Meteor avcıları iş başında: Taşı kapan uzmanlara koşuyor
Hayat
Meteor avcıları iş başında: Taşı kapan uzmanlara koşuyor
Karadeniz'de geçtiğimiz günlerde gökyüzünü birkaç saniyeliğine aydınlatan ve meteor (gök taşı) düşmesi olduğu öne sürülen ışık huzmesi, heyecan yarattı. Bölgede meteor parçası düşme ihtimali üzerine çok sayıda vatandaş ilginç gördükleri taşları toplamaya başladı. Uzmanlar, meteor parçalarının son dönemde yeniden popüler olduğunnu belirterek, "Her gök taşı düşmesinde o bölgedeki insanlar, buldukları taşları 'meteor mudur' diye bize getirip sormaya çalışıyor. Hem bizim zamanımızı alıyor hem kendileri için masraf oluyor. Bunun önüne geçilmesi için ön tespit yapılmasında fayda var” dedi.
DHA
7 ayda 72 kişi sigarayı bırakınca mahallenin girişine dev tabela astılar
Gündem
7 ayda 72 kişi sigarayı bırakınca mahallenin girişine dev tabela astılar
Denizli'nin Pamukkale ilçesi Güzelpınar Mahallesi'nde yaklaşık 7 ay önce başlatılan 'Sigarasız Mahalle' projesinde bugüne kadar 72 tiryaki sigarayı bıraktı. Nüfusu 540 olan mahallede hedef ise 48 tiryakiye daha sigarayı bıraktırmak. Yarın kutlanacak olan 31 Mayıs Dünya Tütüne Hayır Günü öncesi mahallenin girişine ise 'Sigarasız Mahalle' tabelası dikildi.
IHA
Akdeniz'de petrol hamlesi: 7 bölgede arama yapmak için başvuruda bulundu
Ekonomi
Akdeniz'de petrol hamlesi: 7 bölgede arama yapmak için başvuruda bulundu
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Akdeniz’de Türk karasuları dışında sahip bulunduğu alanlar için, ilave petrol arama ruhsat sahası başvurusunda bulundu. Onay çıkması halinde 7 bölgede daha petrol aranacak.
AA
Ege'de 4,1 büyüklüğünde deprem
Gündem
Ege'de 4,1 büyüklüğünde deprem
Ege Denizi'nde 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem Muğla'nın Datça ilçesine 136 kilometre uzaklıkta gerçekleşti.
AA
Belek'te 11 deniz kaplumbağası ölü bulundu
Gündem
Belek'te 11 deniz kaplumbağası ölü bulundu
Nesli tehlike altındaki türlerden caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağalarının Akdeniz havzasının en büyük yuvalama alanı olan Antalya'nın Belek sahillerinde, bu yıl 11 ölü deniz kaplumbağası sahile vurdu. Ölümlere, balıkçıların denize bıraktığı ağ ve misinalar ile tekne pervanelerinin neden olduğu bildirildi.
DHA
* Onlar; İstanbul sokaklarına “Zulüm 1453’te başladı” yazdı. * Biz; Ayasofya’da Fetih Suresi okumaya başladık. * Onlar; Akdeniz’de, Libya’da, Ankara’da tuzaklar kurdu, ‘Türkiye Ekseni’ne savaş açtı. * Biz; coğrafyanın her yerinde savunma kalkanları inşa ettik. * Onlar; solcu, liberal, İslâmcıydı. Hepsi toplandı, vesayetçi oldu. * Biz; sadece Türkiye’ydik.. Sesi ve hızıydık, öfkesiydik..
* Onlar; İstanbul sokaklarına “Zulüm 1453’te başladı” yazdı. * Biz; Ayasofya’da Fetih Suresi okumaya başladık. * Onlar; Akdeniz’de, Libya’da, Ankara’da tuzaklar kurdu, ‘Türkiye Ekseni’ne savaş açtı. * Biz; coğrafyanın her yerinde savunma kalkanları inşa ettik. * Onlar; solcu, liberal, İslâmcıydı. Hepsi toplandı, vesayetçi oldu. * Biz; sadece Türkiye’ydik.. Sesi ve hızıydık, öfkesiydik..

Onlar; İstanbul sokaklarına “Zulüm 1453’te başladı” yazdı.

Biz; Ayasofya “Camii”nde Fetih Suresi’ni okumaya başladık.

Onlar; Türkiye’yi yeniden o dar alana, yüz yıl önceki sömürge haritasına sıkıştırmaya kalkıştılar.

Biz; sınırlarımızın dışına taştık, ötelere ulaştık, coğrafyayı ülke ülke, adım adım dolaşmaya başladık.

Onlar; içeride cepheler, ittifaklar kurdular, örtülü planlar uyguladılar.

Biz; içeride, dışarıda, Anadolu’nun dağlarında, sınırlarımızın sıfır noktasında, coğrafyamızın her köşesinde, denizlerde, çöllerde, kavşaklarda, hafızamızın ve hatıramızın ulaşabildiği her yerde savunma hatları inşa ettik.

Onlar; “Türkiye’yi durdurmaya” çalıştı. Biz; “Selçuklu, Osmanlı, Türkiye” dedik.

Onlar; terörle, darbe ile, iç işgal senaryolarıyla, dışarıdan müdahalelerle, ekonomik ambargolarla, siyasi krizlerle, iç savaş planlarıyla, post-truth söylemlerle, toplumsal hafızayı iğfal etmekle, zihinsel terörle “Türkiye’yi durdurmaya” çalıştılar.

Biz; “Tarih döndü” dedik. “Yeni Yükseliş Çağı başladı” dedik. Selçuklu’yu, Osmanlı’yı, Cumhuriyet’i kaynaştırdık, bugüne çağırdık. Bu zenginlik, birikim, güç üzerinden yeni bir güç inşa etmeye başladık. “Artık Türkiye durdurulamaz” dedik. Bunu içeriye, dışarıya, çevremize, dostumuza, düşmanımıza, bütün dünyaya haykırdık.

Onlar; Akdeniz’de, Libya’da, Ankara’da tuzaklar kurdu, Biz; savunma hatları inşa ettik.

Onlar; Akdeniz’de tuzak kurdular. Karadeniz’de tuzak kurdular. Kızıldeniz’de tuzak kurdular. Libya’da, Suriye’de tuzak kurdular. Avrupa başkentlerinde Ankara’da tuzak kurdular.

Biz; bütün tuzaklarını bozduk. Bütün tuzaklarına direndik. Sağlam durduk. Korkmadık, yılmadık, eğilmedik, diz çökmedik, teslim olmadık. Onların tuzak kurduğu her yere kendi kalemizi, direnç adalarımızı inşa ettik. Onların saldırdığı her yerde, savunmaya değil, taarruza geçtik.

Onlar “biz” olanı hiç sevmedi, ‘Türkiye Ekseni’ne savaş açtı. Biz oraya demir attık, direndik.

Onlar; “Türkiye Ekseni”ne savaş açtı. Siyaseti, ekonomiyi, terörü, dış müdahaleyi bu amaçla kullandı. Kimi bu ülkenin Meclis’ini bombaladı. Kimi bu aziz milleti bombaladı. Kimi onlarla gizli gizli ittifaklar yaptı, makamlar bekledi.

Yerli olanı, biz olanı, Türkiyeli olanı hiç sevmedi. Anlamsızlaştırmaya, zayıflatmaya, sulandırmaya çalıştı. Bu amaçla herkesle işbirliği yaptı. Herkesle ortaklık kurdu.

Biz; “Türkiye Ekseni”nin yüzyıllar sonra gelen bir nefes olduğunu, bir çıkış olduğunu, bir yükseliş olduğunu, tarihe ve coğrafyaya dönüş olduğunu bildik. Dünyayı okuduk, Türkiye’yi okuduk, ona inandık, güvendik, güç verdik. Türkiye Ekseni’ne demir attık. Bütün mücadeleyi bu eksende yürüttük.

Onlar; Türkiye’ye kurşun sıktı, Biz; “Acımasız Direniş’i yaydık.

Onlar; Türkiye nereye giderse karşı safta yer aldı. Türkiye’ye kim saldırırsa onlarla ortaklık kurdu. Onların dilini, onların tezini, onların silahını kullandı. Onların yanında durup Türkiye’ye ateş etti.

Biz; kıyasıya, amansız bir hesaplaşma için donandık. Düşman ne kadar güçlü olursa olsun, ne kadar çok olursa olsun, fırtına ne şiddette eserse essin, ayaklarımız sağlam, dizlerimiz titremeden sesimiz kısılmadan “acımasız direniş”i devam ettirdik.

Onlar; Türkiye’yi yalnız bıraktı, saf değiştirdi, yer değiştirdi. Biz; mevzileri hiç terk etmedik..

Onlar; yüz yıl öncenin vesayet geleneğini, damarını, genetiğini yeniden bugünlere taşımak istediler. “Türkiye Ekseni” güçlenir güçlenmez saf değiştirdiler, yer değiştirdiler, kendilerine gösterilen yerlere koştular. Türkiye’yi yalnız bıraktılar.

Biz; bu ülkeye inananlar, bu millete güvenenler, tarih ve coğrafya kimliğine sahip çıkanlar, mevzileri terk etmedik. Terk etmek aklımızdan bile geçmedi. Mücadeleyi içeriden dışarıya, sınırlardan coğrafyaya genişlettik.

Onlar; solcu, liberal, İslâmcıydı. Hepsi toplandı, vesayetçi yapıldı. Biz; sadece Türkiye’ydik.. Sesi ve hızıydık, öfkesiydik.

Onlar; bir zamanlar solcuydu, sağcıydı, milliyetçiydi, muhafazakârdı, İslâmcıydı, liberaldi. Şimdi bütün bu ayırımlar kalktı. Tek kimlik etrafında toplandılar. Türkiye’ye karşı Avrupa’nın, ABD’nin, Arap rejimlerinin yanında, yüz yıl önceki vesayetçi cephede toplandılar.

Biz; sadece Türkiye’ydik. Dünya bir araya gelse, 1. Dünya Savaşı yeniden yaşansa, Çanakkale yeniden yaşansa biz oyuz, o kalacağız.

Çünkü biz, sesimizi, nefesimizi, hızımızı, sevincimizi ve öfkemizi bu topraklarda biriktirdik. Çünkü biz, Türkiye’yi de, coğrafyayı da, ABD ve Avrupa’yı da, Rusya ve Çin’i de bu topraklardan bakarak görüyoruz.

Onlar; “salgında ne kadar insan ölürse bize iktidar doğar” dediler.

Onlar; dünyayı kasıp kavuran salgın günlerinde bile, Türkiye’ye vurdu. Sendelesin, tökezlesin, iflas etsin, çaresiz kalsın istedi. Bu zor günlerde yine ülkenin yanında olmadı. Güçlerinin yetmediği yerde moral bozmaya, toplumsal psikolojiyi yaralamaya çalıştı.

“Erdoğan yıpransın, Türkiye’nin ekonomisi çöksün, toplumsal dayanışması kırılsın ve bize iktidar yolu görünsün” dedi. Milletimizin çöküşü, insanımızın ölümü üzerinden hesap yaptılar.

Biz, yani Türkiye, Ayasofya’da Fetih Suresi okuyor şimdi..

Biz; yani Türkiye, yani bu ülkeye inananlar ise, hem onlara hem bütün dünyaya; güçlü bir liderlik, sağlam bir devlet, sabırlı ve dirençli bir millet, müthiş bir dayanışma ve koordinasyon örneği sunduk.

Kendimizi koruduk, dünyanın yardımına koştuk.

Onlar “Türkiye çökecek” diye beklerken dünya yıldızlaşan bir ülkeye tanık oldu.

Tarihi, bugünleri doğru okuyan, doğru yerde duran, Türkiye’yi alkışlamayı bilenler yapacak.

Onlar; “Zulüm 1453’te başladı” diyenlerle aynı safta olsun.

Biz Ayasofya “Camii”nde Fetih Suresi okumaya başladık bile.

Türk tanker uçağından, B-1 tipi ABD uçağına havada yakıt ikmali yapıldığı anlar kamerada
Ekonomi
Türk tanker uçağından, B-1 tipi ABD uçağına havada yakıt ikmali yapıldığı anlar kamerada
Müttefik ülkeler arasındaki askeri işbirliği kapsamında, Karadeniz'de uçuş gerçekleştiren ABD'ye ait 2 adet B-1 uçağına, Türk tanker uçakları ile havada yakıt ikmali desteği verildi. Havada yakıt ikmali yapıldığı anlar Milli Savunma Bakanlığının twitter hesabı üzerinden yayınlandı.
Yeni Şafak
Mustafa Yumlu 2 yıllık imzayı atıyor
Spor
Mustafa Yumlu 2 yıllık imzayı atıyor
Süper Lig ekiplerinden Yukatel Denizlispor, sözleşmesi sezon sonunda bitecek tecrübeli stoperi Mustafa Yumlu ile prensipte anlaşma sağladı.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.