Hatay Vali Yardımcısı miras tartışmasında annesi ve kardeşini öldürdü
Gündem
Hatay Vali Yardımcısı miras tartışmasında annesi ve kardeşini öldürdü
Adana'da miras meselesi yüzünden çıkan tartışmada cinnet getiren Hatay Vali Yardımcısı Tolga Polat erkek kardeşi Altuğ Polat ve annesini İkbal Polat'ı tabancayla vurarak öldürdü. Gözaltına alınan Tolga Polat Adana Adli Tıp Biriminde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyet müdürlüğüne götürülürken, ölenlerin yakınları ise bina önünde gözyaşı döktü.
AA
Cinsiyet azınlığı inşa teşebbüsleri
Cinsiyet azınlığı inşa teşebbüsleri

Azınlıklar, çoğunlukla dini ve ırki boyutlarıyla kabul edilir. Türkiye’de azınlık deyince Hristiyan ve Yahudiler akla gelir. Bizde geleneksel yaklaşım hala etkili. Lozan Antlaşması’nda da azınlık bu manada kullanılır. Bu nedenle Kürtler hiçbir zaman azınlık kabul edilmemiştir. Çünkü onlar Müslümandır, anasır-ı İslam’dır. Birleşmiş Milletler ise ırk, mezhep ve din gibi unsurlara azınlık der. Azınlık kavramını genişletir. Küreselleşme, azınlık haklarını öne çıkarıyor. Onların kolektif haklarının tanınmasını gündeme getiriyor. Çok kültürlülük tezi de bunu destekliyor. Bundan dolayı azınlıklar yoğun bir biçimde politikleşiyor.

Azınlık politikalarında hakların bireyselliği yanında kolektif boyutlar da savunulur. İnsan hakları, kolektif düzlemde de gündeme gelir. Kolektif kimlik talepleri bu haklarla birleşir. Sonuçta azınlık olgusu, çeşitli boyutları ile dünyayı ciddi manada meşgul eden bir sorun. Şimdi yeni bir azınlık olgusundan bahsediliyor: Cinsiyet azınlığı.

Cinsiyet azınlığı kavramını Birleşmiş Milletler kullanıyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ayırımcılıkla mücadele perspektifine dayanır. Her çeşit ayırımcılığı yasaklayan teminatlar oluşturmaya çalışır. Uygulanan ayırımcılık gerekçelerini listeler. Bu listelerde “diğer statüler” tabirini kullanır. Bu tabiri açık uçlu bırakır. Cinsiyet azınlıkları kavramı da bununla ilişkilendirilir.

Cinsiyet azınlıkları ile yeni bir azınlık tarzı meşrulaştırılır. Onun da diğer azınlıklar gibi çeşitli haklara sahip olması gerektiği söylenir. Evrensel haklar içine yerleştirilir. Dünya milletlerine bu haklar deklare edilir ve yine çeşitli paydaşlarla bunun teşviki yapılır. Bu hukuksal ve uluslararası meşruiyet ile piyasaya sürülen cinsiyet azınlıkları, artık dünyada yerini almaya başlar. Kimlerdir bu azınlıklar? Nasıl bir yönelimleri var? Dünyada nasıl bir destek buluyorlar? Devletlerle ve toplumlarla nasıl bir ilişkisi olacak? Bunlar BM ve AB gibi Batı dünya görüşünün cinsiyet politikalarını benimseyen kurumların destekleriyle gündemimizde olacak.

Cinsiyet azınlıkları kavramı, “cinsel yönelimleri” eril ve dişil olmanın sınırlarında kalmayanların oluşturduğu gruptur. Yani eşcinseller, lezbiyenler, pedofililer, zoofililer. vs bir azınlık haline getiriliyor. LGBT, bu azınlığın şemsiye yapısı. BM ve AB kurumlarının insan hakları, kadın hakları ve hatta çocuk hakları artık buna göre dönüşüyor. Mesela BM, Çocuk Hakları Komitesi de Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesinde “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ayrımı yapılarak ayırımcılık yasağı tanımlanmaktadır. Bu konuda yeterli mücadele edilmediğinden bahseder. Hatta bu komite Birleşik Krallık hakkında “uygulamada bazı çocuk grupları, örneğin… lezbiyen, gey, biseksüel ve trans(LGBT) çocukların… ayırımcılık ve toplumsal damgalanma yaşamaya devam etmeleri” hususunda kaygılarını belirtiyor. Böylece çocukların bile eşcinsel, lezbiyen tutumlarını olumlu görmekte ve korumaya çalışmaktadır.

Cinsiyet azınlıklarının küresel sermaye tarafından da yoğun bir biçimde çeşitli kampanyalar, propagandalar, filmler, sosyal medya projeleri vs. ile desteklenmesi de oldukça ilginç. Çünkü şimdiye kadar politik, dini ve kültürel azınlıklar konusunda bu şirketlerin hiçbir desteği olmadı. Sadece devletlerin, STK’ların, toplumsal hareketlerin ve entelektüellerin önemli çabaları vardı. Ancak ilginç bir biçimde dünya devi olan sermaye çevreleri şimdi açıktan açığa cinsiyet azınlıklarını destekliyor. Türkiye’de de bunu görüyoruz. Bugüne kadar beyaz burjuvazinin kültürel ve dini azınlıkları destekleyen bir tutumları olmadığı halde son bir yıldır etkili bir biçimde cinsel azınlık inşa etme yönünde büyük kampanyalar yapıyorlar. Toplumda insanların kendilerini cinsellik temelinde ayrı ve farklı bir aidiyet için yerleştirmelerini teşvik ediyorlar. Özellikle gençlerin kendilerini eşcinsel ve lezbiyenlik temelinde bir farklı grup içinde algılamalarını özgürlük ve insan hakları temelinde pazarlıyorlar.

Bu yeni azınlık inşası, hem dünyada hem de Türkiye’de önemli sorunlara gebe. Toplumu en içgüdüsel yerde farklılaştırma, çözme ve ayırma stratejisi işlenmekte. Yeni azınlık politikasında en büyük darbeyi aile alıyor. Çünkü aile, cinsel meşruiyet, sadakat, dayanışma, evlilik, beraberlik yeri olma anlamını kaybetmeye başlıyor. Evlilik ve aile kurma cazibesi azalıyor. Cinsiyet azınlıkları, aile yerine geçen farklı bir grup aidiyeti üretmeye başlıyor. Cinsiyete dayalı bir grup bilinci yükseliyor. Cinsiyetçilik, yeni bir aşamaya ulaşıyor. Trans-cinsiyet ve cinsiyet akışkanlığı popülerleşiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği küresel ideoloji haline geliyor.

Trump'tan Joe Biden çıkışı: Seçimleri ben kazanamazsam ABD halkı Çince öğrenmek zorunda kalacak
Dünya
Trump'tan Joe Biden çıkışı: Seçimleri ben kazanamazsam ABD halkı Çince öğrenmek zorunda kalacak
ABD Başkanı Donald Trump, ülkede 3 Kasım'da yapılacak seçimleri Demokrat rakibi Joe Biden'ın kazanması durumunda ABD halkının Çince öğrenmek zorunda kalabileceğini söyledi. Biden'ın Çin konusundaki tutumunu eleştiren Trump, kendisinin koronavirüs salgını öncesi Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yakın olduğunu ancak salgın konusunda gerekeni yapmadıkları için artık ilişkilerinin iyi olmadığını belirtti. Salgının kendi siyasi duruşunu da etkilediğinin altını çizen Trump, "Çin vebası (koronavirüs) bizim ülkemize gelmeden önce bence George Washington bile seçimlerde beni yenmekte zorluk yaşardı" ifadelerini kullandı.
AA
Çin'de meydana gelen dev hortum kamerada
Dünya
Çin'de meydana gelen dev hortum kamerada
Çin'in kuzeyinde Baotou kentinde hortum bir tatil yöresinde bazı yapıları yerle bir etti. O anlar cep telefonunun kamerasıyla görüntülendi. Yetkililer, maddi hasarın yanı sıra 33 kişinin yaralandığını ve 3 kişinin durumunun kritik olduğunu açıkladı.
DHA
Endonezya ocak ayında koronavirüs karşı aşının seri üretimine hazırlanıyor
Koronavirüs
Endonezya ocak ayında koronavirüs karşı aşının seri üretimine hazırlanıyor
Endonezya Devlet Başkanı Widodo, Çin-Endonezya ortaklığında klinik çalışmaları süren Kovid-19 aşı adayının ülkesinde ocak ayında dağıtıma hazır olacağını söyledi.
AA
Yine HDP yine cinsel istismar skandalı: HDP'li 5 yöneticiden bir kadına cinsel taciz
Gündem
Yine HDP yine cinsel istismar skandalı: HDP'li 5 yöneticiden bir kadına cinsel taciz
Geçtiğimiz günlerde HDP'li vekil Tuma Çelik'in Mardin'de seçim çalışmaları sırasında kahvesine ilaç atarak cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıkmasının ardından partiden istifa etmişti. HDP'de bir skandal da Şırnak'tan geldi. HDP Cizre teşkilatında görevli 5 yöneticinin bir kadına cinsel tacizde bulundukları gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.
DHA
Akıl almaz olay: Yolda yürürken kafasına kurbağacık saplandı
Dünya
Akıl almaz olay: Yolda yürürken kafasına kurbağacık saplandı
Çin'de görenleri şoke eden bir olay yaşandı. 50 yaşlarında bir adam yolda yürürken kafasına kurbağacık saplandı. Hemen hastaneye kaldırılan adamın kafasındaki metal üç dört saatlik operasyonla çıkarılırken, sağlık durumunun stabil olduğu öğrenildi.
Diğer
Çin ve Rusya’nın gözü ABD  seçimlerinde..
Çin ve Rusya’nın gözü ABD seçimlerinde..

Çin ve Rusya başta olmak üzere birçok devletin gözü Kasım’da ABD’de yapılacak seçimlerde. Zira Demokratlar’ın veya Cumhuriyetçiler’in kazanması ABD’nin bu devletlerle ilişkilerini çok yakından ilgilendiriyor. Öte yandan Demokrat Başkan adayı Joe Biden’in Başkan Yardımcısı olarak hangi ismi seçeceği de merak ediliyor. Biden bir kadını seçeceğini taahhüt etmişti. Biden’ın listesinde Senatörler Kamala Harris ve Elizabeth Warren, Temsilciler Meclisi Azınlık Grubu eski lideri Stacey Abrams, Michigan Valisi Gretchen Whitmer, Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Susan Rice, Kongre Siyahîler Grubu Başkanı Karen Bass gibi güçlü isimler yer alıyor. Biden’ın Siyahî bir ismi seçmesi için tabandan gelen bir baskı sözkonusu. Siyahî bir kadın adayın katılım oranını yükseltebileceği ve hem de Biden’ın seçilme şansını artırabileceği düşünülüyor. Bu adaylar arasında Kamala Harris, Karen Bass ve Stacey Abrams öne çıkıyor. Parti içi dengeleri de dikkate alan Biden’ın hangi ismi seçeceği birkaç gün içinde netleşecek.

Bir diğer husus ise Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında seçim kampanyalarını yürütmek için başlatılan bağış toplama yarışı. “Covid-19” salgını ABD’yi vurmadan önce Trump bağış toplama yarışında öndeydi. Şimdiyse Demokratlar arayı kapattılar ve Trump’tan daha fazla para topladılar. Trump’ın 2016’daki önde gelen bağışçılarının 2020 seçimleri için henüz ellerini ceplerine atmadıklarına daha önce değinmiştik. Radikal Sağ’ın finansörlerinden Robert Mercer’dan hâlâ ses yok. Siyonist Milyarder Sheldon Adelson’ın ise Trump’ın bağış çağrısına net bir cevap vermediği öne sürülüyor. ABD medyasında çıkan haberlere göre Trump, Adelson ile bir telefon görüşmesi yapmış. Buna göre, daha başka konularda Trump ile görüşmek isteyen Adelson, Trump’ın konuyu bağış meselesiyle sınırlamasına içerlemiş. Bu yüzden de Adelson, Trump’a net bir cevap vermemiş. Binyamin Netanyahu’nun da en sıkı destekçisi olan Adelson’ın bir süre kenarda beklemeyi tercih etmesi bekleniyor. Trump’ın kampanyasının yaşayacağı para sıkışıklığının Adelson’ın elini güçlendireceği ifade ediliyor.

Çin ve Rusya’nın Kasım seçimlerine kilitlendiklerini belirtmiş idik. Nitekim Amerikan Ulusal Karşı İstihbarat ve Güvenlik Merkezi Direktörü William Evanina’nın yaptığı açıklamaya göre Rusya Biden’ın, Çin ise Trump’ın seçilmesini istemiyor. Çin’in Başkan olarak Biden’ı tercih edeceğini söyleyen Trump ise Rusya’ya karşı kendinden ‘daha sert’ bir ABD lideri olmadığını savunuyor. Açıklamayı umursamayan Trump” Biden başkan olursa, Çin ülkemizi ele geçirir” diyor. Cumhuriyetçiler seçim reklamlarında Biden’i “Pekin-Biden” olarak markalamışlardı.

Rusya’nın 2016’da Trump’ın kazanması için seçimlere müdahale ettiklerine ilişkin iddialar Özel Yetkili Savcı Robert Mueller tarafından yürütülen bir soruşturmanın konusu olmuştu. Cumhuriyetçilerse Biden’ın Başkan Yardımcılığı döneminde oğlu Hunter Biden’ın Ukrayna ile iş ilişkilerini soruşturulması için girişimlerde bulunmuşlardı. Hatırlayacak olur isek, Trump’ın Ukrayna’ya yardım için tahsis edilen fonun serbest bırakılması karşılığında Biden’lar hakkında soruşturma açılması için Ukrayna Cumhurbaşkanına baskı yaptığına dair iddialar şiddetli tartışmalara yol açmıştı. Biden’ın Başkan adayı olmasının ardından Ukrayna’da Rus yanlısı bazı isimlerin Biden aleyhinde kullanılabilecek bilgileri basına sızdırmaları bu aralar çok konuşuluyor. Demokratlar bu gelişmelerin Amerikan seçimlerinin güvenilirliğine şüphe düşürmek anlamına geldiğini savunuyorlar. Rusya ve Çin müdahale iddialarını reddediyorlar.

Biden Temmuz ayında bir bağış toplama etkinliğinde yaptığı konuşmada Rusya’yı eleştirerek “Başkan olduğumda bu suistimaller devam etmeyecek. Hiç kuşkunuz olmasın. Putin ile yüzleşeceğim. NATO’yu güçlendireceğim. Putin’e demokratik süreçlerimize müdahalenin bedelini ödeyeceklerini söyleyeceğim” demişti. Gelişmelerden de anlaşılacağı gibi Rusya ve Çin’in seçimlerden beklentileri biribirine zıt. Birinin kaybı, diğerinin kazancı anlamına geliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.