Postmodern
edebiyatta
ilhamsızlık
Postmodern edebiyatta ilhamsızlık
Hiçbir kural ve geleneksel kaygı olmaksızın meydana getirilen edebiyat ürünleri, maalesef birer sanat ürünü değil, birer kelime yığınıdır. Şiirler kafiyesiz, ölçüsüz ve daha da beteri ahenksiz. Romanlar coğrafyasız, toplumsuz birer hikâyecik. Hikâyeler masalcık hâlini aldı. Kelimeleri arka arkaya sıralamanın adı roman ve hikâye, alt alta sıralamanın adı mani ve şiir olmuştur.
Yeni Şafak
Odin’den Ahura Mazda’ya mitler
Hayat
Odin’den Ahura Mazda’ya mitler
Prof. Dr. Nimet Yıldırım ve Arş. Gör. Şeyda Arısoy tarafından hazırlanan "Sorularla İran Mitolojisi" kapsamlı bir içeriğe sahip. Mahir Şanlı tarafından hazırlanan "Sorularla Nors Mitolojisi" ise ülkemizde bu alanda ortaya koyulan yerli bir yazarın yazdığı ilk eser olma özelliğini taşımakta. Eserde anlatılma istenilenler soru-cevap tekniğiyle detaylı bir açıklamaya kavuşturularak derlenmekte.
Yeni Şafak
Kıssalara mitoloji diyen bir ruhbanın çarpıtmaları
Kıssalara mitoloji diyen bir ruhbanın çarpıtmaları
Çok farklı ruhban tanımları var. Ben Weber’in tanımını çok tutarım. Çünkü pek gündeme gelmeyen veçhelere ışık tutuyor. Ona göre ruhban, dini yorumlama, tanımlama ve ibadetleri düzenleme tekelini elinde tutan din adamı demektir. Bir post-modern ruhban da dini sadece hocalar bilir ve sadece ilahiyatçılar konuşabilir diye bağırıyor. İlahiyat üzerine konuşma ve düşünmeye kalkışanları “ilahiyat kahyaları” diye tanımlıyor. Nerdeyse hayatının tamamı imam hatip lisesinde, İslamcılıkta, din sosyolojisind...
2 bin 200 yıllık olduğu tahmin ediliyor: Muğla'da 10 adet mitolojik mask gün yüzüne çıkarıldı
Hayat
2 bin 200 yıllık olduğu tahmin ediliyor: Muğla'da 10 adet mitolojik mask gün yüzüne çıkarıldı
Muğla'nın Yatağan ilçesinde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan 3 bin yıllık Strakonikeia Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık olduğu tahmin edilen 10 mask daha ortaya çıkarıldı.
AA
Türbe diye gittikleri yer mitolojik savaşçı mezarı çıktı: Yıllardır gelir dualar ederdik
Gündem
Türbe diye gittikleri yer mitolojik savaşçı mezarı çıktı: Yıllardır gelir dualar ederdik
Muğla'nın Marmaris ilçesinde Turgut Mahallesi'nde bulunan Piramit Mezar vatandaşlar tarafından yıllarca türbe sanılarak adaklar adandı, dualar edildi. Hydas Antik Kenti sınırları içerisinde yer alan Piramit Mezar, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.06.1990 tarih ve 1390 sayılı kararı ile kültür varlığı olarak tescil edildi. 2 bin 300 yıl önce yapıldığı belirlenen tarihi mezar, içinde yapılan kaçak kazılar sebebiyle harabeye dönerken, mahalle sakinleri tarihi mezarın bakımının ve restorasyonunun yapılmasını istiyor.
IHA
Mitos ve esâtîr ya da çocuğumuza masal yerine ne anlatalım
Mitos ve esâtîr ya da çocuğumuza masal yerine ne anlatalım

Menkıbeyi tarif edip yalan içermeyen menakıbın eğitimde önemli bir araç olduğunu söyledik. Hatta okullarda ‘örnek insanlar’ diye bir dersin bulunması Müslüman gençlik için çok hayati bir meseledir. Bugünlerde çokça sözü edilen ve savrulmuşluğu ifade eden Z kuşağının en muhtaç olduğu şey böyle örnekliklerdir. Çünkü dijital çağda gençliği etkileyenler ve ona yön verenler idol kılınmış sosyal medya fenomenleridir.

Bu sebeple ahlakıyla, ilmiyle, edebiyle, kahramanlıklarıyla, kul hakkından ve bütünüyle haramlardan sakınmasıyla tanınmış simaların hayat hikayeleri, onların yaşanmış menkıbeleri özellikle bugün gençlik için hava kadar su kadar gereklidir. Keşke bunun üzerinde duracak eğitimcilerimiz olsa, dini ve tarihi şahsiyetlerimizi edebi bir üslupla oldukları gibi anlatabilecek müelliflere yazdırılsa ve her kademeden okullarımıza ‘Örnek şahsiyetler’ gibi bir adla böyle dersler konsa.

Mitolojilere gelince. Mit ya da mitos kök anlamı itibari ile söz, söylence, söylenti gibi anlamlara gelir. Aslında mitoloji, mitleri ya da mitosları inceleyen bilimdir ama galat-ı meşhur olarak mitos yerine çokça kullanılır. Mitos kelimesi Yunanca olduğu gibi mitos ya da mitoloji denince de akla kadim Yunan gelir. Terim olarak mitos daha çok Yunan tanrılarıyla ilgili olağanüstü masallar ve anlatılardır. Mitoslarda tanrısal özellikler olduğu gibi korkular, karmaşık aşklar da vardır. Mitoslarda çıkışı itibariyle muhtemelen dinlerden alıntılar da vardır ve dinlerden bozularak ya da din yerine üretilmişlerdir. Ama ölçü kaçınca mitoslara biraz da insanların hayalleri, korkuları, duyguları, istek ve arzuları karışmıştır. Destanlar ve bunların daha hafifletilmiş ve eğlenceli hale getirilmiş hali olan masallar da böyledir. Sonuç itibariyle mitos, destan ve masal, hatta hurafeler aynı kategoride sayılmalıdır.

İnançların ve kültürlerin kökünü sürme açısından mitoslar önemli araştırma konuları olabilir. Ancak destanlar ve mitoslardan milli duygular oluşturmada, olanları canlı tutmada, çocukların hayal gücünü geliştirmede yararlanmanın ben şahsen faydadan çok zarar getireceği kanaatindeyim. Ölçüm de şudur: Yalan hakikatin düşmanıdır ve hangi türden olursa olsun yalanla hiçbir hakikate ulaşılmaz. Değil yalan, zannın bile hakikat adına hiçbir değer taşımadığını bizzat Kuranıkerim söylüyor.

Buna karşılık Kuranıkerim kıssaları masal ya da mitos değildir. Bu kıssaların hakikat olduğunu Allah pek çok ayette söylüyor. Allah bir yerde ‘biz bu kıssaları sana hakikat olarak anlatıyoruz’ dedikten sonra, artık falan kıssada ‘bu da hakikattir’ denmediği için bu bir mitos olabilir demek delilsiz bir iddiadan ibarettir. Mesela ‘Hızır mitosu’, ‘Zül-karneyn mitosu’ demek Kuranıkerim’in ruhuna zıttır.

Kuranıkerim masal, destan ya da mitos türü anlatımlardan ‘esâtîru’l-evvelîn’ diye söz eder ve onları olumsuzlayarak Kuran’ın anlattıklarının karşısına koyar. Resulüllah zamanındaki müşrikler bile Kuranıkerim’i reddederken o da ‘esâtîru’l-evvelîn’, yani önceden beri söylene gelen ustûreler ve masallardan ibarettir diye reddediyorlardı. Esatîr kelimesi Arapların bildiği satırdan/yazıdan, yani yazıya dökülmüş anlatılardan geliyordu, eski İran masalları başta olmak üzere eskiden beri yazılagelen şeyleri anlattığı kastediliyordu. Bu kelimenin dahi yine Yunanca history ya da story’den geldiğini söyleyenler vardır. Kısaca bu tür anlatımların cahiliye müşriklerinin gözünde bile bir değersizlik ifade ettiği açıktı.

“Mitos’a Herodot, tarihi değeri olmayan güvenilmez söylenti gözüyle bakarken, Platon gerçeklerle ilişkisi olmayan uydur­ma, boş ve gülünç masal şeklinde tanım ge­tirir. Nitekim Homeros’u tanrılar konusun­da yalanlar uydurduğu insana ve topluma zarar verici masallar veya efsaneler düzdüğü için eleştirir ve suçlar. Hatta ideal devle­tinde Homeros’un okunmamasını şart ko­şar” (Sosyal Bilimler Ansiklopedisi, Mitos md.).

O halde Kuranıkerim kıssalarını ve büyük insanların yaşadıkları örnek davranışları yani yaşanmış menkıbeleri mitoslarla, masallarla, destanlarla ve uydurma menkıbelerle aynı kefeye koymamak lazım. Meseleye yalan açısından bakıyorduk. Yalanın her türlüsü haramdır ve eğitimde bile yalandan medet ummamalıyız. Peygamberimiz’in ‘şaka ile dahi olsa yalanı terk etmedikçe gerçek mümin olamazsınız’ sözünü bir kez daha hatırlayalım.

Tanrıların mitolojileri, Allah’ın kıssaları var
Tanrıların mitolojileri, Allah’ın kıssaları var

Mitoloji, mitbilim demek. Mitlerin kökenlerini, anlamlarını ve dönüşümlerini inceleyen bilim. Modernite ile beraber ortaya çıktı. C. Taylor, Malinowski, Frazer gibi antropologlar bu bilimi keşfetti. Freud gibi psikologlar bu bilimden epeyce yararlandılar. Freud, Odipus ve Elektra komplekslerini Yunan mitolojisinden üretti. Nietzsche ve Burckhardt gibi filologlar, Yunan mitolojisini araştıran ve bu konuda derinleşen şahsiyetler. Nietzsche’nin bütün felsefesi Yunan mitolojisinin tragedyasıdır adeta. Zeus gibi coşar, kavga eder, kadere hükmetmeye çalışır, gücü her şeyin üstünde tutar, sınır tanımaz. Üstün İnsan yaklaşımı Zeus arketipidir. Modern dönemde öldürdüğü Tanrı yerine icat ettiği yeni tanrıdır. Goethe de de farklı yansımalarıyla karşılaşırız. Schopenhauer, onun Yunan mitolojisindeki cinsel tatmini yaşamın ötesine taşıma düşüncesini sürdürdüğünü söyler. Aslında Faust, modern bir Prometheus. Zincire Vurulmuş Prometheus mitolojinin modern versiyonu. Trajedidir. Mutluluk için annesini öldürmeyi ve şeytan rehberliğinde hakikat yolculuğunu meşru gösteren bir bakış. Bu trajik mitoloji bütün Yunan Tanrılarının hayatında karşımıza çıkar.

Modernite, görünürde mite karşı. Onun akıldışı, bilim dışı, düşsel ve rüya alemiyle gerçekliği ayıramayan insan bilincinin dışa vurumu olduğunu söyler. Bunda bir hakikat payı da var. Mitoloji Çağı, bilim ve akıl çağının gerisine düşen ilkel toplumdaki insanın muhayyilesidir. Olağanüstü temelinde yürüyen bir bilinç var. Aslında bilinç de yok. Hegel’den bakarsak Sokrat ile beraber düşünce doğdu. Öncesinde mitlerin dünyası ve insanın mitler dünyasında gelişmeyen duyguları vardı. Pozitivizm bilim ve nesnel gerçekliği yüceltince bunların ötesinde yer alan bütün bilgileri, anlatıları ve olayları ret etti. Ancak bu işin bir yüzü. Oysa yukarıda da gösterdiğimiz gibi bir yandan Hristiyanlığa ve ortaçağ geleneksel yaklaşıma karşı mitolojiye reddiyeler dizildi ve mitoloji modern dünya görüşüne transfer edildi. Antropoloji, psikoloji, resim ve mimaride öne çıktı. Bugün Avrupa’nın herhangi bir müzesinde ya da tarihi eserlerinde Zeus baş aktördür.

Mitoloji, insan bilincinin nesnel hayatı kurgulaması. Varlığı muhayyilesinde üretmesi. Bu açıdan da mitoloji beşeridir. Beşeri kurgulardır. Semboller, teşbihler ve anlatılar beşeri muhayyilenin doğasından fışkırırlar. Yunan inancında mitoloji baskındır. Tanrılar da mitolojiktir. Homeros’un destanlarında ve Heseidos tragedyalarında bunu görüyoruz.

Kur’an kıssaları, mitolojik değildir. Bunu bizzat yine Allah bize söylüyor. Mesela, Hz. Davut Kıssası’nı anlatmaya başlamadan önce bunlar “hak haberler” diyor( Bakara, 252). Yani kıssalar, Kur’an’da bildirilen hak haberlerdir, hakikatlerdir. Beşeri kurmaca değildir. Her kurmacada “yalan”, çarpıtma, eğip bükme vardır. Ancak bunlar beşeri kurmacalardır. Kıssalar, tarihte olmuş veya olacak olaylar. Allah tarafından tebliğ, ibret, anlam ve amaç, tevhit için “kurgulanmıştır”. Allah kurgusu vardır. Nitekim ünlü tefsirci Zemahşeri de Allah’ın kurgusuna işaret eder. Onun teşbihleri, mecazları ve anlatımı bunu ortaya koyar. Ancak bu kurgu beşeri olandan bütünüyle farklı. Bizzat Allah kendisi “hak haberler” diye niteliyor. Bu haberler zaman üstü ve evrensel bir anlatım içine taşınıyor. Böylece bütün çağlara seslenebiliyor. Mitte de zaman üstü bir anlatım vardır. Bu açıdan benzerlik taşır. Ancak kimi benzerliklerden yola çıkarak ve temeli göz önünde bulundurmadan kıssalara mitoloji diyenler derin bir sapma içindeler. Çünkü onlar, “hak haber” mesajını es geçiyorlar. Kelamı beşeri bilinçle eşitliyorlar. Allah’ın hak haberlerini insan muhayyilesinin bir ürünü olan mitoloji ile aynı kefeye koyuyorlar. Bu da Kur’an’ın bir kısmını beşeri kabul etmek demektir. Kur’an’da kıssa ve mitoloji arasındaki farka işaret eden ifadeler de var. “Geçmişlerin esatiri” ifadesi budur. Allah, Mekke toplumundaki inançsızların Kur’an kıssalarına geçmişlerin mitolojisi dediğini söylüyor. Kur’an kıssalarına mitoloji/efsane demenin bir inkarcılık karakteri olarak ifade ediyor. Çünkü “hak haberler” inkar ediliyor.

Elbette Kur’an kıssaları tarih içinde Müslüman sanatçılar, mimarlar, edebiyatçılar ve şairler tarafından çeşitli efsanelerle genişletildi. Miraçnameler bunlardan biri. Bu eserler toplumun miraç inancını estetize eder ve onu çağının anlatımları içinde konseptleştirir. Zamanlar üstü bir dil içinde dokunulabilecek bir yakınlığa taşır. Mevlit okumalarında bunu hissediyoruz. Vahyin, Müslüman sanatçıların muhayyilesinde bir kültüre dönüşerek toplumu beslemesidir bu.

Mitoloji, yeniden keşfediliyor. Kimi ilahiyatçılar, Kur’an kıssalarını da mitoloji seviyesine indiriyor. Allah’ı da beşeri vasıflarıyla da öne çıkan( dikkat edin bu ilahiyatçılar, Allahtan kendileri ile eşit düzeyde konumlanan bir beşeri varlık gibi bahsederler) Yunan Tanrıları haline getirmeye çalışıyorlar. Sapmanın ve çarpıtmanın dehşet halleri…

Patara bizim için okuldu
Hayat
Patara bizim için okuldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2020 yılını “Patara Yılı” ilan etmesinin ardından gözler binlerce yıllık Patara’ya yöneldi. Mitolojiye ilham veren bu antik kenti evladı gibi sahiplenip 32 yıldır kazı çalışmalarını sürdüren Havva İşkan Işık anlatıyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.