* 7 ülkenin askeri Fırat’ın Doğu’suna gönderilecek.. * Türkiye’miz yüz yıl sonra bir kez daha kuşatılacak.. * Durum acildir, vahimdir. Müdahale hemen yapılmalı. Yoksa bir daha yapılamaz!..
* 7 ülkenin askeri Fırat’ın Doğu’suna gönderilecek.. * Türkiye’miz yüz yıl sonra bir kez daha kuşatılacak.. * Durum acildir, vahimdir. Müdahale hemen yapılmalı. Yoksa bir daha yapılamaz!..
Fırat’ın Doğu’suna “çokuluslu güç” yerleştirilirse Türkiye ne yapacak? Bir adım atma, o bölgede yükselen tehlike ile mücadele etme, ülkenin sınırlarını koruma imkânı kalacak mı? Çok acil bir şeyler düşünülmeli, çok acil harekete geçilmelidir.Video: * 7 ülkenin askeri Fırat’ın Doğu’suna gönderilecek.. * Türkiye’miz yüz yıl sonra bir kez daha kuşatılacak.. * Durum acildir, vahimdir. Müdahale hemen yapılmalı. Yoksa bir daha yapılamaz!..Peki neden? Ne oluyor?Fırat’ın Doğu’su Türkiye için bir gelecek meselesidir. Ülkemiz için en yakın ve en büyük tehdittir. Bu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik irade ve eylemi akamete uğratmak, bu yönde sinsiliklere başvurmak, bu amaçla bölgedeki bazı ülkelerle ve projenin mimarlarıyla iş tutmak da en az o kadar büyük bir tehdittir.“Türkiye cephesi”ni dağıtmak açık bir istiklal mücadelesidir Asıl “bekâ meselesi” budur..İran sınırından Akdeniz’e uzanan ve sistematik bir şekilde inşa edilen “Türkiye Cephesi” tehdidini hafife almak, sulandırmak, gözlerden uzak tutmak, Türkiye’yi bu tehditle mücadelede etkisizleştirmek, oyalamak, önümüze çok ağır faturalar koyacaktır.Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonu ile Akdeniz kapısı kapatılan “koridor” projesi aynen orada durmaktadır. Doğu kapısı, boydan boya bütün o kuşak terör örgütleri ve bölge dışı güçlerin işgali altındadır. Niyetleri bellidir, hedefleri tartışmasız Türkiye’dir. Bugünkü bölgesel konjonktürde ülkenin savunması, geleceğinin güvence altına alınması bu kuşağın dağıtılmasıdır. Asıl bekâ meselesi budur.Türkiye’yi yüz yıl sonra bir kez daha kuşatmak…ABD’nin çekileceği taahhüdü sadece bir oyalamadır. Suriye savaşı aslında bu proje için çıkarılmış, Türkiye’nin Arap-İslâm dünyasıyla bütün bağlarını koparmak için planlanmış, Türkiye’nin boydan boya bütün güney bölgesinden “çevrelenmesi” esas alınmıştır. Bu, bir kuşatma planıdır. Yüz yıl önce karşımızda olan herkes şimdi bu kuşatmaya katılmaktadır.Hal böyle iken, Fırat’ın Doğu’su ve bu bölgeden gelen, daha da artacak olan doğrudan ülkemizi hedef alan tehditle mücadele açık bir bekâ meselesidir.Başından beri şu ilkeyi savundum: Bu kuşağa; “hiçbir bölge dışı gücün ya da hiçbir örgütün hâkim olamaması” şarttır. Bunun dışındaki bütün ihtimaller Türkiye için yıkım olacaktır.Mesele terör meselesi değil. Büyük bir yıkım planı var..Mesele PKK meselesi değildir. Mesele terör meselesi de değildir. Mesele etnik bir mesele hiç değildir. Bu kuşakta çokuluslu bir işgal vardır, bu işgal her geçen gün daha da güçlenecek ve müdahale edilemez hale getirilecektir.İran sınırından Akdeniz’e uzanacak, zamanla Hazar’ı Basra Körfezi’ne bağlayacak, Doğu Karadeniz’e uzanacak çok büyük bir jeopolitik plan uygulanmaktadır.Kızıldeniz-Basra Körfezi, Karadeniz-Akdeniz koridorları üzerinde ciddi kafa yormak lazımdır. Terörün ve çokuluslu işgalci güçlerin dikkatlerini hangi bölgelere, noktalara yoğunlaştırdığını çok iyi izlemek lazımdır.Muhalefet cephesi ‘çokuluslu işgal’le iş tutuyor. Bu vahimdir!Maalesef Türkiye’de bazı siyasi çevreler bu tehlikeyi gözden ırak tutmak için inanılmaz bir çaba sarfediyor. 31 Mart yerel seçimleri için kurulan muhalefet ittifakının böyle bir gündemi yoktur. Onların bu yaklaşımı ile çokuluslu işgal cephesinin ve onların içeride iş tuttuğu çevrelerin tutumları birbiriyle örtüşmektedir.Türkiye, Afrin operasyonundan hemen sonra Fırat’ın Doğu’suna yönelmeliydi. Bedeli ne olursa olsun yönelmeliydi. Oyalama taktiklerine kulak asmamalıydı. Zor olduğunu, meselenin çok karmaşık olduğunu, Suriye krizinin bölgesel hatta küresel bir kriz olduğunu biliyoruz. Ama “zor oyunu bozar” dışında, “oyun sahada kurulur” dışında hiçbir seçeneğimizin olmadığını bilmeliyiz.Hem dışarıdan hem içeriden oyalama taktiği: Zihnimiz net…Her müdahale girişimi aynı merkezler, aynı çevreler tarafından fraklı farklı tekliflerle, önerilerle geciktirildi. Oyalama taktikleri hem dışarıdan hem içeriden yürütüldü. Bu konuda kimlerin ne yaptıklarına dair zihnim o kadar berrak ki.. Her şey gözlerimizin önünde oldu, oluyor.Gecikmenin “ölümcül imkânsızlıklar doğuracağı” biliniyordu. Şimdi oraya doğru gidiyoruz. Ülkemizin geleceği için en büyük tehdidi ortadan kaldırmaya dönük acilen çok acilen bir girişim başlatılmalıdır. O zaman içerideki “karşıtlar” da nasıl net biçimde ortaya çıkacak, göreceksiniz.7 ülkenin askeri Fırat’ın Doğu’suna gönderilecek. Peki, bunun anlamı ne?Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın bölgesel desteği, ABD’nin öncülüğü ile şimdi o kuşağa çokuluslu güç yerleştirme planı devreye alınıyor. İngiltere, Almanya, Fransa, Mısır ve Ürdün de asker gönderecek.Washington’da DEAŞ’la mücadele toplantısı sırasında bu yedi ülke ayrı bir toplantı yaparak böyle bir karar aldı. Bunu da ABD Dışişleri üzerinden duyurdu. Eğer bu gerçekleşirse Fırat’ın Doğu’suna yedi ülkenin askeri yerleşirse Türkiye için asıl tehlike o zaman başlamış demektir.Yakında terör saldırılarına, Türkiye’yi vurmaya başlarlarBu bölgeyi Suriye’ye asla bırakmayacaklar. Bu bölgeyi Türkiye’nin müdahalesine bırakmayacaklar. Burada korudukları öyle sanıldığı gibi PKK değil. Bir harita oluşturmada, bir çokuluslu işgalde son aşamaya geçilmiş olacak.Şimdiye kadar ABD vardı şimdi yedi ülke olacak. Türkiye’nin eli kolu bağlanacak. Sonra ne olacak, biliyor musunuz? O “Cehphe”den Türkiye’yi istikrarsızlaştırma süreci başlatılacak.Artık terör saldırıları mı dersiniz, iç politik müdahaleler mi dersiniz. Türkiye’yi sınırının sıfır noktasına hapsetme mi dersiniz, “Afrin’den çık” yaygaraları mı dersiniz…Bedeli ne olursa olsun..Yıllarca burada, “Bedeli ne olursa olsun, intihar anlamına bile gelse bu müdahale yapılmalıdır. Geciken her gün müdahale imkansızlaşacaktır” diye yazıp durduk. Bu sonuç görünüyordu, buralara gelineceği biliniyordu.Bu yüzden de “Suriye’nin kuzeyindeki yabancı işgale karşı Türkiye, İran, Rusya hatta Suriye yönetimi omuz omuza mücadele etmek zorunda bile kalabilir” cümlesini bile kullandım.Ordu bu gece girmeli.. Daha ötesi yok, bir daha olmayacak..Yedi ülkenin oraya gelişi, Suriye’nin kuzeyini işgalin dışında, Türkiye’yi savunmasız bırakmaya, savunma hatlarını kilitlemeye, kendimizi koruyamaz hale getirmeye ayarlıdır. O bölge artık Suriye meselesi değildir. O bölge artık Suriye bile değildir. O bölge Türkiye’yi kuşatma cephesidir.Yapılacak tek bir şey, atılacak tek bir adım kaldı: Söz konusu yedi ülke, Suriye’nin kuzeyine, Fırat’ın Doğu’suna asker yerleştirmeden Türkiye’nin acil ve tereddütsüz müdahalesi. Bu yapılmazsa bir daha asla yapılamayacak. O zaman da savaşın Türkiye içlerine nasıl taşındığını hep birlikte izleyeceğiz.Durum vahimdir. Türk Silahlı Kuvvetleri, ÖSO ile birlikte, bir gün bile beklemeden müdahaleye başlamalıdır. Mümkünse bu gece.Yüz yıl sonra yeniden Sivas’tan başlamak.. Türkiye cephesini açıyorlar, uyanın..Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün Sivas’tan verdiği mesajlara bakıyorum. Yüz yıl sonra bir kez daha Sivas’tan başlamanın, aynı sözleri dile getirmenin anlamını düşünüyorum.Tehlikenin büyüklüğünü, mücadelenin büyüklüğünü görüyorum. İşin vahametini, bazı siyasi çevrelerin aymazlığını ve bencilliğini izliyorum.Siz bunu bir seçim kampanyası konuşması mı sanıyorsunuz? İç işgalcilerin zihin karartmalarına dikkat edin. Bu ülkenin ekseni, siyasi genetiğine kulak verin. Coğrafyaya bakın. Her şey apaçık ortada.Fırat’ın Doğu’suna yedi ülkenin asker çıkarması, Türkiye savaşının ilk cephesinin açılmasıdır. Uyanın!
* Bolton, o harita bu ülkeye sökmez * Bunlar son oyalama taktikleriniz olsun * Biz, “Türkiye Ekseni”ne inanıyoruz * Fırat’ın Doğu’suna müdahale şarttır
* Bolton, o harita bu ülkeye sökmez * Bunlar son oyalama taktikleriniz olsun * Biz, “Türkiye Ekseni”ne inanıyoruz * Fırat’ın Doğu’suna müdahale şarttır
Son oyalama taktiği olsun bu!Türkiye’yi hem bölgeden hem Batı’dan hem içeriden durdurmaya dönük son manevraları bu olsun!Fırat’ın Doğu’suna operasyonu engellemeye dönük son yalanları, son taktikleri bu olsun.PKK’yı stratejik ortak ilan eden ABD ve İsrail’in bu ülkeyi küçük düşürmeye, hafife almaya, Suriye’nin kuzeyinde “Türkiye Cephesi” açmaya dönük artık alenileşen projelerini “dostluk” adı altında yürütmeye dönük son girişimleri olsun.Video: * Bolton, o harita bu ülkeye sökmez * Bunlar son oyalama taktikleriniz olsun * Biz, “Türkiye Ekseni”ne inanıyoruz * Fırat’ın Doğu’suna müdahale şarttırBiz “Türkiye Ekseni”ne inanıyoruz. Ayar verme, oyalama dönemi geçti.Terör üzerinden bu ülkeye ayar vermeye, bütün bölgeyi Türkiye karşıtı bir eksene çekmeye, milletimizi Araplar ve Kürtlerle düşman etmeye, coğrafyamızı kalın duvarlarla bölgeye, zihinlerimizi formatlamaya, bu ülkeyi yüz yıl sonra bir kez daha Anadolu’ya hapsetmeye dönük o bitmek tükenmek bilmez projelerinin son çıkışı bu olsun.Biz “Türkiye Ekseni”ne inanıyoruz. Biz, Müslüman dünyanın her köşesinde, coğrafyamızın her sokağında bir ortak, bağımsız siyasi dilin gelişmesine, yeni bir tarih yükselişine inanıyoruz.ABD, İngiltere, İsrail ya da Çin: Bu ülkeyi kurban vermeyeceğiz!Biz, bu ülkenin güvenlik sorunlarının, gelecek hesaplarının yüzlerce yıllık tarihi derinlikten güç alıp geleceğe yürümesine, hiçbir şekilde başkalarının inisiyatifine terkedilmemesi gerektiğine inanıyoruz.Biz, ABD’nin, İngiltere’nin, İsrail’in, Rusya’nın ya da Çin’in, küresel hesaplarına bu ülkeyi kurban etmelerine asla izin vermeyeceğiz. Coğrafyamızı, geçmişimizi ve geleceğimizi, acılarımızı ve inançlarımızı kullanmalarına asla izin vermeyeceğiz. Onlar adına savaşmayacak, onlar adına silah kullanmayacak, onların güç hesaplaşmalarının aparatı olmayacağız.Suriye savaşı sadece bu proje için başlatılmıştır..Suriye’nin kuzeyindeki proje, bir harita planıdır. PKK bu amaçla kullanılan bir aparat, bir dış tehdittir. Açık söyleyeyim; Suriye savaşı sadece bu proje için başlatılmıştır. Suriye savaşı Suriye halkını Baas rejiminden kurtarma niyetiyle başlatılmamıştır.Türkiye ile Arap dünyası arasına bir tampon bölge oluşturmak, yüzlerce kilometre uzunluğunda bir “Türkiye Cephesi” kurmak için başlatılmıştır. Bu kuşaktaki demografik tasfiyenin amacı da budur.BAE’li Muhammed Bin Zaid ile Suudi Muhammed Bin Selman üzerinden yürütülen çalışma, Türkiye düşmanlığı tezi de bundandır, bu projenin parçasıdır.John Bolton, Sen kimi kandırıyorsun!Trump, Suriye’den ABD askerlerinin çekilmesi sözünü verdi. ABD yerleşik sistemi, bu projenin mimarları kesinlikle Trump’ın sözlerini uygulamayacak. Sulandıracak, dolambaçlı yollardan gidecek, çekilmeyi boşa çıkaracak yeni tehditler üretecek, Türkiye’yi oyalayacak ama asla projeden vazgeçmeyecek.Çünkü bu, Türkiye’yi durdurmaya, Arap dünyasını parçalamaya, büyük bölgesel çatışma planını uygulamaya dönük, 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana devam eden projenin parçasıdır.John Bolton ve ekibi Ankara’ya sadece “oyalama” amaçlı gelmiştir. Fırat’ın Doğu’sunu güvenceye alma amaçlı gelmiştir. PKK’yı koruma amaçlı gelmiştir. Söylediklerinin tam tersine DEAŞ’ı koruma amaçlı gelmiştir.Akdeniz’den İran sınırına kadar “Güvenlik Kalkanı..”Türkiye sınırlarını, güvenliğini, bölgesel geleceğini, coğrafyasını sadece kendi gücüyle, bileğinin hakkıyla koruyabilir. Bu hak, bu sorumluluk, bu imtiyaz hiçbir güce, hiçbir uluslararası teşkilata, hiçbir müttefike havale edilemez. O “müttefik” dediğimiz çevreler zaten o projenin mimarlarıdır.Türkiye, kendini sınırlarının sıfır noktasında asla savunamaz. Bu mümkün değildir. Akdeniz’den İran sınırına kadar koridor açmak isteyenlere karşı, Akdeniz’den İran sınırına kadar sınırımızın dışında bir güvenlik kalkanı oluşturma dışında hiçbir savunma stratejimiz, bölgenin geldiği durum itibariyle, anlamlı değildir.Binlerce kilometreden gelip akıl veremezsiniz.. O dönem çoktan kapandı..Binlerce kilometre öteden sınırlarımıza akın edenler bize akıl veremez. Ankara’da masaya harita koyanlara kendi haritalarımızı raflardan indirerek cevap vermek zorundayız. Suriye’nin ve Irak’ın bütünlüğünü sağlamak, bu yönde çaba harcamak zorundayız. Irak ve Suriye parçalandığında “Türkiye Savaşı”nın çıkarılacağını bilmek zorundayız.Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünkü grup konuşmasında gayet açıklıkla bütün bunları anlattı. Bizi Mümbiç’te oyalıyorlar, biliyoruz, dedi. Fırat’ın Doğu’suna müdahale yakında başlayacak, dedi. Ama Erdoğan’ın sözlerine karşı içeride de bir direncin olduğu, birilerinin “projenin devamından yana” hareket halinde olduğu biliniyor artık.“Türkiye Ekseni” dışında hiçbir geleceğimiz olmayacak. Bunu bugün anlamayanlar yarın mutlaka anlayacak.Ne zaman Fırat’ın Doğu’su gündeme gelse, böyle oluyorTürkiye ne zaman Fırat’ın Doğu’suna girmeye kalkışsa; ABD hemen harekete geçer; “Mümbiç’ten çekiliyoruz, PKK bölgeden gidecek” der. “Suriye’nin kuzeyinden çekiliyoruz ama bu zaman alacak, koordinasyon içinde olalım” der.Bir anda Arap düşmanlığı yaygarası başlar. Bir anda DEAŞ tartışmaları ya da saldırıları ayyuka çıkar. Bir anda Suudi ve BAE askerleri bölgeye gelmeye kalkışır. Ya da Türkiye toplumunun hassasiyetlerini istismar edecek, ülkeyi zor durumda bırakacak başka meseleler devreye girer.Bugün aynı durumdayız. Kartların yeniden karıldığı, hamurun yeniden yoğrulduğu dönemdeyiz. Sanki bütün ülkeler, örgütler, çevreler Türkiye’yi durdurmak için seferber olmuş durumda. Ama biz sapasağlam, her zamankinden güçlü ayaktayız.Zor oyunu bozar dönemi. Ve oyun böyle bozulacakDurduracaklar mı? Durduramamalılar…Kaybettiğimiz her gün, fatura çok daha ağırlaşmaktadır. Oyun ortada ve bizce biliniyor. Zor oyunu bozar dönemindeyiz. Hiç bir güç, Türkiye’nin açık müdahalesinin karşısında durma imkanına sahip değildir.Bolton ya da ortakları, ABD ya da İsrail, iki Veliaht ya da içerideki yeni tür vesayetçiler, Türkiye’yi durdurma imkanına sahip olamamalıdır.Çünkü bir Anadolu, bir coğrafya, bir gelecek mücadelesi veriyoruz. Bugün atmadığımız adımların 21. yüzyıla dönük çok ağır sonuçları olacak ve geri dönüş imkanı da kalmayacaktır.Fırat’ın Doğu’suna müdahale şarttır…Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna müdahale dışında hiçbir seçeneği yoktur. Bu, üç yıl önce de böyleydi, bu on yıl sonra da böyle olacaktır. Bu gerçek asla değişmeyecektir.Yanlarında getirdikleri teklifleri ve harita taslaklarını Bolton ve ekibine “yedirme” dışında hiç bir seçeneğimiz yoktur. Asil olan, yüzlerce yıllık siyasi genetiğe uygun olan da budur.Türkiye bunu yapacaktır… Bunu yaparken bölgedeki Türkiye karşıtlarına da, “iç işgalcilere” de en doğru cevabı vermiş olacaktır.Bu ülkenin gelecek garantisi şudur. İran sınırından Akdeniz’e kadar, Türkiye’nin güneyinde, Suriye sınırları içinde hiçbir bölge dışı ülke ya da hiçbir örgüt hakim olamamalıdır. Bu kuşak Türkiye’nin güvenlik kuşağıdır, gelecek kuşağıdır.
Türkiye oyunu bozdu!
Gündem
Türkiye oyunu bozdu!
Yüzyıllardır Ortadoğu'da oynan oyuna tarihten bu yana müsaade etmeyen Türkiye yine oynan oyunu bozdu! Önce Kürtleri ardında da Türkleri dağıtıp paramparça etmek istiyorlardı. Batı'nın hedefi 30 yıl içerisinde Türkiye'yi parçalamak şimdi yaşananlarda bunun bir parçası
Diğer
2 altın madalyalı Kayseri komandosu Güneydoğu’da
Gündem
2 altın madalyalı Kayseri komandosu Güneydoğu’da
Türk Silahlı Kuvvetlerinin sancağında 2 altın madalya bulunan gerçek silah ve mühimmatla sık sık tatbikat yapan Kayseri 1'inci Komando Tugayı'ndaki askerler, Güneydoğu'da konuşlandırıldı.
DHA
Refah paketi hazır
Ekonomi
Refah paketi hazır
Doğu ve Güneydoğu’daki 23 ilin refah seviyesini yükseltecek yatırım seferberliği çalışmalarında sona gelindi. Program kapsamında 3 bin 380 başvuru yapıldı.
Yeni Şafak
PKK Doğu’dan, Aydın Doğan Batı’dan vuruyor
Gündem
PKK Doğu’dan, Aydın Doğan Batı’dan vuruyor
Dağlıca'da on altı askerimiz şehit oldu. Iğdır'da on üç polisimiz şehit oldu. Ne demişti o “ölü sevici"; “Asker de polis de yenilecek, PKK kazanacak." İşte o sözlerden bir gün sonra Dağlıca'da askerlerimiz, iki gün sonra Iğdır'da polislerimiz şehit edildi.Tam da söylediği gibi..“Türkiye saldırı altında" derken, “bu terör değil, bir işgal girişimi" derken, birilerinin “Evet, vakit geldi. Türkiye cephesini açın" talimatı verdiğini söylerken medyadaki dile, siyasetteki dile ve terör saldırıları arasındaki ilişkiye dikkat çekerken bunları kastediyordum.İbrahim Karagül'ün 10.09.2015 tarihli yazısının tamamını okumak için tıklayın
Tvnet
Ferahlık veren  lezzet: Nane
Hayat
Ferahlık veren lezzet: Nane
Serinleten ve mideyi rahatlatan nane hoş aromasıyla da sofralarımızın vazgeçilmezlerinden. Tadı ve kokusuyla sevilen naneyle bu hafta birbirinden lezzetli iki tarif deniyoruz: Naneli Raita ve Naneli Krema.
Yeni Şafak
Kardeşliğin teminatıyız: Kanaat önderleri genel merkezde
Gündem
Kardeşliğin teminatıyız: Kanaat önderleri genel merkezde
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Türkiye'de birliğin, beraberliğin, kardeşliğin teminatı bir siyasi hareket olduklarını söyledi. Genel Merkez binasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun kanaat önderleriyle bir araya gelen Kurtulmuş, “Sizlerin de birliği, bütünlüğü, beraberliği, kardeşliği temsil ettiğinizi biliyoruz” dedi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.