Güzellik satın alınamaz
Düşünce Günlüğü
Güzellik satın alınamaz
Güzellik görülünce anlaşılan, idrak edilince bilinendir. Kimsenin fark etmemesi güzelliği anlamdan koparmaz, onu anlamsız kılmaz.
Yeni Şafak
Cumhurbaşkanı Erdoğan Leyla ile Mecnun tiyatro oyununu izledi
Hayat
Cumhurbaşkanı Erdoğan Leyla ile Mecnun tiyatro oyununu izledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Devlet Tiyatrosunca sahnelenen "Leyla ile Mecnun" oyununu izledi. Oyunun bitiminden sonra sahneye davet edilen Erdoğan oyunun yazarı İskender Pala'yı ve oyuncuları tebrik etti.
AA
Ezo Gelin öksüz kaldı
Hayat
Ezo Gelin öksüz kaldı
Yeşilçam’ın usta yönetmeni Memduh Ün, dün Bodrum’da vefat etti. Pek çok ödülün sahibi olan Ün, yetiştirdiği isimlerle de Türk sinemasına katkıda bulunmuştu. Ün, Fatma Girik'in başrolünü oynadığı Ezo Gelin filminin de yapımcısıydı.
Yeni Şafak
Şeyh Hamdullah’ın yazdığı “Leyla vü Mecnun” Berlin’de ortaya çıktı
Hayat
Şeyh Hamdullah’ın yazdığı “Leyla vü Mecnun” Berlin’de ortaya çıktı
Türk hat ekolünün kurucusu kabul edilen ve 1436-1520 yılları arasında yaşadığı bilinen Şeyh Hamdullah’ın nesih hattı ile yazdığı Hamdullah Hamdi’nin “Leyla vü Mecnun” adlı eseri Almanya’nın başkenti Berlin’de ortaya çıktı. Bu önemli eser, Doç. Dr. Güler Doğan Averbek’in Berlin Devlet Kütüphanesinde yaptığı araştırmalar kapsamında geçen yıl tespit edildi. Daha önce de Bitlisli Şükri diye ünlenen 16. yüzyıl tarihçisinin kayıp divanını bularak yayınlayan Averbek, Avrupa’daki en eski Osmanlı temliknamesini de Berlin’de ortaya çıkarmıştı.
AA
İlmek
İsmail Kılıçarslan
İlmek
Sordu birisi: “Çöl neresidir?”Oturduğu yerde yekindi meclistekilerden biri. Acelesi varmış gibiydi. “Çöl” dedi, “üzerinde yaşadığımız yerdir. Kaktüslerin, develerin, vahaların ve kumun olduğu yerdir çöl.”Bir başkası daha tumturaklı bir cevap vermek için araladı dudaklarını: “Çöl diye insanın yolunu bulmak için yıldızlardan başkasına güvenemediği yere derler.”Bir başkası kişisel hale getirdi işi: “Çöl benim çocukluğumdur. Uzun sürmüş yalnızlığımdır” dedi.Sessizliğin ardından gözler o ünlü çöl bil...
Hasan’ın anlattığıdır
İsmail Kılıçarslan
Hasan’ın anlattığıdır
En ucuzundan demlenmiş, karbonatın çok yorduğu zifir gibi çaydan bir yudum daha aldı. Artık geçmek üzere olan sobaya biraz daha sokuldu. Bu yamru yumru tahta masalarla bacakları yıllara zor dayanan sandalyelerden mürekkep cılız ışıklı kahvede, çaylarla birlik vakti de yudumlayarak oturan köylülerin yüzlerine tek tek baktı. Bütün dikkatlerin kendisinde olduğundan emin olduktan sonra söylemesi gereken son cümleye sıra geldiğini belli edecek şekilde girdi lafa: “Vakit erişti ağalar. Gece çöktü. Gay...
Sezai Karakoç Türkiye’dir!
Yusuf Kaplan
Sezai Karakoç Türkiye’dir!
Sevgili Celal Fedai, “medeniyetimizin iki büyük şairi, Sezai Karakoç’la İsmet Özel, Türkiye’de yaşıyor, farkında mısınız?” diye sormuştu geçtiğimiz günlerde.Farkında değilmişiz, demek ki, bu ülkenin sözümona entelektüel solcu-Kemalist gazeteleri, “Sezai Karakoç’tan skandal” gibi başlıklar atabildiler.Sonra gelsin, sosyal medyadaki pespayelikler, iğrenç hakaretler, saldırılar!Bunlar yetmezmiş gibi, CHP, Meclis’e, bu pespaye haberlere, sosyal medyadaki iğrenç saldırılara dayanarak soruşturma önergesi verdi, iyi mi!CHP bildiğiniz gibi: Zihinsel komada yani!SEZAİ KARAKOÇ’A SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ!Mesele neydi, peki?Mesele, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun gençlere Üstad Sezai Karakoç’un “Diriliş Neslinin Amentüsü” başlıklı kitabını dağıtmasıydı!Bağlamından kopartılan, cımbızlanan bir iki cümle öne çıkartılarak “Vay efendim, nasıl olur da böyle bir kitap Bakanlık tarafından dağıtılır”mış!Oysa Diriliş Neslinin Amentüsü, bu ülkenin çocuklarının geçmişten geleceğe doğru gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirecekleri medeniyet yolculuğunun muazzez bir manifestosudur.Zamanları, mekânları aşan, çağ kuran bir metindir.İnsanlığın diriliş destanının yol haritasıdır.Bu ülkenin çocuklarının, coğrafyamızın çocuklarının, hasılı mazlum dünyanın çocuklarının direniş, diriliş ve varoluş destanıdır.İnsanlık çapında bir diriliş çağrısıdır.Bu pespaye saldırıya sessiz kalamazdık elbette. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Başkanı sevgili Mahmut Bıyıklı kardeşim, Sezai Karakoç’a yapılan saldırı üzerine manifesto gibi bir yazı yazdı. Ayrıca Salı akşamı birlikte bir İnstagram yayını yaptık ve ardından sosyal medyada etiket çalışması gerçekleştirdik.Türkiye, Sezai Karakoç’u yedirmeyeceğini ve üstadına sahip çıktığını gösterdi.SEZAİ KARAKOÇ: MEDENİYETİMİZİN RUHU, UMUDU VE UFKUHafifliğin, çiğliğin ve ilkelliğin bu kadarına da pes, diyorum sadece. Pes, gerçekten!Sezai Karakoç gibi birine reva mıdır bütün bu pespayelikler!İnsanın zoruna giden şey şu: Söz konusu saldırıya malzeme yapılan kişi, bu ülkenin yaşayan en büyük düşünürü.En büyük şairi.Çağrısı çağını aşan, bu çağın ötesine taşan, başka çağlara ve çağrılara ulaşan bir düşünür ve şair bu.Medeniyetimizin ruhu, umudu ve ufku.Ülkemizin yaşayan kalbi, beyni ve vicdanı. Bu kalp durunca, bu beyin çökünce, bu vicdan yitince, bu ülke çorak bir ülkeye, uçsuz bucaksız, her şeyi kasıp kavuran devâsâ bir çöle dönüşür.Sezai Karakoç’a saldırmak, hafifliktir, çiğliktir, katmerli yobazlıktır. Katmerli yobazlıktır; çünkü Sezai Karakoç’un önünde saygıyla eğilmesi gereken insanların, Sezai Karakoç’a saldırmaları yobazlığın dikâlâsıdır; dünyanın başka hiçbir ülkesinde rastlanması mümkün olmayacak kadar haysiyet kırıcıdır.Sezai Karakoç’a bu ülkenin sözümona entelektüel gazetelerinden böyle bir saldırının gelmesi, haysiyet cellatlığının ne kadar zıvanadan çıktığının göstergesidir.Şunu söylemiştim: Bir toplumun başına gelebilecek en büyük felâket, başına ne geldiğini bilememesidir.Sezai Karakoç’a yapılan saldırı, bu tespitimin ne kadar doğru olduğunun göstergesi.Sezai Karakoç’a saldırabilmek için, gerçekten celladına âşık tasmalı çekirge olmak gerek. Ancak celladına âşık türediler, haysiyet cellatlığı yapabilirler çünkü!“SARTRE, FRANSA‘DIR!”Fransız Sağı’nın kalesi, Fransa Cumhurbaşkanı De Gaulle ile Fransız solunun kulesi Sartre arasında yaşanan muhteşem bir hikâye vardır.Fransa, Cezayir’i işgal etmiş, Fransız emperyalizminin en âdî, iğrenç uygulamalarını yapmaktan çekinmemektedir.Fransız aydınları, solu adına Sartre konuşur ve isyan eder bu iğrenç işgale, ardından gerçekleştiren katliamlara. Ve De Gaulle yönetimini topa tutar, yerden yere vurur.De Gaulle’e, Sartre’ın bu sert protestosu ve eleştirileri sorulduğunda verdiği cevap gerçekten ibretliktir: “Sartre, Fransa’dır.”“SEZAİ KARAKOÇ, TÜRKİYE’DİR!”İnsanlığın yükünü omuzlarında taşıyan, fikir, oluş ve varoluş çilesiyle hayatını da, eserlerini de ilmek ilmek örerek dokuyan yaşayan en büyük düşünürümüze; Şeyh Galip’ten sonra Leylâ ve Mecnun’u yazan, sanatımızın ufkunu ötelerin ötesine taşıyan yaşayan en büyük şairimize, tek bilge sanatçımıza; bu dünyada yaşayan ama bu dünyayı yaşamayan, bu dünyanın bütün geçici lezzetlerini insanlığın diriliş destanını yazmak, diriliş kuşağını yetiştirmek için elinin tersiyle iten yaşayan en büyük ahlak anıtımıza bu yapılmaz!Hiçbir millet, tek başına ülkenin ruhu, umudu, ufku olan büyük sanatçısına saldırmayı aklının ucundan bile geçirmez!Hiçbir millet ve hiçbir devlet, tek başına ülkenin kalbi, vicdanı ve beyni olan yaşayan en büyük düşünürüne pervasızca saldırılmasına göz yumamaz!Bu durumda yapılacak tek şey kalıyor: Ülkede Sezai Karakoç okuma seferberliği başlatmak... Devlet, millet el ele bütün okullarda, bütün kurumlarda Sezai Karakoç kitapları dağıtmak, Sezai Karakoç şiirleri okumak ve Türkiye’nin her yerine, en çok da kalbine “Sezai Karakoç Türkiye’dir” diye yazmak…Vesselâm.
Türk hat ekolünün kurucusu Şeyh Hamdullah yazmıştı: “Leyla vü Mecnun” Berlin’de ortaya çıktı
Hayat
Türk hat ekolünün kurucusu Şeyh Hamdullah yazmıştı: “Leyla vü Mecnun” Berlin’de ortaya çıktı
Türk hat ekolünün kurucusu kabul edilen Şeyh Hamdullah'ın nesih hattı ile yazılmış Hamdullah Hamdi'nin “Leyla vü Mecnun” adlı eseri Almanya'nın başkenti Berlin'de ortaya çıktı.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.