Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Şaşkına çeviren olay: Mezar başında keman çaldırdı
Gündem
Şaşkına çeviren olay: Mezar başında keman çaldırdı
Malatya'da bir kişi, Sancaktar Mezarlığı'na kemancıyla gelerek, isim bulunmayan eski bir mezarın başında önce dua etti, daha sonra kemancıya keman çaldırdı. Keman sesini duyan esnaf, gördükleri manzara karşısında şaşkına döndü. Yaşananlara tanık olan bölge sakini, "Böyle bir şeyi daha önce ne duyduk ne de gördük" dedi.
DHA
Ermenistan’ın tahrip ettiği Fuzuli Kültür Merkezi’nin önünde 27 yıl sonra keman çalındı
Dünya
Ermenistan’ın tahrip ettiği Fuzuli Kültür Merkezi’nin önünde 27 yıl sonra keman çalındı
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Haciyev, Ermenistan'ın tahrip ettiği Fuzuli Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen keman resitaline katıldı.
IHA
Elinde kemane dilinde türkü: Sesiyle gönülleri fetheden Eren, müzik için köy köy geziyor
Hayat
Elinde kemane dilinde türkü: Sesiyle gönülleri fetheden Eren, müzik için köy köy geziyor
Antalya’nın Manavgat ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Eren Yavuz, kendi uğraşlarıyla öğrendiği kabak kemane ile hem çalıyor hem söylüyor. Mahalli müzisyen araştırmacısı ve müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu ile köy köy gezen Eren, bilinmeyen türküleri öğrenip kendini geliştiriyor. Hedefinde tıp ya da diş hekimliği olan Eren, küçük halk müzik sanatçısı olarak şimdiden gönülleri fethetti.
Yeni Şafak
Sesiyle gönülleri fetheden Eren, müzik için köy köy geziyor
Hayat
Sesiyle gönülleri fetheden Eren, müzik için köy köy geziyor
Antalya'nın Manavgat ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Eren Yavuz, kendi uğraşlarıyla öğrendiği kabak kemane ile hem çalıyor hem söylüyor. Mahalli müzisyen araştırmacısı ve müzik öğretmeni Emre Dayıoğlu ile köy köy gezen Eren, bilinmeyen türküleri öğrenip kendini geliştiriyor. Hedefinde tıp ya da diş hekimliği olan Eren, küçük halk müzik sanatçısı olarak şimdiden gönülleri fethetti.
Yeni Şafak
Kemane balığı Çeşme sahilinde görüldü
Gündem
Kemane balığı Çeşme sahilinde görüldü
İzmir'in Çeşme ilçesinde, bir vatandaş cep telefonu ile karaya gelen yaklaşık 2 metre uzunluğundaki kemane balığını görüntüledi. Büyük bir şaşkınlık yaşayan vatandaş, balığı yaklaştığında Vatoz ailesine bağlı bir tür olan kemane balığı olduğunu belirledi.
DHA
Çeşme sahilinde şaşırtan görüntü: 2 metre uzunluğunda Kemane balığı görüldü
Gündem
Çeşme sahilinde şaşırtan görüntü: 2 metre uzunluğunda Kemane balığı görüldü
İzmir'de Çeşme ilçesinde, bir kişi cep telefonu ile karaya gelen yaklaşık 2 metre uzunluğundaki kemane balığını görüntüledi.
DHA
Beyin ameliyatı olurken keman çaldı
Dünya
Beyin ameliyatı olurken keman çaldı
İngiltere'de beyin tümörü olan keman virtüözü, ameliyat olurken keman çaldı. Doktor bu sıra dışı ameliyat sırasında hastanın keman çalarken beyninin hangi bölümlerini kullandığını tespit ederek tümörü temizledi. Gerçekleştirilen operasyon yüzlerce beyin ameliyatı yapılan hastanede bir ilk oldu.
DHA
Hicazkâr
Hicazkâr

“Uyumadıysan aşağıda, salondayım, kemanınla gelir misin?”

Odanın dâhili telefonunu kapattığında “gelirim tabii” deyip demediğini çoktan unutmuştu. “Demek o gün bugünmüş” diye düşünmekten alamadı kendini. Sahnede giydiği gömleğe gitti eli. Nedense vazgeçti bundan. Boğazlı, giydiğinde kendisini 70’li yılların Sadri Alışık’ına benzeten o kazağını geçirdi sırtına. Kemanla birlikte ney’i de aldı yanına.

Video: Hicazkâr


Şimdi önünde yürümesi gereken uzun bir koridor, sonrasında onu 8 kat aşağıya indirecek bir asansör yolculuğu vardı. “Uzun” diye mırıldandı. “Beklediğim kadar uzun.”

Konser vasat geçmişti. Yazlık yer neticede. Duyuru doğru düzgün yapılamayınca bin beş yüz kişi alan açık hava tiyatrosunun yarısı anca dolmuştu. Yine de programı kısaltmamışlardı lakin Aysel’in aklı başka yerde gibiydi. Her zamanki gibi parlatmadı sesini, kendini çok yormadan indi sahneden. Yine de büyük alkış aldı tabii, her zamanki gibi. Zaten değil şarkı söylemek, sahnede “sahrada cevelana çıkmış marallar” gibi iki salınsa yıkardı ortalığı alkıştan.

Uzun, çok uzun bir geçmişleri vardı. Soranlara, “on seneyi devirdik ama daha bir yüz sene ömrüm olsa çalarım Aysel Hanım’ın arkasında” diye cevap verirdi.

Şimdi Allah için Aysel de “bu işleri sen biliyorsun” diyerek müzisyenlerin seçimi dâhil tüm işleri ona bırakmıştı. Üstelik kâh “şefim” diyerek kâh “gerçek bir üstat” diyerek “ayrıca” alkışlatırdı her konserde. Hele şarkı arası “Hicazkâr taksim” geçerken seyirciye arkasını dönüp gözlerini gözlerine mıhlayarak hülyalı hülyalı bakışları yok muydu?

Zaten hep o hülyalı bakışlar yüzünden… Sahnede, o büyülü anlardan birinde, akıvermişti gönlü öylece ve sessizce. Tam beş yıl önce. Ve hayır, tek bir söz etmemiş, tek bir imada bulunmamıştı. Lakin son bir yıldır “konuşmanın, açılmanın vaktidir” kararındaydı. Doğru an’ı, doğru zamanı kolluyor, ama o zaman hiç gelmiyordu.

O telefon çalana kadar işte. Telefonu açıp da Aysel’in kadifeden narin sesi ahizeye, oradan da kulağına doluverdiğinde tam olarak doğru anda, doğru zamanda olduğunu hissetmişti. Sırat köprüsü geçilecekse o gece geçilecekti işte. Ötesi yoktu.

Asansörden inmeden önce aynaya baktı bir an. Yaşlı mıydı? Hayır. Saçlarına düşen aklar yüzündendi. Yoksa daha kırk beşine bile gelmemişti.

Otelin balo salonundaki masalardan birinde değil de, canlı müzik yapılan sahne yükseltisinde otururken buldu Aysel’i. Başkaca hiç kimse yoktu.

“Geldin mi Necdet?” dedi Aysel. Necdet “geldim” manasına kafasını sallarken çok mutluydu çünkü korktuğu olmamış, sarhoş bulmamıştı Aysel’i. Altı yıl önce bitmişti o işlerin hepsi.

Ne yapacağını bilemedi bir an Necdet. Sonra en içgüdüsel alışkanlığına sığınarak ney’i çıkardı kabından. Yükseltiye oturup başka, bambaşka bir perdeden hicazkâr bir açışa başladı. Aysel, her zamanki gibi gözlerini Necdet’in gözlerine mıhlayarak dinledi taksimi.

Aysel, “her gece sahnede isyan isyan diye böğürmekten bunaldım. ‘Beni sana bağlayan gözlerinin rengidir’i geçelim mi?” dedi. Necdet, yerleştirdi kemanı omzuna. Şarkıya birlikte girdiler: “Beni sana bağlayan gözlerinin rengidir / Ah o gözler ne enfes bir şiir ahengidir.”

Şarkı bitince Necdet nefesini toplayıp ağzını açacakken Aysel fısıldar gibi bir sesle “Murat aradı bugün. Kaç zamandır arıyor zaten. Ben değiştim, bana bir şans daha ver, altı yıl oldu sürgündeyim diyor” deyiverdi.

“Üzer seni yine, ama söz veririm ben üzmem” diyebildi Necdet.

Dünyanın en uzun süren sessizliği oldu. Aysel, elini uzattı gülümseyerek, hatta gülerek. “Sen beni üzer misin hiç, biricik şefimsin sen benim” dedikten sonra küçücük bir makas aldı Necdet’in yanağından.

Hikâye orada, o makasla bitti işte. Necdet’in Aysel için çaldığı son şarkı “Beni sana bağlayan gözlerinin rengidir” oldu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.