Alkollü şahıs araba çarptı diye sahte ihbarda bulunup getirildiği hastanede doktora saldırarak ortalığı birbirine kattı
Gündem
Alkollü şahıs araba çarptı diye sahte ihbarda bulunup getirildiği hastanede doktora saldırarak ortalığı birbirine kattı
Elazığ'da, polisi arayıp, kendisine araba çarptığını söyleyen, ancak alkollü olduğu kazaya karışmadığı belirlenen 40 yaşındaki Tayfun Kızıl, götürüldüğü hastanede, gürültü yaptığı için kendisini uyaran doktora yumrukla saldırdı. Doktor yaralanırken, Kızıl tutuklandı.
DHA
Op. Dr. Hüseyin Kandulu Liposuction Nedir ve Yöntemleri Nelerdir anlatıyor
Op. Dr. Hüseyin Kandulu Liposuction Nedir ve Yöntemleri Nelerdir anlatıyor
Liposuction hakkında tüm merak edilenleri Op. Dr. Hüseyin Kandulu anlatıyor.
Diğer
Profesör Doktor Asaf Ataseven
Profesör Doktor Asaf Ataseven

Bundan on iki yıl önce Hakk’ın rahmetine kavuşan Prof. Dr. Âsâf Ataseven, üç önemli özelliğe ve güzelliğe sahipti. Merhum hem mütedeyyindi, hem mesleğinde mahirdi, hem de tarihe ve kültüre âşina idi. Geçen pazar açılışı yapılan bir hastahaneye onun adının verilmesi son derece isabetli olmuştur, bu karardan dolayı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunmak da bizim üzerimize bir vecibedir.

Merhumun vefatından birkaç yıl önce kendisiyle yaptığım bir röportajın metnini bu vesileyle ve teberrüken siz değerli okuyucularıma takdim ediyorum.

İnsanlar hayattayken güzel mekânlarda oturmayı, iyi insanlara komşu olmayı tercih ettikleri gibi, öldükten sonra da tarihi mezarlıklara, büyük zatların çok olduğu kabristanlara gömülmeyi istiyorlar. Böyle insani bir arzunun gereği olarak bazı kimseler vefatlarından önce kabirlerini hazırlıyorlar. Merhum Âsâf Ataseven de ölmeden önce kendine kabir hazırlayanlardan biriydi. Berzah âleminde de, Efendimiz’in Sancakdarı’na komşu olabilmek için tarihi Eyüb Sultan Kabristanı’ndaki uhrevi mekanını yıllar önceden hazırlamıştı. Burası bir aile makberesiydi. Meşhur Piyet Loti Kahvesi’ne çok yakın olup yolun solunda bulunuyordu. Ne zaman buradan geçsem, ibretli gözlerle bu boş mezarlara bakar, hoş düşüncelere dalar, dünyevi arzuların ne kadar nâhoş olduğunu hatırlamaya çalışırdım. Hemen belirteyim ki, kendisine mezar hazırlayan Âsâf Hoca, aynı zamandan kendini mezara hazırlayan, bu konuda azami gayret gösteren bahtiyarlardandı. İslami inancından, manevi değerlerinden asla taviz vermeyen Âsâf Bey, tam bir tabib-i hazıktı. Yani maddi ve manevi doktordu. Cerrahlık mesleğinin hakkını tam anlamıyla yerine getiriyordu. Adı, Vakıf Gureba Hastahanesi ile özdeş hale gelmişti. Bu tarihi şifa evinin uzun yıllar başhekimliğini yaptı. Üstün hizmetleriyle hem meslekdaşlarının, hem personelin hayranlığını kazandı. Bezm-i Âlem Valide Sultan’ın hayır eseri olan bu tarihi hastahane hakkında bir de eser hazırladığını yakından biliyorum. Fakirden de konuyla ilgili belge ve bilgi talebinde bulunmuştu. Âsâf Bey, şifa dağıtmak için sadece görev yaptığı hastahane ile yetinmez, bazı hastaların bizzat ayağına kadar giderdi. Merhume annemi muayene etmek için bizim fakirhaneyi de şereflendirmişti.

Âsâf Bey, aynı zamanda kalem erbabı idi. Çeşitli dergilerde ve gazetelerde mesleğiyle ilgili yazılar yayımladığı gibi, Tıbb-ı Nebevi ile de yakından meşgul oldu. Peygamberimiz’in sağlıkla ilgili tavsiyelerini, bu konudaki hadis-i şerifleri yakından inceledi. Yukarıda da belirttiğim gibi o bir tabib-i hazık idi. Sadece maharetli elleriyle değil, tavırları ve sözleriyle de tedavi ediyordu. Vakıf Gureba Hastahanesi, onun başhekimliği zamanında garibin gurebanın, fakirin fukaranın sığınak yeri olmuştu. Hatta bazı meşhur ilim adalarımız da kendilerini onun şifalı ellerine teslim etmişlerdi. Merhum Hasan Basri Çantay bunlardan biriydi.

Âsâf Hoca, tam bir cemiyet adamıydı. Vefalı hanımı Dr. Gülsen Ataseven’le birlikte hizmet etmek için adeta çırpınıyordu. İlim Yayma Cemiyeti ve İbnülemin Mahmud Kemal İnal Vakfı’nda faaliyetlerde bulundu. Vefa’daki İlim Yayma Yurdu’na, “İbnülemin Mahmud Kemal Yüksek Tahsil Talebe Yurdu” adını verdiren de kendisiydi. Merhumun, İbnülemin’le ilgili hatıralarından birini ben de size takdim edeyim.

Âsâf Bey, bu tarih ve sohbet üstadıyla 1950’li yılların başında Tıp Fakültesi’ne başladığı sırada tanışıyor. O sırada İ. Ü. Hukuk Fakültesi Roma Hukuku Dershanesi’nde İbnülemin’in jübilesi yapılmaktadır. Törende İ.Ü. Rektörü Ord. Prof. Kâzım İsmail Gürkan, Prof. Hilmi Ziya Ülken, Prof. Mükrimin Halil Yınanç, Ahmed Hamdi Tanpınar birer konuşma yapıyorlar. Mahmud Kemal Bey, “İlimde projektör, üniversitede rektör” diyerek Prof. Kâzım İsmail Gürkan’a iltifat ediyor. Bu durum Âsâf Bey’in ilgisini çekiyor. Kendisine bu kadar hürmet edilen İbnülemin’le tanışmanın yollarını aramaya başlıyor. Törenden hemen sonra, üniversite merkez binada, kendisine tahsis edilen odada Mahmud Kema Bey’i ziyaret ediyor. Âsâf Bey, üstadı, bazen öğle ve ikindi vakitlerinde Bayezid Camii’ne giderken yahut aynı camiden çıkarken görmektedir. Âsâf Bey de öğle ve ikindi namazları için keza adı geçen camiye gidiyor. Bu yüzden derslere geç kaldığı da oluyor. Böyle olunca namazlarını, merkez binanın bodrum katında, merdivenin altında, bir tahtanın üstünde kılmaya başlıyor.

Bu arada aklına bir fikir geliyor. Bu kadar itibar edilen Mahmud Kemal Bey’e gitsek, acaba üniversite merkez binada bir mescid açtırabilir miyiz, diye düşünüyor. Karar verip iki arkadaşıyla üstada gidiyor. İbnülemin kendilerini kabul ediyor. Bunlar, üstada, “Efendim, ders aralarında öğle ve ikindi namazları için Bayezid ve Süleymaniye camilerine gittiğimizden derse geç kalıyoruz. Acaba merkez binada bir odanın mescid olarak tahsis edilmesine tavassut buyurur musunuz?” diyorlar. Üstad, bakın nasıl cevap veriyor: “Evladım, bu adamlardan üniversitede mescid istemek, Athenagaras patriğinden cami istemek gibidir. Arzu ederseniz, hemen rektörü çağırıp bir güzel haşlayayım. Ama ben bu beylere desem ki, talebe-i ulumdan bazıları bana geldiler. Dans etmek için bir oda istiyorlar. Hemen, buyursunlar, benim odamda dans etsinler” derler.

Konuyla ilgileneceğine dair söz veren İbnülemin, üniversitede bir mescid açtırmayı başarıyor. Âsâf Bey, bu mescide kırmızı bir halı döşüyor. Ayrıca güzel bir âvizeyle ve kütüphaneyle donatıyor. Ne yazık ki, bu mescid, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden altı ay önce o zamanki rektör Ord. Prof. Sıddık Sami Onar’ın emriyle kapatılıyor.

Koronavirüs tedavisinde devrim gibi gelişme: Türk Işını virüsü yendi
Koronavirüs
Koronavirüs tedavisinde devrim gibi gelişme: Türk Işını virüsü yendi
Diyarbakır Gazi Yaşargil Hastanesi’nde bir Kovid-19 hastası, dünyada ilk kez uygulanan ışın tedavisi yöntemiyle iyileştirildi. “Türk Işın Tedavisi Yöntemi” hastanın hem damar içine, hem de solunum yollarına başarıyla uygulandı.
Yeni Şafak
Diploması olmadığı halde doktorculuk oynayan Metin Hara'ya şok: Zorla getirtilecek
Gündem
Diploması olmadığı halde doktorculuk oynayan Metin Hara'ya şok: Zorla getirtilecek
Düşünce gücü, enerji gibi konuları içeren kitaplarıyla bilinen yazar Metin Hara, 5 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın ikinci duruşmasına katılmadı. "Diploması olmadığı halde hasta tedavi etmek veya tabip unvanını takınmak" suçundan yargılanan Hara hakkında, zorla getirme kararı çıkarıldı.

DHA
Her huzurevinde bir doktor görev yapacak
Koronavirüs
Her huzurevinde bir doktor görev yapacak
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Selçuk, huzurevlerindeki sağlık çalışanlarının sayısının artırılacağını belirterek, "Her huzurevine bir doktor istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da bunun talimatını verdi. İnşallah yıl bitmeden bu amacımıza ulaşacağız. Sağlık Bakanlığımız, ilanına çıkacak." dedi.
AA
Türkiye en fazla yabancıya ev sahipliği yapan ülke
Gündem
Türkiye en fazla yabancıya ev sahipliği yapan ülke
Yeryüzü Doktorları Derneği, dünyada evlerini terk etmek zorunda kalan insan sayısının 79,5 milyona ulaştığını ve Türkiye'nin en fazla yabancıya ev sahipliği yapma liderliğini bu sene de koruduğunu bildirdi.
AA
Hastane koridorunda bisiklet süren doktor kamerada
Gündem
Hastane koridorunda bisiklet süren doktor kamerada
Ordu Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi'nde görevli doktor D.D.K. hastane koridorunda sürdüğü bisikletiyle ameliyathaneye girdi. O anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri sosyal medya paylaşılan doktora idari soruşturma başlatıldı. Yapılan idari soruşturma sonucu doktora ceza verilmediği öğrenildi.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.