Alışık olmadığımız sıcaklar geliyor
Hayat
Alışık olmadığımız sıcaklar geliyor
Uzmanlar, BM’nin “insanlık için kırmızı alarm” olarak nitelediği iklim raporunu yorumladı. İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Başkanı Baran Bozoğlu: Türkiye’de alışık olmadığımız sıcak gün ve gecelerin sayısı artacak. Yağış ortalamasının %20 düşme ihtimali var. Prof. Dr. Yusuf Serengil: 2050 yılında net sıfır emisyon hedefi gerçekleşirse -ki bu en iyi senaryo- sıcaklık artışı 1,5 derecenin az üzerinde yani 2 derecenin altında tutulabilir. İklim değişikliği politikaları uzmanı Gamze Çelikyılmaz: Rapor, Akdeniz Havzası’nda ekstrem sıcaklıklar, kuraklıklarda artış, deniz seviyesinde yükselme, kar örtüsünde azalma bekliyor.
Yeni Şafak
BM’den endişe veren iklim raporu: Yazlar uzun kışlar kısa olacak
Dünya
BM’den endişe veren iklim raporu: Yazlar uzun kışlar kısa olacak
Bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı iklim değişikliği raporu BM tarafından yayımlandı. İklim değişikliğinin “yaygın, hızlı ve yoğun” olduğu uyarısında bulunan rapor, insanlık için kırmızı alarm niteliğinde. Eğer gerekli önlemler alınmazsa aşırı hava olaylarının görülme sıklığının artacağına işaret ediliyor. Uzmanlara göre bazı değişiklikler şimdiden geri döndürülemez boyutta.
Yeni Şafak
IPCC’den iklim değişikliği raporu: İnsanlık için kırmızı alarm
IPCC’den iklim değişikliği raporu: İnsanlık için kırmızı alarm
Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Altıncı Değerlendirme Raporu’nu yayınladı. Raporda, iklim değişikliğinin insanlık için kırmızı alarm verdiği ifade edildi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, rapora ilişkin yaptığı paylaşımda, "Bir iklim felaketini önlemek için şimdi kararlı bir şekilde hareket etmeliyiz" dedi.
DHA
Bitti mi? Bitmedi…
Bitti mi? Bitmedi…
Hiç unutmam. Rahmetli babamla sohbet ediyorduk… Kendisi 1907 doğumluydu. İki dünya savaşı, üç padişah, İmparatorluğun yıkılışı, Cumhuriyet’in kuruluşu, 1950’deki ‘büyük değişim’, 1960 ve 1980 başta olmak üzere çok sayıda askeri darbe, ülkenin çeşitli şehirlerindeki depremler… Onun kuşağının yaşamadığı toplumsal olay, büyük felâket kalmamıştı sanki…“Bizimkisi (baby-boomer kuşağı) ne kadar şanslıymış” demiştim; “Büyük felâketlere tanıklık etmedik”…Sen misin bunu diyen?!15 Temmuz mu desem; 1999 dep...
Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun
Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun

Yıllar önce özel bir televizyon kanalında hava durumunu sunan bayan sunucu programı başlıktaki bu sözlerle kapatıyordu.

36 farklı ülkeden 104 uzmanın 7 bin bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı özel bir rapor IPCC tarafından geçen ay kamuoyuna açıklandı.

Değişen İklimde Okyanuslar ve Kriyosfer isimli özel rapor hükümetlerin talebi üzerine hazırlanmış.

Raporu hükümetler istemiş ancak burada yer alan bilgiler herkesi ilgilendiriyor.

Video: Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun


IPCC, Birleşmiş Milletler veya Dünya Meteoroloji Örgütü’ne üye ülkeler tarafından hükümetlere yol göstermek amacıyla kurulmuş.

Türkiye’nin de içinde olduğu 195 IPCC’ye üye ülke tarafından belirlenmiş bağımsız süreçlere göre çalışmalarını sürdürüyor.

**

Raporda neler var bakalım;

*Deniz seviyesi hızla yükseliyor ve emisyonlar azaltılmazsa okyanuslar 2100 yılı itibarıyla geçen yüzyıla göre 10 kat hızlı yükselecek.

*Buzullar, kütlelerinin üçte birinden fazlasını kaybedecek. Bu durum insanların tatlı suya erişimini olumsuz etkileyecek.

Yani içme suyu gelecekte ciddi bir sorun haline gelecek.

**

*Grönland ve Antarktika buz tabakası yılda 400 milyar tondan fazla suyu okyanusa bırakmak suretiyle eriyor.

*Deniz suyu bir yandan oksijen kaybına uğrayıp daha asidik hale gelirken denizde yaşanan sıcaklık dalgaları iki kat daha sıklaştı, sıcaklaştı ve iki kat daha uzun sürüyor.

*Deniz seviyeleri insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının sonucu olarak şu ana kadar 16 cm yükseldi ve yükselmeye devam ediyor.

*Emisyonların bu hızla artması 2100 itibarıyla deniz seviyesinde 84 cm’lik bir yükselme anlamına geliyor.

Yani bazı ada ülkelerinin yaşanamaz hale gelmesi kuvvetle muhtemel.

**

*Deniz canlıları yaşam alanlarını yılda 5 km gibi bir hızda değiştirirken, okyanusların ısınması ve aşırı avlanma da balık türlerini azalttı.

*2050’ye gelene kadar okyanusların üst tabakasının yüzde 80’inde oksijen kaybı meydana gelecek.

*Bu da tüm dünyada okyanuslarda yaşayan hayvanların yüzde 15 azalmasına ve balık avlama potansiyelinin yüzde 24 düşmesine yol açabilir.

*Denizdeki sıcaklık dalgaları şimdiden büyük ölçekli mercan ölümlerine yol açıyor. Hızlı emisyon azaltımında bile tüm ılık su mercanlarında belirgin bir kayıp yaşanacak ve hatta bazı yerlerde soyları tükenecek.

Kabuklu deniz canlıları ve midyeler de tehdit altında.

*İnsanoğlu şu anda yılda 11 milyar ton karbon salınmasına sebep oluyor.

*Kar ve buz örtüsünün kaybı Dünya’nın sıcağı yansıtma özelliğini de azaltarak ısınmayı artırıyor.

Yani her yıl sıcaklardan daha çok şikayet ediyor olacağız.

**

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nde doktorasını tamamlayan ve şu an Oslo Üniversitesi’nde araştırmacı olarak çalışan Dr. Yeliz A. Yılmaz IPCC raporunun Türkiye için olası etkilerini şöyle değerlendirmiş:

“Türkiye’nin kıyı kesimleri yükselen su seviyeleri nedeniyle risk altındayken, iç ve dağlık kesimleri ise azalma eğiliminde olan kar örtüsü nedeniyle iklim değişikliğinin etkileri ile yüzleşebilir.

Yarı kurak bölgelerdeki tarımsal sulama uygulamaları için su temininde problemler yaşanabilir.

Bu kötüye giden tabloyu değiştirmenin yolu fosil yakıt kullanımını durdurmak, emisyonları hızla azaltmak, az tüketmek ve sürdürülebilir kalkınma modellerini uygulamaktan geçiyor.

İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nden Dr. Noyan Yılmaz’ın değerlendirmesi de şöyle:

“İklim değişikliğine sanayileşme ve yapılaşma baskısı da eklenince bu alanların özelliklerini yitirmesi başka birçok soruna davetiye çıkarıyor.

Marmara Denizi başta olmak üzere denizlerimizde oksijen hızla azalıyor. Isınma ayrıca istilacı türlerin yayılımını hızlandırıyor.

İklim değişikliğini sınırlamak için fosil yakıtların kullanımını azaltmayı değil, bir adım ötesine geçerek iklimdeki bozulmayı yavaşlatmak için ne gibi önlemler almamız gerektiğini konuşuyor olmamız lazım.”

**

Yani iklim değişikliği konusunda harekete geçmemenin bedeli bu yüzyıl sonuna kadar çok ağır olabilir.

Nasreddin hocabindiği dalı keserken, kendi çağından bizleri uyarıyordu aslında.

Ama biz ne yaptık?

Gülmeyi tercih ettik.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.