Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Hüznün şarkısı: İnsanın kalbiyle konuşması...
Hüznün şarkısı: İnsanın kalbiyle konuşması...
Hüzün, insan yeşerten bir mekteptir.Hüzünlü kalp, muhabbeti celbeder.Allah (cc), hüzünlü kalbe rahmet tohumları eker...HÜZNÜN ŞİİRİ: KALBİN GÜLÜMSEMESİKalp, en iyi sükûnet makamında çalışır.Gürültü kalbin düşmanıdır.İnsanın da.Kalbi ihmal ederseniz, kararır kalp.Kalbi ihya ederseniz hem ısıtır insanın içini hem de ışık saçar insandan insana ve dünyaya...Dünyanız kalple aydınlanır. Kalbiniz kararıp dolmuşsa, güneş bile karanlıktır.Hüznün şiiri: Kalbin gülümsemesi.Yücelmiş bir kalbin kanat çırpmas...
Duygularımızı tanıyor muyuz?
Hayat
Duygularımızı tanıyor muyuz?
Toplumsal olarak hayatın normal ve olağan akışındaki küçücük olumsuzluklara bile tahammül edemeyen ve şiddet ile suça meyil edildiği istatistiki verilerde de gözlemlenirken, söz konusu eylemlere bizi neyin sürüklediği ve hangi duygularımız tarafından tetiklendiği konulu bir program kapsamında Analiz uzmanı Taner Akkuş ile Uzman Klinik Psikolog, Pedagog Çiğdem Dayan online bir konferans verdi.
Yeni Şafak
46 yıl sonra açılan Maraş'ta hüzün turizmi yapılacak
Dünya
46 yıl sonra açılan Maraş'ta hüzün turizmi yapılacak
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Turizm Bakanı Kutlu Evren, 'Hayalet Şehir' kapalı Maraş'ın bir bölümünün halka açılmasını tarihi bir karar olarak değerlendirdi. Kapalı Maraş'ta halka açılan bölgelerde incelemeler yapan Evren, "Kapalı Maraş'ta 'dark turizm' (hüzün turizmi) yapmayı düşünüyoruz" dedi.
DHA
Hac dönüşü ayrılık hüznü
Hayat
Hac dönüşü ayrılık hüznü
Yeni Şafak
Hüznün bayramı, bayram hüznünü dağıtıyor...
Hüznün bayramı, bayram hüznünü dağıtıyor...

Virüsle yaşamaya alıştık, alışmaya çalışıyoruz...

Ama virüs, etkisini bayram gibi çok özel günlerde hissettiriyor daha çok.

Bayramı bayram olarak yaşamayı imkânsızlaştırmasa bile çok zorlaştırıyor. Hüznü çoğaltıyor...

Bu yazıda, hüznün bize kazandırdıklarını yazacağım; bize nasıl bir kalbimiz olduğunu hatırlattığını, kalbimizin kapılarını nasıl açtığını...

Gerek Ramazan Bayramı’nın gerekse Kurban Bayramı’nın ve Hacc’ın hakkıyla “yapılamaması”, çok büyük bir imtihan.

Salgın, büyük bir âfet. Küresel bir kriz aynı zamanda. Krizin yönetilmesinde en başarılı ülkelerden biri Türkiye oldu. O yüzden birazcık bayramı yaşayabileceksek, gerek hükümet gerekse halk olarak virüsle iyi mücadele etmemize borçluyuz bunu.

Fakat yine de bir kriz durumu var. Her krizi hem bir imtihan hem de bir imkân olarak değerlendirmek en iyi Müslüman insana yakışır.

Büyük bir imtihan bu. Bu imtihanı başarıyla vermeye çalıştığımız ortada. Bu krizin aynı zamanda bir imkân olarak görülmesi, geleceğe daha iyi hazırlanabilmemiz açısından önemli.

Krizin önümüze koyduğu “sorun”lardan biri yoksunluk: Tam da kurbanın ve bayramının bizi önce Yaratıcı’ya, sonra insanlara ve tabiata yakınlaştırması esprisinin zedelenmesi sözkonusu. Virüsle, insanlar arasına sosyal mesafe konularak mücadele ediliyor. Oysa bayram bütün sosyal, fiziksel mesafeleri ortadan kaldıran bir imkân. İnsanların aralarına sosyal ve fizikî mesafe koyarak bayramı yaşamaları, bayramın ruhuna ters ama başka seçeceğimiz yok. İnsanın annesine, babasına, kardeşine, en yakınlarına sarılamaması, yoksun olduğumuz şeyin kıymetini daha iyi idrak etmemize imkân tanımalı.

Sahip olduğumuz değerleri, kaynaşma, dayanışma, yardımlaşma, bütünleşme, kenetlenme biçimlerini, bayramın sunduğu kardeşlik atmosferini, bu atmosferi hakkıyla yaşamaktan yoksun oluşumuzu iyi düşünmeli; bizi biz yapan, birbirimize bağlayan, kardeş kılan, aynı hedefe yönelten, aynı ilkeler uğruna mücadele etmemize imkân tanıyan İslâm’ın bütün değerlerini ve günlerini hakkıyla yaşayacağımız zeminleri ve zamanları inşa etmeye daha fazla özen ve hassasiyet göstermeliyiz bundan böyle...

Bugün, bu bayramda yaşadığımız hüzün, yarınların daha güzel inşa edilmesinin vesilesi, itici gücü olmalı.

Hüzün, bir imkândır; büyük bir imkân hem de: Hüzün, zaaflarımızı ve gücümüzü gösterir bize. Az şey midir bu. Hüzün, başka zamanlarda kapanan kapıların açılmasını sağlar. Kalbimizin kapılarını sonuna kadar açar... Kalbini yitiren bir dünyanın nasıl cehenneme dönüştüğünü görmemizi mümkün kılar... Kalbi katılaşan insanların kalplerini yumuşatır, bir vicdanları olduğunu hatırlatır.

Yaşadığımız bayramı, hüznün bayramı olarak adlandırabiliriz: Hüznün hayatımıza bu kadar hâkim olduğu, bu kadar çok hatırlandığı bir zaman dilimi, kendimizi daha fazla hatırlama, hayatımızı daha çok muhasebe etme, yapıp ettiklerimizi hiç olmadığı kadar sorgulama imkânı bulduğumuz rahmet, merhamet ve şefkat anları aslında.

Bayram da tam da bu değil mi, aslında? Bayramlarda, hele de Kurban Bayramı’nda sergilememiz gereken davranışlar, hem insanı hem de toplumu sarsılmaz bir şekilde inşa edici temel değerler, bunlar: Şefkat, rahmet, merhamet. Dolayısıyla dayanışma, bütünleşme, kardeşlik. İnsan, bu temel değerlerle insan olur; toplum da bu değerlerle oluşturulur, kurulur.

Hüznün bu kadar yoğun yaşanması; insanın kalbini onarması, kendini sorgulaması, yoksun olduklarının değerini daha iyi anlaması için iyi bir fırsat.

Hüznün bayramı, bizim bayram hüznümüzü dağıtmaya yetecek kadar kalbimizi yumuşatmaya, kalbimizin sesine kulak kesilmeye, kalp gözümüzü geliştirmeye imkân tanıyor, çok şükür.

Hüznün bayramı, bayram hüznünüzü dağıtsın, hüznün sunduğu rahmet, şefkat ve merhamet; yakınlaşma / dayanışma, bütünleşme ve kardeşlik ilkeleriyle donatsın hepimizi... Bayramınız mübarek olsun.

Mahkeme kurmadık insanı anlattık
Hayat
Mahkeme kurmadık insanı anlattık
105 yıl önce Sarıkamış’ta yaşanan facianın hikayesini anlatan “Sarıkamış – Beyaz Hüzün” vizyona girdi. Çekimleri iki yıl süren filmin yönetmeni, senaristi ve oyuncusu Kenan Korkmaz, “Sarıkamış’ın tarihi mahkemesini kurmadık, insan hikayesine odaklandık” dedi.
Yeni Şafak
(20 Aralık 2019) Bu hafta vizyona giren filmler: Star Wars'un sevilen karakterleri tekrar bir arada
Hayat
(20 Aralık 2019) Bu hafta vizyona giren filmler: Star Wars'un sevilen karakterleri tekrar bir arada
Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 3'ü yerli 9 film vizyona girdi. Kenan Korkmaz'ın yönettiği "Beyaz Hüzün", Balkan Savaşı'nın ardından mangasıyla birlikte Sarıkamış'a hareket eden bir çavuşun hikayesini beyaz perdeye taşırken Skywalker serisinin finalini yapacak olan "Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi"; The Resistance'ın özgürlük adına verdiği son büyük savaşı ve Star Wars evreninin sevilen karakterlerinin bu uğurda tekrar bir araya gelmelerini işliyor.
AA
Beyaz Hüzün / Sarıkamış filminin Ziver'i Murat Yatman: Çay kursağımızda kaldı, çekimler bittikten sonra herkes annesini görmeye gitti
Hayat
Beyaz Hüzün / Sarıkamış filminin Ziver'i Murat Yatman: Çay kursağımızda kaldı, çekimler bittikten sonra herkes annesini görmeye gitti
Yönetmen Kenan Korkmaz tarafından hazırlanan "Beyaz Hüzün/Sarıkamış" filmi bugün vizyona girdi. Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde gerçekleşen Sarıkamış Harekâtı’nı bir manganın gözünden anlatan filmde Ziver karakterini canladıran oyuncu Murat Yatman, “Bu film bir yol hikayesi. Yolculuk esnasında oradaki insanlar yaşadığı cinneti görmek hüzün verici. Biz bu film ile kimseyi ağlatmak istemedik, seyirciyi rahatsız etmek istedik” diyerek ekledi: "Set aralarında içtiğimiz çay kursağımızda kaldı. Çekimlerden sonra herkes annesini görmeye gitti."
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.