İşgalci gücün hedefi çocuklar: İsrail güçleri, çeşitli iddialarla Filistinli çocukları gözaltına alıyor
Dünya
İşgalci gücün hedefi çocuklar: İsrail güçleri, çeşitli iddialarla Filistinli çocukları gözaltına alıyor
İşgalci İsrail güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde Filistinli 3 çocuğu gözaltına aldı. Filistinli Vadi Hilva Enformasyon Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisinin Eski Şehir bölgesinden 3 çocuğu gözaltına aldığı belirtildi.
Yeni Şafak
Sırbistan Ermenistan'a silah gönderdiğini itiraf etti: Alıcılara hayır demek zor
Dünya
Sırbistan Ermenistan'a silah gönderdiğini itiraf etti: Alıcılara hayır demek zor
Sırbistan hükümeti, Azerbaycan topraklarını işgal eden Ermenistan'a silah sattıklarını itiraf etti. Silah satışlarının Tovuz'daki çatışmalar başlamadan kısa süre önce gerçekleştiğini belirten Sırp yetkililer, "Bu tür durumlarda alıcıya hayır demek zor" ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak
Mısır Hafter'i pazarlık masasına hazırlıyor
Dünya
Mısır Hafter'i pazarlık masasına hazırlıyor
Mısır parlamentosunun Libya'ya askeri müdahale yetkisi vermesi bölgedeki gelişmelere yeni bir boyut kazandırdı. Özellikle Sirte cephesinde başlayacak büyük bir askeri harekat öncesi böyle bir tehdidin sahadaki gelişmelere nasıl etki edeceği merak ediliyor. Mısır yönetiminin olası bir askeri müdahalesinin işgal anlamına geleceğine dikkat çeken uzmanlar, "Hafter son 7 aydır sahada bitme noktasına geldi. Mısır'ın bu adımı Hafter'in pazarlık masasındaki siyasi ve askeri pozisyonunu güçlendirme amacı taşıyor. Mısır ordusunun fiili bir taburla Libya'ya müdahale etmesi gelişmelere çok farklı boyutlar kazandırır. Bu duruma ne ABD ne de Rusya rıza gösterecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Şafak
Mısır'dan tehlikeli adım: Libya'ya askeri müdahale yetkisi verdiler!
Dünya
Mısır'dan tehlikeli adım: Libya'ya askeri müdahale yetkisi verdiler!
Libya cephesinde Sirte operasyonu beklenirken, Mısır parlamentosu darbeci Sisi rejimine 'Libya'ya askeri müdahale' yetkisi verdi. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni tehdit eden Sisi yönetimi, Sirte'ye operasyonun başlaması durumunda askeri müdahalede bulunacağını öne sürdü.
AA
İngiliz işgal kuvvetinin 1919'daki Ayasofya raporu: Türkler tekrar kilise olmasın diye camiye 200 asker yerleştirmiş
Gündem
İngiliz işgal kuvvetinin 1919'daki Ayasofya raporu: Türkler tekrar kilise olmasın diye camiye 200 asker yerleştirmiş
İşgal yıllarından Ayasofya'nın korunması için verilen gösterilen direniş İngiliz işgal kuvvetlerinin raporlarında "Türkler tekrar kilise olmasın diye camiye 200 asker yerleştirmiş" ifadeleri ile yer aldı. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü'nde öğretim görevlisi Doç. Dr. Gülsüm Polat tarafından paylaşılan belgelerde İstanbul'a ilk gelen İngiliz işgal kuvvet kumandanlığının gözlemi yer alıyor. Mektupta Ayasofya'nın 200 kişilik bir kuvvet tarafından korunduğu bilgisine yer verilirken, camileri koruyan askerlere sık sık rastlanıldığının altı çiziliyor.
Yeni Şafak
İşgalci İsrail askerleri Batı Şeria’da bir Filistinliyi şehit etti
Dünya
İşgalci İsrail askerleri Batı Şeria’da bir Filistinliyi şehit etti
İşgalci İsrail askerleri, Batı Şeria’nın Selfit kentinde askerlere molotofkokteyli attığı iddiasıyla Filistinli bir genci şehit etti.
AA
Cezayir’in şehitleri: Fransa’nın Kuzey Afrika’ya mesajı
Cezayir’in şehitleri: Fransa’nın Kuzey Afrika’ya mesajı

Türkiye’nin Libya’nın meşru hükümeti ile birlikte hareket ederek Akdeniz’de inisiyatif üstlenmesi Kuzey Afrika’da dengeleri değiştirdi. Bu durum daha uzun yıllar tartışılacak bir siyasi süreci başlattığı gibi bölge tarihi hafızasının canlanmasına da imkan hazırladı. Türkiye-Libya Mutabakatı akabinde yazdığım yazılarda; bunun dünyaya bir meydan okuma olarak algılanacağı ve Türkiye aleyhtarı lobileri harekete geçireceğini söylemiştim.

Bugün gelinen noktada; Akdeniz ve Kuzey Afrika’da ABD-Rusya rekabeti yeni boyuta taşınırken, Fransa’nın sömürgeci psikotarih atakları da ortaya çıktı. Ancak bu sayede, bölge ülkeleri de kendilerini yeniden inşa etmeye başladı.

Fransa’nın kışkırttığı kimi AB ülkelerinin desteklediği, Mısır-Güney Kıbrıs-İsrail-Hafter eksenine karşı; Türkiye-Libya-Cezayir-Tunus-Fas ekseninin geliştiğini söylemek abartılı olmayacaktır. Bağımsızlıklarını hazmedemediği eski sömürgelerinin Türkiye ve Libya’nın yanında yer almaları, Fransa’yı çıldırttı. Bölge politikalarında İngiltere ve İtalya ile fikir ayrılığına düşmesi ise Macron’un en büyük karabasanı oldu.

Fransızların işgal yıllarında öldürüp sonra bir maharet gibi kafataslarını Paris’te sergilediği Cezayir şehitlerinin iadesi konusunda uzun zamandır süren pazarlığın birden tamamlanması tesadüfi değildir. 170 yıl önce işlediği suçların delili olan 24 şehidin kafatasını Cezayir’e iade eden Fransa, iki mesaj vermektedir. Birinci mesajında, tarihte irtikap ettiği ve hafızalarda yerini almış suçlarından ötürü, üstü örtülü bir özürle, Kuzey Afrika’da yeni bir sahife açmak istediğini söylemektedir. İkinci mesajında ise, şehitlerin kafatasları üzerinden kendi zulmünü, haksızlığını ve sömürge ahlâkını hatırlatmaktadır. Aba altından sopa gösterip, gerekirse yeniden aynı yöntemlere başvurabileceği imasıyla Cezayir’i ve diğer bölge ülkelerini tehdit etmektedir.

On altı yıl süren iade pazarlıklarının birden tamamlanmasının başka bir izahı yoktur. Bu sonuç, sadece 24 şehidin kafatasının iadesinden ibaret değildir. Cezayir için büyük bir başarıdır, geleceklerine yakılan bir meşaledir. Hatta sömürgecileriyle hesaplaşmak için bir başlangıçtır. Fransa’nın bunun farkında olmaması ve Cezayirli tarihçi Hasan ez-Zuaydî’nin dediği gibi; “bu olayın Cezayirlilerin tarihi hafızasını canlandıracağını” bilmemesi, mümkün değildir. Buna rağmen, Fransa’nın bu riski göze alması, bir taraftan sömürgeci aklının devam ettiğini, diğer taraftan da tarihin yeni mecrasından korktuğunu göstermektedir. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. 24 şehidin kafatası, er ya da geç katledilen bir milyonu aşkın insanın da hesabını sorduracaktır.

Sömürgeciler, Kuzey Afrika tarihini yazdırırken kendi suçlarını örtüp zulümlerine aracı olanları kurtarıcı gibi göstermiş olsalar da bu siyaset tutmamıştır. Fransa’nın ve diğerlerinin hesap edemediği şey budur. Kendi varlıklarını dört yüz yıllık Osmanlı tarihi ile mukayese etmektedirler. Oysa arada büyük fark vardır. Oruç ve Hızır Reis aynı zamanda Cezayirlilerin kahramanıdır. Burdurlu Hamdan Hoca, hafızalarda Cezayir’in en son müdafii olarak yer almıştır. Buna karşılık Fransız generalleri Bourmond, Clauze ve Duc de Ravigo Cezayir’deki zulümleri ile hatırlanmaktadır.

Libya’da destanları hâlâ okunan Türk kahramanlarının bıraktıkları olumlu izlerin yanında; İtalyanların faşist generali Radolfo Graziani’nin, büyük mücahit Ömer el Muhtar’ı idam ettiği sahneler hafızalara kazınmıştır. Fas’ta, İspanyol Fernandes Silvestr ile Fransız Hubert Lyautey’in halka karşı irtikâp ettiği suçlar hâlâ nefretle anılmaktadır. Fas Milli Mücadelesinin organizasyonunda sessiz sedasız yer alan Trabzonlu Ahmet Bedevi (Kuran) ile Yanyalı Tahir beyler ise hâlâ hayırla yâd edilmektedir.

İşte Fransa’nın ve Macron’un anlayamadığı şey budur. Adı geçen son kahramanların hikâyesini başka bir yazıya bırakalım. Daha önce yazılarımda tanıttığım Hamdan Hoca’nın Fransızlara söylediklerini hatırlatarak yazıyı bitirelim. O, kendine ve halka zulmeden Fransızlara, Cezayir’deki Osmanlı idaresinin “adalet ve insaf “ ile yürütüldüğünü anlatırken şöyle diyordu:

“Akıllara tesir edildiğinde zorunlu olarak bedenler de ona tabi olur. Gerçek fetih nedir ki? Gerçek fetih, bedenleri değil, kalpleri fethetmektir.”

Fransız askerlerinin başlarını keserek öldürdüğü Cezayirli direnişçilerin kafatasları ülkeye getirildi
Dünya
Fransız askerlerinin başlarını keserek öldürdüğü Cezayirli direnişçilerin kafatasları ülkeye getirildi
Fransız askerlerinin sömürge döneminde başlarını keserek öldürdüğü Cezayirli 24 direnişçinin kafatası ülkeye getirildi. Fransa ordusunun sömürge döneminde katlettiği çok sayıda Cezayirlinin kafatası Paris'teki müzelerde sergileniyordu. Cezayir, 5 Temmuz 1962'de bağımsızlığını kazandı ve naaşların gelişi ülkenin bağımsızlığının 58'inci yıldönümüne denk geldi. Direnişçilerin naaşları, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, devlet ve askeri yetkililer tarafından karşılandı. Fransa'nın sömürge döneminde işediği soykırımda 10 milyon Cezayirli hayatını kaybetmişti.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.