Bakan Soylu: Patlamada 7 kaybımız var, 4'ü hayatını kaybetti 3 kişiyi arıyoruz
Gündem
Bakan Soylu: Patlamada 7 kaybımız var, 4'ü hayatını kaybetti 3 kişiyi arıyoruz
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sakarya'nın Hendek ilçesinde havai fişek fabrikasındaki patlamaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, '(Sakarya'daki patlama) 7 kişilik bir kaybımız var, 4'ü vefat. 3'ünü de arama tarama çalışmalarına devam ediyoruz' dedi.
Tvnet
Mersin'de çocuk vakası: 18 yıl önce kaybolan çocukla ilgili yapılan kazıda kemik parçaları bulundu
Gündem
Mersin'de çocuk vakası: 18 yıl önce kaybolan çocukla ilgili yapılan kazıda kemik parçaları bulundu
Mersin'in Tarsus ilçesindeki bir çiftlik evindeki kazıda bulunan kemik parçaları incelenmek üzere Adana Adli Tip Kurumuna gönderildi. Çiftlik evi ve çevresinde jandarma ekiplerince önlem alındı.
AA
Eskişehir'de kaybolan minik Yusuf'un son görüntüleri ortaya çıktı
Gündem
Eskişehir'de kaybolan minik Yusuf'un son görüntüleri ortaya çıktı
Eskişehir'de dünden bu yana kayıp olan Irak uyruklu 10 yaşındaki Yusuf Gurubi'yi arama çalışmaları devam ederken, küçük çocuğun görüntüleri bir işletme önünden geçerken güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. En son akşam saat 22.00 sularında Uluönder Göletli Park'ta görülen otizm hastası minik Yusuf'un ayakkabılarının olmadığı ve en son üzerinde mavi bir tişörtün olduğu öğrenildi.
IHA
İsraf olmasın afiyet olsun: Dünyada bir yılda üretilen gıdaların üçte biri çöpe gidiyor
Ekonomi
İsraf olmasın afiyet olsun: Dünyada bir yılda üretilen gıdaların üçte biri çöpe gidiyor
Dünyada her yıl 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. Bu rakamın dünyada bir yılda üretilen gıdanın üçte biri kadar olduğuna dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye’deki kayıp miktarının 18,8 milyon ton olduğunu söyledi. Geliştirdikleri ‘Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık’ projesiyle bu büyük kaybın önüne geçmek için farkındalık oluşturmaya çalıştıklarını belirten Pakdemirli, “Yüzde 5’lik daha az gıda israfı (25 milyar lira) 900 bin ailenin bir yıllık asgari geçimine denk” dedi.
Yeni Şafak
Giresun'da günlerdir aranan İkranur Tirsi'den acı haber: Cansız bedenine ulaşıldı
Gündem
Giresun'da günlerdir aranan İkranur Tirsi'den acı haber: Cansız bedenine ulaşıldı
Giresun'un Bulancak ilçesine bağlı İcili köyünde geçtiğimiz cumartesi akşamı evinin yakınındaki bahçede otlayan büyükbaşlara bakmaya giden 7 yaşındaki İkranur Tirsi, sırra kadem basmıştı. Kaçırılmış olma ihtimali üzerinde durulan İkranur'dan kahreden haber geldi. Ekipler minik kızın cansız bedenine ulaştı.Yetkililer, ilk bulgulara göre İkranur'un öldürülerek dere yatağına atıldığını söyledi.
AA
Bu kadarına da pes! Ünlülerin güzellik sırlarının perde arkası
Hayat
Bu kadarına da pes! Ünlülerin güzellik sırlarının perde arkası
ABD'li oyuncu Sandra Bullock'un yüzüne enjekte ettirdiği 'çocuk derisi' sayesinde genç kaldığını itiraf etmesi ile yer yerinden oynadı. İddiaya göre 'Adrenochrom' adı verilen ve oldukça maliyetli olan bu yöntem, zengin ve ünlü kişiler arasında oldukça popüler. Fakat yöntem başlı başına bir tartışma konusu. Gerçekten de ünlülerin güzelliği için 'kurban edilen çocuklar' var mı? Söz konusu formül, kayıp mülteci çocukların derilerinden mi üretiliyor? Neler olduğunu gelin birlikte inceleyelim.

Yeni Şafak
Her avuntu boş değildir
Her avuntu boş değildir

“Bir imge bir şiiri fazlalaştırmaz” dedi şair, “onun eksik kalmasına engel olur sadece!”

Şimdilerde gerçekçi olmamız, avuntulara kendimizi kaptırmamamız öğütleniyor hep bize. Bu kadar yanlış bir şey mi avuntulara kapılmak? Kestirmeden verilen, genelleyen, sağlam bir muhakemenin eseri olmayan hükümler konusunda temkinli olmayı tercih ediyorum ben. Bizi boş yere oyalayan, tembelleştiren avuntular var elbet ama umutlarımızı ayakta tutan, istikametimizi koruyan, hayata ve insana dair inancımızı besleyen avuntularımız da var. Bizi zihni ve duygusal iflaslardan koruyan, kendimize ve yapabileceklerimize inancımızı taze tutan avuntularla niye avunmayalım ki! Bakarsınız hayat önümüze başka bir denklem çıkarır, avunduğumuz şeyler hayatımızın birer gerçeğine dönüşür. Yaşadığımız şu zamanlar, hayatın her zamankinden çok daha fazla kırılmalara açık hale geldiği zamanlar... Hayatın kompozisyonu bir anda değişebiliyor, anlatıldığında inanmayacağım şeyler bir anda hayatın gerçekleri haline gelebiliyor. Öyleyse bakışımızı doğru istikamette tutan avuntuları bizi diri tutan tutamaklar olarak görebiliriz. Esasen son zamanlarda yaşadığımız şeylerin bize çoktan gerçek dediğimiz şeyin, eğilip bükülmez, kaskatı bir şey olmadığını öğretmiş olması lazım. Düne kadar gerçeğin ta kendisi sanılan şeylerin aslında boş avuntulardan ibaret olduğunu hayretle müşahede etmedik mi? Neden avuntu sandığımız şeyler de günün birinde gerçeğin ta kendisi olmasın!

‘İnsanın Taşrası’nda şöyle diyor Elias Canetti: “İyilikten kaynaklanan umutları, bu güneş rengi umutları beslemeli insan, hep ayakta tutmalı, okşamalı, kucağında sallamalı ve onlara hayranlık duymalıdır, hem de boşuna olmalarına, insanın yalnızca kendisini aldatmasına yaramalarına rağmen; bir an için bile gerçekleşmeyecek olmalarına rağmen; çünkü hiçbir kandırmaca bunun kadar kutsanmamıştır ve bütünüyle boğulup gitmememiz başka hiçbir kandırmacaya buna olduğu kadar bağlı değildir.”

Hepimizin hayatında her şeyin gidişatını bir anda değiştiren birtakım sürprizler olur. Nedense çok fazla hatırımızda tutmayız o sürprizleri. Hayatımızın tekdüze ilerlediğini, bizim için her şeyin sıkıcı ve sıradan bir seyirde devam ettiğini düşünmeyi yeğleriz. Bu tatminsiz hallerimiz, bizi küçük sürprizlerin hayatın gidişatına eklediği imkan ve güzellikleri görmemize mani olur. Oysa geriye dönüp baksak, yaşadığımız bir hadisenin, tanıştığımız bir kişinin, yakaladığımız hatta kaçırdığımız bir fırsatın bize nasıl yeni kapılar açtığını, hayatımızın o sürpriz noktalarında nasıl ray değiştirdiğini görebiliriz rahatlıkla. İnsanın kendi hayat hikayesini okuyabilmesi bunun için gerekli işte... Bir çok şey oluyor hayatımızda, kaderin küçük dokunuşlarıyla bir çok kez yön değiştiriyoruz yaşayıp giderken... Farkında olabilseydik biraz bunun, belki her şey bu kadar tekdüze görünmeyecekti gözümüze. Ve belki, hayata ve insana dair heyecanımızı bu kadar kolay gözden çıkartmayacaktık.

“Bazen her şeyin bitmiş gibi göründüğü anda, bizi kurtarabilecek bir uyarı gelir; hiçbir yere açılmayan bütün kapıları çalmışken, yüz yıl boyunca nafile aradığımız, istediğimiz yere açılan yegane kapıya bilmeden çarparız ve kapı açılır” diyor Marcel Proust, ‘Kayıp Zamanın İzinde’ isimli eserinde.

Bazen bir sorunun birden fazla doğru cevabı vardır ve bazen hazırdaki bir cevap henüz hiç sorulmamış bir soruyu beklemektedir.

“Her insan,” dedi beyaz saçlı adam, “ölmeden önce mutlaka olmasını imkansız gördüğü şeylerin bazılarını yaşar!”

Sırp güvenlik güçlerinin mültecilere uyguladığı şiddet kameraya yansıdı
Dünya
Sırp güvenlik güçlerinin mültecilere uyguladığı şiddet kameraya yansıdı
Sırbistan üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan mültecileri yakalayan Sırp güvenlik güçlerinin mülteci gençlere uyguladığı şiddetin görüntüleri Sırbistan'da büyük tepki çekti. Görüntülerde, Sırp güvenlik güçlerinin mülteci gençleri darp ettiği anlar kameralara yansıdı. Öte yandan, güvenlik güçlerinin gençlere küfür ettikleri ve aşağıladıkları da duyuldu.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.