Almanya Başbakanı Merkel'in partisi yeni liderini seçecek
Dünya
Almanya Başbakanı Merkel'in partisi yeni liderini seçecek
Almanya Başbakanı Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birliği yürütme komitesi, yeni liderini seçmek için hazırlanıyor. 4 Aralık'ta Stuttgart'ta kongre yapmayı planlayan komite, seçimi pandemiden dolayı tek güne indirdi.
Diğer
Hristiyan dünyasına Ayasofya kitabı: Ayasofya'nın nasıl korunduğu anlatan kitap Hristiyan dünyasının önde gelen isimlerine gönderilecek
Hayat
Hristiyan dünyasına Ayasofya kitabı: Ayasofya'nın nasıl korunduğu anlatan kitap Hristiyan dünyasının önde gelen isimlerine gönderilecek
86 yıl sonra ibadete açılan Ayasofya Camii’nin hukuki statüsü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla, özel bir kitapla Hristiyan dünyasına anlatılacak. İngilizce olarak hazırlanacak kitap, Hristiyan dünyasının önde gelen isimlerine gönderilecek. Kitapta Ayasofya ile birlikte Sümela Manastırı başta olmak üzere diğer tarihi ibadet mekanlarının nasıl korunduğu detaylı olarak anlatılacak.
Yeni Şafak
Kutsal bilgelik
Kutsal bilgelik

Geçenlerde katıldığımız bir televizyon programında, popüler gazeteci arkadaşlarımızdan biri, Ayasofya’nın ibadete açılmasına karşı çıkarken, “Ben” dedi, “mütedeyyin değilim, sekülerim”… Biz de dedik ki; “İnsan hem mütedeyyin hem de seküler olabilir” …

Ülkemizdeki temel mesele budur… Ya ‘mütedeyyin’ olacaksın ya da ‘seküler’… İlle de bölüneceksin… Oysa hem seküler, kurumsal anlamda da laik düşüncede hem de Ayasofya’nın ibadete açılmasından yana olabilirsin… Bu ikisinin birlikte var olması savunmak!.. İşte Türkiye’nin özlemini çektiği budur.

AK Parti’yi ‘mümin’ ve ‘mütedeyyin’ insanların partisi olarak görüp, kendisi ‘seküler’ olduğu için partinin yaptığı her şeye, söyledikleri her söze karşı çıkma refleksini bir kenara bırakmadıkça millî bağımsızlık sürecinde daha hızlı yol almak imkânsızdır…

Aynı şey, tersi için de geçerlidir… Mümin ve mütedeyyinler, kendileri gibi olmayanlara bakışlarını ‘normalleştirmedikçe’ ülkemizde toplumsal sıhhati tesis etmek mümkün olamaz…

Bu konuda Fatih Sultan Mehmet’ten alınacak ne kadar da çok ders vardır… Ayasofya’yı İslami inancın hizmetine sunmak üzere kurduğu vakıfla ilgili sözleri ezberlenesi türdendir… Ya da Bizans’ı fethettikten sonra gayrimüslimlerin inanç ve özgürlükleri üzerine söyledikleri… Veyahut Osmanlı İmparatorluğu’nun bu minval üzere yüzlerce yıl süren beşerî tutumu…

Dün, Sayın Cumhurbaşkanı ve Diyanet İşleri Başkanı’nın sözleri bu anlayışın sürdürülebileceği yolundaki irade beyanının birer yansımalarıydı… İnşallah sekülerliği, mütedeyyinliğin karşıtıymış gibi görenler de bu sözlerin arkasındaki vaadi anlarlar…

Türkiye “Batı bize ne der; Batı’ya ayıp olur; sonra bizi yalnız bırakırlar…” türü aşağılık kompleksi çıkışlı müstemleke kültürü özentisi endişeleri içermeyen ya da bu endişeleri göğüsleyebilecek özgüveni gösteren adımları her attığında, içimize bir ferahlık duygusu gelir… İşte o ferahlık duygusunu dün bir kez daha yaşadık…

Hani Doğu Akdeniz’de, Libya’da, Suriye’de ve Irak’ta Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda atılan adımlar sonucunda hissettiğimiz duygu var ya, işte ona benzer bir ferahlık…

Bu arada yüz binlerce kişinin katıldığı bu büyük organizasyonun, tereyağından kıl çeker gibi üstesinden gelen, duvarlardaki ikonların ve fresklerin ne olacağı konusunda Batılılar’dan çok endişe duyan bizim ‘ecnebi aydınlarımızın’ bile “helal olsun” dediği şekilde geçici olarak ‘kamufle’ etmeyi başaran yetkilileri candan kutlamak lazım…

İşlerini yapmaları için çok iyi teknik olanaklar sağlanan dünya basını, olayı, canlı ya da banttan dünyaya duyurdu… Tabii ki Hristiyan âleminin zil takıp oynamasını bekleyen yoktu… Ancak onların ve onlar gibi düşünen bizim aydınlarımızın endişelerini ortadan kaldıracak uygulamaların “Kutsal Bilgelik” merkezi Ayasofya’da hayata geçirileceğine dair çok işaret vardı…

Tüm insanlığa hayırlı olsun…

Yunanların Ayasofya hazımsızlığı: Bugün İstanbul'da gerçekleşen şey güç değil, zayıflık göstergesidir
Dünya
Yunanların Ayasofya hazımsızlığı: Bugün İstanbul'da gerçekleşen şey güç değil, zayıflık göstergesidir
Yunanistan Başbakanı Miçotakis'ten Ayasofya'nın Camii olmasının ardında açıklama yaptı. Yunan ve Hristiyanların hazımsızlığını dile getiren Miçotakis, ''Bugün İstanbul'da gerçekleşen şey güç değil, zayıflık göstergesidir. Biz, Rum Ortodoks Hristiyanlar için, Ayasofya bugün her zaman olduğundan daha fazla ruhumuzda yer alıyor'' dedi.
Yeni Şafak
HDP'li Paylan'dan Ayasofya teklifi: Çan çalsın pazar günleri ayin yapılsın
Gündem
HDP'li Paylan'dan Ayasofya teklifi: Çan çalsın pazar günleri ayin yapılsın
10 Temmuz'da Danıştay'ın verdiği karar ile müze statüsünden çıkan Ayasofya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı kararname ile Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredilerek 86 yıl sonra yeniden cami statüsüne kavuştu. Ayasofya'nın ibadete açılması konusunda bir takım çevrelerden gelen tepkiler içinde yer alan HDP'den de ilginç bir çıkış geldi. Bir programda canlı yayına katılan HDP'li Garo Paylan, "Ayasofya tabii ki ibadete açılsın, benim hiçbir itirazım yok. Şöyle bir formül olabilir belki, illa isteniyorsa, Ayasofya çok büyük bir yer, biliyorsunuz belli bir yerinde namaz kılınıyor, zaten ibadete açık. Belli bir yerinde de kilise olarak biz ibadet edebilelim, biz Hıristiyanlar olarak gidelim orada duamızı edebilelim, Ayasofya’nın belli bölümleri var, orada bir de çan olsun. Düşünün bir yanda ezan okunsun, diğer yanda çan çalsın, orta alan da müze olarak herkesin buluşabileceği, Hıristiyanların buluşabileceği bir barış kilisesine, barış camisine ve barış müzesine dönüşsün" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak
Tanrıların mitolojileri, Allah’ın kıssaları var
Tanrıların mitolojileri, Allah’ın kıssaları var

Mitoloji, mitbilim demek. Mitlerin kökenlerini, anlamlarını ve dönüşümlerini inceleyen bilim. Modernite ile beraber ortaya çıktı. C. Taylor, Malinowski, Frazer gibi antropologlar bu bilimi keşfetti. Freud gibi psikologlar bu bilimden epeyce yararlandılar. Freud, Odipus ve Elektra komplekslerini Yunan mitolojisinden üretti. Nietzsche ve Burckhardt gibi filologlar, Yunan mitolojisini araştıran ve bu konuda derinleşen şahsiyetler. Nietzsche’nin bütün felsefesi Yunan mitolojisinin tragedyasıdır adeta. Zeus gibi coşar, kavga eder, kadere hükmetmeye çalışır, gücü her şeyin üstünde tutar, sınır tanımaz. Üstün İnsan yaklaşımı Zeus arketipidir. Modern dönemde öldürdüğü Tanrı yerine icat ettiği yeni tanrıdır. Goethe de de farklı yansımalarıyla karşılaşırız. Schopenhauer, onun Yunan mitolojisindeki cinsel tatmini yaşamın ötesine taşıma düşüncesini sürdürdüğünü söyler. Aslında Faust, modern bir Prometheus. Zincire Vurulmuş Prometheus mitolojinin modern versiyonu. Trajedidir. Mutluluk için annesini öldürmeyi ve şeytan rehberliğinde hakikat yolculuğunu meşru gösteren bir bakış. Bu trajik mitoloji bütün Yunan Tanrılarının hayatında karşımıza çıkar.

Modernite, görünürde mite karşı. Onun akıldışı, bilim dışı, düşsel ve rüya alemiyle gerçekliği ayıramayan insan bilincinin dışa vurumu olduğunu söyler. Bunda bir hakikat payı da var. Mitoloji Çağı, bilim ve akıl çağının gerisine düşen ilkel toplumdaki insanın muhayyilesidir. Olağanüstü temelinde yürüyen bir bilinç var. Aslında bilinç de yok. Hegel’den bakarsak Sokrat ile beraber düşünce doğdu. Öncesinde mitlerin dünyası ve insanın mitler dünyasında gelişmeyen duyguları vardı. Pozitivizm bilim ve nesnel gerçekliği yüceltince bunların ötesinde yer alan bütün bilgileri, anlatıları ve olayları ret etti. Ancak bu işin bir yüzü. Oysa yukarıda da gösterdiğimiz gibi bir yandan Hristiyanlığa ve ortaçağ geleneksel yaklaşıma karşı mitolojiye reddiyeler dizildi ve mitoloji modern dünya görüşüne transfer edildi. Antropoloji, psikoloji, resim ve mimaride öne çıktı. Bugün Avrupa’nın herhangi bir müzesinde ya da tarihi eserlerinde Zeus baş aktördür.

Mitoloji, insan bilincinin nesnel hayatı kurgulaması. Varlığı muhayyilesinde üretmesi. Bu açıdan da mitoloji beşeridir. Beşeri kurgulardır. Semboller, teşbihler ve anlatılar beşeri muhayyilenin doğasından fışkırırlar. Yunan inancında mitoloji baskındır. Tanrılar da mitolojiktir. Homeros’un destanlarında ve Heseidos tragedyalarında bunu görüyoruz.

Kur’an kıssaları, mitolojik değildir. Bunu bizzat yine Allah bize söylüyor. Mesela, Hz. Davut Kıssası’nı anlatmaya başlamadan önce bunlar “hak haberler” diyor( Bakara, 252). Yani kıssalar, Kur’an’da bildirilen hak haberlerdir, hakikatlerdir. Beşeri kurmaca değildir. Her kurmacada “yalan”, çarpıtma, eğip bükme vardır. Ancak bunlar beşeri kurmacalardır. Kıssalar, tarihte olmuş veya olacak olaylar. Allah tarafından tebliğ, ibret, anlam ve amaç, tevhit için “kurgulanmıştır”. Allah kurgusu vardır. Nitekim ünlü tefsirci Zemahşeri de Allah’ın kurgusuna işaret eder. Onun teşbihleri, mecazları ve anlatımı bunu ortaya koyar. Ancak bu kurgu beşeri olandan bütünüyle farklı. Bizzat Allah kendisi “hak haberler” diye niteliyor. Bu haberler zaman üstü ve evrensel bir anlatım içine taşınıyor. Böylece bütün çağlara seslenebiliyor. Mitte de zaman üstü bir anlatım vardır. Bu açıdan benzerlik taşır. Ancak kimi benzerliklerden yola çıkarak ve temeli göz önünde bulundurmadan kıssalara mitoloji diyenler derin bir sapma içindeler. Çünkü onlar, “hak haber” mesajını es geçiyorlar. Kelamı beşeri bilinçle eşitliyorlar. Allah’ın hak haberlerini insan muhayyilesinin bir ürünü olan mitoloji ile aynı kefeye koyuyorlar. Bu da Kur’an’ın bir kısmını beşeri kabul etmek demektir. Kur’an’da kıssa ve mitoloji arasındaki farka işaret eden ifadeler de var. “Geçmişlerin esatiri” ifadesi budur. Allah, Mekke toplumundaki inançsızların Kur’an kıssalarına geçmişlerin mitolojisi dediğini söylüyor. Kur’an kıssalarına mitoloji/efsane demenin bir inkarcılık karakteri olarak ifade ediyor. Çünkü “hak haberler” inkar ediliyor.

Elbette Kur’an kıssaları tarih içinde Müslüman sanatçılar, mimarlar, edebiyatçılar ve şairler tarafından çeşitli efsanelerle genişletildi. Miraçnameler bunlardan biri. Bu eserler toplumun miraç inancını estetize eder ve onu çağının anlatımları içinde konseptleştirir. Zamanlar üstü bir dil içinde dokunulabilecek bir yakınlığa taşır. Mevlit okumalarında bunu hissediyoruz. Vahyin, Müslüman sanatçıların muhayyilesinde bir kültüre dönüşerek toplumu beslemesidir bu.

Mitoloji, yeniden keşfediliyor. Kimi ilahiyatçılar, Kur’an kıssalarını da mitoloji seviyesine indiriyor. Allah’ı da beşeri vasıflarıyla da öne çıkan( dikkat edin bu ilahiyatçılar, Allahtan kendileri ile eşit düzeyde konumlanan bir beşeri varlık gibi bahsederler) Yunan Tanrıları haline getirmeye çalışıyorlar. Sapmanın ve çarpıtmanın dehşet halleri…

Hristiyanlığın ilk dönemlerini anlatan üç dua kitabı ele geçirildi
Gündem
Hristiyanlığın ilk dönemlerini anlatan üç dua kitabı ele geçirildi
Kırıkkale'de Hristiyanlığın ilk dönemlerini anlatan 3 dua kitabı ele geçirildi. Cumhuriyet Başsavcılığının kararı doğrultusunda merkeze bağlı Yukarı Mahmutlar köyünde kitapları almak için buluşma ayarlayan sivil ekipler, kitapları 2 milyon 500 bin liraya satmaya çalışan şüpheliyi suçüstü yakaladı. Jandarma ekiplerince muhafaza altına alınan tarihi eser niteliğindeki kitapların İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne teslim edileceği öğrenildi.
AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Paskalya mesajı
Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Paskalya mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hristiyan vatandaşlarımızı, en önemli yortularından biri olan Paskalya münasebetiyle en içten duygularımla tebrik ediyorum" dedi.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.