Neuer'in Bosna hakkında ırkçı şarkı söylemesi Almanya'yı karıştırdı: Akıllara Mesut Özil geldi
Spor
Neuer'in Bosna hakkında ırkçı şarkı söylemesi Almanya'yı karıştırdı: Akıllara Mesut Özil geldi
Bayern Münih ve Alman milli futbol takımı kalecisi Manuel Neuer, tatilini yaptığı Hırvatistan'da söylediği ırkçı şarkılarla Almanya gündemine oturdu. Alman kalecinin Bosna Hersek'in topraklarını Hırvatistan'a ait gibi gösteren ırkçı bir şarkı söylemesi sonrasında, Neuer'in milli takımdan uzaklaştırılması istendi. Neuer'in ırkçı şarkı söylemesinin ardından akıllara Almanların Mesut Özil için yapılan ırkçı saldırıları geldi.
DHA
Trabzonsporlu oyuncunun sözleşmesi uzuyor
Spor
Trabzonsporlu oyuncunun sözleşmesi uzuyor
Trabzonspor’un devre arası bedelsiz olarak kadrosuna kattığı savunma oyuncusu Manuel da Costa, lig ve kupada kalan 4 maçın birine ilk 11’de başlaması durumunda sözleşmesindeki 1 yıllık opsiyon maddesi devreye girecek. Faslı savunma oyuncusu Manuel da Costa’nın opsiyon maddesi için de tek maç kaldı. Sözleşmesi gereği 10 maça ilk 11’de başlaması durumunda bir yıllık opsiyonu devreye girecek olan Da Costa, ligde 9, kupada 2, toplam 11 maçta forma giyerken, bunların 9’una ilk 11’de başladı.
DHA
Juan Jesus için Emre Belözoğlu devrede
Spor
Juan Jesus için Emre Belözoğlu devrede
Fenerbahçe, Roma’da forma giyen Brezilyalı oyuncuya 2.2 milyon euro teklif etti. Türkiye’ye gelmeye sıcak bakmayan Juan Jesus için Emre Belözoğlu, İtalya’ya giderek Brezilyalı savunma oyuncusunu ikna etmeye çalışacak.
Yeni Şafak
Fransa'da sarı yelekliler yeniden sokakta: Başbakan gitti sıra Macron’da
Dünya
Fransa'da sarı yelekliler yeniden sokakta: Başbakan gitti sıra Macron’da
Fransa’da Başbakan Edouard Philippe’nin istifasının yankıları sürerken, sarı yelekliler yeniden sokağa indi. Protestocular, yürüyüş sırasında “Başbakan Philippe’yi gönderdik, sıra Macron’da” sloganları attı. Kasım 2018’dan bu yana aralıklarla süren sarı yelekli protestolarında 11 kişi öldü, 500’den fazla kişi de yaralandı.
Yeni Şafak
Ortaya “bol kepçe” karışık zırva
Ortaya “bol kepçe” karışık zırva

Öyle kamera şakası falan değil: Fransa’nın Başı “Playboy Kılıklı” Emmanuel Macron, Darbeci Hafter’e verdiği desteği inkâr etti!

Bütün hücreleriyle desteklediği, bel bağladığı, dahası “uğruna Türkiye’yi tehdit ettiği” Hafter melununu…

Elysee Sarayı’nda “Yürü, Libya’da kim tutar seni koçum!” diye motive eden “kendisi değilmiş gibi” davranıyor!

Haliyle…

Macron’un başrolünde yer aldığı bu Fransız Parodisi için “Yalandan Kim Ölmüş?” diyoruz!

*

Fransız Basını, Macron’un Libya politikasını şamar oğlanına çevirdi…

Le Figaro “Macron Libya’da yanlış ata oynadı. Ankara, Fransa’nın soğuk terler dökmesine neden oldu” diye yazdı. Le Monde da “Macron’un Hafter bahsini kaybettiğine” dikkat çekti.

*

Hafter’in aldığı seri yenilgiler, Emmanuel zırtapozuna büyük bir hayal kırıklığı yaşattı…

Boş laflarla gürültü çıkardı; salladı, savurdu, döndü, dolaştı:

Neticede, maçası yemedi: Hafter’ine desteğini inkâr eder hale geldi…

-Konuştukça batıyor, Emmanuel!

*

Eh, Akdeniz’in derinlerinde “su yuttuğundan beridir” bir türlü iflah olmadı, Mösyö!

*

Ha, bu arada; Emmanuel bir de “Sandık Şoku” yaşadı: Yerel seçimlerde hezimete uğradı.

Ne demişler? “Battı balık, yan gider!”

ZIRVALARIN ZİRVESİ

HDPKK’nın “Akla Ziyan” Eş Genel Başkanı Mister Sancar da “PKK ile hiçbir ilişkimiz yok” demişti, ya…

Bu demektir ki…

Sancar ile Macron, Dehşetli Yalanlar Ligi’nde artık zirve pardon “zırva mücadelesi” yapacaklar!

AHLAKSIZ TEKLİF

Yanki’lerin S-400’ler konusunda küstahlıkları devam ediyor.

Amerikan Senatosu’nda S-400’lerle alakalı bir teklif sunuldu:

“Türkiye’nin, ABD’ye NATO’ya uyumlu olmayan bir sistem almayacağının garantisini vermesi halinde; ABD’nin, Türkiye’ye teslim edilen S-400’leri satın alabileceğinden” söz edildi!

*

Küresel Mafya Devleti, bu aşağılık teklifle bir kez daha kahpeliğin zirvesine çıkıyor.

Yani, şunu demeye getiriyor Faşist Amerika:

“Zinhar, kendinizi savunmayın!

Şayet, yarınlarda size saldırırsak, mukavemet edemeyin; savunmasız kalın!

ABD’nin çıkarları ve güvenliği varken; sizin menfaatiniz ve güvenliğiniz de ne oluyor ki?”

*

Bir de şu kepazelik sırıtıyor:

“Türkiye, S-400’leri NATO uyumlu olmadığı için almamalı; aldıysa da kullanmamalı: Amma ABD’ye (Türkiye’den de olsa) NATO’ya uyumsuz sistemi almak serbest!”

*

O vakit: Bir türküden mülhem, söyleyelim:

-Devrile, devrile; ABD’nizin de, NATO’nuzun da boynu devrile!

TEHDİTİN KAYNAĞI

Velhasıl: Ankara, S-400’lerde asla geri adım atmamalı; ne suretle olursa olsun Washington’ın oyununa gelmemelidir.

*

Türkiye’miz, 15 Temmuz’da ABD-NATO’nun FETÖ’sü eliyle giriştiği darbe teşebbüsünü yaşadı, işgal tehlikesi atlattı…

Nedir?

-Türkiye, hiçbir konuda ABD’ye güvenemez!

*

Milli çıkarlarını nasıl koruyacağı, güvenliğini nasıl sağlama alacağı; sadece Türkiye’nin bileceği bir iştir.

Hiçbir devlet, hiçbir kimse; buna karışamaz, müdahale edemez, engelleyemez…

Yok, öyle: En başta Haydut ABD olmak üzere herkes haddini bilecek!

ABE BU NASIL LİSTE?

Korona salgınında perişanlığın zirvesine çıkan, rezil olan Evropa Birliği on dört ülkeye sınırlarını açtı:

-Listede Ruanda bile var ama Türkiye yok!

Yani?

Bir kere daha hasmane tavırlarını sergilediler.

Bu AB’nin “ne mal olduğu” bir başka deyişle çapsızlığı da, vicdansızlığı da şu salgın döneminde ayan beyan ortaya çıktı: Başta İtalya olmak üzere bazı üye ülkelerin bile yardımına koşmadılar.

Çizme’deki AB bayrakları birbiri ardına nasıl da alaşağı edilmişti!

*

“Türkiye’den uçaklar dolusu yardım geldiği vakit, koy sepete; seyahat listesi hazırlarken ise kapılarını kasten kapalı tut!”

-Oh, ne ala Ev-ropa!

*

Türkiye’mizi halen daha AB’ye itelemeye çabalayan 007 Ertuğrul’un kulakları çınlasın…

Şu işe bakınız: Hedonist Ertuğrul ve avenesi, çok sevdikleri Yunanistan’a zıplayamayacaklar, şimdi!

Tüh, Gürültücü Komşu’nun sınır kapılarını açmasına “Ertuğrul’un AB’si” müsaade etmiyor!

ZORLU LAKIRDISI

Zırvaların finalini, Sinyor Terim’in “adreslere teslim” şu imalı tiviti ile yapalım:

“Organize ve profesyonelce başlayıp ZORLU geçen bir sezonu ADALET arayarak bitiriyoruz.”

Bu Sinyor; Zorlu Center’daki buluşmanın ardından da “İkinci yarı ZORLU geçecek” diye tivit atmıştı…

O tivitiyle, “Eyyam” Toroğlu ve “Hınç-al” Uluç denilen “Futbol Medyasındaki İki Kaşar Çürütücü” ismin sahneye koyduğu gözbağcılığın, madrabazlığın “gönüllü ortağı” olmuştu.

Sahi, o Zorlu buluşmasından sonraki birkaç hafta içinde “Uzaktan Kumandalı Hakemler ile Kasıt-VAR tarafından” lime lime doğranan hangi takımdı?

El Cevap: Fenerbahçe!

Anlaşılan, Sinyor’un utanması da kalmamış; Pazar günkü kritik maç için de Cüneytgillerden “torpil/kayırma” bekliyor!

Macron’un oyunu bozuldu: Fransız dergisi Macron'un Libya'da bir tuzağa sıkışıp kaldığını yazdı
Dünya
Macron’un oyunu bozuldu: Fransız dergisi Macron'un Libya'da bir tuzağa sıkışıp kaldığını yazdı
Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Libya stratejisi ülkesinde de eleştiriliyor. France Inter dergisi, Macron’un kurduğu tuzağın içinde sıkışıp kaldığını yazdı. Dergiye göre, Macron arabuluculuk rolüne soyunurken bir yandan Hafter’i teşvik etti. Ancak Türkiye’nin devreye girmesi bu stratejiyi bozdu.
Yeni Şafak
Macron’un Türkiye ile derdi, Sirte’den yapılan petrol kaçakçılığı ve AB’nin ikiyüzlülüğü
Macron’un Türkiye ile derdi, Sirte’den yapılan petrol kaçakçılığı ve AB’nin ikiyüzlülüğü

Hafter’in 18 Ocak tarihinde ülkenin doğusundaki günde yaklaşık 800 bin varil toplam kapasiteye sahip beş terminali ablukaya almasıyla ülkenin petrol ihracatı bir anda günde 80 bin varile düştü. Bu durum kabaca Libya halkına 6 milyar dolara mal oldu. Ancak dahası var.

SİRTE, PETROL VE TANIDIK SENARYO

Önceki yazımda Sirte’nin öneminden bahsetmiştim. Sirte Havzası ülkenin petrol üretimi ve ihracatının can damarı. Normalde petrol ticareti için izlenen yol şu şekilde: Petrol ihracatından elde edilen gelir BM nezdinde tanınan, Türkiye’nin de desteklediği meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) kontrolündeki, Trablus’ta yerleşik Libya Merkez Bankası’na yatırılıyor. Ancak Sirte halen darbeci Hafter’in kontrolünde. Hafter, Trablus’u ele geçiremeyince işi giderek zorlaştığı için önümüzdeki dönemde “Doğu Libya - Batı Libya” gibi bir bölünme önerisiyle karşımıza çıkarsa şaşırmamak gerekiyor. Biz bu senaryoyu Irak ve Sudan’da görmüştük.

Uluslararası hukuka göre petrol ticaretini yapma yetkisi Serrac’ın başkanlığını yaptığı UMH’nin elinde. Sahadan gelen bilgilerse başta Fransa olmak üzere Hafter destekçisi AB ülkelerinin Libya’dan yasadışı petrol aldığı yönünde. Bunun önemli bir nedeni var.

Libya petrolünün kükürt oranı çok düşük. Bu durum petrolün işlenmesini kolaylaştırıyor ve maliyetleri düşürüyor. Avrupa’daki rafinelerin büyük bölümünün tasarımı düşük kükürtlü petrole göre yapılmış. Yani Libya AB ülkeleri için kritik öneme sahip. Ülkedeki iç karışıklıktan önce, 2010 yılındaki toplam petrol ihracatının yaklaşık %85’inin Avrupa’ya gerçekleştirildiğini not edelim. Fransa’nın Libya’dan ithal ettiği petrol miktarı 2017 ve 2018 yıllarında artarak, ortalama 30 milyon varile ulaştı. Fransa’nın 2018 yılında ithal ettiği toplam 397 milyon varil ham petrolün yaklaşık %9’u Libya’dan geldi. Şunu söylemek mümkün, başta Macron olmak üzere pek çok AB ülkesinin lideri bilerek ya da bilmeyerek uluslararası hukuk çiğnenerek Libya’dan yapılan petrol kaçakçılığına göz yumuyor.

TÜRKİYE KARŞITLIĞININ SEBEBİ

İngiltere Avam Kamarası Dış İlişkiler Komitesi’nin 2016 yılında Libya ile ilgili hazırladığı rapora bakalım. Fransız istihbaratının ABD eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın danışmanı Sidney Blumenthal’a aktardıkları raporda yer bulmuş. Buna göre, Fransa’nın Libya’ya 2011 yılında askeri müdahalede bulunulmasını istemesinin nedeni, Libya’nın petrol üretiminden aslan payı alabilmek, Fransa’nın Kuzey Afrika’daki nüfuzunu arttırabilmek, Fransız iç siyasetinde Libya’yı kullanabilmek ve Kaddafi’nin Fransızca konuşan Afrika ülkelerindeki etkinliğini sona erdirebilmek. Yani Fransa’nın darbeci Hafter’e desteğinin arkasında işleyen bir strateji var. Libya halkı Macron’un umurunda olmadığı gibi Libya halkının refahı için kullanılacak petrole de göz dikilmiş durumda. Hatta bu petrole yasadığı yollarla ulaşmayı bile göze alarak.

2018 yılında Tunus’u ziyaretinde, Tunus Meclisinde yaptığı konuşmada, Libya’ya 2011 yılında yapılan askeri müdahaleyi şiddetle eleştiren ve “Libya’daki krizin askeri müdahaleyle çözüme kavuşturulacağını düşünmemiz hataydı, Libya bu haldeyse kabahat ABD ve bazı AB ülkelerinde, Libya’daki ahlaksızlığın sorumlusu hepimiziz” demesine rağmen, Türkiye’nin desteğiyle sahadaki dengelerin değişmesi Macron’a bir dönüş daha yaptırdı. Bu salvolarda daha önce Sarkozy’nin Savunma Bakanlığını ve şimdiyse Macron’un Dışişleri Bakanlığını yapan Jean Yves le Drian’ın büyük payının olduğunu ve Macron’un le Drian’ın yörüngesine girdiğini ifade edebiliriz.

Fransa bu kez, bir başka darbeci Sisi’yi de yanına alarak, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin attığı adımlara karşılık veremeyen Yunanistan ve GKRY’nin imdadına yetişmeye çalışıyor. Bu ülkeler 11 Mayıs 2020’de Libya ve Doğu Akdeniz konusundaki yayınladıkları ortak bildiride Türkiye’ye mesnetsiz ve yersiz suçlamalar yöneltti. Bildiriye Doğu Akdeniz’le hiçbir alakası olmayan Birleşik Arap Emirlikleri de iştirak etti. Zira tüm bu ülkelerin Libya ile ilgilenmesinin nedeni sadece petrol ve doğal gaz iken Türkiye’nin Libya’yla ilişkileri, Libya’da kalıcı barış, istikrar ve güvenliğin sağlanmasına katkı sağlanması ve karşılıklı yarar temelinde. Türkiye’nin Trablus’a geniş bir heyetle yaptığı ziyaret sahada yaşanan sevindirici gelişmelerin sürme beklentisini ve barış isteyen Libya halkının umudunu arttırdı.

AB’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜ

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hakları doğrultusundaki uluslararası hukuka uygun adımları AB tarafından her defasında “birlik dayanışması” söylemi öne sürülerek hukuksuz bulunuyor. Ancak, başını Fransa’nın çektiği bazı AB üyesi ülkelerin, Mısır’da darbeyle göreve gelmiş bir diktatörle aynı masada oturarak ve yine Libya halkını temsil eden meşru Libya Hükümetini darbeyle devirmeye çalışan Hafter’le işbirliği yaparak hareket ettiğini görüyoruz. AB’nin hukuk anlayışı söz konusu petrol olunca bu ikiyüzlülük üzerine inşa ediliyor.

Hafter’e destek vermemiş: Macron tüm delillere rağmen inkar etti
Dünya
Hafter’e destek vermemiş: Macron tüm delillere rağmen inkar etti
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Libya’da destek verdiği Hafter’in hezimeti üzerine ne diyeceğini şaşırdı. Macron bir gazetecinin sorusu üzerine, Fransa’nın Hafter’i desteklemediğini iddia etti. Açıklamaya tepki gösteren Libya Dışişleri Bakanı M. Tahir Siyala “Hafter’in başkente saldırdığı 14 ay boyunca Macron’dan bu saldırıyı reddettiğini duymayı umduk” dedi.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.