Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar: Kıdem tazminatı alınabilir
Ekonomi
Milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar: Kıdem tazminatı alınabilir
Bir aylık maaş alacağının olduğunu öne süren işçi, istifa etti; ancak kıdem tazminatını alamadı. İşçiyle işveren mahkemelik oldu. Davaya son noktayı koyan Yargıtay; işçinin maaş, prim, fazla mesai ücretinin ödenmemesi halinde haklı fesih yoluyla istifa edebileceğini ve kıdem tazminatı alabileceğine hükmetti.
IHA
İngiltere'de ilk kez başörtülü bir kadın hakim oldu: Kalıba sığma konusunda endişe etmeyin, o kalıbı kırın
Dünya
İngiltere'de ilk kez başörtülü bir kadın hakim oldu: Kalıba sığma konusunda endişe etmeyin, o kalıbı kırın
İngiltere'de başörtülü bir kadın ilk defa hakim olarak atandı. BBC'nin haberine göre, başörtülü Raffia Arshad, geçen hafta Midlands bölgesine hakim olarak atandığına ilişkin mektubu aldı. Hakim olarak atanan Arshad, "Bu sadece kişisel bir başarı değil, farklı bir kökene sahip herkes için büyük bir başarı" ifadelerini kullandı.
AA
AB İngiltere'ye karşı hukuki süreci başlattı: İşçilerin serbest dolaşım özgürlüğü ihlal edildi
Dünya
AB İngiltere'ye karşı hukuki süreci başlattı: İşçilerin serbest dolaşım özgürlüğü ihlal edildi
Avrupa Birliği (AB), serbest dolaşım hakkıyla ilgili kurallara uymadığı gerekçesiyle İngiltere'ye karşı hukuki süreç başlattı. İngiltere'nin AB vatandaşlarının serbest dolaşım özgürlüğü, işçilerin serbest dolaşım özgürlüğü ve yerleşme özgürlüğü hakkındaki kuralları ihlal ettiği belirtildi.
AA
İş yerleri için beş kritik düzenleme: 8 yıl sonra hayata geçiriliyor
Ekonomi
İş yerleri için beş kritik düzenleme: 8 yıl sonra hayata geçiriliyor
2012 yılında gündeme gelen ve 8 yıl ertelenen düzenleme 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe giriyor. Yeni Borçlar Kanunu ile konuttan sonra iş yeri kiracılarını da zor durumda bırakan maddeler geçersiz hale gelecek. Uzun yıllar tartışma konusu olan devir için haklı gerekçe şartı da getirilirken, depozitolar ortak hesaba yatırılacak, yerine aynı şartlarda kiracı bulan ise sözleşme süresinden önce iş yerini tazminatsız tahliye edebilecek.
Yeni Şafak
İşveren kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izne başvuramaz
Ekonomi
İşveren kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izne başvuramaz
İşverenlerin kısa çalışma ödeneği yerine keyfi olarak ücretsiz izin yöntemine başvurmalarının koruma amacına aykırılık teşkil edeceğine dikkat çeken hukukçular, işverence aksi bir uygulamaya gidilmesi halinde işverenin kötü niyetli davranışına bağlı olarak işçi açısından haklı fesih nedeni ortaya çıkabileceğine işaret ediyor.
AA
Rapor alıp arkadaşının düğününe giden işçi tazminattan oldu
Ekonomi
Rapor alıp arkadaşının düğününe giden işçi tazminattan oldu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, rahatsızlığını ileri sürerek işe gelmediği gün arkadaşının düğününe katıldığı sosyal medya paylaşımıyla belirlenen işçinin işverene sunduğu sağlık raporunun geçerli kabul edilemeyeceğine hükmetti. Daire, düğünle ilgili paylaşımlarının altına "izin işini halettiği" yönünde yorum da yazan işçinin kıdem ve ihbar tazminatı almasına hükmeden yerel mahkeme kararını bozdu.
AA
Milyonlarca tüketiciyi ilgilendiriyor: Elektrik faturasındaki 'kayıp-kaçak' bedelleriyle ilgili son karar açıklandı
Ekonomi
Milyonlarca tüketiciyi ilgilendiriyor: Elektrik faturasındaki 'kayıp-kaçak' bedelleriyle ilgili son karar açıklandı
Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi, elektrikteki kayıp-kaçak bedellerinin vatandaşın faturalarına yansıtılmasına ilişkin uygulamanın 2016'da yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle hukuka uygun hale geldiğine karar verdi. Daire, bu nedenle kayıp-kaçak bedellerine ilişkin tahsilatın tüketiciye iadesine karar verilemeyeceğine hükmetti.
AA
Karakuş ve tefeci
Karakuş ve tefeci

Başlığımız hukukun gerçeği ile vakanın hakikati de olabilirdi.

Konumuzla ilgili Karakuş Kadı’nın fıkrası şöyle:

Tefecilerden biri bir gün Karakuşa gelir. Alacaklı olduğu fakirlerden biri için dava açar. Karakuş borçlu fakiri çağırtır.

- Niçin borcunu ödemiyorsun?

- Ödemek istiyorum, bir türlü ödeyemiyorum.

- Anlamadım niye?

- Çünkü ne zaman ödemek için evine gitsem, kendisini evde yok dedirtiyor.

- Sence niye böyle yapıyor?

- Maksadı biraz daha zaman geçsin de, ben daha fazla faiz ödeyeyim diye. Nitekim borcum on altındı şimdi on beş altın oldu.

Biraz düşünen Karakuş, haksızın davacı tefeci olduğunu anlar, hemen hükmünü verir:

- Alacaklıyı derhal hapsediniz. Borçlunun eline yine para geçer, ödemek için evine gider. Bu adam yine yok dedirtir. Oysa hapiste olursa, borçlu onu hapiste bulur, borcu daha fazla çoğalmadan borcunu öder.

Karakuş tefeciye ve borçluya dönerek:

- Bu hal ikiniz için de en hayırlısı. Sonunda biriniz hapisten, diğeriniz de borçtan kurtulmuş olur.

Titreyen tefeci:

- Aman efendim, merhamet! İçeride ne kadar kalacağım?

- Faiz olarak alacağın beş altın miktarı kadar...

*

Olay günümüzün yürürlükteki hukukuna bakarak yorumlandığında Karakuş’un verdiği hükmün geçerliği olmadığı söylenebilir. Tefeci, belki tefecilikten dolayı cezaya müstahak olabilir. Ama evinde bulunmamak veya bulunduğunu gizlemek dolayısıyla cezayı gerektirecek bir fiil ika etmiş değildir. Kişi evinde oturur da oturmaz da… Kapısı çalındığında açar da açmaz da… Bunlar cezayı gerektirecek fiiller arasında sayılmaz…

Durumun görüntüsü yasa açısından böyle değerlendirilebilir.

Ama olayın bir de hakikat açısından belli olan bir içyüzü var. O da borçlu kişinin anlattığı durum… Borçluyu daha çok borçlandırmak ve onu zora sokmak isteyen tefecinin fiili, toplumsal huzur açısından men edilmesi gerekiyor. O kendiliğinden olumsuz tutumundan vaz geçmediğine ve vaz geçmeyeceğini de belli ettiğine göre ona yaptırım uygulamak gerekiyor.

Günümüz hukukunun kişi hakları ve özgürlükleri açısından tecviz edilemez gibi görünen Karakuş’un hükmü, makro düzeyde ve makro düzlemde değerlendirildiğinde yerden göğe haklı görünüyor.

Yasanın mantığı ile ilahi adaletin gerektirdiği mantık kimi zaman birbiriyle telif edilemez biçimde ayrı düşebilir. Bu, aynı zamanda hakikatin gerçeği ile

gerçeğin hakikati arasındaki farkı da işaret eder.

Tıpkı hukukun eldeki delillere göre hüküm verilmesi gerektiğini öngören usul kuralının gösterdiği gerçeklik ile gerçeğin kendi zatında taşıdığı hakikat ve onların farkı gibi…

Burada bireysel açıdan (mikro düzlemde) görünen gerçeklik ile kamu açısından (makro düzlemde, ilahi açıdan) görünen gerçeklik arasındaki farka dikkat etmek gerekiyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.