BM Genel Sekreteri 'bu bir intihardır' diyerek uyardı: Koronadan 6
kat daha tehlikeli
Dünya
BM Genel Sekreteri 'bu bir intihardır' diyerek uyardı: Koronadan 6 kat daha tehlikeli
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, insanlığın doğaya karşı verdiği savaşın "intihar girişimi" olduğunu, bozulan gezegenin onarımının sadece "ahlaki bir test" değil aynı zamanda 21. yüzyılda herkesin önceliği olması gerektiğini söyledi. Guterres "Hava ve su kirliliği yılda 9 milyon kişinin ölümüne neden oluyor ve bu rakam, pandeminin neden olduğu kayıplardan 6 kat daha fazla" dedi.
AA
Mars'ta dört yeraltı gölü keşfedildi
Teknoloji
Mars'ta dört yeraltı gölü keşfedildi
Mars'a giden keşif aracı kızıl gezegene tarama yapmaya gitmişken gelen haberler de heyecanlandırdı. Mars'ta güney kutbu yakınlarında dört yeraltı gölü bulunurken, bu göllerden birinin mevcudiyetine dair ilk sinyaller 2018'de alınmıştı.
Diğer
'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika' belgeseli gün sayıyor
Teknoloji
'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika' belgeseli gün sayıyor
Türk bilim insanlarının Beyaz Kıta'nın şifrelerini çözmek üzere çıktıkları 4'üncü Ulusal Antarktika Bilim Seferini konu alan 'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika' belgeselinin ilk gösterimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın katılımıyla yapılacak. Belgesel, 24 Eylül Perşembe saat 22:00'de TRT Belgesel'de, 27 Eylül Pazar saat 17:45'de TRT1'de ekranlara gelecek.
Diğer
Bakan Varank ilk kez TRT'de yayınlanacak dedi: 'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika'
Hayat
Bakan Varank ilk kez TRT'de yayınlanacak dedi: 'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika'

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Twitter hesabından yaptığı paylaşımında, "Türk bilim insanlarının 'Beyaz Kıta'daki serüvenini anlatan bu görsel şöleni sakın kaçırmayın." ifadesiyle 'Gezegenin Kara Kutusu: Antarktika' belgeselin 24 Eylül tarihinde saat 22.00'de TRT Belgesel, 27 Eylül saat 17.45'te de TRT 1 kanallarından yayınlanacağını duyurdu.

Yeni Şafak
Jüpiter büyüklüğünde bir gezegen keşfedildi
Teknoloji
Jüpiter büyüklüğünde bir gezegen keşfedildi
Uzay araştırmalarının artışıyla birçok yeni gezegen de uzay gözlemcilerinin radarına takılıyor. Gök bilimciler, şimdi de dev bir dönen gezegen keşfetti. Keşif ile ilgili en önemli ayrıntı ise ölen yıldızların yörüngesindeki gezegenlerin bu yıldızlar olmadan da hayatta kalmayı başarabildiğini gösteriyor.
Yeni Şafak
Hafifleyememek
Hafifleyememek

“Bazen sözlerden biriken bir çığ üstüme doğru gelerek beni yutacakmış gibi hissediyorum!” dedi sıkıntılı olan. “Keşke kenara çekilebilsek!” dedi sadece diğeri.

Bir gezegen dolusu insan, gün boyu konuşup duruyoruz. Sadece seslerimizle değil, tuşlara dokunan parmak uçlarımızla aynı zamanda. Ne konuşuyoruz? İlk bakışta her şeyi! Aklımıza gelen her şeyi! Sanki konuşulmadık hiçbir konu, dile getirmedik hiç bir mesele bırakmıyoruz. Ama geri çekilip baktığımızda her tarafı uğultuya boğan bütün bu faaliyete konuşma demek pek o kadar kolay değil! Tükettiğimiz kelimeleri yeryüzünün her köşesinden toplayıp süpüren, bir köşeye yığan çöp kamyonları olsa, birkaç haftada bir söylenen ya da yazılan sözlerden dünya büyüklüğünde bir kelime çöplüğü ortaya çıkıyor olurdu muhtemelen. Madem bu kadar çok söz tüketiyoruz, bu yaptığımıza konuşma demekte neden tereddüt gösteriyoruz? Çünkü konuştuklarımız ortak bir boşluğu büyütüyor yalnızca. Bu mudur konuşmaktan murad edilen? Olmasa gerek! İyi kötü doldurmalı sözler hayatın boş kalan yerlerini, açıkta duran gediklerini.

Olmuyor ama bu! Aksine sözlerin uğultusu büyüdükçe boşluk da büyüyor onunla birlikte.

“Size korkunç bir sır vereceğim: Dil, ceza demektir. Her şey dile geçmek zorundadır ve her şey, suçuna ve bu suçun kapsamına göre, yine dil içerisinde yitip gitmek zorundadır” diyor İngeborg Bachmann, Malina’da. Okuyup geçmeyelim hemen, derinliğine düşünülmeyi hak eden bir şeyler var bana kalırsa bu cümlelerin içinde.

Uzun sıcak bir yazın içinde kısa kısa bir çok yorgunluk anı oluyor. Bu insanın buharlaşıp havaya karışmanın yolunu bilmiyor olmasından belki de. Bunun yolunu yöntemini bilmediğimizden ağırlıklarımızdan kurtulamıyoruz ve sıcak teslim alıyor gövdelerimizi. Böyle günlerde nadir de olsa bir serin esinti merakla pencerelerden evlerin içine bakmaya çalışıyor. Bunu tülün hafifçe kıpırdanışından anlıyoruz. İşte öyle anlarda o tüle konan bir kelebek olmayı istiyor insanın canı. Tülle birlikte kendini bırakmayı istiyor o anlık serin esintinin kollarına. Kelebek olmak hafif olmayı gerektiriyor ve biz bunu yapamıyoruz. Uzun sıcak bir yaz, başka zamanlardan çok daha fazla yüzlere vuruyor insanın hafifletilemeyen ağırlıklarını.

Günleri birbirinin ardına eklerken uyuyup kalıyordu bazen!

Bir de şunu düşünün; yerini hiç kimsenin bulamadığı bir gölge ne hisseder?

“İnsan bir talepte bir sonuç almaksızın uzunca bir zaman direndiğinde, beyin de tıpkı uzunca zaman havada kalan kol gibi uyuşur ve düşüncelerimiz de yaz mevsiminde askerlerin geçit için uzun zaman güneş altında duramamaları gibi, sürekli ayakta kalamaz; uzun süre beklemek zorunda kalan askerler düşüp bayılırlar” diyor ‘Niteliksiz

Adam’da Robert Musil.

Uyuştuğu için ayağımızı hissetmeyiz ya bazen... Sanki zihinlerimizde yaşıyoruz hepimiz bu uyuşmayı şimdi. Hatta belki kalplerimizde de... Şuurunda olmadığımız, düşünemediğimiz, hissedemediğimiz, sadece düşünebiliyormuş ya da hissediyormuş gibi yaptığımız o kadar çok şey var ki!

“Kendime baktığımda kendimi tam olarak göremiyorken” diye mırıldandı kendi kendine, “sana baktığımda seni nasıl görebileyim!”

Açlık varsa açgözlülük de vardır
Açlık varsa açgözlülük de vardır

Açlık ve kötü beslenmenin sona erdirilmesine yönelik ilerlemeleri yansıtan Dünya’da Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu Raporu’nun 13 Temmuz’da yayımlanan son versiyonu hiç iç açıcı değil.

Artık daha fazla insan açlıkla mücadele ediyor.

Son beş yılda, on milyonlarca insan kronik olarak yetersiz beslenenlerin saflarına katılmış ve dünyanın dört bir yanındaki ülkeler kötü beslenmenin çeşitli biçimleriyle mücadele etmeye devam ediyor.

2019’da yaklaşık 690 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği tahmin ediliyor.

Yani gezegenin nüfusunun neredeyse yüzde 9’u aç.

(Yüzde 9’u da obezdir muhtemelen)

Bu rakam, 2018’den 10 milyon ve son beş yıllık ortalamadan yaklaşık 60 milyondan fazla.

Neden?

Birilerinin çarkları dönsün diye.

Yapılan aşırı üretim nedeniyle maliyetler yüksek. Satın alma gücü çok düşük ve düşmeye devam ediyor.

Zenginle yoksul arasındaki uçurum hızla derinleşiyor

**

Açlıkla mücadelede yavaşlama olmasının üzerine bir de koronavirüs salgınının gelmesi küresel gıda sistemindeki kırılganlıkları ve eşitsizlikleri daha da derinleştirdi.

Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkanı Gilbert F. Houngbo, “Tarım, çevre, sağlık, yoksulluk ve açlığı birbirlerinden bağımsız olarak düşünemeyiz. Dünyanın sorunları birbirleri ile iç içe girmiş durumda, çözümler de ortak olmalıdır. Salgın hepimiz için bir uyandırma çağrısı olmalıdır” diyor.

Doğru diyor.

**

Dünya genelinde 2020 yılı sonuna kadar 130 milyondan fazla insanın COVID-19 salgını nedeniyle kronik açlığa düşebileceği tahmin ediliyor.

Pandemi sürecinde akut açlığın alevlenmesi bu sayıyı zamanla daha da artırabilecek.

Raporun önsözünü yazan beş kurumun başkanı, dünyanın açlığa, gıda güvensizliğine ve kötü beslenmeye son vermeyi taahhüt etmesinden tam beş yıl sonra, 2030 yılına kadar bu hedefe ulaşmak için hâlâ hedefin çok uzağında olunduğu konusunda uyarıda bulunmuş.

Sorunu yakından görüp çözüm tarafında yer alanlar da durumdan memnun değil.

**

Birçok ülkenin yetersiz beslenme ve obezite ile mücadele ettiği bir dönemde yayınlanan rapor, çok açık ve seçik bir mesaj.

Dünyanın birçok bölgesinde “derinlere kök salmış açlık” var ise başka bölgelerde de “derinlere kök salmış hırs ve açgözlülük” vardır.

**

Son beş yıl içinde açlığın görülme yaygınlığında değişiklik olmakla birlikte, artan dünya nüfusu nedeniyle bölgeler arasındaki büyük fark gözden kaçabiliyor.

Günümüzde en fazla yetersiz beslenen insan sayısı Asya’da (381 milyon kişi) görülmesine karşılık, Afrika (250 milyon kişi) ve Latin Amerika ile Karayipler’de (48 milyon kişi) bu sayı hızla artıyor.

Nüfusunun yüzde 19,1’i yetersiz beslenen Afrika, bu konuda en büyük darbeyi alan ve durumun daha da kötüye gittiği kıta.

Eğer durum böyle devam ederse, 2030 yılında dünyadaki açlık çeken kesimin yarısından fazlası, Afrika’da yaşıyor olacak.

**

Bir tarafta açlık varsa bir tarafta da tokluk vardır.

Madalyonun ters tarafına bakalım:

Gıda güvenliği raporuna göre, dünya genelinde ülkeler yetersiz beslenmenin çeşitli şekilleri, aşırı kilo ve obezite gibi konularla da mücadele ediyor.

2019 yılında üç milyar gibi çarpıcı sayıda insanın maddi gücü sağlıklı şekilde beslenmeye imkan tanımamış. Bu rakama bodur veya çok zayıf 191 milyon beş yaş altı çocuk ve 38 milyon aşırı kilolu da dahil.

Bu arada, yetişkinler arasında obezite kendi başına küresel bir salgın halini almış bulunuyor.

Besleyici gıdaların fiyatını düşürmek ve sağlıklı beslenmeye herkesin gücünün yetmesini sağlamak için ne yapmak lazım?

Açgözlü kafaları değiştirmek veya frenlemek sonra da yoksulluğu dipten başlayarak yok etmek.

**

Biz biliyoruz ki; COVID-19’a, çatışmalara, aşırı iklim hareketleri ve çöl çekirgesine rağmen dünyada herkesi besleyecek derecede zenginliğe sahibiz.

Dünya nüfusu 7,8 milyar.

Küresel gıda üretimi ise 10 milyar insanı besleyecek seviyede.

Yani sorun üretimde değil.

Kalıcı açlığın nedeni yoksulluk, eşitsizlikler, ülkeler arası menfaat çatışmaları, insani olmayan kötü yönetimler.

Yani birilerinin yoksulluk ve açlık çekmesinin temel sebebi birilerinin açgözlülüğü.

Yemenli 10 yaşındaki Hasan 9 kilo ise petrol şeyhinin 10 yaşındaki oğlu Hasan 90 kilodur.

**

Yarın arife öbür gün Kurban Bayramı. Paylaşma bayramı. Herkese sağlıklı bayramlar dilerim.

Plüton'a gezegen değilsin demişlerdi: Okyanus bile varmış
Teknoloji
Plüton'a gezegen değilsin demişlerdi: Okyanus bile varmış
Plüton'un oluşumu sırasında, buzlu kabuğunun altında bugüne kadar kalmayı başaran bir okyanusu meydana getirecek ısınının ortaya çıkmış olabileceği bildirildi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.