Yayıncılar LGBT lobisine karşı endişeli: Marjinal bir zihniyetin kültürel istilası ile karşı karşıyayız
Hayat
Yayıncılar LGBT lobisine karşı endişeli: Marjinal bir zihniyetin kültürel istilası ile karşı karşıyayız
Toplumun ahlaki değerlerini yerle bir etmeye çalışan LGBT, Türkiye’deki faaliyetlerine kitap yayıncılarını da ekledi. Kültür yayıncılığında önemli paya sahip İletişim, Everest, Epsilon, Sel ve Can yayınları LGBT lobisinin talimatları ile hareket ederek sosyal medya hesaplarından eşcinselliği destekleyen paylaşımlar yaptı. LGBT lobisinin kitap yayıncılığı üzerinden gençleri ve çocukları hedeflemesi sektörde de tartışma konusu oldu. Yeni Şafak'ın görüşlerine başvurduğu Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Musa Kazım Arıcan, dünyanın marjinal bir zihniyetin kültürel istilası ile karşı karşıya olduğunu söylerken Erdem Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, "Meseleyi bir insan hakları bağlamından çıkararak militan bir söylemle normalleştirmeyi, mahremiyeti kamuya taşımayı, teşvik edici girişimleri bir şiddet eylemi olarak değerlendiriyoruz" dedi. Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu (YAYFED) Yönetim Kurulu Başkanı Münir Üstün, değişen toplumsal dinamiklere uyum sağlamanın sağlıklı anne-baba-çocuk ilişkisinden geçtiğine dikkat çekerken, Ketebe Yayınları Yayın Yönetmeni Furkan Çalışkan ise "Türk toplumunu, sınırlarımızın ve anlam dünyamızın dışında kalan birileri tanımlıyor. Kategorize ediyor, şekillendiriyor. Bunu da kültürel bir zeminde yapıyor" dedi.
Yeni Şafak
Eşcinsellik değerlerin yıkılmasıyla doğan patolojidir
Eşcinsellik değerlerin yıkılmasıyla doğan patolojidir

Gey ve lezbiyenlerle ilgili araştırmalar ürkütücü veriler sunuyor. 1990 yılından itibaren her genç kadınlar arasında en az bir kadınla lezbiyen ilişkisi 3 misline çıkmış. Erkeklerde de geylik aynı orana sahip. 2009’da %4.5 olan erkek erkeğe eşcinsel ilişki 2016’da %8.3’e yükselmiş. Kadınlarda aynı oran %10.2’den %14.1’e gelmişti. Bu veriler “eşcinsellik doğuştandır” tezini tamamen yıkıyor. Peki o zaman bunu çoğaltan asıl sebepler ve mecralar nelerdir? İnternet Nesli kitabının yazarı Jean Twenge, bunu cep telefonun yaygınlaşmasına bağlıyor. Kimi araştırmacılar da internet ve sosyal medyanın artan etkisine işaret ediyor. Bu yeni mecralar her çeşit kötülük propagandalara insanın daha fazla açık hale getiriyor. Kötülüğün propagandasına ve bilgisine daha fazla maruz bırakıyor.

Çeşitli küresel internet platformları, insanların en mahrem mekânlarına ve ilişki alanlarına ulaşıyor. Bu teknolojiler, sapkın cinsel davranışlara kolay erişimi sağlıyorlar. Fakat bu mecralar ve teknolojiler kadar içerikler de önemli. Yükselen yeni bir cinsellik felsefesi var. Bu felsefe bu mecralara sürekli içerik üretiyor. Nedir bu felsefe? Toplumsal cinsiyet eşitliği ile önce cinsiyetsizlik düşüncesi pompalanıyor. Eşitlik gibi Fransız İhtilali yel dünyaya yayılan bir kavrama sığınıyor. Egemenlere ve sömürmeye karşı meydan okumanın kült kavramı olan eşitlik… Herkes eşitlikle daha birey olacağı yanılgısına giriyor. Eşitlik artık cinsellik alanında savunuluyor. Bu toplumsal cinsiyet eşitliği felsefesi ile “hiçbir şey doğuştan gelmez, her şey toplumla kazanılır” deniliyor. Böylece insan bütün cinsiyet farklılıklardan ve bunu düzenleyen geleneksel değerlerden koparılıyor. Arkasından bu defa LGBT geliyor. O da diyor ki “eşcinsellik doğuştandır”. Biz böyle yaratılmışız. Toplumsal değerler bizim doğal yönelimimizi bozuyor. Oysa yapılan bilimsel çalışmalarda insanın X ve Y gibi dişil ve eril iki kromozoma sahip olduğu görülüyor. Bu konuda araştırmalar yapan Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üçüncü cinsiyetin mümkün olmadığını söylüyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği “eşitlik” idealini vurgularken, LGBT “özgürlük” idealini vurguluyor. Artık özgürlük burada bütün değerlerin belirleyicisi oluyor. Post-truth çağının ana ideolojilerinden birisine dönüşüyor. Mesuliyet, ahlak, mahremiyet, neslin korunması gibi değerler önemini kaybediyor. Bireyin özgürlüğünü yaşaması mutlaklaşıyor. Bu da cinselliğin odağında gündeme geliyor. Yani özgürlük, istediğin cinsel tutumlara yönelme serbestliği olarak görülüyor. Hakikat düşüncesi kayba uğruyor. Çünkü iyi ve kötü, doğru ve yanlış gibi kesin ölçüler buharlaşıyor. Nihilizm ve rölativizmin çığlıkları yükseliyor. Bundan dolayı özgürlüğü sınırlayan ve tanımlayan değerler çiğneniyor. Benliğin karanlık dünyasında gezinen dürtüler zincirden boşalarak etrafa saçılıyor. Nefesin en barbar tarafları kudurmaya başlıyor. İnsan, kuduran bir nefis kesiliyor.

Hakikatin çoğulculuğu gibi cinsel kimlik de çoğullaşıyor. Kadın ve erkek ötesi arayışlar çoğalıyor. Her gün farklı bir cinsel kimlik peşine düşüyor insanlar. Büyük bir kimlik parçalanması yaşanıyor. Transcinsiyet haliyle akışkan cinsel davranışlar doğuyor. Ruh, beden ve zihin derin bir parçalanmadan ve acıdan geçiyor. Ruhsal ve sosyolojik patoloji ortaya çıkıyor. Hakikaten yapılan araştırmalarda gey ve lezbiyenlerde kişilik sorunlarına, cinsel işlev bozukluklarına, madde bağımlılığı ve alkolizm oranı çok yüksek. Örneğin eşcinsellerin %25-33’i alkol bağımlısı, uyuşturucu madde kullanma eşcinsel olmayanlara göre %190 daha fazla. Biseksüel gençlerde uyuşturucu madde kullanımı olmayanlara göre % 340 daha fazla. Cinsel arzularına taparak mutlu olma arayışına giren insanlar, büyük mutsuzluklar yaşıyor.

LGBT hakikatin bittiğini söyleyen bir zamanın içinde doğan patoloji. Bu patoloji büyük oranda sosyolojik ve kültürel. Biyolojik olmaktan daha fazla bir kimlik patolojisi. Çünkü cinsel kimliği parçalıyor, dengesiz hale getiriyor, belirsizleştiriyor ve akışkan bir biçime sokuyor. Sonuçta insanın kişiliğini dengede tutan sabit değerlere dayalı bir cinsel kimlik inşasının önüne geçiliyor. Küresel kapitalizm, bu ideoloji aracılığıyla post-truth zamanlarında tahakkümüne yönelen isyanları, meydan okumaları ve eleştirileri cinsellik alanına transfer ediyor. Önünde değer oluşturan, iyi ve kötü diye duran en keskin “namus kültürünü” darmadağın ediyor. Namusunu kaybeden nomosunu kaybediyor. Toplumu oluşturan çekirdek norm parçalanıyor. Eşcinsellik, varlığımızın en temel normuna karşı bir taarruzdur. İslam, dünyada değişmez hakikat idealine sahip tek dünya görüşü. İnsanlığı post-truth zamanların nihilist cinselliğin taarruzlarına karşı koruyacak tek sığınak. Ademoğulları neslini koruyan tek değerler manzumesi.

LGBT devşirecek çocuk arıyor
Dünya
LGBT devşirecek çocuk arıyor
Modern dünyanın toplumsal cinsiyet projesi 'cinsiyetsizleştirmek' temelleri üzerinde kuruluyor. Cinsiyetsizlik dayatması yapan LGBT lobileri, her geçen gün 'ideolojik çete' haline dönüşüyor. Sosyal hayatta kadın ve erkek arasında farklılıkların olmadığını savunan bu görüş, bireylere özgü rol ve vazifeleri reddediyor. Bu projenin temel hedefinde ise çocuklar var. Batı ülkelerindeki bazı eğitim kurumlarında çocukları cinsiyetsizleştirme mühendisliğinden geçiren LGBT lobilerinin amaç ve hedeflerini 'Neler Oluyor'da anlattık:
Yeni Şafak
Arda Kural'dan LGBT lobisine tepki: Eşcinselliğe gelince Lut Kavmine kadar gitmeyi biliyorlar
Hayat
Arda Kural'dan LGBT lobisine tepki: Eşcinselliğe gelince Lut Kavmine kadar gitmeyi biliyorlar
Geçtiğimiz günlerde peçe takanlarla dalga geçen Hülya Avşar’a gösterdiği tepki ile gündem olan ünlü oyuncu Arda Kural, lafını sapkın LGBT lobisinden de esirgemedi. Kural, konu tesettür olunca 1400 yıl önceye gidilmesinden söz eden sapkın zihniyeti, "Eşcinselliğe gelince Lut Kavmine kadar gitmeyi biliyorlar" sözleri ile eleştirdi.
Yeni Şafak
Türkiye İzcilik Federasyonundan LGBT sapkınlığına tepki: Kimliklerini cinsel arzuları üzerinden tanımlayan bu harekete karşıyız
Hayat
Türkiye İzcilik Federasyonundan LGBT sapkınlığına tepki: Kimliklerini cinsel arzuları üzerinden tanımlayan bu harekete karşıyız
Son zamanlarda Türkiye'nin gündemini meşgul eden LGBT hareketi, ahlaksız ve sapkın söylemleriyle özellikle gençlerin ve çocukların zihinlerini zehirleme çalışmalarına devam ediyor. Birçok ünlü isim ve firma da bu durumun yayılmasına destek veriyor. Hal böyle olunca bu ahlaksızlığın karşısında olan kişi ve kurumlar da sessizliğini bozmaya başladı. Türkiye İzcilik Federasyonu bu sapkın hareket ile ilgili, resmi sitesinden yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, "Gençliğin anlam ve değer dünyasını yıkma, gençliği kendi sapkın kimlikleri üzerinden tanımlama, gençliğin davranma, düşünme hürriyeti ile cinsel ve fiziksel bütünlüğünü kaybettirme girişimlerine karşı olduğumuzu söylemek, bir mecburiyet halini almıştır" ifadeleri yer aldı.
Yeni Şafak
LGBT'nin sponsor yayınevleri: Eşcinsellik propagandası yapıyorlar
Hayat
LGBT'nin sponsor yayınevleri: Eşcinsellik propagandası yapıyorlar
LGBT’lilerin sapkınlıklarını meşrulaştırma çalışması son sürat devam ediyor. Giyimden teknolojiye, kozmetik firmalarından gıda markalarına kadar pek çok firma LGBT’yi destekleyen paylaşımlar yaptı. Toplumsal değerleri yerle bir etmeyi çalışan bu markaların arasında Türk kültür ve düşünce yayıncılığı yapan yayınevlerinin olması ise tehlikenin ne kadar büyük olduğunu da göstermiş oldu. Çok sayıda muhafazakâr yazarın da kitaplarını basan yayın grupları LGBT paylaşımları yüzünden sosyal medyada eleştiri yağmurunu tutuldu. Sel Yayıncılık, Epsilon, Everest ve Kapı yayınevlerini barındıran Alfa Yayın Grubu, Can Yayınlarının çıkardığı Socrates dergisi ve Cemil Meriç’in kitaplarının basıldığı İletişim Yayınları eşcinselliği teşvik eden ve destekleyen paylaşımlar yaptı.
Yeni Şafak
Ordu Büyükşehir Belediyesi’nden ‘Onur yürüyüşü böyle olur’ hatırlatması sosyal medyayı salladı: İsmi gibi belediye, maşallah
Gündem
Ordu Büyükşehir Belediyesi’nden ‘Onur yürüyüşü böyle olur’ hatırlatması sosyal medyayı salladı: İsmi gibi belediye, maşallah
Ordu Büyükşehir Belediyesi, LGBTİ bireylerinin her yıl gerçekleştirdiği, bu yıl ise koronavirüs sebebiyle online olarak gerçekleştirilen ’onur yürüyüşü’ne karşı ilginç bir paylaşım yaptı. Sosyal medyadan yapılan paylaşım büyük beğeni topladı. Yapılan binlerce yorumda Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin paylaşımına destek verildi. Yorumlarda, 'İsmi gibi belediye, maşallah', 'Helal olsun Ordu', gibi yorumlar yapıldı.
Yeni Şafak
Türkiye'de sapkın LGBT'yi destekleyen firmalar eşcinselliği meşrulaştırmaya çalışıyor
Hayat
Türkiye'de sapkın LGBT'yi destekleyen firmalar eşcinselliği meşrulaştırmaya çalışıyor
LGBT akımlarını normalleştirme ve yaygınlaştırmak için uluslararası düzeyde gerçekleştirilen lobi faaliyetlerinin yanı sıra birçok ülkedeki büyük firmalar da eşcinselliği “cinsel yönelim” adı altında meşrulaştırmaya çalışıyor. Türkiye'de de teknolojiden giyime sektörüne kadar birçok firma LGBT'yi destekliyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yapılan bu destekler gençler ve çocuklar üzerine yıkıcı etkileri ortaya çıkaracak bir tuzak. Siemens, Sel Yayıncılık, İletişim Yayınları, Ayrıntı Yayınevi, Can Yayınları, Decathlon, Nıvea, Çiçeksepeti, İz İletişim gibi büyük firmalar LGBT'yi açıkça destekliyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.