'İstanbul Uluslararası Yayıncılık Haftası' 7-11 Mart'ta düzenlenecek
Gündem
'İstanbul Uluslararası Yayıncılık Haftası' 7-11 Mart'ta düzenlenecek
Dünyanın önde genel yayıncılarının ve uluslararası yayıncılık kuruluşlarının bir araya geldiği "İstanbul Uluslararası Yayıncılık Haftası" başladı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda bulunan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye'nin yayıncılık sektöründe son 15 yılda basılan başlık sayısı ve pazar büyüklüğü bakımından dünyada öncü ülkelerden biri haline geldiğini kaydetti.
AA
İstanbul Yayıncılık Haftası ödülleri sahiplerini buldu
Hayat
İstanbul Yayıncılık Haftası ödülleri sahiplerini buldu
İstanbul Yayıncılık Haftası ödülleri sahiplerini buldu İstanbul Yayıncılık Haftası kapsamında yayıncılık alanında verilen ödüller Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen geceyle sahiplerini buldu. Geceye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Prof. Dr. İlber Ortaylı ve ulusal-uluslararası yayıncılar ile çok sayıda ünlü isim katıldı. Gala gecesinde, 'Sözün edebi yolculuğu, kitap sözün kabuğudur' tiyatro oyunu izleyiciler tarafından büyük alkış aldı
Yeni Şafak
Kütüphaneler Haftası kapsamında Balıkesir’de gençlerle buluşuldu
Hayat
Kütüphaneler Haftası kapsamında Balıkesir’de gençlerle buluşuldu
Kütüphaneler Haftası vesilesiyle Ketebe, Balıkesir Organize Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eğitim gören öğrencilerle bir araya geldi. Ketebe yazarlarından Mehmet Narlı, “40 soruda Türk Romanı” kitabıyla ilgili öğrencilerle söyleşi gerçekleştirdi.
DHA
İstanbul müziğe doyacak
Hayat
İstanbul müziğe doyacak
Türkiye’nin ilk ve tek popüler müzik ve kültür festivali fizy İstanbul Müzik Haftası 20-30 Haziran 2019 tarihleri arasında 50’yi aşkın konser, panel, söyleşi ve çeşitli etkinliklerle müzikseverlerle buluşuyor.
IHA
İdeal kadın müsabakası ya da hangi kadın!
İdeal kadın müsabakası ya da hangi kadın!
Türkiye’de kadın kimliğinin inşası ya da değişimi üzerinden yürütülen münakaşalar elbette yeni değil! Batı karşısında kendimizi anlamaya çalıştığımız anda kadını da tartışmaya başlıyoruz. Kısacası son 200 yıldır bu tartışma ve itiş kakış hali sürüp duruyor. Yani mevzu ne İstanbul Sözleşmesi’yle başlıyor ne de sona eriyor.Türkiye’nin kadın tarihine baktığımızda, en içte kadınların kendi hikâyelerini oluşturduğu süreci, ardından ülkenin hikâyesini ve en dış halkada da dünyadaki değişimleri gördüğümüz bir sarmal çıkıyor karşımıza. Birbirinden ayrılmaz katmanlardan oluşan bu sarmaldan soyutlanıp bir “modern kadın’’ ya da “dindar kadın’’ modeli çıkartmak mümkün değil. Olsa olsa hayal olur. Hakeza erkek için de durum farklı değil.TOPLUMSAL TARİH VE KADIN OLMAK Masamın üzerinde iki yayın var bugün. Birincisi ‘Toplumsal Tarih’ dergisinin 31. sayısı. İkincisi de Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Din Sosyolojisi öğretim üyelerinden Dr. Şule Albayrak’ın editörlüğünü yaptığı Kadın Olmak isimli kitap. Toplumsal Tarih Dergisi’nde rastladığım, 1930 ve 1960’lardaki kadını anlatan iki makale bugün içinde bulunduğumuz tartışmaların eskiden de hiç hafif geçmediğini gösteriyor.Türkiye’de ülkenin istikametiyle birlikte kadın kimliği de değişime uğruyor. Tanzimat’la başlayan siyasi ve toplumsal değişim süreçlerinin her birisinde aynı tablo görülüyor. Döneminde her alanda ilerici kabul edilen isimler dahi konu kadına gelince cedelleşmeye başlıyor.1930’lu yıllarda, Kemalist kültür modeline göre oturtulmaya çalışılan “’Cumhuriyet kadını’’ yani “asri kadın’’ modeli bir taraftan toplumu cepheleştirse de diğer taraftan erkekleri birleştiriyor.“1930’ların İstanbul Basınında Kadın’’ ismiyle Işık Özel’in kaleme aldığı inceleme yazısında Cumhuriyet kadınını destekleyenler olduğu gibi karşı çıkanlar da olduğu görülüyor. Mesela bir tanesi diyor ki: “Efenim kadın okuyunca ne oluyor? Ne erkeğin yerini tutabiliyor, ne de kendine has meziyetleri muhafaza edebiliyor. İkisinin ortası bir şey vazgeçin efenim.” 1932 yılında Millet Meclisi’nde bütçe görüşmeleri esnasında geçen bir konuşmada kullanılan kavramlar da bir hayli ilginç!!!“Kadın bugün müstehlik olmaktan çıkıp mühlik” olmuştur diyen milletvekiline Bedia Muvahhit şöyle cevap vermiş: “Bu darbeyi bekâr bir mebus indirmeye kalkışmış olsaydı, bekârlık kabahatini tevil etmek istiyor derdim. Kadın öteden beri müstehlik değil müstahsildir…’’ Şu “bekârlık kabahati” lafı da dönem ruhu açısından dikkat çekici JO yıllarda “Cumhuriyet kadını’’ demek, asri olmak anlamına geliyor, bazı yeni özellikler yükleyerek bu prototipin içi doldurulmaya çalışılıyor.1960’lara gelindiğinde ise kadın kimliği siyasi ve ekonomik kırılmalarla yeniden bir değişime uğruyor. Bu yılların getirdiği ekonomik koşullar ve köyden kente göç, kadın konusunu yakından etkiliyor. Fabrika işçisi kadınlar ayrı bir başlık!Bu dönemde “Cumhuriyet kadını’’ lafının yerini “İdeal Türk kadını’’ tarifiyle bir başka prototipin aldığı görülüyor. Şevket Rado’nun çıkardığı Hayat Mecmuası’nda “İdeal Türk Kadını Nasıl Olmalıdır’’ başlığında bir anket bile başlıyor. Bir İdeal Kadın müsabakası bile yapılıyor. Hayat Mecmuası’nın sayfalarına yansıyan kadından yola çıkarak bir makale kaleme alan Güven Bakırezer o dönemde medyada “kadın ve erkeği eşit gören’’ insanların sayısının çok az olduğunu söylüyor. En ilerici kesim olarak kabul edilen sanat çevrelerinde bile zihniyet değişmiyor. Mesela tiyatro oyuncusu Muammer Karaca, çalışan kadının evinde huzur olmayacağına inananlardan imiş. Ünlü sanatçı Münir Nureddin Selçuk, zaruret olmadan kadının çalışmaması gerektiğini söyleyenler arasında yer alıyor. 1980’li yıllarındaki çağdaş kadın filmlerinin yönetmeni Atıf Yılmaz o yıllarda “kadının çok şey bilse bile alçakgönüllü olması gerektiğini’’ savunanlardan. Dergi, 1967’de bir ideal ev adını yarışması düzenliyor ama birinciliği 41 yaşında iki çocuk annesi lise öğretmeni Lale Ünlü elde ediyor. Dergi sonucu şöyle duyuruyor: “Jüri heyeti Türk kadınlarının meziyetlerinde yepyeni bir unsurun ortaya çıktığını tespit etti.Yarışmaya katılanların % 89’unun aynı zamanda dışarıda da çalışan hanımlar oluşu klasik ev kadını meziyetlerinin yanısıra hayat yükünü eşleriyle bölüşenlerin sayısının arttığını gösterdi.’’ 1970 öğrenci olayları ve 1980 darbesi kadın tartışmalarını yakından etkiledi. Bugüne geldiğimizde tüm bu tarihi dönemeçlerin kadınlar üzerindeki etkisi devam ediyor. Bugünün kadın prototipi tek tip değil; çok renkli ve seçenekli. Mahalleleri farklı olsa da ortak özellikleri çok.İz Yayıncılık’tan Şule Albayrak’ın editörlüğünde çıkan ve ağırlıklı olarak din ve kadın ekseninde çalışan kadın akademisyenlerin çalışmalarının yer aldığı kitap; tam da bu noktada tekil bir gelenek ve kadın okumasına karşı çıkıyor. İslâm, gelenek, modernite ve ötesinde, kadın olmayı farklı alanlarda uzmanlaşmış akademisyenlerle birlikte irdeliyor. “Kadın Olmak’’ isimli kitabı tartışmalara katkı sağlaması umuduyla okumanızı tavsiye ederim.
Yayıncılık Yaz Okulu ilk mezunlarını verdi: Üniversitelere yayıncılık bölümü şart
Hayat
Yayıncılık Yaz Okulu ilk mezunlarını verdi: Üniversitelere yayıncılık bölümü şart
İlk mezunlarını veren Yayıncılık Yaz Okulu’nda, akademik yayıncılık, çocuk yayıncılığı, editörlük, telif hakları gibi birçok konuda eğitim verildi. Türkiye’nin her ilinden katılımla ilk kez düzenlenen yayıncılık okulunda, üniversitelerde yayıncılıkla ilgili eğitim veren bir bölümün olmaması büyük bir eksiklik olarak tespit edildi.
Yeni Şafak
Pandemiye rağmen kitap üretiminde yüzde 5’lik artış
Hayat
Pandemiye rağmen kitap üretiminde yüzde 5’lik artış
7. İstanbul Yayıncılık Profesyonel Buluşmaları’nda ödüller sahiplerini buldu. AKM’de yapılan törende, “Korsan Kitap Alma” resim yarışması, “Fikir Maratonu”, “Türk Kültürüne Katkı” ve “İstanbul Telif Ödülleri” kategorilerinde derecelendirme yapıldı. Törende konuşan Bakan Ersoy, pandemiye rağmen 2020-2021 yılında kitap üretiminde yüzde 5’lik bir artış yakaladığımızı söyledi.
Yeni Şafak
Hedef 10 milyonun üzerinde ziyaretçi sayısı
Hayat
Hedef 10 milyonun üzerinde ziyaretçi sayısı
İstanbul'daki müzelerin hedefi, 10 milyonun üzerinde ziyaretçi sayısına ulaşmak. İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, "Bugüne kadar en yüksek ziyaretçi sayısına sahip olan 2015'i geçeceğimizi ve 2018'de 10 milyonun üzerinde müze ziyaretçisinin olacağını düşünüyoruz." dedi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.