​Dünyanın en iyi 100 teknik adamı listesine sadece bir Türk girebildi
Spor
​Dünyanın en iyi 100 teknik adamı listesine sadece bir Türk girebildi
FourFourTwo dergisi dünyanın en iyi 100 teknik adamı listesini açıkladı. Başarılı hocaların bulunduğu listeye Türkiye'den bir isim girebildi.
Yeni Şafak
Balfour Deklarasyonu ve 102 yıldır sahibinde olmayan topraklar
Dünya
Balfour Deklarasyonu ve 102 yıldır sahibinde olmayan topraklar
Orta Doğu tarihinin akışını değiştiren ve asırlık sorunun fitilini ateşleyen Balfour Deklarasyonu, 102 yıl önce bugün ilan edildi. Filistinli yazar ve siyasi analist Mustafa İbrahim; "İngiltere, Yahudilere ulusal bir vatan vererek Arapları zayıflatmak ve Orta Doğu'yu bölmek istiyordu" derken, siyasi analist Hüsam ed-Düceni:; "Orta Doğu dünyanın kalbinde, onu kontrol eden dünyayı kontrol eder. Bu oluşum ise bölgede herhangi bir Arap uyanışına saplanmış bir hançerdi"ifadeleri ile olayın önemine dikkati çekti.
AA
Hepsiexpress ile yeni dönem
Ekonomi
Hepsiexpress ile yeni dönem
Hepsiburada ve CarrefourSA'nın yeni bir işbirliğine imza atarak, 'hepsiexpress'i hayata geçiriyor.
Yeni Şafak
Türkiye’ye tam güven
Ekonomi
Türkiye’ye tam güven
Dünyanın önde gelen otel zinciri markalarından Four Seasons Hotels'in İstanbul Otel Müdürü Nihat Yücel, "2017 Türk turizmi için toparlanma, 2018 işlerin yoluna girmeye başladığı bir seneydi. 2019 da taşların yeniden yerine oturduğu bir yıl oldu. 2020 ise yükselişin başladığı ve eski parlak günlere döneceğimiz bir dönem olacak” dedi.
Yeni Şafak
İsrail’in sınırları neresidir?
İsrail’in sınırları neresidir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu’nda çok yerinde ve haklı bir soru sordu: “İsrail’in sınırları neresidir?” Ancak bu sorunun cevabını BM Genel Kurulu da bilmemektedir. Çükü daha başından itibaren Yahudilerden kurtulmak isteyen Batı, onları İslam dünyasının kalbine iterek, orada istediklerini elde etmelerine göz yummuştur. Şimdi ise ne kadar yüksek perdeden sorulsa sorulsun, duymazlıktan; hangi haritalar gösterilirse gösterilsin, görmezlikten gelinmektedir.

Video: İsrail’in sınırları neresidir?


Müteaddit defalar söyledim, söylemeye de devam edeceğim. İsrail meselesi, hele hele Yahudilik meselesi, İslam dünyasının değil, Batı’nın kendi iç meselesidir. 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren bu meseleden kurtulmanın bir yolu olarak, onlara Filistin coğrafyası açılmıştır. Antisemitizm, yani Batının geliştirdiği Yahudi düşmanlığının bir sonucu olan İsrail ve onu destekleyen ideoloji, bir gün Batı ile hesaplaşacaktır. Ancak geçmişte olduğu gibi şimdi de BM görmezlikten gelerek sorunu ötelemektedir.

Batıda defalarca ayrımcılığa maruz kalan Yahudiler; Birinci Dünya Savaşı’nda İngiliz savaş ekonomisini besleyerek, İngiliz hükümetlerinin ayakta kalmasını sağlamışlardır. Bir minnet borcu olarak İngiltere, 1917’de Balfour Deklarasyonu ile Osmanlı engeline takılan Yahudilerin önünü açmıştır. Deklarasyondaki “yurt” ifadesini Yahudiler, “Tevrat’ta kendilerine Vadedilmiş Topraklar “ olarak anlamışlar ve siyasetlerini bunun üzerine bina etmişlerdir. İşte Sayın Cumhurbaşkanı’nın BM Genel Kuruluna haritalarını göstererek sorduğu sorunun hikâyesi böyle başlamıştır. Burada can alıcı ve Cumhurbaşkanının sorusu altında saklı asıl soru “Vadedilmiş Topraklar” neresidir?

Arz-ı Mev’ud veya Kitab-i Mukaddes’te Yahudilere Vadedilmiş Toprakların sınırı tartışmalı olsa da Nil ile Fırat arası olduğu iddia edilir. Yani sorulan sorunun cevabı da bu iddianın içindedir. Nitekim bunun güney sınırı Tuz Gölü diye tabir edilen Ürdün’deki Ölüdeniz’dir. Bu yüzden yıllardır İsrail, Yahudi yerleşim alanlarını o tarafa doğru genişletmektedir. İsrail’de yapılan son seçimlerde Netanyahu’nun en iddialı vaadi da Golan’dan sonra güneydeki sınırın ilhak edilmesi olmuştur.

Bir utanç belgesi olan Balfour Deklarasyonu, daha önce, özel bir yönetim kurulması planlanan Filistin’de, İngiliz mandası ile taçlandırılmış ve İsrail’in kuruluşuna giden yolu açmıştır. İngiliz mandası altında Yahudilerin Filistin’de arazi almaları kolaylaştırılmış; onlara geniş bir istihdam sağlanarak yönetin tecrübesi elde etmelerine imkân verilmiştir. Bu haksız uygulamalar Arapları isyana teşvik etmiştir. İngilizler, 1936 yılında, başına Lord William Robert Peel’i koydukları bir kraliyet komisyonu kurup sorunu yerinde incelemişlerdir. 1937 yılında ilan edilen ve tarihe Peel Komisyonu Raporu diye geçen belge, İngilizlerin ikinci utanç belgesidir. Zira bu belgeye göre; Filistin, Araplar ile Yahudiler arsında ikiye bölünecek, üçüncü bir bölge de İngiliz idaresinde kalacaktı. BM’de gösterilen haritalardan oldukça farklı olan bu plana göre Yahudiler, Akka, Hayfa, Nasıra ve Yafa’yı içine alan küçük bir toprak parçasında devletlerini kuracaklardı.

Aslında zaman başlatıldı ve yirmi yıl içinde, Filistin’de Yahudilere bir sığınma alanı olarak sunulan “yurt”, devlet kurma fikrine dönüştürüldü. Plana göre; Beytüllahim ve Kudüs; İngiliz idaresinde kalacak, geri kalan topraklarda Araplar da devletlerini kuracaklardı. Kudüs’ün statüsü her iki tarafı da memnun etmedi ve bu plan çöpe atıldı, ardından bölgede çatışmalar başladı. Bu tarihten sonra on yıl boyunca, yeni planlar yeni düzenlemeler yapıldı.

BM’nin Cemiyet-i Akvamdan devraldığı en önemli problem, Filistin meselesi oldu. Ama nafile. Hiçbir çözüm üretilemedi ve nihayet 1947 taksim planı Araplara dayatıldı. Buna göre; Filistin’de yine üç bölge kurulacaktı. Kudüs ve Beytüllahim BM denetimine geçecek, geri kalan toprakların yüzde 56’sı Yahudilere; yüzde 42’si de Araplara verilecekti. Tabi ki bu adaletsiz taksim de işe yaramadı. Araplar haksızlığa uğradıklarından; Yahudiler de Arz-ı Mev’ud’u sınırladığından karşı geldiler. 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla Araplar için yeni bir felaket başladı. BM takip eden yirmi yıl boyunca da yeni bir çözüm üretemedi, daha doğrusu üretmek istemedi. Nihayet 1967 savaşı oldu ve İsrail’e Vadedilmiş Topraklara giden yol tamamen açılmış oldu.

Bu konuda yazılacak çok şey var ama acıtacak bir kaç soru ile bitirelim:

* BM’nin, 1967 sonrası İsrail’in işgal ettiği topraklardan çekilmesi için aldığı kararlar niye uygulanamamaktadır?

* İslam dünyası bu konuda ne yapmaktadır. Özellikle Kudüs için 1969 yılında kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı bugüne kadar ne yapmıştır?

* Arap Birliği ve genel olarak Arapların, Filistin konusundaki gerçek fikirleri nedir?

Arz-ı Mev’ud, Türkiye’nin bir kısım topraklarını da içine aldığına göre; bugüne kadar Türkiye ne tür argümanlar, tedbirler geliştirmiştir?

CarrefourSA'dan okul alternatifleri
Ekonomi
CarrefourSA'dan okul alternatifleri
CarrefourSA, 2019 - 2020 eğitim ve öğretim yılının başlamasına az bir zaman kala kalitesi test edilip onaylanmış kırtasiye ürünleriyle ailelerin bütçelerine destek oluyor.
Yeni Şafak
Durdurulan otel inşaatları havadan görüntülendi
Ekonomi
Durdurulan otel inşaatları havadan görüntülendi
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un durdurulduğunu açıkladığı otel inşaatları havadan görüntülendi. Bodrum'daki koylarda bulunan 4 otelin kıyı alanlarının işgal edildiği, havadan drone çekimiyle net görüldü.
DHA
Sapık yazardan alçak film
Dünya
Sapık yazardan alçak film
İslam düşmanı sapık yazar terörist reklamına soyundu. Charlie Hebdo’nun yazarlarından Carolina Fourest, Suriye’deki PKK’lıları kahraman gibi gösteren bir film çekti. Özellikle 9 Ekim’de vizyona girmesi planlanan filmde örgütün Suriye’deki işgaline methiyeler düzülüyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.