Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği araştırmasının tutarsızlıkları
Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitliği araştırmasının tutarsızlıkları
2014’ten bu yana 70’in üzerinde şirket , “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı” (BADV) projesini yürütüyor. BM, Sabancı Vakfı ve TÜSİAD bu projenin en önemli ortakları. Şirketler, projeyi toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alarak destekliyorlar. Bunu bir dava olarak görüyorlar. Bu dava görünürde kadına şiddetin önlenmesi düşüncesine dayanıyor. Gerçekte ise toplumsal cinsiyet eşitliğini hakim kılmak ve kadın meselesine çözüm olarak sunmak amacını güdüyor. Bu ön kabule dayanarak araştırmalar yapılı...
Müslüman kadının kurtarılmaya ihtiyacı var mı?
Hayat
Müslüman kadının kurtarılmaya ihtiyacı var mı?
Müslüman kadınlarla ilgili meseleler dünyanın diğer yerlerindeki kadınların meselelerinin olmadığı kadar sürekli olarak uluslararası tartışmalara konu olmakta. Bu algı asırlar geçse de Müslüman kadın için hep bir baskı aracı olarak kullanılmayı sürdürecek. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin yankılarının sürdüğü bu günlerde, konuya farklı bir bakış açısı getirmek için yenisafak.com sorunun direk muhataplarına Filistin asıllı Amerikalı Antropolog Lila Abu Lughod'un KETEBE yayınlarından çıkan kitabının adı ile sordu. 'Müslüman kadının kurtarılmaya ihtiyacı var mı?'

Yeni Şafak
Aile kurtuldu
Hayat
Aile kurtuldu
81 maddelik sözleşme hem Türk aile yapısını bozduğu, hem de eşcinselliği meşrulaştırdığı gerekçesiyle çok eleştirildi. İşte sözleşmenin tartışmalı maddeleri ve eleştiriler...
Yeni Şafak
Cinsiyet öğrenme partisi için kurduğu cihaz patlayan baba adayı hayatını kaybetti
Dünya
Cinsiyet öğrenme partisi için kurduğu cihaz patlayan baba adayı hayatını kaybetti
Son zamanlarda oldukça popüler olan cinsiyet açıklama partileri, oldukça ses getiriyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde ilginç şekillerde bebeğin cinsiyetini duyurmak için yapılan parti girişimlerinden biri, bu kez kanlı bitti. ABD’de yaşayan bir baba adayı, partide kullanmak için yaptığı cihaz patlayınca hayatını kaybetti.
Diğer
Cinsiyetçilik zihniyetiyle kendimize bakmayacağız
Cinsiyetçilik zihniyetiyle kendimize bakmayacağız
Cinsiyetçilik, cinsiyet temelinde ortaya çıkan bir ayırımcılık ve zorbalık. Kendi inanışları kendilerine yetmiyor. Bütün insanları kendileri gibi düşünmesi ve inanması için yapmadıkları şey bırakmıyorlar. Homofobi diyerek damgalıyorlar. Özgürlüğe karşı olmakla tekfir ediyorlar! Haklara karşı çıkmakla tehdit ediyorlar. Bu açıdan da cinsiyetçilik (LGBT) kendisi gibi düşünmeyen ve onlara taraftar olmayanları damgalıyor, tehdit ediyor ve ötekileştiriyor. Bir cinsiyet zorbalığı bu. Bu tutumlarıyla hâ...
Çocuklarda cinsiyet kimliğinde mağduriyet artıyor!
Hayat
Çocuklarda cinsiyet kimliğinde mağduriyet artıyor!
Günümüz toplumundaki çocuklarda cinsiyet farklılıklarına eğilim ve cinsiyet tercihi mağdurlarında istatistiki verilerin artış göstermesi nedeniyle uzmanlar, konuya dair bir konferans düzenledi.
Diğer
Cinsiyet azınlığı inşa teşebbüsleri
Cinsiyet azınlığı inşa teşebbüsleri

Azınlıklar, çoğunlukla dini ve ırki boyutlarıyla kabul edilir. Türkiye’de azınlık deyince Hristiyan ve Yahudiler akla gelir. Bizde geleneksel yaklaşım hala etkili. Lozan Antlaşması’nda da azınlık bu manada kullanılır. Bu nedenle Kürtler hiçbir zaman azınlık kabul edilmemiştir. Çünkü onlar Müslümandır, anasır-ı İslam’dır. Birleşmiş Milletler ise ırk, mezhep ve din gibi unsurlara azınlık der. Azınlık kavramını genişletir. Küreselleşme, azınlık haklarını öne çıkarıyor. Onların kolektif haklarının tanınmasını gündeme getiriyor. Çok kültürlülük tezi de bunu destekliyor. Bundan dolayı azınlıklar yoğun bir biçimde politikleşiyor.

Azınlık politikalarında hakların bireyselliği yanında kolektif boyutlar da savunulur. İnsan hakları, kolektif düzlemde de gündeme gelir. Kolektif kimlik talepleri bu haklarla birleşir. Sonuçta azınlık olgusu, çeşitli boyutları ile dünyayı ciddi manada meşgul eden bir sorun. Şimdi yeni bir azınlık olgusundan bahsediliyor: Cinsiyet azınlığı.

Cinsiyet azınlığı kavramını Birleşmiş Milletler kullanıyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ayırımcılıkla mücadele perspektifine dayanır. Her çeşit ayırımcılığı yasaklayan teminatlar oluşturmaya çalışır. Uygulanan ayırımcılık gerekçelerini listeler. Bu listelerde “diğer statüler” tabirini kullanır. Bu tabiri açık uçlu bırakır. Cinsiyet azınlıkları kavramı da bununla ilişkilendirilir.

Cinsiyet azınlıkları ile yeni bir azınlık tarzı meşrulaştırılır. Onun da diğer azınlıklar gibi çeşitli haklara sahip olması gerektiği söylenir. Evrensel haklar içine yerleştirilir. Dünya milletlerine bu haklar deklare edilir ve yine çeşitli paydaşlarla bunun teşviki yapılır. Bu hukuksal ve uluslararası meşruiyet ile piyasaya sürülen cinsiyet azınlıkları, artık dünyada yerini almaya başlar. Kimlerdir bu azınlıklar? Nasıl bir yönelimleri var? Dünyada nasıl bir destek buluyorlar? Devletlerle ve toplumlarla nasıl bir ilişkisi olacak? Bunlar BM ve AB gibi Batı dünya görüşünün cinsiyet politikalarını benimseyen kurumların destekleriyle gündemimizde olacak.

Cinsiyet azınlıkları kavramı, “cinsel yönelimleri” eril ve dişil olmanın sınırlarında kalmayanların oluşturduğu gruptur. Yani eşcinseller, lezbiyenler, pedofililer, zoofililer. vs bir azınlık haline getiriliyor. LGBT, bu azınlığın şemsiye yapısı. BM ve AB kurumlarının insan hakları, kadın hakları ve hatta çocuk hakları artık buna göre dönüşüyor. Mesela BM, Çocuk Hakları Komitesi de Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesinde “cinsel yönelim” ve “cinsiyet kimliği” ayrımı yapılarak ayırımcılık yasağı tanımlanmaktadır. Bu konuda yeterli mücadele edilmediğinden bahseder. Hatta bu komite Birleşik Krallık hakkında “uygulamada bazı çocuk grupları, örneğin… lezbiyen, gey, biseksüel ve trans(LGBT) çocukların… ayırımcılık ve toplumsal damgalanma yaşamaya devam etmeleri” hususunda kaygılarını belirtiyor. Böylece çocukların bile eşcinsel, lezbiyen tutumlarını olumlu görmekte ve korumaya çalışmaktadır.

Cinsiyet azınlıklarının küresel sermaye tarafından da yoğun bir biçimde çeşitli kampanyalar, propagandalar, filmler, sosyal medya projeleri vs. ile desteklenmesi de oldukça ilginç. Çünkü şimdiye kadar politik, dini ve kültürel azınlıklar konusunda bu şirketlerin hiçbir desteği olmadı. Sadece devletlerin, STK’ların, toplumsal hareketlerin ve entelektüellerin önemli çabaları vardı. Ancak ilginç bir biçimde dünya devi olan sermaye çevreleri şimdi açıktan açığa cinsiyet azınlıklarını destekliyor. Türkiye’de de bunu görüyoruz. Bugüne kadar beyaz burjuvazinin kültürel ve dini azınlıkları destekleyen bir tutumları olmadığı halde son bir yıldır etkili bir biçimde cinsel azınlık inşa etme yönünde büyük kampanyalar yapıyorlar. Toplumda insanların kendilerini cinsellik temelinde ayrı ve farklı bir aidiyet için yerleştirmelerini teşvik ediyorlar. Özellikle gençlerin kendilerini eşcinsel ve lezbiyenlik temelinde bir farklı grup içinde algılamalarını özgürlük ve insan hakları temelinde pazarlıyorlar.

Bu yeni azınlık inşası, hem dünyada hem de Türkiye’de önemli sorunlara gebe. Toplumu en içgüdüsel yerde farklılaştırma, çözme ve ayırma stratejisi işlenmekte. Yeni azınlık politikasında en büyük darbeyi aile alıyor. Çünkü aile, cinsel meşruiyet, sadakat, dayanışma, evlilik, beraberlik yeri olma anlamını kaybetmeye başlıyor. Evlilik ve aile kurma cazibesi azalıyor. Cinsiyet azınlıkları, aile yerine geçen farklı bir grup aidiyeti üretmeye başlıyor. Cinsiyete dayalı bir grup bilinci yükseliyor. Cinsiyetçilik, yeni bir aşamaya ulaşıyor. Trans-cinsiyet ve cinsiyet akışkanlığı popülerleşiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği küresel ideoloji haline geliyor.

LGBT devşirecek çocuk arıyor
Dünya
LGBT devşirecek çocuk arıyor
Modern dünyanın toplumsal cinsiyet projesi 'cinsiyetsizleştirmek' temelleri üzerinde kuruluyor. Cinsiyetsizlik dayatması yapan LGBT lobileri, her geçen gün 'ideolojik çete' haline dönüşüyor. Sosyal hayatta kadın ve erkek arasında farklılıkların olmadığını savunan bu görüş, bireylere özgü rol ve vazifeleri reddediyor. Bu projenin temel hedefinde ise çocuklar var. Batı ülkelerindeki bazı eğitim kurumlarında çocukları cinsiyetsizleştirme mühendisliğinden geçiren LGBT lobilerinin amaç ve hedeflerini 'Neler Oluyor'da anlattık:
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.