DSP Genel Başkanı Aksakal: CHP belediye sözünü tutmayınca HDP ortalığı karıştırdı
Gündem
DSP Genel Başkanı Aksakal: CHP belediye sözünü tutmayınca HDP ortalığı karıştırdı
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Millet İttifakı ve HDP arasındaki ilişkiden milletvekili transferine, pandemiyle mücadeleden yerel yönetimlerin hizmetlerine ilişkin tartışmalara kadar pek çok konu hakkında yenisafak.com'a açıklamalarda bulundu. Aksakal İYİ Parti ve HDP arasındaki gerilime ilişkin, 'CHP belediye sözünü tutmayınca HDP ortalığı karıştırdı' değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Şafak
DSP Genel Başkanı Aksakal'dan CHP'ye sert sözler: Hayrola! Ayrı bir devlet mi kurdunuz?
Gündem
DSP Genel Başkanı Aksakal'dan CHP'ye sert sözler: Hayrola! Ayrı bir devlet mi kurdunuz?
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, katıldığı bir televizyon programında CHP'nin devletten ayrı yardım toplama kararıyla ilgili ağır eleştirlerde bulunarak "Hayrola! Ayrı bir devlet mi kurdunuz?" ifadelerini kullandı.
Diğer
Rakibine tırnaklarıyla saldıran Amedpsorlu Mansur Çalar'ın cezası belli oldu
Spor
Rakibine tırnaklarıyla saldıran Amedpsorlu Mansur Çalar'ın cezası belli oldu
2. Lig'de Amedspor forması giyen Mansur Çalar, Hekimoğlu Trabzon ile oynanan maçta Talha Yazgan'a yönelik saldırısı ve ihraç sonrası sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle 7 maç ceza aldı.
Yeni Şafak
Ömür boyu men cezası 20 maça indirildi bu kez de tırnaklarıyla saldırdı
Spor
Ömür boyu men cezası 20 maça indirildi bu kez de tırnaklarıyla saldırdı
TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta yer alan ve küme düşme tehlikesini yakından hissetmeye başlayan Amed Sportif Faaliyetler kendi sahasında Hekimoğlu Trabzon’a 1-0 mağlup oldu. Mücadeleye ise Amedsporlu Mansur Çalar'ın rakip takım oyuncusu Talha Yazgan'a olan saldırısı damga vurdu. Yazgan karşılaşma sonunda yaptığı açıklamada daha önce de jiletle sahaya çıktığı ve Sakaryasporlu futbolculara yaptığı saldırılar sebebiyle 20 maç ceza alan Mansur Çalar'ın kendisini tırnakladığını belirtti.
IHA
Eşinin yanına konuldu
Hayat
Eşinin yanına konuldu
Eski başbakanlardan merhum Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit, son yolculuğuna uğurlandı. Ecevit’in naaşı dün Kocatepe’de öğleyin kılınan cenaze namazının ardından, vasiyetine uygun olarak, eşi Bülent Ecevit’in kabrinin de bulunduğu devlet mezarlığına defnedildi. Cenazeye siyaset dünyasından geniş katılım oldu.
Yeni Şafak
Baykal yine yırttı!
Baykal yine yırttı!

Bundan birkaç gün önce bir gazete, Deniz Baykal ve kızı Aslı Baykal’ın sahibi olduğu Halk TV’nin el değiştirdiğini iddia etti.

Kimsenin konuyla ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmadığı günlerde, birden, detayları, gazeteci arkadaşımız Atilla Güner’in radyo programında duyuverdik.

YouTube’dan kolaylıkla ulaşılabilecek programda Güner, satışı doğruladıklarını söylüyordu. Kanalın kuruluşu ve satışına ilişkin ayrıntıları da şöyle anlatıyordu:

Halk TV, 2 milyon dolar artı 3,5 milyon TL (borçları için) karşılığında, İngiltere’de yaşayan iş insanı Cafer Mahiroğlu’na satılmış.

Kanalın kurulduğu 2005 yılında CHP Genel Saymanı olan Mahmut Yıldız ismi ön plandaymış. Mahmut Bey, o zamanlar Şanlıurfa’da küçük bir yerel kanalın sahibi. Belediyelerden gelen bağışlar da bir fonda toplanarak bu kanalın kuruluşuna destek olunmuş… Gerekli sermayenin yüzde 30-40’lık bölümü ise Yıldız tarafından sağlanmış.

Kanalın uzun süre, yazarlarının bağışladığı kitapların satışından gelir elde etmeye çalıştığını da hatırlarsınız…

Sonraları Kemal Kılıçdaroğlu, kanal yönetiminin Baykal’dan alınmasını istese de bunu kabul ettirememiş. Baykal yönetimi bırakmak istemeyince bu yapılamamış. Onun yerine önce, Baykal’ın kızı Aslı Baykal yönetime gelmiş. Şimdi ise yıllarca DSP muhabirliği yapmış, TRT tecrübesi de olan Serhan Asker ile birlikte yönetime devam ediyorlarmış. Asker, satışı reddediyormuş bu arada.

Güner, bu satışla ilgili çarpıcı bir ifade kullandı: “Kemal Kılıçdaroğlu’nun Deniz Baykal’dan aldığı bir kanal da denebilir.”

Kılıçdaroğlu, eski Genel Başkan’ın sağlık durumunu da öne sürerek bu satışın yapılmasını sağlamış. Kemal Bey’e yakın bir isim olan Mahiroğlu’nun Halk TV’yi satın almasıyla bu, ‘başarılmış’.

Yalnız, satış anlaşması sırasında Baykal ile Mahiroğlu bir de anlaşma yapmışlar. Baykal’ın hayatta olduğu sürece, kanala atanacak genel yayın yönetmeni için kendisinden onay alınacakmış…

Atilla Güner’e “Bu söylediklerine CHP’den tekzip geldi mi?” diye sordum. Gelmemiş…

Siyasi iletişim tarihinde bu tür olaylara çok rastlanır. Siyasi partiler, medyayı kontrol ettikleri zaman iktidar yolunun kendilerine daha da açılacağını zannederler ama Türkiye medya tarihi tam da bunun tersini kanıtlamaktadır.

1950, 1983 ve 2002 seçimlerinde medya kimin yanında saf tuttuysa, karşısındaki parti kazanmıştır.

Tarihin o sayfalarına bakan ve feyz alan 2023’te mükerrer hatalara düşmeyecektir.

Plastikçiler zor durumda

  • Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), Aralık ayının başında bir kampanyaya girişmiş…
  • “Plastiklerin Doğada Yeri Yok, Hayatımızda Yeri Çok, İşi Çok!” sloganına yer verilen kampanya, Manajans J. Walter Thompson tarafından hazırlanmış… Kampanya kapsamında bir de reklam filmi çekilmiş…
  • Reklam filmi hayli etkileyici. Ancak, düşündürücü de…
  • Plastiğin dünyaya verdiği hasar o kadar büyük ki her ne kadar sektör, PAGEV çatısı altında bir araya gelip karşılaşacakları büyük maddi hasarı önlemek adına çırpınsalar da bu iletişim frekansı ve yatırımıyla yetersiz kalmaları mukadder…
  • Sadece çeşitli kanallarda gösterilen kısa doğa belgeselleri ve ülke çapında yürütülen kampanyalar, balıkların büyük bir kısmının yediği plastik ve bunların görüntüleri bile bu kampanyanın başarıya ulaşmasına engel olacak boyutta… Üstelik plastiğe karşı irili ufaklı kampanyalarla toplumsal bilinç oluşturmak için yıllardır çaba harcanıyor…
  • Burada hakikat ile gerçekliğin üst üste gelemediği bir alanla karşı karşıyayız. Örneğin, fosil yakıtlar büyük bir buluştu. Sanayi ve yaşam onlar sayesinde hızlandı, verimli hâle geldi. Ancak bunların çıkardığı karbondioksit emisyonları küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden oldu. Canlılığın sonunu getirecek bir faktör olarak ortaya çıktı…
  • Reklamda anlatıldığı gibi plastik de insanın dostu pek çok alet ve araçta kullanılıyor… Bu hakikat… Öte yandan plastik atıkları canlılığı tehdit ediyor…
  • Bunların faydalı olması hakikat (truth) ama canlılığı tehdit etmeleri gerçeklik (reality). Bu dengeyi bozmaları için PAGEV’in algıyı yüksek frekanslı iletişimde yaygın bir şekilde yönetmesi gerekiyor. Bu da çok zor… Çünkü neticede insan hakikatten çok gerçekliğe göre kararlarını veriyor.
DSP iki kez oylama yaptı: FETÖ'nün, Kandil'in desteklediği adayı desteklemiyoruz
Gündem
DSP iki kez oylama yaptı: FETÖ'nün, Kandil'in desteklediği adayı desteklemiyoruz
YSK'nın İstanbul'daki seçimlerin tekrarlanması kararının ardından DSP'nin 31 Mart'taki adayı Muammer Aydın yeniden aday olmayacağını duyurmuştu. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, adaylarının çekilmesinin 'CHP'nin adayını destekleyecekleri' anlamına gelmemesi gerektiğine vurgu yaparak, "CHP'nin adayının desteklenmesi konusunu parti meclisinde iki kez oyladık ancak arkadaşlarımız bunu istemedi" dedi ve gerekçelerini de açıkladı: FETÖ’cülerin Amerika’dan, PKK’lıların Kandil’den, HDP’lilerin de Meclis’ten destek verdiği birine… O birisi kim olursa olsun… DSP kurumsal olarak destek vermez, veremez…
Yeni Şafak
Parti meclisinde iki kere oylandı ve…
Parti meclisinde iki kere oylandı ve…

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ı aradım.

Meşguldü.

İki dakika sonra döndü.

Selamlaştık, hal hatır sorduk.

23 Haziran’da ne yapacaksınız, kimi destekleyeceksiniz Önder Bey, dedim.

Video: Parti meclisinde iki kere oylandı ve…

“Hiç kimseyi” dedi.

Sonra devam etti…

Bazı arkadaşlar parti meclisimize Ekrem İmamoğlu’nun desteklenmesi konusunda teklif getirdi.

Teklifi tartıştık…

Uzun uzun tartıştık…

Sonra oylamaya geçtik…

Hatta iki kez oyladık…

Ekrem İmamoğlu reddedildi…

DSP…

Sol bir parti olmasına rağmen…

Parti meclisinde yaptığı iki oylamada da…

CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nu desteklemeyi reddetti…

PM, Ekrem İmamoğlu’nu neden reddetti, dedim.

Önder Bey, “Çok basit, çünkü çaldılar” demedi.

Daha ağır bir şey söyledi.

Önder Bey dedi ki:

DSP demek, Kıbrıs demektir…

DSP demek, bağımsızlık demektir…

DSP demek, bayrak demektir…

DSP demek, milli hassasiyet demektir…

FETÖ’cülerin Amerika’dan,

PKK’lıların Kandil’den,

HDP’lilerin de Meclis’ten destek verdiği birine…

O birisi kim olursa olsun…

DSP kurumsal olarak destek vermez, veremez…

Adayınızın seçimlerden çekilmesi böyle yorumlanmadı ama; hatta Ekrem İmamoğlu’nun lehine bir çekilmeymiş gibi algılandı, dedim.

“Hayır, öyle değil” dedi, devam etti.

31 Mart’ta, büyükşehirde 31 bin, ilçelerde 112 bin oy almışız…

Yani DSP’nin İstanbul’da 112 bin oyu var…

Bu oyun toptan bir yere gideceğini düşünmek yanlıştır…

Öyle şey olmaz…

Seçmen kitle halinde hareket etmez, herkesin aklı var fikri var…

Bana göre…

DSP tabanından gelen, DSP’nin niçin kurulduğunu bilen Ecevitçi seçmen, CHP’ye oy vermez…

Bu durum adaylarımız için de geçerlidir…

CHP’den gelip bizden aday olanların tutumu farklıdır, DSP kökenli adaylarımızın tutumu farklıdır…

Mesela…

İstanbul adayımız Av. Muammer Aydın kendisi çekildi…

Oysa Muammer Aydın’ı, DSP aday göstermişti…

Ama o çekildi…

Çekilmesinin ardından yeni bir aday çıkarmayı düşündük…

Fakat…

Tam olarak, layıkıyla seçim çalışması yapamayacağımızı gördük…

Bunun için ekonomik gücümüz de yoktu…

Aday çıkarmadık…

Aday çıkarmadık diye bir yeri işaret etmedik, buraya oy vereceksiniz demedik…

DSP seçmeni, her zaman olduğu gibi…

Türkiye’nin hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak kararını verecektir…

Önder Bey, YSK’nın kararını nasıl yorumluyorsunuz, dedim.

YSK bir karar vermiş…

Karar tartışıldı…

Tadında bırakmak lazım…

Tartışma daha ileri giderse zararlı olur, kurumlar yıpratılır, devlete olan inanç azalır…

Bakın aynı YSK…

24 Haziran’da bizi seçime sokmadı mesela…

O karar yanlıştı, bizim seçime girmemiz gerekiyordu…

Her şeyimiz tamamdı ama YSK, seçime giremezsiniz, dedi…

Kimseden ses çıkmadı…

Kimse ayağa kalkmadı…

Neden acaba?..

Haa, şunu da söyleyeyim…

Seçimin tekrarlanmasına karar verdiklerinde bunun gerekçesini de beyan etmeliydiler…

Yani gerekçeli kararı, aldıkları kararın arkasına yapıştırmalıydılar…

Orada hata yaptılar…

Önder Bey başka eklemek istedikleriniz, dedim.

“Ekonomi” dedi.

Türkiye’nin işi gücü ekonomi olmalı…

Eğer ekonomide yaşanan dalgalanmalar olmasaydı yerel seçimler de bu kadar konuşulmazdı…

“Görüşmek üzere” dedik kapattık.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.