Yunanistan, Mısır ve GKRY'den Türkiye'ye karşı skandal bildiri
Dünya
Yunanistan, Mısır ve GKRY'den Türkiye'ye karşı skandal bildiri
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Mısır arasında Atina'da düzenlenen 9. Liderler Zirvesi'nin ardından ortak bildiri yayımladı. Türk araştırma gemilerinin Kıbrıs Adası yakınlarında yaptıkları sondaj ve sismik araştırmaları tarafların kabul etmediğinin aktarıldığı skandal bildiride, Türkiye'nin bölgede "uluslararası hukuka uymayan provokatif eylemlerde bulunduğu" iddia edildi.
AA
Dışişleri Bakanlığından, Güney Kıbrıs'ta camiye yönelik saldırıya kınama
Gündem
Dışişleri Bakanlığından, Güney Kıbrıs'ta camiye yönelik saldırıya kınama
Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde (GKRY), Limasol kentinde bulunan Köprülü Hacı İbrahim Ağa Camisi'ne molotof kokteyliyle gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.
AA
Rumların sondaj planı çöktü
Gündem
Rumların sondaj planı çöktü
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki proaktif adımları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 2019-2020 yıllarını kapsayan 9 sondajlık planını çökertti.
Yeni Şafak
'Rum tarafı adil değil'
Dünya
'Rum tarafı adil değil'
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İsviçre'nin Montrö kasabasında yapılan ve sonuçsuz kalan müzakereler ile ilgili açıklama yaptı. Rum tarafının tutumunu eleştiren Akıncı, “Rum tarafı, gerekli zihniyet değişikliğini gerçekleştirip, neyin mümkün neyin imkansız olduğu değerlendirmesinde yine hata yapmazsa, çözüme doğru hızla yol alabilmemiz mümkündür" dedi.
AA
ABD’den 2 düşmanca adım
Dünya
ABD’den 2 düşmanca adım
İsrail, Yunanistan ve GKRY’yi bir şemsiye altında toplayan Washington, Atina ile askeri işbirliğini derinleştiriyor. Yunan medyası, ülkedeki iki üste ve limanlarda ABD askerinin daha görünür olacağını yazdı. Türkiye’yi hedef alan “Doğu Akdeniz’de Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasa Tasarısı” da ABD Kongresi’ne sunuldu.
Yeni Şafak
Gücü etkisinde
Dünya
Gücü etkisinde
Doğu Akdeniz’de artan enerji gerilimi güç ve ittifak savaşlarına dönüştü. Türk donanmasının bölgede NATO ülkeleriyle gerçekleştirdiği tatbikatlar Kıbrıs Rumları ile Yunanlıların moralini bozdu.
Yeni Şafak
Doğu Akdeniz oldu bittiye mi getiriliyor?
Doğu Akdeniz oldu bittiye mi getiriliyor?
Doğu Akdeniz’de Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), İsrail, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY), Yunanistan ve uluslararası aktörlerin, yürüttüğü hidrokarbon keşif, sondaj ve transfer faaliyetleri, bölgede suların yeniden ısınmasına neden oluyor.Video: Doğu Akdeniz oldu bittiye mi getiriliyor?GKRY’nin Doğu Akdeniz’de tek başına ilan ettiği münhasır ekonomik bölgelerde hakkı olan Türkiye ve KKTC’nin, itirazlarda bulunarak bölgedeki etkin varlığını sürdürme arayışı içerisinde olması, önümüzdeki süreçte bölgede gerginliğin daha da artacağına işaret ediyor.Çünkü Doğu Akdeniz’de Türkiye ve GKRY arasında çakışan bölgeler olduğu gibi GKRY ve KKTC arasında da kıta sahanlığı konusunda çakışan bölgeler var. Bu çakışmaya rağmen GKRY’nin bunları görmezden gelerek arama çalışmalarında ruhsatlandırma için uluslararası firmalarla anlaşma yapması bölgede daha da karmaşık bir durumu ortaya çıkarmaktadır.Çünkü tartışmalı alanlarda çıkarılacak kaynaklardan elde edilecek gelirlerde hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin hakkı var. Türkiye baştan beri Kıbrıs adasında bulunacak kaynaklar üzerinde her iki tarafın da eşit haklara sahip olduğunu savunuyor.Ancak hem GKRY hem de GKRY tarafından sağlanan ruhsatlandırma ile bölgede ortak gibi davranan ve doğalgaz arayışında olan enerji şirketleri, Türkiye’yi dışlayan ve ihmal eden farklı davranışlar sergilemekte.İşin ilginç tarafı da bu şirketlere sahip olan ülkeler zaten GKRY’yi tanıyan, Kıbrıs adasının tamamında GKRY’yi egemen gören ve dolayısıyla aldıkları lisansların uluslararası hukukta geçerliliği olduğuna inanan ABD, Fransa, İtalya ve Hollanda gibi ülkeler.DOĞU AKDENİZ’DE İLGİLİ İLGİSİZ HERKES VARGeçen hafta Hollanda’ dan Shell, ABD’den Noble Enerji ve İsrailli Delek şirketlerinden oluşan konsorsiyumun KKTC-GKRY arasındaki tartışmalı bölge üzerinde yeni bir anlaşma yaptığı biliniyor.Bu anlaşma ile yaklaşık 350 milyar metreküp doğalgaz rezervi olan Afrodit yatağının işletilme yolu açılarak, çıkarılacak doğalgazın boru hattıyla Mısır’a ve Mısır’dan da LNG olarak uluslararası piyasalara transferinin sağlanması planlanıyor. Bu bölge adına son derece kritik bir gelişme.Aslında Kıbrıs adasında hidrokarbon kaynakları konusundaki meselenin Türkiye, KKTC ve GKRY arasında var olduğu düşünülse de bölge ülkelerinin yanında enerji şirketleri vasıtasıyla ilgili ilgisiz birçok ülkenin de bölgedeki meseleye dahil olduğu görülüyor.Ayrıca Türkiye’nin bölgede kurulacak yeni denkleme dahil olmaması için yoğun çaba da harcıyorlar. Bir yandan çıkarılacak doğalgazın Mısır’a LNG yoluyla taşınması ve buradan da uluslararası piyasalara ulaşması arayışları devam ediyor. Diğer yandan İsrail, Yunanistan ve GKRY arasında Akdeniz’in altından Avrupa’ya gaz gönderecek East-Med adlı boru hattı projesi gündemde tutuluyor. Üstelik inşa edilmesi planlanan boru hattının teknik ve ekonomik olarak uygun olmadığı herkes tarafından bilindiği halde.Daha önce de Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır’ın doğalgaz üretimi, tüketimi ve transferi konusunda Doğu Akdeniz Gaz Forumu adı altında bir araya gelerek Türkiye’yi ve KKTC’yi bu forumun içine almadıklarına ve bu noktada yoğun çaba harcadıklarına şahit olmuştuk.DOĞU AKDENİZ OLDU BİTTİYE GETİRİLİR Mİ?Peki Türkiye, Doğu Akdeniz’de oluşturulan oldu bitti durumunu kabul eder mi? Elbette hayır.Doğu Akdeniz ile hiçbir ilgisi olmayan birçok ülke bu bölgede adeta paydaş gibi yer alırken, Türkiye’nin bir oldubittiye müsaade etmeyeceği ortada.Aslında Doğu Akdeniz’de taraflar arasındaki çatışma ve işbirlikleri, bölgede kurulacak yeni ekonomik ve siyasi denklemin kiminle ve nasıl kurulacağının da işaretçisi.
Doğu Akdeniz’e yeni sondaj gemisi gidiyor
Doğu Akdeniz’e yeni sondaj gemisi gidiyor
Türkiye, Fatih sondaj gemisiyle Doğu Akdeniz’de başlattığı sondaj çalışmalarına şimdi de Yavuz sondaj gemisi ile varım diyor. Türkiye’nin bu hamlesiyle bölgede daha aktif rol alacağının sinyalleri gelirken aynı zamanda Doğu Akdeniz bölgesinde dışlama çabalarına da bir karşılık verdiği gayet açık bir durum.Video: Doğu Akdeniz’e yeni sondaj gemisi gidiyorTürkiye’nin yeni dönemde Doğu Akdeniz bölgesinde bulunan hidrokarbon kaynakları konusunda daha farklı bir yol izleyeceği oldukça net. Ancak Türkiye ve KKTC, bölgedeki ülkeler arasında yer almalarına rağmen Doğu Akdeniz’de aktörlerin Türkiye ve KKTC’yi sanki o bölgede yokmuş gibi bir politika benimsemeleri hiç de kabul edilebilir bir durum değil.Bunun yanında Doğu Akdeniz bölgesinde yer almayan ancak söz konusu enerji kaynakları olduğunda bölgede hem söz sahibi hem pay sahibi olmak istemeleri de kabul edilebilir bir durum değildir.Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı olması ve KKTC tarafından verilen ruhsat nedeniyle KKTC’nin hidrokarbon rezervlerindeki haklarını koruması adına sondaj çalışmalarını hızlandırması, bölgede oluşacak yeni denklemin Türkiye olmadan kurulamayacağının da işaretidir.Ayrıca, Türkiye’nin sondaj çalışmalarının olumlu sonuçlanması, bölge enerji denkleminin yeniden dizayn edilmesinin yanında bölgede sondaj yapan uluslararası enerji şirketlerinin Türkiye algısının değişmesi açısından son derece önemlidir.DOĞU AKDENİZ’DE SONDAJDoğu Akdeniz sondaj çalışmaları sadece bugün yapılmıyor. Bu bölgede daha önce bölge aktörlerinin yaptıkları çalışmalar ile 1999 yılında İsrail, 2011 yılında GKRY ve 2015 yılında da Mısır hidrokarbon yatakları keşfettiklerini açıkladılar.Türkiye ve KKTC için Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatakları hayati derecede önemli. Türkiye tarafından başlatılan ve başlatılacak sondajlarla, Türkiye’nin söz konusu bölgenin önemli bir aktörü olarak hidrokarbon kaynakları yani doğalgaz ve petrol keşfetme konusunda ciddi bir başlangıç yaptığını söyleyebiliriz.Hep söylüyoruz bu bölgede Türkiye tarafından çıkarılacak doğalgaz sayesinde hem Türkiye kendi enerji ihtiyacını karşılayacak hem de mevcut tamamlanan ve devam edecek uluslararası projeler ile birlikte bu bölge kaynaklarının Türkiye üzerinden uluslararası piyasalara taşınmasının yolu açılacak.AB’NİN DOĞU AKDENİZ’DEKİ ROLÜTürkiye’nin 2 sondaj gemisiyle Doğu Akdeniz’de bulunması başta GKRY ve Yunanistan’ı rahatsız etmişe benziyor. Özellikle de AB üzerinden Türkiye’nin hem kendi kıta sahanlığında başlatacağı hem de KKTC’den aldığı ruhsatlarla KKTC kıta sahanlığında yapacağı sondajları engelleme konusunda bir çabası olduğu görülüyor.AB üzerinden Türkiye’yi tehdit etme konusundaki çabalar nasıl sonuçlanır ayrı bir şey ama AB’nin de Doğu Akdeniz’i yalnızca kendine üye ülkeler bakış açısıyla ya da kendi enerji arz güvenliği açısından değil en önemli politikalarından biri olan Komşuluk Politikası çerçevesinden değerlendirmesinde fayda var.AB zaten söz konusu politika ile kendisine sınırı bulunmayan yakın coğrafyasındaki ülkelerin ekonomik ve sosyal anlamda kalkınması adına çalışmalar yürütmektedir. Yani bu konuda oldukça da tecrübeli.Bu bağlamda AB, Doğu Akdeniz’de keşfedilen rezervlerde taraf olmaktan ziyade keşfedilen kaynakları adanın iki tarafı arasında nasıl paylaşılacağı konusunda daha çok çaba göstermelidir.Dolayısıyla KKTC’yi ve Türkiye’yi ihmal ederek bu iki ülkeyi Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminden çıkaran ve maliyeti yüksek olan farklı senaryoların peşinde koşmak başta AB’nin arz güvenliğinin aleyhine bir durum oluşturacaktır.Bu açıdan AB’nin bölgede bütün tarafların menfaatine olacak bir denklem kurulmasına katkı sunması, tüm taraflar için -kazan kazan- olabilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.