"Vatanı satmak yüksek faizle olur"
"Vatanı satmak yüksek faizle olur"
 Cumhhurbaşkanı Erdoğan valiler toplantısında konuştu. Erdoğan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: Vatanı satmak nasıl olur biliyor musunuz? Vatanı satmak ortadaki açık gerçeğe, somut bilgilere rağmen kahraman askerlerimizi orada tehlikeye atmakla olur. Vatanı satmak, kendi dirayetsizliğiniz, kendi işbilmezliğiniz yüzünden ülkeyi kriz üzerine krize sokmakla olur. Vatan satmak, bu topraklarda bin yıllık ortak geçmişi olan insanların birliğini beraberliğini, kardeşliğini sağlayamayarak, ülkenin maddi, manevi kayıplara uğramasına göz yummakla olur. Vatanı satmak, yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur.
IHA
Musul operasyonuna Haşdi Vatani de katılacak
Dünya
Musul operasyonuna Haşdi Vatani de katılacak
Türk askerinin Başika'da eğittiği Haşdi Vatani güçlerinin Musul'un terör örgütü DAEŞ'ten temizlenmesi için düzenlecek operasyona katılacağı belirtildi.
Diğer
Türkiye’nin Suriye’de bulunma nedenleri
Hayat
Türkiye’nin Suriye’de bulunma nedenleri
İhsan Başbozkurt • E. Tuğgeneral 'Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan, HEY sıkılmaz! Ağlamazsan bari gülmekten utan.' Neden Türkiye Cumhuriyeti Suriye'de sorusunu soranlara, şu soruyu sormalıyız: Neden ABD, Rusya, İran ve Haçlı zihniyeti Suri
Yeni Şafak
Türkiye’nin gözleri
Türkiye’nin gözleri
Türkiye, Amerika ve taraftarları tarafından Suriye’nin kuzeyinde inşa edilen terör koridorunu kırmak ve yok etmek istiyor. Bunun için 16 Temmuz 2016’dan bu tarafa, yani FETÖ’cü darbe girişiminden sonraki ilk günden itibaren her türlü zorluğa göğüs gererek mücadele ediyor. Ordumuz, Cerablus’tan başlamak suretiyle doğudan batıya uzanan bu koridorun Akdeniz’e ulaşmasını engelledi.Video: Türkiye’nin gözleriSuriye’de rejim tarafından işlenen cinayetlerin ve katliamın en yoğun olduğu günlerde göç muazzam boyutlara ulaşmış, Türkiye ve Avrupa derinden sarsılmıştı. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak güvenli bölgeler iyi bir çözüm sunabilirdi. Bu, Türkiye’nin bir önerisiydi ama herhangi bir ortamda kabul görmedi. Güvenli bölge, hem savaşı daha dar bir alana hapsedecek hem de göçle yaşanacak insanî dramları sınırlayabilecekti. Savaşı fırsata çevirenler, Türkiye’nin güvenli bölge tezine karşı çıkmaktaydı. Amerika, savaşın başından itibaren Türkiye’yi oyaladı.Türkiye’nin güvenli bölge oluşturulması yönündeki teklifini görmezden gelenlerin gizli bir ajandaya sahip olduğu zamanla anlaşıldı. 2003’teki İkinci Körfez Savaşı’nda olduğu gibi Suriye Savaşı devam ederken de Amerika’nın gizli ajandasından bahsedenler eleştiri konusu oldu. Hâlbuki Amerika’nın ve İsrail’in terör koridoru denilen alanla ilgili hesapları çok eskiye dayanmaktaydı. Bu hesaplar, I. Dünya Savaşı zamanında iyice belirginleşmişti.Türkiye’de belirli çevreler emperyalizm sözünden hoşlanmıyor. Bu sözün içerdiği anlamlar ve ilişki biçimlerinin görülmesini engellemek amacıyla ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. FETÖ, MİT TIR’ları baskınında görüldüğü gibi Türkiye’nin Suriye’de emperyalizme karşı oluşturmaya çalıştığı direnç hatlarını kırmak için var gücüyle çalıştı. Onlar da emperyalizm sözcüğü ile gösterilenleri yok sayıyordu. FETÖ, Soğuk Savaş döneminde oluşturulmuş bir bağımlı yapıydı. Bu örgüt, Soğuk Savaş dönemi bağımlı yapılarının ne kadar derin ilişkilere karşılık geldiğini gösterdi.FETÖ, Suriye’de yaşanılan savaşın Türkiye’ye taşınması için çalıştı. 15 Temmuz’un bilinmeyenleri çoktur fakat bunlar arasında Suriye’de yaşanılan savaşın ülkemize taşınması da önemli bir boyutu oluşturmaktadır. Fırat’ın doğusuyla ilgili gelişmeleri de aynı çerçevede değerlendirmek gerekir. Halep’in batısında ve kuzeyinde oluşturulan “güvenli bölgeler”, fikrin sahaya yansımasıdır ve güven telkin etmektedir. Ne var ki FETÖ örneğinde görüldüğü gibi belli çevreler, Fırat’ın doğusunda da benzer “güvenli bölgeler” oluşturulması ihtimalinden endişe ediyor. Suriye bağlamında yapılan tartışmaları dikkatli bir şekilde takip etmek gerekiyor.Trump’ın ya da Amerika’nın adamları İsrail’den başlamak suretiyle bölgeyi dolaştı ve Türkiye’ye geldi. Zaten gerilimli olan Türkiye gündemi, terör koridorunun kırılması bağlamında yeniden hararetlendi. Türkiye, Amerikalı yetkililerin söz ve fiillerinden hoşlanmadığını çok açık bir şekilde dile getirdi. Fakat tam da bu dönemde terör koridorunu unutturma ve Türkiye’nin kararlılığını itibarsızlaştırma yönünde faaliyetlerde de bir artış oldu. FETÖ, Suriye meselesinde Türkiye’nin elini kolunu bağlamıştı. Bugün benzer çevrelerin aynı yönde adımlar atması oldukça ilgi çekicidir. Fırat’ın doğusu için de Türkiye’nin gözlerini körleştirmek istiyorlar.Hâlbuki bugün Türkiye’nin gözleri bütün bir coğrafyayı en ince ayrıntılarına kadar görmek zorundadır. Bazı hatların önemi bugün ile sınırlı değildir. Terör koridorunun Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılmasını iyi anlamak gerekir. Bakan Soylu, Türkiye’deki Suriyelilerin ağırlıklı olarak Misak-ı Millî sınırlarından geldiğini söyledi. Bu ifadeleri önemsemek gerekir. Bu sınırlar belirli bir görüş ile çizilmişti, kabul ettiğimiz sınırlar ise bir zorunluluğun neticesiydi. Yaklaşık kırk yılımızı belirleyen terörün bu kadar uzun zamana yayılması ile Misak-ı Millî sınırlarına hâkim olamayışımız arasında doğrudan bir ilişki vardır.Türkiye’nin gözleri elbette Doğu Türkistan’ı da görmektedir. Bu konuda bir sıralamanın yapılmayacağı da açıktır. Fakat bu gözlerin mutlaka bizim gözümüz olmasına dikkat etmemiz gerekir. Doğu Türkistan, Türklerin İslamiyet’i ilk defa kabul ettiği şehirleriyle bilinir. İktisadî, ticarî, kültürel, dinî ve tarihî açılardan asla göz ardı edemeyeceğimiz yerleri önemi bakımından birbiri ile yarıştırmak gözlerimizi yeniden körleştirir. Emperyalizme hizmet etmekte “kararlı” olanların bunu anlaması zordur.
Adı geçen şehirler
Adı geçen şehirler
Bilgi yarışmasındaki bir sorunun toplumsal yankısı hayli derin oldu.1819 yılında İstanbul’da havalimanı olsaydı, hangi şehirlere yolculuk etmek için dış hatlar terminalini kullanmak gerekirdi? (Ayrıntılı bilgi için bakınız: İbrahim Karagül’ün 2 Ocak 2019 tarihli yazısı.)Video: Adı geçen şehirlerAtina, Bağdat, Kahire, Kudüs, Medine, Saraybosna, Sofya, Şam şıklarda geçen ve yurtiçinde olan şehirler. (Osmanlı Posta Tarihi koleksiyonumda Kudüs, Şam ve Halep’ten harici posta puluyla yurtdışına gönderilmiş mektuplar var.)Soruda adı geçen şehirler, beni, Yahya Kemal’in mütareke yıllarını anlattığı 1918 şiirine götürdü: “Ölenler en sonu kurtuldular bu dağdağadan / Ve göz kapaklarının arkasında eski vatan / Bizim diyâr olarak kaldı tâ kıyamete dek.” (Kendi Gök Kubbemiz, İstanbul Fetih Cemiyeti, 2007, sayfa 44.)Örneğin 1911 yılında vefat eden bir vatandaşımız Berat, Drama, İpek, İşkodra, Kalkandelen, Kavala, Köprülü, Resne, Selanik, Yanya gibi onlarca şehri ve yüzlerce kazayı bizim bilerek hayata gözlerini yumdu. Kayıp acısı ve başka birçok şeyi yaşamadı. Şehirlerin ve isimlerin düşüşü, İslam ahalisinin perişan oluşu gibi. Selanik vilayetine bağlı Sarışaban kazasının Chryssoupoli, Cisr-i Mustafapaşa’nın Svilengard olması mesela.Hamidiye isimli yerleşim yeri nerelerde var? Bakalım: Adana, Selanik, Ordu, Hama, Humus ve Şam. Selanik’teki Dospat, Hama’daki Maşyaf oluyor.Aynı durum birkaç yıl sonrası için de geçerli. 1915 yılında ölen biri Akka, Bağdat, Basra, Beyrut, Gazze, Halep, Medine, Mekke, Musul, San’a, Şam gibi İslam beldelerini ‘bizim diyar’ bilerek bu dünyadan ayrıldı. Halep – Musul hattını nasıl kaybettik, hâlâ sır.İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, ülkemize gelen Suriyeli muhacirler hakkında kıymetli bir açıklama yaptı: “Gelenlerin yüzde altmış ikisi Misak-ı Millî sınırları içinden.” Irak’tan gelenler de böyledir.Doksan beş yıl önce, biraz daha kuvvetli ve kararlı olsaydık, bugün yabancı muamelesi yaptığımız, dışlamaya çalıştığımız bu insanlar için topyekûn savaşa girebilirdik. Bir millet, kendisinden ve tarihinden bu kadar mı uzaklaştırılır? Hatta coğrafyasından. “Memleketinize gidin” dediğimiz yerler neresidir?1922 yılında bastırılan 200 kuruşluk posta pulumuzun ve 1928 tarihli Hilal-i Ahmer Cemiyeti serimizin üzerinde Misak-ı Millî haritası var. Bu serinin 1934 yılına değin kullanıldığını da söylemiş olalım.Sanki iki farklı toplumdan bahsediyoruz. Ortaya çıkan manzara budur.Yarışma programındaki soru ve Sayın Soylu’nun açıklaması, ayrıca birçok ipucu, hafıza kaybının sona ermek üzere olduğunu söylüyor. İsmail Kara Hocamızın yıllar önce kurduğu cümleyi de buraya ilave edelim: “Misak-ı Millî konusunda talepkâr bir dış politika izlenmelidir.”Bilinen bir gerçektir: Batı dünyasının barıştan anladığı, karşı tarafın teslim olmasıdır. Bunun başka türlüsü yoktur. Reel politiğe teslim olmak da aynı anlama gelir.
FETÖ algı operasyonunu dizilerle mi yürütüyor?
Hayat
FETÖ algı operasyonunu dizilerle mi yürütüyor?
Samanyolu TV'de çekilen FETÖ dizilerinin senaristi Ertan Kurtulan, "İçerde" dizisi ve diyaloglarıyla dikkat çekerken, gündeme senaristleri ve diyaloglarıyla öne çıkan bir dizi daha oturdu.
Diğer
Musul DAEŞ'in elinden Türkiye'nin desteğiyle kurtulacak
Dünya
Musul DAEŞ'in elinden Türkiye'nin desteğiyle kurtulacak
Musul'un DAEŞ'in elinden kurtarılmasının, Türkiye'nin desteğiyle olabileceğini söyleyen Eski Musul Valisi Nuceyfi, "Musul'a olası bir operasyon kararını, Irak ordusu, uluslararası koalisyon, Peşmerge güçleri, Haşdi Vatani ve bazı bölgelerde etkili olacak Türkiye birlikte alacaktır. Türkiye'nin, güçlerimize verdiği lojistik ve askeri eğitim desteği hayati öneme sahip. Ancak, askerlerimize Türkiye tarafından maaş verildiği yönünde çıkan iddialar tamamen asılsızdır" dedi.
AA
Yeni savunma hattı Misak-ı Milli sınırları
Dünya
Yeni savunma hattı Misak-ı Milli sınırları
Türkiye’nin yeni savunma anlayışı sınır ötesi operasyonlar ve başta terörle mücadele olmak üzere olası tüm tehditlere karşı savunma yerine taarruz politikasına geçilmesiyle gözle görülür hale geldi. Türkiye, savunma hattını, Misak-ı Milli sınırları olarak yeniden tanımladı. Halkın 15 Temmuz’da kazandığı zaferin gücüne dayanan ülke savunmasındaki yeni anlayış önümüzdeki günlerde Türkiye’nin çok da alışık olmadığı, çok daha farklı ve bir o kadar da riskli hamleleri gündeme getirecek. Gerçek Hayat, yeni sayısında Türkiye'nin sınır ötesi hamlelerini konunun uzmanlarına sordu.
Gerçek Hayat

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.