Avrupa borsaları düşüşle açıldı
Ekonomi
Avrupa borsaları düşüşle açıldı
Avrupa borsaları, bugün Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gerçekleştireceği faiz kararı toplantısı öncesinde güne satış ağırlıklı başladı. Avro/dolar paritesi ise şu dakikalarda yüzde 0,03 artışla 1,1343 seviyesinden işlem görüyor.
AA
Erdoğan: Merkez mesajlardan nasibini almamış
Ekonomi
Erdoğan: Merkez mesajlardan nasibini almamış
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası'nın faiz indirim kararı hakkında konuştu. Erdoğan, "Bir defa bu indirimi yeterli bulmamız mümkün değil. merkez bankası verilen mesajlardan nasibini almış değil" dedi.
Yeni Şafak
Merkez Bankası faizleri değiştirmedi! Ekonomi haberleri
Merkez Bankası faizleri değiştirmedi! Ekonomi haberleri
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faizleri değiştirmedi.
AA
Yurt içi piyasalar Merkez Bankasının faiz kararına odaklandı
Ekonomi
Yurt içi piyasalar Merkez Bankasının faiz kararına odaklandı
Küresel piyasalarda pozitif seyir devam ederken, yurt içinde yeni haftanın odağında TCMB'nin çarşamba günü gerçekleştireceği PPK toplantısı yer alıyor.
AA
Faiz kararı, büyüme ve servet transferi
Faiz kararı, büyüme ve servet transferi
Video: Faiz kararı, büyüme ve servet transferiBugün Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı neticesinde faiz kararı açıklanacak. Zaten hali hazırda bir süredir çeşitli rakamlar havada uçuşuyor. Taylor Kuralı’nı uygulayandan tutun da 2 yıllık tahvil faizleri ile politika faizini eşitlemeye çalışanlara kadar yelpaze geniş. 250 baz puan artış diyen de var, 1000 baz artmalı diyen de. Örneğin bir kurum 425 baz hesaplamış bir diğeri 375. Mesela 725 baz olmalı diyen eğer dediği olmazsa kriz çıkar diyor. Yani anlayacağınız ilginç bir ortam oluştu. Elbette biz Merkez Bankası’nın kararını bekleyeceğiz. Zira bankanın elindeki veri seti hiç kimsede yok ve doğru olan banka adına ahkam kesmek yerine kararı beklemek.Tabii ki burada hatırlatmamız gereken şeyler var. Örneğin yerleşik finansal sistem olayı sadece tahvil faizleri, döviz kuru ve politika faizi üzerinden okuyor. Yani reel sektörün durumu ve başta KOBİ’ler olmak üzere üreten ve istihdam sağlayan kesim bu hesaplamaların dışında.BÜYÜMEYİ YAVAŞLATMAKTürkiye için yazılan bir diğer reçete(!) büyümenin yavaşlatılması. Malum bu hafta başı açıklanan büyüme rakamları ile Türkiye büyüme sürecini devam ettiriyor ve bu büyümenin başta istihdam olmak üzere pek çok alanda olumlu etkileri görülüyor. Oysa yukarıdaki hesapları yapanlar en başta bu büyümenin yüksekliğinden şikayet ediyor ve ekonominin aşırı ısındığını ifade ederek büyüme hızının düşürülmesi gerektiğini ifade ediyor. Tabii burada dikkat etmek gereken bir husus var. Bu görüşü savunanların temel argümanı enflasyon seviyeleri üzerinden faiz artırımı yaparak reel sektörün gerçekleri yerine sıcak paranın mutlu olması. Burada elbette enflasyon ile mücadele noktasında bir zafiyet gösterilmesini önermiyoruz. Enflasyon önemli bir sorun ve çözülmesi gerekiyor. Ancak bunun tek yöntemi para politikası gibi anlatmak ve tüm sistemi faiz artışı üzerinden kurgulamaya çalışmak ne kadar iyi niyetli?Enflasyon çok boyutlu bir olgu. Elbette bizim gibi ithalat girdisi fazla olan ekonomilerde kurun seviyesi enflasyona doğrudan etki ediyor. Ancak kur etkisi olmayan kesimde de bazı yapısal düzenlemelerin yapılması gerektiği de aşikar. Örneğin, tarım kesiminde çiftçinin üzerindeki maliyetleri artıran bankacılık uygulamaları dahası bankaların uygulamaları neticesinde yasal olmayan finansal mekanizmalara yönelmenin getirdiği finansal maliyetleri göz ardı edemeyiz. Tarladan çıkan ürünün son tüketiciye gidinceye kadar ne kadar ekstra maliyetler çıktığını ve başta büyük şehirler olmak üzere ürünlerin halde ve zincir marketlerde uğradığı kartel muamelesini de göz ardı etmemek gerekiyor. Hali hazırda bu ve benzeri yapısal alanlara ilişkin düzenlemelerin yapılacağı da ifade edilmişken, faiz artınca enflasyon düşer, ekonomiyi soğutalım batan şirket batsın tarzı analizler(!) Türkiye’nin gerçeklerini yansıtmıyor.BİR SERVET TRANSFERİ MEKANİZMASI OLARAK KRİZLERKrizleri pek çok farklı şekilde tanımlamak mümkün. Bu konuda literatür oldukça zengin. Zira dünya ekonomi tarihi yerleşik ekonomik sistemin bir çıktısı olarak krizlerle dolu. Biz krizlerin bir diğer özelliğine bakalım. Krizler elbette ekonomiler için istenmeyen durumlardır. Ancak ekonomi içindeki bazı aktörler krizleri severler. Çünkü krizler aynı zamanda bir servet transferi mekanizması olarak çalışırlar. Sermayelerini üretim ve istihdam yerine, dövizde veya banka faizli mevduatında tutanlar, reel kesimin üretimi ve oluşturduğu katma değeri yüksek faiz ve kur artışları ile sömüren mekanizmalara dönüşür. Bu ülkeler için de böyledir. Bu bakımdan Türkiye’nin yaşadığı mevcut ekonomik şoka bir an önce “kriz” adını koymak isteyenleri yakından izleyin. Cari gündemdeki tartışmalar ile oyalanarak zaman kaybetmek yerine süreçlere uzun vadeli bakmalıyız.
Merkez Bankası'nın kararı sonrası dolar çakıldı
Ekonomi
Merkez Bankası'nın kararı sonrası dolar çakıldı
Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 10,25'ten yüzde 15'e yükseltmesinin ardından dolar sert düşüşle 7.52 seviyesine geriledi.
Yeni Şafak
Japonya Merkez Bankası para politikasını değiştirmedi
Ekonomi
Japonya Merkez Bankası para politikasını değiştirmedi
Japonya Merkez Bankası (BoJ), faizlerde ve para politikasında değişikliğe gitmezken, Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin gelişmelerin dikkat gerektirdiği ve son derece yüksek belirsizlikler içerdiği uyarısında bulunuldu.
AA
Faiz kararı doları da hareketlendirdi
Ekonomi
Faiz kararı doları da hareketlendirdi
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu ekim ayı toplantısının ardından faiz kararı açıklandı. Piyasaların da merakla beklediği karar sonrası dolarda hareketlilik yaşanmaya başladı. Kararla birlikte önce yükselişe geçen dolar kısa bir süre sonra hızla düşüşe geçerek 5.62 seviyesine geriledi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.