İTO Meclis Başkanlığı’na Erhan Erken seçildi
Ekonomi
İTO Meclis Başkanlığı’na Erhan Erken seçildi
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 21. Dönem Meclis Başkanı Erhan Erken oldu. İTO Yönetim Kurulu ile aynı gün yapılan yeni dönemin ilk meclis toplantısında, Meclis Başkanı ve Meclis Başkanlık Divanı seçimleri de gerçekleştirildi. Meclis Başkanlığı için yapılan seçimde Erhan Erken oyların 166'sını aldı.
AA
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç yeniden seçildi | Şekib Avdagiç kimdir?
Özgün Haberler
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç yeniden seçildi | Şekib Avdagiç kimdir?
İstanbul Ticaret Odası'nda (İTO) Şekib Avdagiç kullanılan oyların büyük çoğunluğunu (183 oyla) alarak yeniden başkanlığa seçildi. İTO Başkanı seçilen Şekib Avdagiç'in hayatına ilişkin detaylar merak kazandı. Şekib Avdagiç kimdir, nerelidir? Şekib Avdagiç kaç yaşında? İşte Şekib Avdagiç'in biyografisi...
Yeni Şafak
Kule ile düşen helikopter arasındaki son konuşma
Gündem
Kule ile düşen helikopter arasındaki son konuşma
İstanbul Büyükçekmece'de düşen 2'si pilot 5 kişinin hayatını kaybettiği kaza öncesi pilot ve kule konuşmaları kayıtlara yansıdı.
DHA
Taksiciler ve servisçiler İBB yönetimini protesto etti: Mağdur esnaf için ne yaptın?
Gündem
Taksiciler ve servisçiler İBB yönetimini protesto etti: Mağdur esnaf için ne yaptın?
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO) ve İstanbul Umum Servis Aracı İşletmeciler Esnaf Odasına üye taksici ve servisçiler, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Turizm Taşımacılığı Belgesi ve 2015 sonrası alınan servis araçlarına tahdit (plaka sınırlaması) getirme planını protesto etti. Öte yandan İBB önüne siyah çelenk bırakmak isteyen kendilerine Milli Beka Hareketi adı veren grubun bu girişimine zabıta ekipleri izin vermedi.
AA
İstanbul'da helikopter düştü: 7 ölü
Gündem
İstanbul'da helikopter düştü: 7 ölü
İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan saat 11.16'da kalkan TC-HEZ tescilli Sikorsky S-76 tipi helikopter Büyükçekmece'de saat 11.21'de düştü, kazada 7 kişi hayatını kaybetti. Ulaştırma Bakanlığından yapılan açıklamada, helikopterin TV kulesine çarparak E-5 karayoluna düştüğünü açıkladı.
Yeni Şafak
İlaç firmaları ilaç satmıyor
Hayat
İlaç firmaları ilaç satmıyor
Şubat ayındaki ‘döviz kuru güncellemesi’ ile ilaçları yüksek fiyattan satma hesabı yapan bazı firmalar, üretimi yavaşlattı. Ecza depoları ve eczaneler 650 kadar ilaca ulaşamıyor. Bunlar arasında grip, ishal gibi herkesin ulaşabileceği ilaçlar ile kritik kanser, şeker ve kalp ilaçları da var. İlaçları tek eczaneden temin edemeyen vatandaşlar reçetelerini bozdurup geri kalanı parayla satın almak zorunda kalıyor.
Yeni Şafak
​Transhumanizm-posthuman! ​
​Transhumanizm-posthuman! ​
Çok şey yazılıyor, ancak bu salgının otuz yıl sonra gelecek olanları erkene çektiği bir gerçek!Kâğıt para tarihe mi karışacak? Fabrikalarda, sağlık gibi hizmet sektörlerinde işçilerin yerini robotlar mı alacak? Robotları hayatımıza dâhil ettiğimizde nelerle karşılaşacağız?İnsanlar işlerini robotlara mı kaptıracak? Mutfak ve gıda sektörü bundan nasıl etkilenecek? Temeli tıbba dayanan mutfaklar mı geliyor… Binlerce soru içinde teknoloji insanın yerini aldığında ne olacak sorusu korona virüsü ile artık çok daha yakınımızda.Geçen hafta 8 Mart vesilesiyle Düzce Belediyesi ev sahipliğinde bir konferanstaydım. Konuşma metnini oluştururken bu gelişmelerin ışığında kadını ve aileyi konuşmaya Suudi Arabistan’ın kadın robot vatandaşı ‘’Sophia’’dan başlamıştım. Çünkü bir aile kurmak istediğini, yuva kurmanın robotların da hakkı olduğunu hatta bir kızı olursa kendi ismini vereceğini söyleyen Sophia bize geleceği anlatıyor.Ya insanlara ne oluyor? Robotla, hatta hologramla evlenen Çinli, Japon bilim adamları haberlerini hatırlayın! Maastricht Üniversitesi’nden yapay zekâ uzmanı David Levye göre 2050 yılında robotlarla evlenmek kanuni bir hak haline gelecek.“On dokuzuncu yüzyılda evrimci biyoloji, insan-hayvan arasındaki farkı ortadan kaldırmıştı. Günümüzdeyse biyomekanik ve gen mühendisliği makine-insan arasındaki sınırı belirsiz hale getirdi. Biyonikler, yapay zekâ, genetik kopyalama gibi metotlar nedeniyle artık insanın sınırları tartışmalı hale geldi. Eğer insanın bir kutsiyeti ve doğası yoksa onu biteviye değiştirmemize, yapay organlarla takviye etmemize, embriyoya müdahale ederek üstün nitelikli insan ya da insan-hayvan-makine arası bir varlık inşa etmemize ne engel olabilir?”Nazife Şişman, “Kader ile Tasarım Arasında/ Yeni İnsan” kitabında bu soruları tartışmaya açmıştı.Biyoteknoloji, geç yaşlandırıcı teknolojiler, hafıza artırma ilaçları derken, genetik mühendislik, klonlama ve nihayet insanın kendi bedeninin sınırlılıklarını aşma arayışına kadar geldi iş. Transhumanizm’den bahsediliyor. Yani aşkın insan, bunun bir adım ötesi posthuman kavramı konuşuluyor. Yapay üreme, zihnin bir bilgisayara yüklenip, organik bedenden ayrılmak... Bunlar fantezi değil, ciddi ciddi üzerinde çalışılan alanlar. Tüm bu gelişmeler bizi bir durup düşünmeye sevk etmeli…TARİHİN EN BÜYÜK GRİP SALGINI Efenim kaç haftadır korona virüsü yaşlılar üzerinde daha etkili haberlerinden fena alınmış vaziyetteyim:) Çok şükür ölümlü olduğumuzu idrak içindeyiz, sıramızı bekliyoruz. Ancak gençlerin bu haberi iletirkenki tonlarına, sevinçlerine bakarak üşenmedim ve genç erişkinler üzerindeki etkili virüsleri az araştırdım. Tarihi etkileri gözlemlenebilen, yaşlılar üzerinde etkili olmayıp genç erişkinler üzerinde etkili olan virüsü de hemen buldum. Adı: İspanyol gribi… Türkçeye İspanyol nezlesi olarak tercüme edilmiş. İspanya virüsün kaynak ülkesi değil ancak bu salgını açıkça konuşan tartışan ilk ülke olması sebebiyle adı İspanyol gribi olarak kalmış!1918-1920 yılları arasında 1. Dünya Savaşının hüküm sürdüğü günlerde ortaya çıkan bu salgın 50-100 milyon arası insanın; yani o dönemdeki nüfusun yüzde 15’inin ölümüne sebep olmuş. Korona virüsünün tersine zayıf, yaşlı ve çocuklar üzerinde değil de genç erişkinler üzerinde etkiliymiş. Tarihi kaynaklar, bu salgını 1. Dünya Savaşını bitiren etkenler arasında sayıyorlar. Toplumu etkileyen her olay gibi bu konu da dönem edebiyatına yansımış.KOLONYA DEYİP GEÇMEYİN…Kolonyanın hayatımıza geri dönüşü muhteşem oldu. Dolapların içlerinden çıktı, Evlerimizde göz önündeki eşyaların arasında en ön sıraya yerleşiverdi. Kolonya bahsi söz konusu olunca geçenlerde konuk ettiğim Bülent Eczacıbaşı ile yaptığım sohbet ve bu vesileyle okuduğum kendi ailesini anlattığı “İşim Gücüm Budur” kitabı geldi aklıma…Eczacıbaşı Holding’in temelini atan Süleyman Ferit Bey (1934 yılında Eczacıbaşı soyadını alır) İzmir’in ilk Müslüman eczacısı ve ilaç üreticisidir. Eczanesini 1903 yılında açar, sadece eczacılık yapmakla kalmaz bu alanda üretim yapan ilk girişimci olur. Onun girişimleri Eczacıbaşı Holding’in temelini atar. Bu üretim kalemlerinin içinde kolonyanın payı büyüktür. Eczanenin yakınında açtığı kolonya, losyon ve krem imalatı ile işe başlayan Süleyman Bey’in imalathaneleri zamanla büyük fabrikalara dönüşür.Süleyman Ferit Eczacıbaşı sadece ilaç imalathaneleri açmamış. 1. Dünya Savaşı esnasında o en kötü olduğumuz günlerde pek çok hayır işine de imza atmış. İspanyol gribinin, salgın hastalıkların İstanbul’u kasıp kavurduğu o günlerde aşevleri açmış, salgın hastalıkla mücadele için halk hamamları ve tephirhaneler (yani buğu evleri) açmış, bu çalışmaları nedeniyle harp madalyası ile ödüllendirilmiş.Süleyman Ferit Eczacıbaşı, Osmanlı’nın son döneminde başlayıp Cumhuriyet döneminde devam eden ilaç-ıtriyat imalathanelerini kurarak geliştiren ilk kişilerden birisi olarak hayırla anılmayı hak ediyor. Özetle grip, kolonya deyip geçmeyin diyerek Türkiye’de ilaç sanayiinin çok daha gelişmesi duasıyla zatınıza iyi bakın!
İstanbul Modern’e bir de böyle bak
Hayat
İstanbul Modern’e bir de böyle bak
Bülent Eczacıbaşı Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi İstanbul Modern’in yeni binasının inşaat sürecinde çektiği fotoğrafları oluşan ‘Dönüşümden Yansımalar: Yeni İstanbul Modern’e Doğru‘ başlığında Bülent Erkmen küratörlüğünde sergiliyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.