Eski Türkler nasıl yaşardı?
Hayat
Eski Türkler nasıl yaşardı?
Eski Türk yazıtları üzerinde çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Erhan Aydın, Kronik Kitap tarafından yayımlanan Eski Türklerde Gündelik Hayat adlı kitabında Türklerin bilinen ilk metinlerindeki gündelik hayata dair izlere dikkat çekiyor. Bu çalışmayı önemli kılan da Çin, Bizans ve Müslüman dünyasının anlattıklarından değil; doğrudan Türklerin kendi elinden çıkan birincil kaynaklardan elde ederek hazırlanması.
Yeni Şafak
Düzenli egzersiz kronik hastalıkları önlüyor
Hayat
Düzenli egzersiz kronik hastalıkları önlüyor
Düzenli egzersiz ve yürüyüş, yalnızca sağlıklı kişilerin sağlığını sürdürmesinde değil, kronik hastalıkların oluşmasında ve önlenmesinde önemli rol oynuyor. Kas kuvvetini ve dayanıklılığını artırmak için haftada en az 4 gün egzersiz yapmak gerekiyor.
AA
45 kilodan 28 kiloya kadar düşen ATT Kübra yardım istiyor: Çocuğum için direnmek zorundayım
Gündem
45 kilodan 28 kiloya kadar düşen ATT Kübra yardım istiyor: Çocuğum için direnmek zorundayım
Bursa'da 3 yıl önce çocuğunu dünyaya getirdikten sonra, 'Kronik atriyal ve bağırsak disritmi' (CAID) hastalığına yakalanan ve 45 kilodan 28 kiloya kadar düşen Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Kübra Nur Palut (30), tedavisi için devlet yetkililerinden yardım istedi. Tedavisinin sadece Belçika'daki Leuven Katolik Üniversitesi Hastanesi'nde görevli Gastroenterolog Prof. Dr. Jan Tack tarafından yapılabileceğinin söylendiğini belirten Palut, “3 yaşında bir bebeğim var. Onun için direnmek zorundayım. Ama çok da fazla vaktim kalmadı” dedi.
DHA
Ben ne söyledim öğrencim ne anladı?
Hayat
Ben ne söyledim öğrencim ne anladı?
“Kırk Kere Söyledim” yıllarını çocuk gelişimi ve eğitim alanına adamış Dr. Ziya Selçuk’un değerli kaleminden, sık kullandığımız dil kalıplarını ebeveynlik açısından yeni bir çözümlemeye tabi tutacak, çocuğa ve çocukluğa bakış açımızı değiştirecek çok yönlü bir kılavuz.
Yeni Şafak
Sürekli uykusu gelenler dikkat
Hayat
Sürekli uykusu gelenler dikkat
Uykuya meyilli olma, evden çıkmak istememe, eklem, kas ve kemik ağrıları, hareketsizlik gibi etkiler kişinin iş, yaşam, sosyal, eğitim aktivitelerini etkiliyor. Uzmanlar, yaşam kalitesini düşüren ve günlük hayatı olumsuz etkileyen bu durumun kronik yorgunluk olabileceğini belirtiyor.
IHA
Kronik rahatsızlıkları olanlar dikkat
Hayat
Kronik rahatsızlıkları olanlar dikkat
Kronik rahatsızlıkları olan şeker, tansiyon, kalp gibi hastalar ramazanda oruç tutmamış olsalar bile bayramda yapılan ikramlarda kendilerine hakim olmalı ve diyetlerini bozmamalıdır.
IHA
Kronik yorgunluğu sağlıklı beslenerek yenin
Hayat
Kronik yorgunluğu sağlıklı beslenerek yenin
Kronik yorgunluğun önemli sağlık sorunlarına yol açmadan kontrol altına alınması gerektiğini belirten uzmanlar, kronik yorgunluğu gideren sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.
Diğer
Her dolmuşa binilir mi?
Her dolmuşa binilir mi?
Geçen zamanın hikmetinden sual edilemeyenleri ‘yetkililer’ idi. Onlar bir şey buyururlardı, biz yetkisizler ikiletmeden emre uyardık. Zaman geçti, bu tek taraflı ilişki taşınamaz oldu. İnsanlar eskisi kadar itaatkâr davranmaz oldular. Dolayısıyla insanları bir şeylere sevketmek için daha ince stratejilere gerek duyulmaya başlandı. Bunun neticesinde ‘yetkililer’ gitti, yerine ‘uzmanlar’ geldi.Video: Her dolmuşa binilir mi?O uzmanlar, her gün hayatımızda ne olması gerektiğini, nasıl olması gerektiğini açıklıyor. Medya marifetiyle biz de haberdar olup, ona göre hareket ediyor, ona göre yiyip içiyor, ona göre hissediyor, ona göre yaşıyoruz. Uzmanların da tıpkı yetkililer gibi hikmetinden sual etmiyoruz. Hayatımızı kafalarına göre kesip biçmelerine, hamur gibi yoğurmalarına izin veriyoruz. Onların önemsediklerini kendi önemlilerimizin yerine koyuyoruz. Onların kestirip attıklarını hiç düşünmeden kestirip atıyoruz. Çünkü onlar uzman, bizim hakkımızda bizim bilmediklerimizi biliyorlar. Kim olduklarını, nerede yaşadıklarını, bize verdikleri akılları kendilerinin tutup tutmadığını bilmiyoruz. Ama onlar hakkındaki bu bilgisizliğimizi de hiç kafamıza takmıyoruz. Biri “Uzmanlar...” diye söze başladıysa anında kulak kesiliyoruz. İcap ediyorsa akan suları durduruyoruz.Uzmanlar ne söylediyse kendimize ona göre bir sıkı ayar veriyoruz. Söylediklerine uygun değilsek, suçu kendimizde bulup mahcup oluyor, endişeleniyor, hayıflanıyoruz. Uygunsak, havalara giriyoruz. Hayatın, hayatımızın ölçüsünü onlar koyuyor, biz varlığımızı onların ölçüsüne uydurmaya çalışıyoruz. Onlara kim olduklarını ve ölçülerinin ölçüsünün ne olduğunu sormayı bir türlü aklımıza getiremiyoruz. Uzmanlar daha zayıf olmamız gerektiğini söylüyor, hemen diyete başlıyoruz. Şık olmak için o sene kahverengi tonlarda giyinmemiz gerektiğini söylüyorlar, hemen işaret ettikleri normlara uygun kahverengili mağazalara alışverişe koşuyoruz. “Falanca ürün bu devirde artık ihtiyaç!” diyorlar, anında o ürün olmadan yaşayamaz hale geliyoruz. Onları mutlu etmek için cüzdanlarımızı boşaltıyor, gerekirse borca giriyor, borcu ödemek için ek iş aramaya başlıyoruz. Yani uzmanlar ne derse inanıyor, kendimizi, zevkimizi, fikrimizi gözden çıkarıyoruz, uzmanların dediğinden bir adım dışarı çıkmıyoruz.Peki, böyle yaparak iyi mi yapıyoruz? Ya uzmanlar yeterince uzman değilse! Ya bugün söylediklerinden yarın dönüyorlarsa! Ya uzmanlar yanılıyorsa! Ya uzmanlar diye bir şey yoksa! Ya uzmanlar gerçeği piyasanın istediği yerlere doğru eğip büküyorsa! Ya bize ihtiyaç kıldıkları şeyler, aynı zamanda birilerinin pazara sürmeye hazırlandıkları şeylerse! Ya hayatımızdan çıkarmamızı istedikleri şeylerin yerine birilerinin kâr grafiklerini yükseltecek başka bir şeyler koymak istiyorlarsa!Uzmanlar merak ettikleri soruların cevaplarını kendileri dışında bir yerlerde aramamızdan hoşlanmıyor. Onlar varlıklarını, hazırda tuttukları cevapları sorularıyla değiştirmeye hazır zihinlerin uçsuz bucaksız meraksızlığına borçlu......Yazıyı henüz bitirmiştim ki, Kürşat Bumin’in vefat haberi geldi. Kendisiyle hayatım bir kaç noktada kesişmişti. 1999 yılıydı sanıyorum, Medyakronik adıyla yayına başlayacak ve medya eleştirileri yapacak bir web sitesinde TV eleştirileri yazmamı teklif etti. Kürşat Bey de sitenin editörlerinden biriydi. Hem çok aktif hem de gerçekten nitelikli bu sitede yayında olduğu sürece ben de düzenli olarak yazdım. Benim için çok önemli bir tecrübeydi. Daha sonra Alper Görmüş ile birlikte Medyakronik’i aynı anlayışla Yeni Şafak’ta bir sayfa olarak hazırladılar. Alper Beyin ayrılığı söz konusu olunca yine arayarak sayfaya katkı vermemi istedi. O çalışma bizim dışımızdaki sebeplerle çok sürmedi ama ben yine büyük keyif aldım. Kürşat Bey, medya ve etik denince bu ülkede ilk akla gelecek isimlerden biri hiç kuşkusuz... Bunun için çok saygıdeğer bir çabası, örnek bir sorumluluk duygusu vardı. Yeni Şafak’ta da uzun yıllar ironik tadlar taşıyan güzel yazılar yazdı. Keşke devam edebilseydi. Net, ilkeli, fikirlerini söylemekten çekinmeyen ve takdir etmeyi de bilen bir insan olarak hatırlayacağım. Üzgünüm, Allah rahmet eylesin.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.