Davos'ta Davutoğlu rüzgarı esti
Dünya
Davos'ta Davutoğlu rüzgarı esti
Başbakan Davutoğlu, G-20 Dönem Başkanı sıfatıyla Dünya Ekonomik Forumu toplantılarına katılırken, gerçekleştirdiği bir çok ikili görüşmeyle 3 yoğun gün geçirdi. Türkiye 6 yıl aradan sonra Davos'ta tekrar başbakan düzeyinde temsil edilmiş oldu.
AA
Rusya ve Çin'in doları bırakacakları tarih belli oldu
Ekonomi
Rusya ve Çin'in doları bırakacakları tarih belli oldu
Rusya, Çin ile ilk dolarsız ticaretini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dimitriev, fonun 2019 yılında Çin ile ilk defa ulusal para birimleriyle ticari işlem yürüteceklerini belirtirken ilk etapta rakamın 10 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor.
Diğer
Davos’ta kapitalizm krizi tescillendi (2)
Davos’ta kapitalizm krizi tescillendi (2)
Önceki yazımızda kapitalizmin ciddi bir kriz içinde olduğunu, sistemi yaşatma düzeneklerinden biri olan “Dünya Ekonomik Forumu’nun” her yıl Davos’ta düzenlenen toplantılarında olduğu gibi, bu yıl da yoğun olarak bu krizden nasıl çıkılabileceği arayışlarının damga vurduğunu belirtmiştik.Yine, krizden çıkış için ağırlık kazanan yeni temanın “Sürdürülebilir ve Uyumlu bir Dünya için Paydaş Kapitalizmi” olduğuna değinmiştik. Ayrıca, bir alternatif olarak da devletçi kapitalizmin güneydoğu Asya ülkeleri başarısından esinlenerek gündeme geldiğini söylemiştik.**50 yıldır devam eden Davos toplantılarında; “dünyanın durumunu iyileştirme” hedefi konulsa da, aslında dünyayı yöneten elitlerin daha uzun süre sistemlerine halel gelmeyecek şekilde kârlılıklarının devamı nasıl sağlanır arayışıdır.Yazar Anand Giridharadas Davos’u “dünya çapında birçok ülkeye hile yapanların karnavalı” olarak nitelemiş.Havalı konferanslar, havada uçuşan özel helikopterler, gösterişli partiler, yüksek profilli konuklarla daha iyi bir dünya geleceğinin inşası düşüncesi tam bir paradoks.Eleştirmenler Davos toplantılarını; “sadece kendi çıkarını önemseyen, özel olarak iş yapan, yoksulluğu artıran ve çevreyi yok eden küreselleşmenin yılmaz savunucuları zengin işadamları kulübü” olarak nitelendirmektedir.Porto Riko’lu genç aktivist Gomez-Colon “Davos’a gelip hiçbir şey yapmadan geri dönülmesinden çok yorulduk, boş vaatlerden ve çok fazla konuşmaktan bıktık” eleştirisi de toplantıların sonuçsuz olduğunun başka bir açıklaması.Ekonomik forumunun kurucusu Profesör Klauz Schwab Davos manifestosunu 1973 yılında açıklamış, paydaş kapitalizm metaforu o gün bugün havada kalmış. Bugün iş dünyası aleyhine zirve yapan sosyal tepkilerin (artık sokağa inmiş) ancak bu yolla tolere edilebileceği düşünüldüğünden daha yoğun gündeme taşınıştır.**Davos’ta kapitalist sistemi yönetenler (sistemin neden olduğu felaketler nedeniyle) adeta günah çıkartıyor. Aslında yine kendi geleceklerini nasıl garanti altına alabileceklerini düşünüyorlar. Çünkü dünyanın her yerinde hem devleti yönetenlere hem de onlarla iş tutan büyük şirketlere aşırı bir tepki var.Z kuşağı hissedarları zengin etmenin ötesinde değerleri olmayan şirketlerde çalışmak, onlara yatırım yapmak ya da satın almak istemiyor. Yöneticiler ve yatırımcılar kendi uzun vadeli başarılarının müşteri, çalışan ve tedarikçilerle yakından ilişkili olduğunun farkına vardı.**2008’le 2017 yılları arasında küresel ekonomiyi ayakta tutmak için yaklaşık 10 trilyon dolarlık fazla bir para piyasaya enjekte edilmiş. Bu para sermayenin yanlış tahsisine neden olarak verimlilik artışını engellemiştir.Yine dünyanın bugün geldiği noktada sorunların temel kaynağı olarak kârlılık esasına dayalı bir işletmecilik, mal ve hizmet üretimi anlayışı devam etmektedir. Kârlılığı artırmanın temel alternatifi olarak işgücü ücretlerinin azaltılması tercih edilmiştir. Nüfus artışı, göçler, yeni teknoloji işgücü ücretlerindeki aşağı yönlü baskıyı artırmaktadır.BM Üniversitesinden James Cockayne “modern köle” olarak 40 milyon insanın çalıştırıldığını, uyuşturucu ve sahte mal kaçakçılığından sonra dünyadaki en büyük haksız kazancın işgücü sömürüsünden elde edildiğini söylemektedir. Yapılan hesaplamalara göre yaklaşık yıllık 150 milyar dolarlık haksız bir kazanç, modern sömürü yöntemiyle kapitalistlerin cebine girmektedir. Piyasa başarısızlığının en açık göstergelerinden birisi de budur. Koca koca şirketlerin (muhtemelen yöneticileri Davos toplantılarına katılıyor) bu insan kaçakçılığına nasıl karıştıkları mahkeme kayıtlarıyla belgelenmiştir.**Bu küresel çarpık (manipülasyon ve hile gibi haksız kazançların da zirve yaptığı) yapının temelinde, kapitali ve onun sahiplerini merkeze koyan bir sistem yatmaktadır. Böylesine acı, gözyaşı, yoksulluk, sosyal çatışmalar, sömürü üreten bir sistemin yaraları pansumanla iyileşmeyecektir. Daha huzurlu, yaşanılabilir, moda deyimle sürdürülebilir bir dünya-gelecek inşası küresel sistemin paradigma, felsefe değiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Sermaye-kapital merkezli (kapitalizm) değil, insan merkezli yeni bir sistem inşa etmek gerekiyor.Sistemin içinde, bütün defolarını bilen dolar milyarderi (aynı zamanda büyük hayırsever) Marc Benioff’un deyimi ile “Sadece sermayedarların kârını maksimize etme saplantısı inanılmaz bir eşitsizliğe ve gezegensel acil duruma yol açan kapitalizm bildiğiniz gibi öldü..” Artık, insanları daha mutlu edecek, yaşam kalitesini iyileştirecek, refahı adaletli dağıtacak, yarınki nesle kıyamet yaşatmayacak, ortak refah ve yeşil ekonomiye geçiş sağlayacak bir sistemin zamanı gelmiştir.Özetle; kendi çıkarlarımızı uzun süre nasıl sürdürebiliriz şeklinde bir arayışla adeta gaz alma seanslarına dönüşen ve yönetici elit azınlığı temsil eden toplantılardan (Davos forumu) küresel sorunlara çözüm üretilemeyeceği belgelenmiştir.
Türkiye rüzgarı
Ekonomi
Türkiye rüzgarı
Başbakan Davutoğlu, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere gittiği Davos’ta ilgi odağı oldu. Yatırımcılar Başbakan ile görüşmek için sıraya girdi. Davutoğlu’nun bir araya geldiği isimler arasında ICBC Bank, Mitsubishi, Coca Cola ve DHL gibi küresel markaların CEO’ları da var.
Yeni Şafak
Yeni sanayi devrimine hazırız
Ekonomi
Yeni sanayi devrimine hazırız
Türk Telekom Grubu CEO Erkan Akdemir, dördüncü sanayi devriminin iş dünyasını değiştireceğini belirterek “Türk Telekom olarak, yeni devrimi ülkemizde gerçekleştirmeye hazırız” dedi.
Yeni Şafak
Türkiye’nin potansiyelini gösteren iki araştırma
Türkiye’nin potansiyelini gösteren iki araştırma
Dünya Ekonomik Forumu’nun, her yıl çeşitli konularda dünya çapında araştırmalar yaptırıp yayınlar. Bu araştırmalardan biri, yargı bağımsızlığı üzerine... “Ülkenizde adli sistem, hükûmet, bireyler ve şirketlerden ne kadar bağımsızdır?” sorusuna 1 ile 7 aralığında verilen cevaplara dayanarak 2018 için bir ülkeler sıralaması oluşturulmuş. Buna göre Türkiye’nin skoru 3.1 ve 137 ülke içinde 103. Sırada yer alıyor…Video: Türkiye’nin potansiyelini gösteren iki araştırmaİlk beş ise şöyle sıralanıyor: 1. Finlandiya 6.8; 2. Yeni Zelanda 6.7; 3. Norveç 6.6; 4. İsviçre 6.5; 5. Hollanda 6.4ABD’nin 25. sırada yer aldığı araştırmada, Türkiye’nin üstündeki üç ülke şöyle: Arjantin, Macaristan, Kırgızistan. Altında ise; Kamerun, Lübnan ve Peru… Araştırmanın tamamı için Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) web sitesine girmeniz ve ‘arama’ motoruna ‘Juridical Independence’ yazmanız yeterli.Aynı kuruluşun hazırladığı ve ‘Adlî Sistem’ sorgulamasının da içinde yer aldığı 140 ülke ekonomisini rekabetçi avantaj açısından karşılaştırılan Küresel Rekabet Edebilirlik Endeksi 4.0 araştırmasına bir göz atmakta yarar var… Araştırmanın tamamını görmek isteyenlerin yine DEF web sitesine ve orada ‘Reports’ sekmesine girmeleri yaralı olur.Bu listede Türkiye 61. sırada yer almış… Bu sırayı belirleyen başlıklar ve Türkiye’nin bu parametrelerde kaçıncı olduğu raporun 567. sayfasında şöyle belirtilmiş: Kurumlar (71.), Altyapı (50.), Bilişim ve İletişim Teknolojilerinin Uygulanması (71.), Makroekonomik İstikrar (116.), Sağlık (48.), Yetenek Yönetimi (77.), Ürün Pazarı (76.), İşgücü Piyasası (111.), Finansal Sistem (65.), Pazar Büyüklüğü (13.), İş Dinamikliği (76.), İnovasyon Kapasitesi (47.).Türkiye’nin çok büyük bir pazarı, iyi bir inovasyon performansı, güçlü araştırma kurumları ve iyi bir yayın sicili olsa da girişimcilerin önünde yüksek maliyetler gibi engeller olduğu da raporda belirtilmiş… Türkiye’nin makroekonomik istikrarını etkileyen faktörlerin başında da Amerika’nın ticari yaptırımları sayılmış…Şimdi, Amerika’nın ticari yaptırımları ya da tehditlerini, döviz krizine neden olan girişimlerini, saldırılarını, ataklarını ve bu listelerin, araştırmaların hazırlanmasındaki olası sübjektif değerlendirmeleri de bir süreliğine kenarda tutalım ve bu iki araştırma sonucunu, Türkiye’nin listelerdeki pozisyonunu birlikte değerlendirelim… Küresel anlamda rekabet edebilirlik düzeyimizi etkileyen faktörlerden biri hiç kuşkusuz ki adalet sistemimiz…Adalet sistemimizi kökünden sarsan, bu konuda güven ve itibar zedelenmesine yol açan ise yıllar boyu yargı kademelerine yerleşmiş FETÖ mensuplarının verdiği kararlar, açtığı soruşturmalar, uyguladığı cezalar oldu… Kamu vicdanınca karşılık bulamayan bu adli karar ve uygulamalar Türkiye’deki bağımsız yargı algılamasına büyük zarar verdi.FETÖ kadrolarının temizlenme süreci bile istismar edildi… Bu temizlikte kurunun yanında yanan (!) yaşlar bizde ve Batı’da şiddetle abartıldı.Yargı paketleri, yeniden yapılanma çalışmalarıyla bir kez daha istismara neden olabilecek tüm boşlukların izini dahi adalet sisteminden silmek için uğraş veriliyor.Ancak buna rağmen Türkiye, yargı bağımsızlığı konusunda 103. sırada yer alırken, Rekabet Edebilirlik Endeksinde aslında gidilecek yol olmasına rağmen 61. sırada yer alması son derece dikkat çekicidir. Bu tablo bize Türkiye’nin sert güç konusunda yumuşak güce oranla çok daha ileride olduğunu, yumuşak güç tarafındaki iyileştirmelerle öte tarafta büyük bir hızla yukarı tırmanma potansiyelinin olduğunu göstermektedir.
'Türkiye ekonomisi iyi iş çıkardı'
Ekonomi
'Türkiye ekonomisi iyi iş çıkardı'
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "İç piyasada tekrarlayan şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin iyi bir iş çıkardığını söylemek mümkün" dedi.
AA
En uzun yaşayanların ülkesi
Ekonomi
En uzun yaşayanların ülkesi
Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre ülkelerin gelişmişlik seviyesi arttıkça sağlık hizmetlerinin kalitesi artıyor. Bu da ortalama yaşam süresini uzatıyor. Buna göre insanları en çok yaşayan ülkeler...
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.