Mesafeyi sanatla ölçebiliriz
Hayat
Mesafeyi sanatla ölçebiliriz
Ortak geçmişe sahip devletlerin sanat alanındaki yakınlığını Özbek sanatçılar Abdimajit Abdurakmanov, Kemaliddin Abdullaev, Davron Fattokhov, Tahkir Gaziev’den dinledik. El sanatları sayesinde geçmişe sahip çıktıklarına değinen Fattokhov, “Türkiye ve Özbekistan gibi iki Türk İslâm devletinin arasındaki yakınlığı ve uzaklığı sanatla ölçebiliriz” diyor.
Yeni Şafak
Benliğin sunumu nasıl olmalı?
Benliğin sunumu nasıl olmalı?

Hepimiz bir sahnedeyiz. Hayatta aldığımız rollere göre davranışlarımızın da değiştiği bir sahnede… İmajımız ise benliğin bu sahnedeki sunumuyla şekilleniyor ve hakkımızda bir referans oluşturuyor.

Video: Benliğin sunumu nasıl olmalı?

“Benliğin Sunumu” ismiyle Irwıng Goffman’ın bu konuları ele alan bir kitabı var ki; hepinize tavsiye ediyorum. Hele de sosyal medya kullanıcısı iseniz. Öyle ki, sosyal medya ile birlikte kendimizi yüz yüze olmayan bir iletişim alanına sunuyoruz. İletişimin sağlıklı olmasını sağlayacak mimiklerin, ortamın, hislerin olmaması bir tarafa kendimiz hakkında bilgi sunduğumuz kişileri tanımıyoruz. Bu alanda bir imaj oluşturup etki yaratmak üzerine düşünmemiz gerekiyor.

KELİMELERİMİZ ELBİSELERİMİZDİR

“Dilin kemiği yok ama kemik kırar.’’ Bu atasözü, anahtar fikirlerin, ‘an’ların ve olayların isimlendirilmesinin önemini çok iyi anlatıyor. Kelimelerin seçimi, stratejinin de ilk adımını oluşturuyor. Örneğin, Amerika’nın geleceği belirsiz Irak operasyonuna ‘kafa koparan’ ismini vermesi, Afganistan’a ‘at ve unut’, İsrail işgaline ‘ihtilaf’, Filistinlileri tecrid eden duvara “çit’’, görüşmelere “yol haritası” , “şiddette fırlama’’ şeklindeki isimlendirmeleri gibi… Olan nedir, olana verilen isim nedir? Almanlar, 1991 yılından bu yana her yıl, bu konuya dikkat çekmek üzere mantığı ile oluşturmak istenen anlam arasında çelişkiler bulunan kelimelere negatif anlamda “unwort’’ ödülü veriyorlar. Bir “unwort sözlüğü’’ bile var. Afganistan’da sivillerin ölümüne sebep olmayı anlatan “kollateralschaden/yan hasar’’ya da , “humankapital’’ gibi kelimeler bu sözlükte yer alıyor. Kelimeler zip dosyalar gibi, içinde pek çok mana ve çağrışım taşıyorlar. Açınca içinden başka kelimeler çıkıyor. Gerçek yok edilemiyor elbette ama yeniden inşa ediliyor. Tarihte iz bıraktığı gibi geleceği de inşa ediyor. Dilin kemiği yok ama kemik kırıyor.

GÖRSELLEŞTİRME…

Eğilip bükülmesi kelimelerden çok daha zor olan görsellik, benliğimize dair bilgilerin bir diğer kaynağını oluşturuyor. Sadece kişiler değil, kurumlar ve ülkeler için de! Alev Alatlı bu nedenle, yazar, illüzyonist ve ressam olan Norman Perceval Rockwell (1894-1978) ismine Amerika’yı Amerika yapanların içinde büyük önem verir. Norman Rockwell mevcudun fotoğrafını çekmez; şehir şehir Amerika’yı dolaşarak yaşamı, sokağı, aileyi yeniden çizer. Çok köklü bir topluluğa, Amerika ruhunu ortak temalarla resimleştirerek enjekte eder. Binlerce kelimenin yapamadığı etkiyi bu çizimler yapar ve model oluşturur. Noel, şükran günü ortamları dahil bir çok sahne O’nun eseridir. Norman Rocwell ismi bir ülke kültürünün, ruhuna model olacak şekilde nasıl resimleştirilebiceğine dair en iyi örnektir.

ANLAM YARATAN NEDİR?

Konuya bugünden devam edelim. Elbette yeni teknolojilerin gelişmesiyle, canlandırma, grafikler, fotoğraflar, çizim, çekim her şey kolaylaştı, bollaştı ama bir o kadar ‘etkioluşturmak’ zorlaştı. Etki oluşturmak için bir anlam oluşturmak gerekiyor.

“Anlam yaratan nedir’’ sorusunun bilimsel aşamaları şöyle gelişiyor. Beyin dünyayı olduğu gibi görmüyor. Gördüklerini değişik işlemler sonucunda, daha önceden edindiği koleksiyonların etkisinde, belirli zihinsel modeller üreterek anlamlandırıyor. İşlem gözde başlıyor, oradan beynin arka kısmına birinci kortekse aktarılıyor. Bu bölgede sadece basit geometrik şekilleri algılayabilecek bir işlem yapıyor, bir nakliye istasyonu gibi algıladığını beynin diğer kanallarına naklediyor. Beyinde 30 kadar kısım bu bilgiye dair veri oluşturuyorlar. Bu kısımların içinde üç durak önemli. İlki “ventral akım’’ ‘bu ne’ sorusunu cevaplıyor. İkincisi dorsal akım, burada nesnenin yeri, sahnesi, civarı algılanıyor. Üçüncüsü limbik sistem. Beynin derinlerinde bir yerlerde hisseden kısım burası. Kalbimizle gördüğümüz yer burası. Bir imgeyi gördüğünde ona karşı güçlü ve duygusal tepki oluşturuyor. Tüm bu trafiğin içindeki kombinasyonlarla gördüklerimizden bir anlam çıkıyor. O nedenle aynı şeye baksak da hepimiz başka şey görüyoruz.

Konuyu somutlaştırarak devam edelim. Sosyal medyada dijital raporlama yapan genç bir ekiple çalışıyorum. Dün onlardan yeni bir sunum dinledim. Sosyal medyada yer alan haberlerin ve kişilerin kendilerini sunum biçimlerini ve etkileri üzerine. Kendini gösterdiğini ve anlattığını zanneden ama bunu başaramayan siyasilerin iletişimi en sorunlu alanı oluşturuyor. Verilere baktığımda “Çok paylaşım’’ başarı getirmediği gibi, tam tersine bunun en sorunlu durumu oluşturduğunu gördüm. Her gelen ziyaretçiyi, her yapılan işi paylaşmak en yanlış tutumlardan birisi. Hele de ‘gittik geldik’ ya da ‘birlikte görünelim’ fotoğrafları. Birlikte göründüğünüz kişi üzerinden değer kazanma çabaları. Bunlar etkisiz iletişim örneğinin en olumsuz örnekleri. Her etkinlik paylaşmaya değer mi? Bir etkinliğin nesi paylaşılmalı? Kişilerin özellikle de siyasilerin işlerine değil kendilerine odaklanmaları, her mesajda kendilerini göstermeleri doğru mu? Siyasi iletişim yapanların kendilerini konumlandırdıkları noktayı ve sosyal medyadaki sunumlarını yeniden gözden geçirmeleri gerekiyor. Etkili sosyal medya iletişimi isteniyorsa; o yan yana insanların bardak gibi dizildikleri resimlerini ortadan kaldırmakla işe başlayabilirler

Acemi sihirbazdan klasik numaralar
Acemi sihirbazdan klasik numaralar

Ortaokuldayken bazen derslere ara verip fıkra anlatılır, şarkı türkü söylenirdi. Bir arkadaşımız üç sene boyunca hep aynı türküyü söyledi. “Çarşamba’yı sel aldı, bir yâr sevdim el aldı.”

Video: Acemi sihirbazdan klasik numaralar


Şarkı türkü defalarca dinlenebilir de fıkra öyle değil. Bir başka arkadaşımız ise üç sene boyunca hep aynı fıkrayı anlatmıştı. Başka fıkra bilmezdi.

Ne zaman elini kaldırsa, bütün sınıf bilirdi ne anlatacağını.

O zamanlar çocuklar daha ağırbaşlıydı muhakkak. Sabırla dinlerdik.

Oflayan puflayan olsa da o duymazdı.

Ne var ki aynı şeyi lisede yapmak imkânsızdır. (Belki de o yüzden sabit fıkracı arkadaşımız liseye devam etmedi.)

Üniversitede hiç söz konusu edilemez. Hayata atılıp meslek sahibi olduktan ve ekmek kazanma derdine düştükten sonra da işler tamamen değişir.

İşte böyle, çok eski bir hatıra birden aklıma geliverdi.

***

Bir sihirbaz hep aynı numara ile ne kadar idare edebilir? Sürekli yeni numaralar bulmak, kendini geliştirmek zorundadır.

Fakat hep tekrar edilen numaralar da vardır. Sürekli yeni nesiller yetişmektedir ve onların da bu numaralarla oyalanması kaçınılmazdır.

Şapkadan tavşan çıkarmaktan hiç vazgeçilmez.

Ancak bir yandan da tavşandan şapka çıkarmak mümkün müdür diye çalışmak şart. Gelişen teknik imkânları kullanarak pek çok yeni numaraların peşine düşülür.

***

Mesela klasik bir numara şöyledir:

Yeni seçilen belediye başkanı imaj çalışması için her gün biraz çaba sarf etmek zorunda olsun.

Ne yapar?

Adamlarından biri sabahtan yemekhaneye gider, o gün menüde neler olduğunu sorar.

Derler ki musakka var. Yanında cacık.

Başkan için antrkot yapılmasını söyler.

Başüstüne.

***

Daha sonra yeni başkan koridorlardan geçer, yemekhaneye gider. Oradaki görevlilerle tokalaşır, kolay gelsin diyerek temennilerini bildirir.

O sırada yanında kameralar çekim yapmaktadır.

Çiçeği burnunda başkan, yemekhane görevlilerine o gün yemekte ne olduğunu sorar.

“Personel için musakka hazırladık, sizin için antrkot yapıyoruz.”

İşte beklenen an gelmiştir.

Gol için ideal pas.

Ne demiş ünlü Türk büyüğü: İyi orta gol getirir.

Burnundaki çiçeğe aldırmadan başkan bir vurur, gol olur.

“Olmaz” der, “onlara ayrı, bana ayrı yemek olmaz. Hepsi aynı olacak.”

Tribünler yıkılır. Herkes gol diye bağırmaktadır.

***

Sonra ne olur?

Aksilik işte. Gidilen yerin yemekhane olmadığı, çay ocağı olduğu ortaya çıkar.

Yeni başkanın adamının evvelce oraya gidip başkan için özel yemek sipariş ettiği ortaya çıkar.

Senelerden beri o belediye binasında hep aynı yemeklerin yapıldığı, başkanlar dâhil kimse için özel yemek hazırlanmadığı ortaya çıkar.

***

Olsun. Dert değil.

Gol atılmış, top ağları sallamıştır bir defa.

Ondan sonra isterse gol iptal edilsin.

Oyun layıkıyla sahnelenmiştir.

Alkışlamak isteyenlerin gönlü hoş edilmiştir.

Yeni başkana sempati besleyenlerin besledikleri sempatileri son derece büyümüş, milyonlarca insan tatmin olmuş, ne isabetli bir karar vermişiz denilmiştir.

O sırada bazı azgın tipler belediye binasına saldırırcasına girmeye kalkışsa da, sağa sola terör sloganları yazsa da, orada burada duvarları kirletse de, güvenlik görevlilerine saldırılsa da, cam çerçeve kırılsa da hiç mühim değildir.

Başkan sırıtır.

Plastik sırıtma ödülü onundur. Yeni yorumlar katarak, tebessümsüz sırıtmada birincidir artık.

33 yıllık şirket kapandı
Ekonomi
33 yıllık şirket kapandı
1987 yılından bu yana halkla ilişkiler sektöründe faaliyet gösteren Image Halkla İlişkiler ve Strateji Tanıtım 3 aydır çalışanlarına maaş ödemesi yapamamasının ardından kapanma kararı aldı. Kapanma kararı akşam saatlerinde çalışanlara tebliğ edildi.
Diğer
Bahçeli'nin yeni imajı
Gündem
Bahçeli'nin yeni imajı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medyada klasik otomobillere olan tutkusuyla çok konuşuluyordu bu seferde kıyafetiyle ilgili odağı oldu.
Diğer
Star Wars gerçek oluyor
Teknoloji
Star Wars gerçek oluyor
Bilim adamları, büyük boyutlu lens ve projeksiyon sistemlerine gerek kalmadan yüksek kaliteli üç boyutlu imajları yansıtmayı sağlayan bir nano-malzeme geliştirdi.
AA
Hakkari’nin kötü imajı sanatla değişiyor
Hayat
Hakkari’nin kötü imajı sanatla değişiyor
Hakkari'nin kötü imajı, sosyal ve kültürel faaliyetlerle değişiyor. Bir süredir terör olayının yaşanmadığı kentte, artık sosyal ve kültürel faaliyetler ağırlık kazandı. Hakkari Genç Gönüllüler Tiyatro Topluluğu'nun ardından yeni kurulan ve lise öğrencilerden oluşan 8 kişilik Grup Mizah Tiyatro Topluluğu, kentin olaylarla değil sanatla anılması için ünlü Hakkarili tiyatro sanatçılarından destek bekliyor. Akşam saatlerinde Atatürk Kültür Merkezinde Oktay Kaya'nın yazıp yönettiği ve oyunculuğunu Samet Taş, Diyar Kaplan, Kadir Sayın, Okay Tuncer, Eylül Ayne, Benazir Taş ve Dilen İrdem'in yaptığı komedi ve mizah türündeki oyunla önemli mesajlar verildi.



IHA
Quaresma'nın yeni imajı Ronaldo'yu şoke etti
Spor
Quaresma'nın yeni imajı Ronaldo'yu şoke etti
Beşiktaş'ın Portekizli yıldızı Ricardo Quaresma, Belçika ile oynanacak hazırlık maçı için ülkesine giderken yeni imajıyla şaşırttı.
Diğer

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.