Te be, Muharrem Pehlivan!
Te be, Muharrem Pehlivan!

CHP’de “dış kapının mandalı” muamelesi yapılan Muharrem İnce “Yetti, artık” demiş olmalı ki, yeni parti kurmak için yola çıktı. Partisini yeni yılla birlikte kurması bekleniyor.

Devlet Bahçeli, Muharrem İnce’nin bu çıkışını “İnce ince siyasi hedeflerini dokuyor, bu da CHP yönetiminin kanına dokunuyor” diyerek izah etti.

İnce’nin muhtemel partisinin CHP’nin oylarını böleceğini öngören “Benim Adım Kemal Partisi” yönetimi, “Te be Muharrem Pehlivan” için bir nevi “hainlik” ilamı çıkarıverdi, el altından!

Buna mukabil…

Muharrem İnce twitter’dan “Değişime imza veren milletvekillerini, belediye başkanlarını, kurultay delegelerini dışla, sonra dostlarınla hayal kur. Bölücü olan kim?” diye sordu!

Sadece bu yaman soru bile CHP yönetimini “ilzam etmeye” yetiyor.

PÜF NOKTASI

Kılıçdaroğlu, “sufle ile siyaset yapan” bir Genel Başkan olarak “Gel Bakalım Muharrem”i bir kalemde siliverdi (kaldı ki, zaten hiç benimsememişti); şimdilerde “malum dostlarıyla” iktidar hayali kuruyor.

Cumhurbaşkanlığı Seçim Sistemi’nde “yüzde birkaç oy”un bile ne denli kritik olduğu bilindiğine göre; Muharrem İnce’nin muhtemel partisinin hayata geçmesi durumunda, “önümüzdeki seçimin siyasi hesaplarını birebir etkileyeceğini” öngörmek hiç de zor değildir.

Şu sıralar, “politik kabadayılık” görüntüsü içinde “Bize bir şey olmaz; dostlarımız bize yeter!” havalarındaki CHP yönetimi, Muharrem İnce’nin kopuşunu önünde sonunda dikkate almak zorunda kalacaktır.

UZAKTAN KUMANDALI

MHP lideri Bahçeli “CHP’de sular durulmaz, nitekim kaynayan tencere kapak tutmaz” diyerek CHP’nin vaziyetini isabetle tasvir etti.

Bahçeli’nin “Muharrem İnce parti kurar mı kurmaz mı bilmem ama bildiğim bir şey var: CHP’yi saat gibi kuranlar, kurgulayanlar, Türkiye’nin karşısına kurşun asker gibi dikenler, boş durmuyor” şeklindeki sözleri de pek manidardır!

***

Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, Batı Cephesi’ne dâhil “Uzaktan Kumandalı” bir partidir.

Yani, Washington’a bağlı “Komprador Burjuvazi”nin güdümündedir.

CHP yönetiminin, Suriye’den Libya’ya kadar birçok meselede “Türkiye’nin milli menfaatlerinin karşısında; Batılı devletlerin de safında” konuşlandığı aşikârdır.

***

Ayasofya, 86 yıl sonra yeniden Cami olarak ibadete açılırken de; CHP, Batı Cephesi ile aynı çizgide yer almıştır.

Kılıçdaroğlu, Ayasofya’daki ilk Cuma Namazına gitmeyerek, aslında kimlerin safında olduğunu göstermiştir.

TÜNELİN UCUNDAKİ “TEHLİKELİ IŞIK”

MHP lideri Bahçeli “Siyasi akıl gayrı milli olunca, bu CHP’nin başına gelmedik kalmaz” derken; işte bu Batıcı Uzaktan Kumanda’yı kastediyor, işaretliyor.

Bir yerde “Arzın Merkezine Seyahat” anlamındadır!

CHP’yi “nelerin beklediği” hususunda; Bahçeli’nin söylediklerinin, yaptığı ciddi uyarıların altını çizmekte fayda vardır…

Bahçeli, aynen şöyle diyor: “CHP, iktidar hedefini falan bırakıp, girdiği tünelde karşısından gelen tehlikeli ışığa kafa yormalıdır. Bu ışık; kurtuluş değil, şiddetli çarpışmadır, dağılmadır, parçalanmadır…”

SİPARİŞ REPLİK

CHP, tam on yıldır Komprador Burjuvazi’nin yani İstanbul’daki Baronsal Kısa Kılıç Heyeti’nin Kontrollü Kemal’i tarafından yönetiliyor.

“Benim Adım Kemal” son kurultayda “Dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” diyerek, “kemerlerini dahi bağlamadan” uçuşa geçti!

Bu iddialı repliğin, kendisine Baronsal Mahfilden sipariş edildiğini söylemeye gerek var mı?

***

Şayet, iktidara gelirse; CHP’nin, PKK’yı ve FETÖ’yü “kurtarmak üzere” devreye gireceğine kuşku yoktur:

“Çok Özel ve Derin Misyonu” işbu “ihanet atakları” olacaktır!

***

Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’a “Kontrollü Darbe” dediğini, bununla birlikte KHK’lara atıfla 20 Temmuz’u “darbe” diye tanımladığını unutacak değiliz!

ÇOCUKTAN AL HABERİ

Sam Amca’sının Kemal’inin, son kurultayda “Kürt sorununu çözeceğiz” lakırdısıyla yaptığı vaadin altından “Özerklik” planının çıktığını da not edelim!

2014’te Paralel Yapı’nın finansmanıyla “Karşı” gazetesini çıkaran günümüzün CHP Parti Meclisi üyesi Eren Erdem, Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetiminin ajansı Rudaw’a CHP’nin Kürt sorununu özerklikle çözeceğini söyledi! (Yeni Şafak, 29 Temmuz 2020)

***

Bu gibi durumlarda, ne diyorduk?

“Çocuktan al haberi!”

İnce yeni parti yolunda ilk fireleri verdi: Muharrem Bey ile yola çıkılmaz
Gündem
İnce yeni parti yolunda ilk fireleri verdi: Muharrem Bey ile yola çıkılmaz
Yılbaşında yeni parti kuracağı iddialarıyla gündeme bomba gibi düşen Muharrem İnce'yle ilgili yankılar devam ediyor. CHP'den 20’den fazla milletvekilinin İnce'nin partisine geçeceğini öne sürülmesine rağmen ilk tepki İzmir’in önemli isimlerinden Alaattin Yüksel ve CHP İzmir İl eski Başkanı Asuman Ali Güven'den geldi. Yüksel, İnce’nin hem parti hem de toplum nezdinde güvenilir bir isim olmadığını belirterek "Onunla yola çıkılmaz" dedi. Güven ise, "Ayrı parti kurmayı desteklemiyorum" ifadelerini kullandı.

Diğer
Kurtulmuş: Toplumu cinsiyetsizleştirmeye karşı her türlü harekete karşı uyanık olmamız lazım
Gündem
Kurtulmuş: Toplumu cinsiyetsizleştirmeye karşı her türlü harekete karşı uyanık olmamız lazım
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, katıldığı bir radyo programında “İstanbul Sözleşmesi” hakkında da değerlendirmelerde bulundu.Kurtulmuş, “Aileyi ayakta tutan toplumlar güçlü olur” dedi.
DHA
Kurtulmuş: Toplumu cinsiyetsizleştirmeye karşı her türlü harekete karşı uyanık olmamız lazım
Gündem
Kurtulmuş: Toplumu cinsiyetsizleştirmeye karşı her türlü harekete karşı uyanık olmamız lazım
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, katıldığı bir radyo programında “İstanbul Sözleşmesi” hakkında da değerlendirmelerde bulundu.Kurtulmuş, “Aileyi ayakta tutan toplumlar güçlü olur” dedi.
DHA
Muharrem İnce olayında şok gelişmeler
Muharrem İnce olayında şok gelişmeler

Muharrem İnce’nin Kılıçdaroğlu CHP’si dışında Atatürkçü bir parti kuracağının duyulmasından sonra başta medya olmak üzere sosyal medya platformları ve bazı haber ajanslarında yalan yanlış haberler verilerek Muharrem İnce üzerinde psikolojik baskı kurulmaya çalışıldı. Hepsinin hedefi İnce’nin Kılıçdaroğlu CHP’si dışında yeni bir parti kurmasını engellemekti. Sözcü Gazetesi’nin bir yazarı 40 yıllık politika kurdu olan Sayın İnce’ye ve ekibine nasıl hareket etmeleri konusunda köşe yazısında yol gösterebiliyordu. Muharrem İnce’nin en son sıralara oturtulmasını bir taraftan “Yalova Delegesi” olduğu için normal karşılarken diğer taraftan Kılıçdaroğlu’nun bu oturma düzeninden haberi bile olmadığını iddia ediyordu. Oysa Sayın İnce’nin, Kılıçdaroğlu CHP’sinin Cumhurbaşkanı adayı olarak parti protokolündeki yeri Genel Başkan’ın yanı olması gerekirdi. Sayın yazar İnce’ye sopa da göstermeyi ihmal etmeyerek “Parti kuruyorum, demekle parti hemen kurulmuyor. Kuruluş aşamasında bile, ‘CHP’yi bölmesi için Cumhur İttifakı’ndan destek aldı’ sözleri mutlaka gündeme getirilecektir. CHP içinden yeni bir siyasi parti çıkması CHP’ye zarar verecektir. Dönem ayrışma değil, birleşme dönemidir” diyebiliyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Genel Merkez’le birkaç kez karşı karşıya kalan Muharrem İnce bu kez geçmişten de ders alarak iddialara ilişkin Twitter hesabından yaptığı ilk açıklamada “Bu süreçte bir gazeteye, haber ajansına konuşmadım, açıklama yapmadım. Memleket için doğru olduğuna inandığım bir karar aldığımda kararımı açıklarım. Herkese iyi bayramlar” paylaşımını yapmıştı. Daha sonra Muharrem İnce sol medyaya yakın çevrelere yaptığı açıklamalarda iktidara da muhalefete de karşıyım. “Türkiye iyi yönetilmiyor. Memnun değilim. İktidar kötü ama muhalefetten de memnum değilim. CHP de iyi yönetilmiyor. CHP’nin bugünkü durumu iktidara meşruymuş havası veriyor. Yeni bir Cumhuriyetçi toparlanma şart. Türkiye parlamenter sistemde olmadığı için çıkacak yeni bir hareket bölen bir hareket olmaz” ifadelerini kullanmış. Sözcü gazetesinin yazarına da gerekli cevabı vermişti.

“MUHARREM İNCE ‘YENİ BİR PARTİYE İHTİYAÇ YOK’ DEDİ” YALANINI, ALGISINI KİM OLUŞTURDU?

Muharrem İnce kendisine başta medya olmak üzere yapılan tüm baskılara bu kez boyun eğmemiş, parti kurma kararını çeşitli çevrelerde dillendirmişti. Muharrem İnce’nin Kılıçdaroğlu CHP’sinin dışında parti kurmasını kendileri için tehdit gören bazı çevreler bu kez Muharrem İnce’nin parti kurmayacağı yalanını ve asılsız asparagas haberlerin yine bir yalanla ANKA Haber Ajansı’nın verdiği bilgi şeklinde bazı internet sitelerinde yayınlanmasını sağladılar. Yalan haber internet sitelerinde şöyle yayınlandı:

ANKA Haber Ajansı’nın verdiği bilgeye göre; Muharrem İnce yeni parti iddialarına ilişkin olarak “Yeni bir partiye ihtiyaç yok, bunlar iktidarın çöktüğünü anlayanların algı operasyonu, böyle bir düşüncem de yok, hiç olmadı da” dediği belirtildi.

ANKA Haber Ajansı’ndan yapılan resmi açıklamada ise “Muharrem İnce’den herhangi bir demeç alınmadığı, herhangi bir haberinin okurlara servis edilmediği, yalan haberi kullanan internet siteleri hakkında hukuki süreç başlatılacağı” belirtilerek “ANKA Haber Ajansı, Sayın Muharrem İnce’den herhangi bir demeç almamış, herhangi bir haber yazmamış ve abonelerine/ okurlarına servis etmemiştir. ANKA Haber Ajansı’nın adını kullanarak gerçek dışı, düzmece haber üreten, abonemiz dahi olmayan internet siteleri hakkında hukuki süreç derhal başlatılacaktır. ANKA Haber Ajansı kurulduğu 1972’den bugüne mesleğin etik ilkelerine saygılı, saygın, güvenilir bir haber ajansıdır” denildi.

Görüldüğü gibi birçok yazımızda belirttiğimiz ‘operasyonel gazetecilik’ yine devrede. Muharrem İnce de ANKA Haber Ajansı gibi haberi yalanlayarak, haberi yayınlayan siteler hakkında hukuki süreç başlatacağını duyurdu. Bu kez bilhassa ANKA Haber Ajansı kendi adını kullanarak “operasyonel gazetecilik” yapan suçluların ve arkasındaki azmettiricilerin de deşifre edilmesi için azami gayreti göstermelidir. Zira olası şüphelilerin İnce’nin kuracağı yeni partiden zarar gören veya görenler olması Kılıçdaroğlu CHP’sine işaret ediyorsa da durum soruşturmalar sonrasında ortaya çıkar sanırım.

Muhalif ‘müttefik’...
Muhalif ‘müttefik’...

Siyasi parti programlarında dış politikaya, ulusal güvenliğe ayrılan yer her zaman dar ve hep ‘kaba-taslak’tır... Yine de bu kısır metinlere merhametle yaklaşmak taraftarıyım...

İki sebebi var; bir, ‘her şeyi’ yazamazsınız. Bilip-bilmediğiniz bu metinlerden anlaşılamaz ama bildiğinizin hepsini de yazamazsınız. İki, Türkiye’nin uluslararası ilişkileri çok canlıdır ve neredeyse günlük gelişmelerle yeni şartlar üreten, hatta-günümüzde görüldüğü üzere-sıklıkla daha önce yaşanmamış örnekler de üreten konjonktürleri önünüze sürebilir...

Bu durumda, önceden kaleme-kağıda gelmesi mümkün gözükmeyen kapılar açmanız, yollar/köprüler kurmanız, olmayan alanları bir de genişletmeniz gerekir...

Dış politika ve ulusal güvenlik konularının çoğu, “günlük eleştirilere” gelmez. Muhalefet için lezzetli ısırıklar yaratsa da, ülke o sorunu aştığında, “ülkenize karşı” tavrınızın mahcubiyeti fatura olarak önünüze konur...

***

Türkiye’nin dış politikası, coğrafyasını uzun süre önce hayli genişletti ve dünya şartları da aynı serüvene el verince, iç politika ve bağlantılı “günlük” işleri ezmeye başladı. Üstelik bu yıllardır arka-arkaya gelişen, benzerine nadir rastlanan olay ve krizlerle devam ediyor.

Bu tür ortamlarda insan ister-istemez, muhalefetin nasıl dış politika ürettiğine ya da icraatların hangisini, nasıl eleştirdiğine bakarken, kendisinin “yeni” ne ürettiğine daha çok bakıyor...

Taze kurulan ve Genel Başkanı vakt-i zamanında hükümette görev yapmış bir partinin lideri geçtiğimiz günlerde televizyonda-mealen-şöyle bir cümle kurdu; “Türkiye’nin sözü artık dinlenmediği için, sözünün etkisi kalmadığı için işini silahla, güçle hallediyor”...

Sonrasında da parti programında dış politikaya 9 sayfalık yer ayırdıklarını, bunun eski büyükelçiler ve diplomasi uzmanları tarafından yazıldığından övünerek bahisle konuyu kapattı.

Önce şu; o dokuz sayfa girişte bahsettiğimiz “kaba taslak” tarife dahil ve ‘şifa’ niyetine olsun hiçbir stratejik bakış getirmiyor. Yeni açı, bilinmeyen göz kullanmıyor. Nihayetinde Türkiye’nin dış politik tutunuşunu getirip genel olarak Batı özel olarak AB ipine yapıştırıyor.

Merhametten ayrılmamalıyız ama “sözünün etkisi, silah gücü” tarifine, haricen söylendiği için bir-iki cümlelik şerh haktır... Bir ülkenin ordusunu, diplomasisinin uzantısı olan silahlı gücünü, yolda yürürken sağa-sola omuz atan kabadayı durumuna indirgeyerek eleştiri iyi bir fikir mi? Nihayetinde söylediğiniz, “haksız talepleriniz var, bunlara kimseyi ikna edemiyorsunuz, onun yerine kaba kuvvet kullanıyorsunuz”a gelir.

İkincisi ise son 20 yılda Türkiye ile direkt veya dolaylı olarak bağlantılı dış politika gelişmelerinin akışını görmemek anlamına gelir ki, bu kadarını sanmam...

“Türkiye sözü geçmediği için değil, söz bittiği için ordusunu kullanıyor”!..

Söz, diplomasidir. Diplomasi bittiği zaman, ülkenize yönelik girişim ve talepler masadan sahanıza sıçramaya başlar. Siz de masayı daha derli-toplu, temiz ve baştan kurmak için ordunuzu kullanırsınız. Buna diplomasinin sokak dilinde, ‘masa devirmek’ de denir. Suriye’de birden çok kez bu yapıldı. Libya’da ise masayı kurmak için yapılıyor...

***

Benzer durum ana muhalefet partisi için de geçerli...

Bildiğiniz gibi kısa süre önce CHP Kurultayını yaptı. Burada Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 13 maddelik “İkinci Yüzyıla Çağrı Bildirisi”ni açıkladı. Yeni bir şey söyleyeceğiz diye kurduğunuz her cümle yeni veya işlevsel olmuyor ama bu dahi gelişmedir...

Bu 13 maddeden sadece bir tanesi dış politikayla ilgili. Sadece bir! Bu dünyada sadece bir madde ile önümüzdeki yüzyılı karşılayabileceğinizi düşünmek hayli eksik bulunduğunda kimse kızmamalı...

Üstelik o madde son derece spesifik bir alana kuruluyor ve salt bölge hedefli. Yani kavramsal veya “genel/kaba taslak” da değil.. Önce okuyalım;

“Kurucu üyelerinin, İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin olacağı ve bölgemizde huzur, barış, istikrar, oluşturmayı hedefleyen, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulacak. Öyle bir açmaz yaratıldı ki, iki taraf da birbirini Allah Allah diyerek öldürüyor. OBİT’i kurarak, Ortadoğu’ya barışı, huzuru getireceğiz. Ortadoğu halkları ile birlikte kardeşliği sağlayacağız”...

Güzel...

Anlıyoruz ki, CHP için “ikinci yüzyıl” da ilkinden miras fikirlerin olacak. Yanlış anlaşılmasın, fikir kötü değil. Ama muhalefet tarafından bulunmuş ve geliştirilmiş, yeni yüzyıla ait bir akıl değil.

Belli ki, CHP’nin dış politika “kurmayları”, sorunu sınırımızda halletmek istiyorlar ve çözümün bölgeye sirayet edeceğini düşünüyorlar. Bu da bir düşünce.

Ama aynı zamanda problemin, “homojen”, dış etkilere kapalı, tek oyunculu/tek çıkar merkezli ve yeknesak kabul edildiği anlamına geliyor. Bu çözümü kırıcı bir kabuldür. ‘Ani ölüm’le biter. Ama bunun üzerinde de durmayalım...

Basit gidelim; “buyrun yapın” dediğinizde, bunun hayata “eksiksiz ve stratejik değer üretecek çap”ta geçirilmesi ne kadar zaman alacaktır?.. Suriye iç savaşı kaç yıl oldu? Kaç oyunculu? Kaç stratejik bölgeyle bağlantılı? Ülkede yaşamsal çıkarı bulunan kaç ülke var? Adı geçen ülkelerde çıkarları bulunan ülkelerle sizin ilişkileriniz nasıl? İyiliğinizi istiyorlar mı? Geçtik, muhalefet partileri ile ilişkileri hangi beklentilere dayanıyor?

Bir evvel Irak’ı yazdık. İlk körfez savaşının üzerinden 30 yıl geçti ve herkes işin içinden ‘tek parça’ çıkılamayacağını söylüyor.

Türkiye dışında bu bölgede ülke/devlet kalmadı! Hepsi Türkiye gibi olursa memnuniyetle! Hemen imzalayalım. Yok değil ise yani bu ülkelere teklif götürüp, seremonik metinler imzalatırız diyorsanız...

İkinci yüzyıl bir tarafa ikinci yılı bile göremezsiniz.

İYİ Parti Sözcüsü Ağıralioğlu: CHP'nin HDP ile açıktan ittifak yapmaması çok kıymetli, HDP'nin terörize edilmesini PKK ister
Gündem
İYİ Parti Sözcüsü Ağıralioğlu: CHP'nin HDP ile açıktan ittifak yapmaması çok kıymetli, HDP'nin terörize edilmesini PKK ister
İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı HaberTürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'nin HDP ile açıktan ittifak yapmamasını 'değerli' olarak nitelendiren İYİ Parti sözcüsü, HDP'nin Meclis'te temsil edildiğine vurgulayarak 'HDP'nin şeytanlaştırılmasını en çok PKK ister. PKK'nın ekmeğine yağ sürmeyeceğiz. Memlekette bir arada yaşama maharetini göstermeliyiz' diye konuştu.
Diğer
Muharrem İnce’nin ekibi “ihanet” serisi ile başladı: 24 Haziran 22.30’u hatırla
Gündem
Muharrem İnce’nin ekibi “ihanet” serisi ile başladı: 24 Haziran 22.30’u hatırla
Yeni parti kuracağı iddiaları gündeme bomba gibi düşen Muharrem İnce'nin ekibi sosyal medyadan ihanet serisi ile başladı. Sosyal medyadan İnce Gençlik hesabı ile yapılan paylaşımda Muharrem İnce'nin bir videosu "Genel Merkez’in saat 22.30’da ışıkları kapatıp partiyi terk edip, Muharrem İnce’yi yalnız bıraktığını hatırla" ifadeleri ile paylaşıldı.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.