Basra Körfezi’nden geçiş yapıyor” değerlendirmesinde bulundu.Trump ise Twitter’den yaptığı açıklamada İran’a tehditler savurarak İran’ın ABD’lilere veya ABD unsurlarına saldırması durumunda İran’a ait 52 hedefi vuracaklarını açıklamıştı.

Ortadoğu’da ABD-İran gerilimi bir çatışmaya ve 3.Dünya Savaşı’na yol açar mı? Çok zayıf bir ihtimal ama dikkatli olmak gerekir zannımca.

Çabalama kaptan, ben gelemem…
Çabalama kaptan, ben gelemem…

Amerikan Tıraşı berdevam: Kahpeliğin Başkenti Washington “aklımızla alay etmeyi” sürdürüyor.

“Son Dakika” flaşıyla geçen başlığa dikkat:

“ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Bağdadi operasyonuna ait görüntüleri paylaştı.”

İşbu anons; ilk anda, Bağdadi’nin “mortingen şıtrase”olduğuna dair görüntülerin “ortaya çıktığı” çağrışımına, algısına ve yanılsamasına yardımcı oluyor!

Ama ne gezer: ortada Bağdadi yok!

Nedir? “Psikolojik Harekât” şahanedir!

Şu bildik bombalama görüntüsü ve yukarıdan ancak “karınca kadar” görünen koşuşturanlar var:

Ardından da, “Sihirbazlık gösterisi tamamdır; şimdi haydi herkes evine! Bir dahaki gözbağcılığa yine bekleriz” hesabı!

HALEN DAHA MAFİŞ

Elbette bir operasyon var; ama “Bağdadi’nin son anlarının” görüntüsü yok!

“Cesedinin yahut cesedinin kalıntısının” tek kare bile fotoğrafı mafiş! Bir saniyelik görüntüsü dahi yok!

Sene 2019: Görselliğin şahikasına çıkmışyaşlı yerküremizde “öldürdüklerini” iddia ettikleri Terörist Elebaşının “öyle veya böyle herhangi bir görüntüsünü” dünya kamuoyuna sunamıyorlar!

Ezcümle…

“Made in U.S.A” Bağdadi’nin öldürüldüğüne dair, şu ana kadar ortada zerre delil/kanıt yok!

Kremlin Sözcüsü Peskov “Bağdadi’nin ölü ele geçirildiği teyit edilemedi” dedi ya…

Aman ha, bizdeki Amerikancı Yaltakçılar “bu açıklamanın üzerini iyi örtseler bari: hiçbir yerde görünmese!”

Şu Moskova, ilk andan itibaren Washington’ın delil göstermesini bekledi: Halen daha bekliyor!

***

Beyaz Saray’ın Bağdadi’nin ölü ele geçirildi” yollu açıklamasından zinhar şüphelenmeyen ve kuşkulanma şansı da bulunmayan Hürriyet “ABD, Bağdadi’yi Denize Gömdü” başlığını attı:

Öyküye “Amerikan askeri yetkilileri, cesetten kalanların DNA testi sonrası denize gömüldüğünü doğruladı” spotunu eklemeyi de ihmal etmediler!

Sakın ola, kanıt aramayın: Yalanı üreten de, sonra işbu yalanı “doğrulayan!” da ABD yetkilileri!

ZATEN VİZYONDA

Hürriyet’in ilk devşirmesi ve Yurttaş Doğan’ın Eski Garsonu Ahmet de coşmuş: “Hollywood’dan bir Bağdadi filmi” bekliyormuş…

Sarı Kovboy Trump, Bağdadi Operasyonu için “Mike Pence ile birlikte film gibi izledik” dedi ya!

Yani? “Bağdadi filmi, zaten gösterimde; bütün dünya sinemalarında Kapalı Gişe oynuyor!”

***

Yurttaş Doğan’ın eski garsonu, yine de merak etmesin!

Hollywood; mesela, Bin Laden operasyonunu anlatan “Zero Dark Thirty” filmini yaparak Beyaz Saray’ın (Obama’nın) sahtekârlığına nasıl ortak olmuşsa…

Muhakkak, Bağdadi Operasyonu için de “en az bir film” çekecektir!

***

Amerikan Özel Timi, Pakistan’daki Bin Laden Operasyonunda birkaç kişiyi katletmişti: Ama olay yerinde, öldürülenler arasında Bin Laden yoktu!

Neden mi? 2011’deki operasyondan dört yıl önce (20 Şubat 2007) böbrek yetmezliği sonucu hayata veda ettiği için; Pakistan’daki Sihirbazlık Operasyonu’nda yer alamamıştı!

***

Haydut ABD’nin devasa yalanlarla aklımıza hakaret etmesinden kuşkulanıp, gerçeği aramak yerine…

İkide bir “Komplo Teorisi bunlar, geçiniz!” zırvasına sarılacaksınız ki; devşirme garsonlukta mertebeniz yükselsin!

DİKKAT & DİKKAT

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, aynen şöyle dedi:

YPG terör örgütünün Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde kaldığı gözüküyor. ABD’nin ‘Çıkardık’ diye beyanları açık. Amerikan Askeri Ataşesi’ni Genelkurmay’a davet edip, ‘Bunun izahı nedir?’ diye sorduk…

***

Demek ki, neymiş?

Haydut Devlet ABD, bir defa daha Türkiye’ye YALAN söylemiş!

Ankara, halen daha Düzenbaz Washington’a nasıl olup da güvenebiliyor?

Şu 120 saatlik süre işlerken; YPG-PKK’lılar tam 40 kez ihlal/taciz/saldırı yapmışlardı ve bir askerimiz de şehit olmuştu…

Sürenin dolmasından bu tarafa, teröristlerin muhtelif saldırıları devam etti:

Bu defa da Rasulayn’daki keşif sırasında bir askerimiz şehit oldu. Beş askerimiz de yaralandı.

***

Tam da burada; Ankara’nın “Süre dolduktan sonra YPG/PKK’nın terörist saldırılarının devam etmesi halinde, Barış Pınarı harekâtının kaldığı yerden devam edeceğini” tekraren ilan ettiğini hatırlayalım!

Ankara, öyle 13 Kasım’ı falan beklemeden, daha fazla gecikmeden; işbu beyanının gereğini muhakkak yapmalıdır!

Bakınız, ABD mutabakatı ihlal etmeye devam ederken, Ankara bekliyor: Bu arada, Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde terör saldırıları sürüyor…

Dahası, “eş zamanlı” olarak neler yaşandı?

Washington’dan iki Skandal Karar peş peşe geldi!

1.Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle Türkiye’yeyaptırımlar öngören yasa tasarısı ile…

2.Sözde “Ermeni Soykırımının” tanınmasını öngören karar tasarısı; Faşist ABD’nin Temsilciler Meclisi’nde kabul edildi!

***

Kahpeliğin Başkenti Washington, işte böyle bir yerdir!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.