Sayın Saygı Öztürk söz verdiğin gibi kalemini kırmanı bekliyoruz
Sayın Saygı Öztürk söz verdiğin gibi kalemini kırmanı bekliyoruz

Bilindiği gibi Sözcü Gazetesi köşe yazarı Saygı Öztürk “Trabzon böyle bir yükseliş görmedi” başlıklı yazısında Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü görevini yürüten Ali Ayvazoğlu ve AK Parti Milletvekili olan eşi Bahar Ayvazoğlu hakkında aslı astarı olmayan yalan ve iftiralar ile dolu bir yazı kaleme almıştı. Bu yazı üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Saygı Öztürk’ü namus ve haysiyet celladı olarak suçlamıştı. Bakan Soylu Trabzon Milletvekili Bahar hanımın ‘ahlaklı ve faziletli’ bir kadın olduğunu da özellikle belirtmişti. Bu tarihten sonra Saygı Öztürk çıktığı KRT gibi kanallarda 40 yıllık gazeteci olduğunu, bu süreçte kimseye hakaret etmediğini, iftira atmadığını, kimse hakkında yalan ve asparagas haber yapmadığını, son yazısında da bir bürokratın nasıl yükseldiği başlıklı yazısını kaleme almadan önce onlarca kişi ile görüştüğünü açıklamıştı. Öztürk’e göre ‘haber değeri olan bir konuyu yazmıştı.!!! Bu da namussuzluk değildi.’ Ancak Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu Saygı Öztürk gibi düşünmüyordu. Sosyal medyaya yaptığı açıklamalarda Sözcü Gazetesi’nde ailesi hakkında yalan ve iftira içerikli ahlaksızca masa başında hazırlandığı anlaşılan bir yazının kaleme alındığını belirtmişti. Öncelikle ailesine yapılan bu çirkin saldırıyı belgeleriyle birlikte yargıya intikal ettirildiğini ifade ederek konunun bütün yönleriyle araştırılmasını talep etmişti. Sözcü yazarının yaklaşık 10 civarındaki iddialarının tamamının yalan beyan olduğuna dair belgeler mahkemeye sunulmuştu. Trabzon Milletvekili Bahar Ayvazoğlu “16 yıllık tertemiz evliliğimi 13, 10 yaş ve 6 aylık üç evladımı görmezden gelip bu evliliği makamla ilişkilendiren ve sanki birkaç yıl önce evlenilmiş ve ‘dost hayatı’ yaşanmış gibi haysiyetsizce imada bulunan iftiracı veya iftiracıları bu dünyada hukuka; ebedi hayatta Allah’a havale ediyorum. Güvendiğim ve sığındığım yüce adaletimizin vereceği kararı kamuoyuyla paylaşacağım” diyor ve evlatlarının annesine mesnetsizce kara leke sürmeye çalışanlarla hem bu dünyada hem de mahşerde hesaplaşacağını alçakların yüzüne haykırıyordu. Saygı Öztürk’ün yazısında Bahar hanımı lekelemeye çalışarak iftira attığı bölüm aynen şöyle: ‘’Ayvazoğlu İlçe binasına sıkça gidip gelmeye başlar.

Evli olan Ayvazoğlu Bahar hanımla dostluğu ilerletti. Ayvazoğlu eşinden ayrıldı ve Bahar hanımla evlendi.’’

Bu olay sanki Türkiye’de yaşanan bir takım organize olayların devamı gibi görünüyor. İletişim Başkanı ve eşine yönelik saldırılar son zamanlarda Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerinde, Fox TV Tele 1 kanallarında CHP’nin arkadan fonladığı toplumu geren olaylar sanki bir merkezden idare ediliyor. Mesela Saygı Öztürk’ün yazdıklarından haberi yok gibi davranması

“KRT tv’de kimseye iftira atmadım yalan haber üretmedim” derken Ayvazoğlu ailesinin, bütün bu yalanları çürütecek belgeleri yargıya sunmadan önce, doğruları gösteren belgeleri Saygı Öztürk’e de göndermesine rağmen bu şahsın, belgelere ilgi göstermediği, yalan haberlere itibar ettiğinin iddia edilmesi doğruysa Türkiye olarak yeni bir operasyon ile karşı karşıyayız demektir

Bu olayların organize olduğuna yönelik önemli delillerden biri de Kılıçdaroğlu’nun İçişleri Bakanı’na yaptığı çağrıda Bakan’ın Saygı Öztürk’ten özür dilemesi yönündeki talebi olmuştur. Kılıçdaroğlu ’’Gazete okuyan herkes Saygı Öztürk’ü bilir. Öğrendiği haberi doğrulatmak için 3-4 kanalı zorlayan araştırmacı biridir. Bir haber yaptı, İçişleri Bakanı o koltuğa yakışmayacak bir şekilde Saygı Öztürk’ü suçladı. Yaptığı her haber doğrudur. Doğru değilse çıkıp özür dileyecek bir kültüre sahip bir arkadaşımız. İçişleri Bakanı’nın, Saygı Öztürk’ten özür dilemesi lazım” çağrısında bulunmuştu. Peki Kılıçdaroğlu Saygı Öztürk’ün “Yaptığı her haber doğrudur tezine‘’ nereden ulaştı . Yargıda kısa süre içinde son yapılan haberin tamamının yalan olduğu nasılsa ortaya çıkacak. O zaman Kılıçdaroğlu da bir bayan vekili çok ağır bir şekilde suçlamış olmayacak mı? Yoksa yapılan soruşturmalarda Türkiye genelinde AK Parti ‘yi çeşitli konularda yıpratmak için bazı gazetecilere bu yönde görevler verildiğinin ortaya çıkmasından mı korkuluyor. Tıpkı Dursun Çiçek olayında yaşandığı gibi. Kılıçdaroğlu’nun partisinin ve kendisinin hiç sevmediği İçişleri Bakanı’na çağrı yaparak sırf AK Partili ve türbanlı olduğu için Saygı Öztürk tarafından namusuna dil uzatılan

Trabzon Milletvekili’nden özür dilenmesi yönünde bir talebi olmuyor, Saygı Öztürk için özür dilenmesi çağrısı yapıyor. Bu olayı soruşturacak güvenlik güçlerimiz ülke güvenliği açısından çok yönlü soruşturma yapmak zorundadırlar.

RTÜK'ten Halk Tv'ye 5 kez yayın durdurma cezası: HDP'li Ahmet Şık Türkiye'yi işgalci olarak göstermişti
Gündem
RTÜK'ten Halk Tv'ye 5 kez yayın durdurma cezası: HDP'li Ahmet Şık Türkiye'yi işgalci olarak göstermişti
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), HDP Milletvekili Ahmet Şık'ın katıldığı programda Türkiye’yi işgalci gibi gösteren sözleri nedeniyle Halk TV'ye 5 kez program durdurma ve en üst sınırdan idari para cezası verdi. Öte yandan Fatih Portakal'ın sunduğu akşam haberlerinde FETÖ/PDY üyeliğinden tutuklu olarak cezaevinde bulunan Ercan Gün isimli şahsın bültenin bitişi esnasında yayınlanan künye bilgilerinde "haber planlama müdürü" olarak gösterilerek görevine devam ettiği izlenimi oluşturulması nedeniyle FOX TV'ye de ceza verildi.
IHA
CHP'li Karalar: Valimiz arayıp 'Ben sana bedava ekmek dağıtamazsın dedim mi?' diye sordu, 'Demediniz sayın valim' dedim
Gündem
CHP'li Karalar: Valimiz arayıp 'Ben sana bedava ekmek dağıtamazsın dedim mi?' diye sordu, 'Demediniz sayın valim' dedim
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, FOX TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu 'Çalar Saat' programına katılarak önemli açıklama ve itiraflarda bulundu. Bedava ekmek dağıtmak istediğini ancak buna engel olunduğunu öne süren Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adana Valisi Mahmut Demirtaş'la arasında geçen diyaloğu anlattı. Ekmek üzerinden yapılan şovla ilgili Vali Demirtaş'ın kendisini arayarak 'Ben sana bedava ekmek dağıtamazsın dedim mi?' sorusunu yönelttiğini belirten Karalar şu ifadeleri kullandı: 'Demediniz sayın valim' dedim. Açıkçası Mersin'de yaşanan karışıklık sonrası biz önlem olarak öyle yapmıştık. Hatta valimiz 'vefa destek' gruplarıyla birlikte dağıtmayı önerdiler'.
Yeni Şafak
‘Trump’çılar  ‘evde kalmak’ istemiyorlar!
‘Trump’çılar ‘evde kalmak’ istemiyorlar!

ABD’de coronavirüs vaka sayısı yaklaşık 700 bin civarında. Hayatını kaybedenlerin sayısıysa 30 bini aşmış bulunuyor. ABD medyasında yer alan haberlere göreyse, Mart ayında “sosyal mesafe” tedbirlerinin yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 22 milyon Amerikalı işsizlik başvurusu yapmış. Uzmanlara göre yaz ortasında işsizlik oranı yüzde 30’u bile aşabilir.

Trump’ın ilk başlarda salgını küçümsemesi ve sosyal mesafe uygulamalarına şüpheyle yaklaşması eleştirilmişti. Trump Çin’in salgınla mücadelesini de övmüştü. Etkili bir halk sağlığı sisteminin bulunmaması sebebiyle Amerika salgının pençesinde adeta kıvranıyor ve bu yüzden de Trump siyaseten zor durumda. Salgın sebebiyle Amerikan ekonomisinde yaşanan durgunluk 2020 Kasımı’nda gerçekleşecek olan Başkanlık seçimlerinde Trump’ı zorlayacak.

Trump’ın aniden Çin’le ilgili yumuşak tutumunu değiştirmesi, hem Çin’e ve hem de Dünya Sağlık Örgütü’ne sert suçlamalar yöneltmesinin arka fonunda hiç şüphesiz seçim kaygısı var. Trump’ın sosyal mesafe önlemlerini gevşetmek ve böylece iş hayatını canlandırmak istemesi de kezâ seçim kaygısıyla ilgili. Demokratlar ise önlemlerin erken bir tarihte gevşetilmesinin daha yıkıcı sonuçlara yol açacağını ve ekonomiye daha fazla yük bindireceğini savunuyorlar.

“Fox News” başta olmak üzere Trump yanlısı medyanın sosyal mesafe önlemlerinin Demokrat valilerce ‘aşırı’ şekilde uygulandığına dair bir yayın politikası izlediğiyse gözden kaçmıyor. Amerikan toplumuysa keskin şekilde kutuplaşmış bulunuyor. Ülkede iki farklı kamuoyu var: Mutlak şekilde Trump’a inananlar, mutlak şekilde Trump’a şüpheyle bakanlar.

Trumpçılar 2016 seçimlerinde Trump’a çok az oy farkıyla Başkanlık kazandıran eyaletleri hedef alıyorlar. Bu eyaletler arasında Demokrat valilerce yönetilen Minnesota, Michigan ve Virginia öne çıkıyor. Trump bu valileri eleştiren tweet’ler yayımladı. Sözkonusu eyaletlerde Cumhuriyetçi gruplar “evde kal” uygulamasının gevşetilmesi için protesto gösterileri yapıyorlar. “Fox News” ise göstericileri destekleyen bir yayın yapıyor. Cumhuriyetçi Parti’nin önemli bağışçılarından sanayici “Koch Ailesi”nin finanse ettiği “Amerikalılar için Refah grubu ile muhafazâkâr “Miras Vakfı” da “evde kal” uygulamalarının gevşetilmesini savunuyor.

Trump yanlısı “America First Action” isimli grup ise Demokrat Başkan Adayı Joe Biden’ın Çin’e ‘sempatiyle’ yaklaştığını savunan bir reklam kampanyası hazırladı. Bu grup, 2016 seçimlerinde Trump’a zafer kazandıran Michigan, Wisconsin ve Pennsylvania eyaletlerinde Biden aleyhindeki dijital kampanya için 10 milyon dolar harcayacak imiş. Grubun hazırladığı reklam filminde Biden “Pekin Biden” olarak etiketleniyor. Trump yanlısı propagandanın daha çok “Çin” sebebiyle iş kaybının ve işsizliğin yoğun olduğu eyaletleri hedef aldığı anlaşılıyor.

ABD medyasında Kasım’daki seçimlerde Demokratların Başkan Yardımcısı adaylığı için bir liste dolaşıma girdi. Listede Cumhuriyetçilerin hedefindeki Michigan Valisi Gretchen Whitmer de yer alıyor. Michigan, ABD’de salgın vakalarında dördüncü sırada, ölümlerde ise üçüncü sırada. Bu eyaletten “ABD Kongresi”ne seçilen Cumhuriyetçi vekiller Vali Whitmer’ı ekonominin büyük sektörlerini gereksiz yere kesintiye uğratmak ve “evde kal” uygulamasıyla bölge halkının yaşamını kısıtlamakla suçluyorlar. “Cumhuriyetçi Parti”nin genel başkanı Ronna McDaniel ise Whitmer’ı Michigan’ı bir “polis devletine” dönüştürmekle itham etti.

Fox News’dan Tucker Carlson, Whitmer’ın uygulamaları “akılsız ve otoriter” olarak niteledi. Jeanine Pirro ise “Bizi kiliselerden ve sinagoglardan uzak tutmak istiyorlar. İşe geri dönmediğimizden emin olmak istiyorlar. Amerikan ruhu çok güçlü ve Amerikalılar bunu kabul etmeyecek “ diyordu. Whitmer’ı protesto eden gruplara övgüler yağdıran Pirro, “İnsanlara kiliseye, sinagoga gidemeyeceklerini söyleyemezsiniz” diye konuşuyordu.

Tepkilerden anlaşılacağı üzere ABD’de salgın ve salgınla mücadele ziyadesiyle siyasileşmiş görünüyor. Salgınla mücadeleye ilişkin zıt söylemler ise sıradan Amerikalıların kafasını iyice karıştırıyor. ABD seçimleri yaklaşırken bu kafa karışıklığı salgınla mücadeleyi de etkiliyor tabii.

Fox TV devlete meydan okuyan zihniyetin amiral gemisi mi?
Fox TV devlete meydan okuyan zihniyetin amiral gemisi mi?

Halk TV’nin, Türkiye ve Cumhur İttifakı'nı hedef alan gazetecilik veya habercilik anlayışı ile ilgisi olmayan manipülatif ve dezenformatik zihniyetini ortaya çıkaran son skandalını geçtiğimiz köşe yazısında dile getirmiştik. Hatta bu kadar pervasızca nasıl devlet ve millet düşmanlığı yapılabildiğini de sorgulamıştık. Yazımızın son paragrafında işi yalnızca RTÜK’e havale ederek ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmayı hedefleyen Kovid-19 salgınını örtü olarak kullanıp ‘devlete meydan okuyan ‘ bu karanlık güçlerle mücadele edilemeyeceğini de örtülü olarak dile getirmiştik. Halk TV ile ilgili olarak cumhuriyet savcılarımızın bir soruşturma açıp açmadığını bilmiyoruz. Ancak FOX Haber’de’ Bin 6 yeni ölüm ‘ manşeti ile yayımlanan ikinci kurgu kaset öncelikle devlete meydan okuyan zihniyetin amiral gemisinin devreye girdiğinin açık işaretlerini taşıyor. Halk TV ve FOX haberdeki skandal kurgulanmış kasetler birbirine birçok açıdan benzerlikler taşıyor. Her iki kumpas kasette de Sağlık Bakanı Sayın Koca’nın koronavirüs-Kovid-19 salgını nedeniyle kamuoyunu bilgilendirirken yaptığı açıklamalar neredeyse ters yüz edilerek kes yapıştır yöntemi ile dezenformatik gazetecilik yapılıyor. Ancak FOX haberleri sunan Fatih Portakal kumpas veya kurgu kasette Halk TV kadar başarılı olamamış. Zira Bakan Koca’nın konuşmalarının kesilip yapıştırıldığı çok açık seçik belli oluyor. Yaklaşık 30 saniyeden az süren konuşmada Sayın koca ‘’ Belirlediğimiz hedefti. Bugünde hedefimizi aşmış olduk. Daha da yüksek sayılara ulaşacağız‘’ diyor. Konuşmadaki kopukluklar da belirgin bir şekilde ortada. Bu nedenle olacak ki bu kumpas kaset sosyal medyada çok sayıda menfi eleştiri almış. Genellikle FOX Haber yalancılıkla, fitne çıkarmakla suçlanıyor. Kumpas videoda ekran kırmızı kalın çizgilerle ikiye bölünmüş. Ekranın sağ tarafında büyük harflerle yazılmış ‘ Son 10 günün test sonuçları’ yazan bölümde herhalde ölümlerin hızla arttığını gösteren bir grafik var. Ancak grafiğin altındaki yazılar okunamıyor. Ekranın sol tarafında ise Türk bayrağı ve Sağlık Bakanlığı’nın forsu arasında Sağlık Bakanı Koca açıklamalarını yapıyor. Ekranın en altında tamamını kapsayan kırmızı bir kuşak içinde beyaz ve büyük harflerle ‘’4174 yeni vaka BİN ALTI YENİ ÖLÜM’’ yazısı görülüyor. Ekranın en alt sol köşesinde FOX haber amblemi gözüküyor. Oysa Sağlık Bakanı Koca yeni can kayıplarıyla birlikte vefat edenlerin toplam sayısını 1.006, vaka sayısını ise 4 bin 747 olarak açıklamıştı. Görüldüğü gibi FOX TV toplam ölüm sayısını toplam yeni ölüm sayısı gibi göstererek yeni bir skandala daha imza atıyor. FOX Haber'in sunucusu Fatih Portakal Türkiye’de de AB ülkelerinde olduğu gibi hergün binlerce insanın Kovid-19 salgınından ölmesini mi istiyor? Teşbihte hata olmaz. Dervişin fikri neyse zikri de odur. Atasözünde anlatıldığı gibi ‘Bir insan ne düşünüyor, gönlünden ne geçiriyorsa, bunu hareket ve sözleriyle belli eder; açığa vurur’ açıklaması sanki Fatih Portakal’ı işaret ediyor. Zira, Halk TV ve FOX Haber'in sunucusu Fatih Portakal şu ana kadar kamuoyundan özür dilemediler. Dilemeye de korkarlar. Zira varlıklarını, makamlarını kaybetme riskini göze alamazlar. Onların asıl görevleri ülkemizde KAOS ve siyasi istikrarsızlık yaratmak! Bu konuda medya- ya intikal etmiş onlarca örnek var.

Dezenformatik gazeteciliğin en önemli enstrümanlarından birinin bireyleri ve toplumları yönlendirmek amacıyla bazı gerçek bilgi ve gözlemleri yanlış yorum ve yalanlarla çarpıtarak kitleleri kuşkuda bırakmak ve motivasyonlarını kırmak olduğu biliniyor. Halk ve FOX TV’nin Kovid-19 salgınında neden Türkiye gerçeklerini çarpıtarak gözgöre göre asparagas haberlere yer vermesinin arka planında ne var? AK Parti ve Erdoğan düşmanlığı mı yoksa dış güçlerle işbirliği mi? Tahminim her ikisi de doğru!

FOX TV'den skandal: Toplam ölü sayısını 'bugün' diye duyurdu
Koronavirüs
FOX TV'den skandal: Toplam ölü sayısını 'bugün' diye duyurdu
FOX TV, kamuoyunu tedirgin eden skandallarına bir yenisini daha ekledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Bilim Kurulu toplantısından sonra düzenlediği basın toplantısında açıkladığı koronavirüsten toplam ölüm rakamını 'Bin 6 yeni ölüm' olarak duyurdu. FOX, Bakan Koca yeni bilgiler açıkladıktan sonra alt yazısını değiştirdi.
Yeni Şafak
FOX TV'ye bağlanıp anlattı: Konya kadar ülkeyi hiç temizlemiyorlar
Gündem
FOX TV'ye bağlanıp anlattı: Konya kadar ülkeyi hiç temizlemiyorlar
Hollanda'da yaşayan Psikoterapist Hatice Coşkun Fox TV'deki bir programa bağlanıp 'Türkiye'nin kıymetini bilin' çağrısı yaptı. 'Konya kadar' dediği 17 milyonluk Hollanda'da hiç temizlik yapılmadığına dikkat çeken Coşkun, '80 milyonluk ülkede sen sokakları köpükleye köpükleye yıkıyorsun. Burada 17 milyon kişi var. Yüz ölçümü Konya kadar olan ülkede hiçbir temizlik yapmıyorlar. Sadece alışveriş sepetlerinin kollarını temizliyorlar. Başka bir temizlik yok burada' dedi. Coşkun, alzheimer hastası olan babasını 22 Mart'ta kaybettiğini ve cenazeyi Diyanet Vakfı ve THY aracılığı ile Kahramanmaraş'a getirildiğini belirterek 'Allah razı olsun acımız hafiflettiler' dedi.
Diğer
CHP'li belediyeleri yandaş basın 'yerel hükümet' ilan etti
Gündem
CHP'li belediyeleri yandaş basın 'yerel hükümet' ilan etti
İstanbul Büyükşehir ve Ankara Büyükşehir belediyelerinin öncülük ettiği ve valilik izni olmaksızın başlatılan kanunsuz yardım kampanyalarına İçişleri Bakanlığı 'dur' dedi. CHP'ye yakın medya kuruluşları, bu gelişme üzerine İçişleri Bakanlığını hedef alırken CHP'li belediyeleri 'yerel hükümet' ilan etti.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.