"Babil Kitaplığı" serisi yeniden yayımlanıyor
Hayat
"Babil Kitaplığı" serisi yeniden yayımlanıyor
Latin Amerika edebiyatının ünlü ismi Jorge Luis Borges'in 30 eserden oluşan "Babil Kitaplığı" serisi, yeniden Türk okuyucusunun beğenisine sunuluyor.
AA
Irmak yatağında akar
Gökhan Özcan
Irmak yatağında akar
Salını ırmağa atıp ‘hadi beni evime götür!’ diyebilir misin? Irmağa dizgin vurup gittiğin yere götürebilir misin? Irmağın akışı senin akışından büyüktür, onun akışı senin akışını içine alır, içinde eritir, sana hükümran olur. Hakikatte ırmağın da içinde aktığı bir felek vardır; ırmak da akmaya tâbi ve teslim olduğu bir yatakla, bir istikamet üzere, bir akıbete doğru akar.Mademki ırmak yatağında akar, yatağı nereye doğruysa ırmak da oraya gider? Üstündeki salı da gittiği yere götürür. İnsanın ırm...
İstanbul’un kollarında 100 misafir
Hayat
İstanbul’un kollarında 100 misafir
Kültür A.Ş. tarafından yayınlanan ‘İstanbul’un 100 Misafiri’ adlı eserde hafiyelik, seyahat, esirlik, görev, ziyaret gibi birçok sebeple İstanbul’a yolu düşen kişiler yer alıyor. Kitap sayesinde şehirle yeniden tanışıp sosyal, ekonomik ve kültürel tarihi hakkında bilgi sağlayabiliyoruz.
Yeni Şafak
Çok dondurma 
az bezelye
Hayat
Çok dondurma az bezelye
Dünya edebiyatının öncü isimlerinden olan Jorge Luis Borges’in konuşmalarından derlenen “Şu Şiir İşciliği” Ketebe’nin Ex-Libris serisinden yayınlandı. Yeni bakış açıları sunan ve kendisinden yola çıkan Borges şiir, dil ve yaşam üçgenini farklı türde topraklara kuruyor.
Yeni Şafak
Yazar ölür, hikâye(si) yaşar
Hayat
Yazar ölür, hikâye(si) yaşar
Bir kişi kendi ölümünü, cenaze namazını, ardından ağlayacakları ve olumlu veya olumsuz konuşulacakları bu kadar sade, okuyucuda hafif tebessüm bırakacak şekilde nasıl anlatır? Acı Kaybımız kitabında Kamil Yeşil bu sorunun cevabını okurlarına veriyor.
Yeni Şafak
Jetonun kadar yaşa!
Jetonun kadar yaşa!
Telaş içinde, kasadan makineye atmak için aldığı jetonları aradı ceplerinde. Hiçbir şey değişmesin istiyorsa buna mecburdu. Her şeyi aynı şekilde sürdürebilmek için o küçük kara delikten dünyaya sürekli jeton atmak gerekiyordu.“Ömür boyu yaşadıkları her şeyi bir oyuna çevirmeye çalışıyor şimdiki zamanın yetişkinleri” dedi beyaz saçlı adam, “keşke vakit geç olmadan çocuk olmaya fırsatları olabilseydi!”Hemen hepimiz, gün boyu kendimizi oyalayabileceğimiz oyunlar peşindeyiz. Bütün o çok önemsediğimiz işler güçler bile uzaktan birer oyuna benziyor. Hayattan unutkanlıkla geçirebileceğimiz, her türlü gamdan azade parçalar koparmaya çalışıyoruz. Birileriyle daldığımız hararetli konuşmalarda bile böylesi bir oyun karakteri var. Sanki kendi sözlerimizi değil, hazır replikleri doğru sırayla telaffuz etmenin mücadelesini veriyoruz. Birkaç bonus kazanabilmek için... Her şeyin kısa zamanda cazibesini yitirdiği bir düzeni var hayatımızın. Neyse ki önümüze sürekli yeni seçenekler konuyor. Sıkıldığım ız anda oynadığımız oyunu kapatıp bize yeni heyecanlar ve dolayısıyla yeni unutkanlıklar bağışlayacağını umduğumuz başka bir oyuna geçiyoruz. Tükettiğimiz bir heyecanın yerine hemen yenisini aramaya başlıyoruz. Hayatın gerçek hikayesi dışında her şeye fitiz nihayetinde. Bize her şey oyunsuz kalmaktan daha ehven geliyor. En büyük korkumuz, bir gün bütün bu türedi avuntularımızın elimizden alınıverecek olması ihtimali... Aslında yok öyle bir ihtimal! Dünyanın yeni düzeni, insanları oyunsuz bırakmama mantığı üzerine kuruldu. Biz bir şekilde karar verip, irade ortaya koyup oyunlardan kendimizi çekip almadıkça, oyunlar bizi kendimizden çekip almaya devam edecek.“Bir genç gelişmenin cep telefonuyla SMS yollamak ya da New York’a ucuza uçmak olduğunu düşünebilir ama asıl hayrete düşmesi gereken konu, atalarının on altı yaşındayken ulaştıkları olgunluk çağına kırk yaşında ulaşacak olmasıdır” diyor Umberto Eco, ‘Budalalıktan Deliliğe’ kitabında.Bu zamane dolambacında şuursuzca dönüp dururken kendimize nasıl geri döneceğiz? Zihnimizi ele geçiren bu dehşetengiz illüzyondan düşüncelerimizi nasıl kurtaracağız? Bizi her yanımızdan kuşatıp saran bu cendereyi nasıl kıracağız? Elimize tutuşturulan hazır cevaplardan yakamızı nasıl sıyıracak, bilmeceyi aramaya nereden başlayacağız? Etiketleri okumayı bırakıp eserleri görmeye ne zaman başlayacağız? Bulunduğumuz yerin aslında kaybolduğumuz yer olduğunu nasıl anlayacağız? Ulaşmaya çalıştığımız hedeflerin bizi her gün kendimizden uzaklaştırdığını ne zaman farkedeceğiz?“Herhangi bir yaşam, istediği kadar uzun ya da karmaşık olsun, ‘tek bir an’dan oluşur aslında, kişinin kim olduğunu keşfettiği andan” diyor Jorge Luis Borges ‘Alef’ kitabında.Bir de şunu düşünün; kör döngüsünün bir yerinde bir şey olup gözbağı açılan bir dolap beygiri ne hisseder?Yerinde sayan kondisyon bisikletiyle Kaf Dağı’nın ardına ulaşmaya çalışan şaşkınlar da var.“Düşün ki her esen yelde yolunu kaybeden” dedimeczup, “hakikatin izini nerede arasın, nerede bulsun!”
Barcelona'da Sampaoli sesleri
Spor
Barcelona'da Sampaoli sesleri
İspanyol basını, Barcelona'da teknik direktör Luis Enrique'nin sezon sonunda görevden alınacağını ve yerine en güçlü adayın Sampaoli olduğunu iddia etti.
AA
Apatzinganlılar: Bizi bombalamayın
Hayat
Apatzinganlılar: Bizi bombalamayın
Meksika'nın Apatzingan Belediye Başkanı Jorge Luis Castaneda ABD Başkanı George Bush'a bir mektup göndererek kendilerine saldırılmamasını istedi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.