Hamza Hamzaoğlu: Küme düşmenin kaldırılmaması doğru bir karar
Spor
Hamza Hamzaoğlu: Küme düşmenin kaldırılmaması doğru bir karar
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle ara verilen ve 12 Haziran'da tekrar başlayacak olan futbolun, hayatın normalleşmesi sürecinde insanlar üzerinde olumlu etki yapacağını söyledi.
AA
Korona sonrası asıl bayram: Darülaceze'deki büyüklerimiz bayramı kurumlarında geçirdi
Hayat
Korona sonrası asıl bayram: Darülaceze'deki büyüklerimiz bayramı kurumlarında geçirdi
Günleri Darülaceze’nin bahçesinde, etkinlik odalarında geçen büyüklerimiz, bayramı da kurumlarında geçirdiler. Bu dönemde yaşadıklarını kendilerinden dinledik. Kurumda bu sıkıntılı günleri sağlıklı bir şekilde geçirmenin mutluluğunu yaşasalar da Batı ülkelerindeki yurtlarda kalan yaşlıların durumuyla ilgili haberleri izleyince üzülüyorlar.
Yeni Şafak
Hey gidi günler…
Hey gidi günler…

Hayat ibret alınacak dönemeçlerle dolu. Bu dönemeçlerde yaşananlar kendini tekrar etse de ‘an’da yaşadığımızı ‘yeni’ zannediyor, geçmişi hemen unutuyoruz. Elbette çok şey değişti ve değişiyor! Ama bu değişim, öncesi ve sonrasıyla devamlılığı olmayan bir değişim midir? Yoksa ilerlerken “devamlılığı” göz ardı etmek bize bir zihin konforu mu sunuyor. “Neyse ne… Geçti gitti işte’’ desek de gerçekten gidiyor mu? Kopuk halkalarmış gibi davranmak anlık rant devşirse de uzun vadede bir iletişim becerisi midir ondan da emin değilim. “Neydim değil, ne oldum’’ demeli diyen atalar haklı; ‘lakin’i var.

Devamlılık sinemayı olduğu gibi hayatı izlettiriyor fikrini savunan eski kuşaktanım hâlâ! Yeni kuşak büyük resim sözünden bıksa da, ‘fakat’ diye devamı olan bir konu bu da. Hafıza rövanş için değil ama gelişim çizgisini anlamak için gerekli. Hiçbir şey… Rejim de, insan da “Değiş tonton, değiş!’’ diyerek değişen hayalet Casper gibi olmaz. Karantina günlerinde arşivleri düzenlerken “devamlılık’’ açısından ne değişmiş derken gözüme takılanlardan bir iki not düşmek istedim.

2003 TARTIŞMALARI… KADIN EŞİNİ VEZİR DE EDER AMA…

Efenim belki hatırlayan olur, Yılmaz Çetiner, gazeteciliğin duayenlerindendir. 1927 doğumlu yazarın vefatından üç yıl önce yazdığı 23 Ekim 2003 tarihli Milliyet yazısını saklamışım. Yazı, dönemin başbakan ve milletvekillerinin 29 Ekim resepsiyonuna eşleriyle katılımının neden mümkün olamayacağını “Kadın eşini vezir de eder ama” başlığıyla anlatıyor. Eh sözün tamamı elbette aptala söylenirJ Dönem içinde muadillerine göre saygılı bir üslupla kaleme alınmış bu yazıda diyor ki:

“Bir vatandaş poturunu çekse, kuşağını toplasa, başına kasket değil de silindir şapkayı oturtsa, eşini çocuğunu alıp Çankaya Köşkü’nün kapısına dayansa, Cumhuriyet Bayramı kutlanıyormuş ben de geldim, hem de çocuğumu da getirdim dese kabul edilebilir mi?’’

Yazar bu örneklemi izah ettikten sonra asıl konuya geliyor:

“Bizim allı güllü rengârenk türbanlarıyla o meşhur tesettür modası kıyafetleriyle eşlerini de götürmek isteyen vekillerin böyle bir davetsiz misafirden farkı kalır mı? Yahu vekil bey kardeşlerim siz koskoca bir vekil seçilmişsiniz illa 80 yıllık geleneği yıkma hırsı iştihası niye ve devam ediyor… Korkarım Ortadoğu’nun şeyhlerine özenenler var içinizde. Tepsi içinde pilav gelir ortaya misafirler ellerini daldırıp kuzuda parçalar sonra da başparmaklarıyla işaret parmakları arasında pilavı yutarlar.’’

Bu arada Erdoğan’ın milletvekillerine yönelik “Konuşmalar edepli olmalı, edep dışına çıkılmamalı” uyarısını da çok alakalı olmasa da konuya bağlıyor, devamla diyor ki:

“Ha illâ o ulvi günü kutlamak istiyorsanız o zaman Suudi Arabistan’ın Cidde belediye başkanının eşi gibi açarsınız başınızı bütün Türkiye’yi rahatlatır, Türkiye’nin gönlünü kazanırsınız. Ve bitmiyor. Haydi Emine Hanım, Haydi Hayrunnisa Hanım! Siz de çıkartın türbanları! Kocalarınızı vezir ettiniz yetmez mi?’’

Dün… Yani 2020 Mayısında sosyal medyada bir genç kadının, “Başörtülü bir kadının her şeyden önce başörtüsüyle gündeme gelmesinden bıktım’’ tivitini görünce hatıra olsun dedim…

KARŞI DEVRİMCİLER İKTİDARDA

Benzer bir gündemle dikkatimi çeken yazı Nazlı Ilıcak’ın… Mason locasının bir panelinde konuşan Nur Serter, “Karşı devrimcilerin iktidarda olduğunu’’ söylemiş. Nur Serter bu konuşmada hükümetin Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini benimsemediği için iktidar yetkisini kullanamayacağını söylüyor. Nazlı Ilıcak, Sertel’e AK Parti hükümetinin hangi devrimlere karşı çıktığını sorarak Sertel’i, “Hem Atatürk’ün yasakladığı Mason locasının paneline katılacaksınız, hem de su katılmamış Atatürkçü olduğunuzdan dem vurup başkalarını devrim düşmanı ilân edeceksiniz’’ diyerek eleştiriyor.

Aynı günlere ilişkin gazete kupürleri içinde hem Ömer Lütfi Mete hem de Nuray Mert, “Modern Müslüman dayatmasına’’ karşı çıkan yazılar kaleme almış. Nuray Mert, Özdemir İnce’nin Adonis’den alıntılarla verdiği cevapları eleştiriyor. İnanmayanların inananlara yöneltecekleri tek meşru sorunun “demokrasiyi kabul edip etmedikleri’ sorusu olabileceğini kayda geçirdikten sonra, “Çünkü bu, onların toplumsal özgürlüklerini ilgilendiren bir sorudur” diyor. “Özdemir İnce’nin monoteizmin döneminin geçtiği iddiasını kaba ve pozitivist bir iddiadır, konunun devirle çağla alakası yoktur ama düşünce tarihinin geldiği noktadan da söz edecek olursak pozitivizmin dönemi geçmiştir. Ayrıca Adonis, İslâmiyet ve Hristiyanlıkta iyilik problemi konusunda diyelim Gazali’yi ve St. Augustin’i felsefi bir eleştiriye tabi tutuyor değil, monoteizmin devrinin geçtiği için inananların bunu kabul etmemesini talep ediyor ki bu sığ ve kaba bir dayatmadır, iman bir nasip meselesidir’’ diye ekliyor…

Ömer Lütfi Mete ise Diyanet İşleri Başkanı’nın, “Müslümanlar modern olmalıdır’’ sözünü tartışıyor. Modernliğe yüklenen anlamı sorguluyor. Hasan Bülend Kahraman AK Parti için “muhafazakâr” demek yerine “güncel ilerici’’ demeyi daha doğru buluyor… 21. yüzyılın ilk yıllarında yapılan bu tartışmaları okurken devamlılığa ve fikri takibin faydasına bir kez daha ikna oldum. “Dün dündür, bugün bugündür’’ diyecek kadar popülist olmamalıyız.

Son söz de kendimize: Çocuklarımızı eğitim için illâ Batı’ya göndermek istiyoruz. Gönderiyoruz da nasıl dönüyorlar? Ona bakmak gerekiyor. Hele de ırkçılığa karşı çıktığımız, Cumhuriyet’in gadrine uğradığımız bir atmosferde vatan ve millet sevgisini ikinci plana atmış 1980’lerin İslâmcı anne ve babalarının çocuklarının Batı ve kendi ülkeleriyle kurdukları ilişkiye dönüp dönüp bakmasında fayda var.

Bir güzel haber de Siirt'ten geldi: Ekonomiye 500 milyon lira katkı sağlayacak
Ekonomi
Bir güzel haber de Siirt'ten geldi: Ekonomiye 500 milyon lira katkı sağlayacak
Geçtiğimiz günlerde Ilısu Barajı'nda enerji üretimine başlanmasının ardından bir güzel haber de Siirt'ten geldi. Dicle Nehri üzerinde yapılan ve silindirle sıkıştırılmış beton tipine göre Türkiye ve Avrupa’nın en büyük barajı olan Çetin Barajı’nın enerji üretimine başlandı. Bakan Pakdemirli, barajın milli ekonomiye yıllık 500 milyon lira katkı sağlayacağını söyledi.
IHA
Avrupa’nın en büyüğünde enerji üretimi başladı
Ekonomi
Avrupa’nın en büyüğünde enerji üretimi başladı
Geçtiğimiz günlerde Ilısu Barajı'nda enerji üretimine başlanmasının ardından bir güzel haber de Siirt'ten geldi. Dicle Nehri üzerinde yapılan ve silindirle sıkıştırılmış beton tipine göre Türkiye ve Avrupa'nın en büyük barajı olan Çetin Barajı'nın enerji üretimine başlandı. Bakan Pakdemirli, barajın milli ekonomiye yıllık 500 milyon lira katkı sağlayacağını söyledi.
IHA
Hamza Kampı Hafter milislerinden temizlendi
Dünya
Hamza Kampı Hafter milislerinden temizlendi
Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne (UMH) bağlı güçler, Trablus'un güneyinde bulunan Hamza kampını darbeci Hafter güçlerinden temizleyerek kontrol altına aldıklarını açıkladı.
IHA
Libya ordusu Hamza Askeri Kampı'nı Hafter'den geri aldı
Dünya
Libya ordusu Hamza Askeri Kampı'nı Hafter'den geri aldı
Libya Ordusu, başkent Trablus'un güneyindeki Halife Hafter'e bağlı milislere karşı ilerleme kaydederken, stratejik Hamza Askeri Kampı'nın tamamında kontrolü sağladı.
AA
Stachowiak maaşının iki katını istemiş
Spor
Stachowiak maaşının iki katını istemiş
Denizlispor Başkanı Ali Çetin, Polonyalı kaleci Stachowiak'ın takımdan ayrılığıyla ilgili, "Yıllık maaşının iki katını istedi, biz de kabul etmedik" dedi.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.