* Kuşatma planı: Suriye’den çıkar, Akdeniz’de boğ, içeriden vur, Türkiye’yi mutlaka durdur. * Bu rüzgar fırtınaya dönecek: * Suriye savaşı kesinlikle bitmeli. Fırat’ın Doğu’su temizlenmeli “İç işgalciler”in alanı daralmalı..
* Kuşatma planı: Suriye’den çıkar, Akdeniz’de boğ, içeriden vur, Türkiye’yi mutlaka durdur. * Bu rüzgar fırtınaya dönecek: * Suriye savaşı kesinlikle bitmeli. Fırat’ın Doğu’su temizlenmeli “İç işgalciler”in alanı daralmalı..
Biz, 31 Mart seçimlerine ve “çokuluslu müdahale boyutu” artık açıkça ortaya çıkmış olan “organize seçim müdahalesi”ne yoğunlaşmışken, Türkiye’nin çevresinde inanılmaz gelişmeler oluyor.Video: * Kuşatma planı: Suriye’den çıkar, Akdeniz’de boğ, içeriden vur, Türkiye’yi mutlaka durdur. * Bu rüzgar fırtınaya dönecek: * Suriye savaşı kesinlikle bitmeli. Fırat’ın Doğu’su temizlenmeli “İç işgalciler”in alanı daralmalı..Balkanlar’dan Suriye’nin kuzeyinde, Ege’den Akdeniz’e, Girit adasından Sudan’a, Libya’dan ve Basra Körfezi’ne kadar yaygın, son derece etkili, hemen hepsi Türkiye’nin alanını daraltmaya dönük kapsamlı bir plan uygulanıyor.Hemen söylemiş olayım; içerideki hareketlilik, siyasi alandaki yeni girişimler hatta medya alnındaki yeni çıkışlar tamamen bu yeni dalga ile, kapsamlı planlama ile birebir örtüşüyor.TÜRKİYE’Yİ DURDUR! MEZHEP ÇATIŞMASININ ÇOK DAHA ÖTESİ GELİYORSuudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) içinde bulunduğu, iz bıraktığı her organizasyonun, her girişimin, her müdahalenin, her ortaklığın, her düşmanlığın iki ana gerekçesi var. Türkiye’yi durdurmak ve ABD ile İsrail adına bütün coğrafyada yeni bir vesayet döneminin önünü açmak.Bu ülkeler, Muhammed Bin Zaid (BAE) ve Muhammed Bin Selman üzerinden yürütülen bu girişimlerin, Yemen’den Libya’ya, Fırat’ın Doğu’sundan Sudan’a, Somali’den Katar’a, her alanda etkisini gösteren müdahalelerde, ellerini uzattıkları her yerde İsrail ve ABD adına taşeronluk yapıyor.Bu durum asla Arap milletinin çıkarına değil. Onların geleceği ipotek altına alınıyor, yeni bir sömürge dönemi oluşturuluyor ve çok daha kötüsü, “İslam iç savaşı”nın temelleri atılıyor. BAE ve Suudiler üzerinden Müslüman dünya “Arap ve Arap olmayan Müslümanlar” olarak iki ana kampa ayrılıyor. Bu, mezhep çatışmalarının çok daha ötesi yıkımlar getirecek, yeni bir süreçtir.YENİ MÜDAHALE FORMATI: SURİYE’DEN ÇIKAR, AKDENİZ’DE BOĞ, İÇERİDEN VUR..15 Temmuz’u FETÖ ile yapanlar bugün Suud ve BAE üzerinden yeni bir şey deniyorlar. Türkiye’nin etki alanını, nüfuz alanını daraltmak, ulaşabildiği yer her yerde elini kesmek, önce çevresinde yalnızlaştırıp dar bir alana sıkıştırmak, sonra da içeriden ikinci müdahale ile dize getirmek istiyorlar.Bizi Suriye’nin kuzeyinden çıkarmak, Balkanlar’dan uzaklaştırmak, Kızıldeniz çevresinden kovmak, Ege’de sıkıştırmak, Akdeniz’de boğmak istiyorlar.Bizi, 15 Temmuz’daki açık saldırıdan beter bir kuşatma, çevreleme ile bunaltmak istiyorlar. Yeni tarih yükselişini başlamadan bitirmek, bin yıldır bu coğrafyada tarih ve coğrafya biçimlendiren iradeyi, siyasi genetiği tam kendine gelecekken yüz yıl daha kontrol altına almak istiyorlar. Coğrafya ile bütün bağlarımızı koparmak istiyorlar.BEŞİR’İ GÖSTERİP SUDAN’I VURMAK: “TÜRKİYE’DEN UZAK DUR.” YOKSA?Fotoğrafın sadece güncel bir kesitine bakalım:BAE, S. Arabistan ve Mısır ekseni, tabi ABD ve İsrail himayesinde, Sudan’da darbeye giriyor. Yönetimi devirip Sudan’ı ABD-İsrail “eksen”ine çekmeye çalışıyor. Ömer el Beşir’i gösterip Sudan’ı vuruyor. Tıpkı Saddam’ı gösterip Irak’ı vurdukları gibi. Tıpkı Taliban’ı gösterip Afganistan’ı vurdukları gibi. Tıpkı Kaddafi’yi gösterip Libya’yı mahvettikleri gibi.Hartum yönetimine “Türkiye ile ilişkisin kes, milyar dolarlar verelim” diyor. “Sevakin Adrası’nda Türkiye varlığını sona erdir” diyor. Kabul edilmeyince düğmeye basılıyor. Darbe yapılıyor, ordu yönetime el koyuyor ama Sudan tamamen kontrol altına girmek istemiyor.Başarırlarsa Sudan’ı ikinci kez bölecekler. BAE-Suud müdahalesi başarılı olursa bu ülke büyük bir felaket yaşayacak. Ve şimdi Hartum’da “BAE, S. Arabistan, Mısır desteğini istemiyoruz” sesleri yükseliyor.EGE’DE VE AKDENİZ’E İSRAİL, SUUD, BAE TACİZLERİ BAŞLADIDoğu Akdeniz’e Türkiye karşıtı bir tatbikat yapılıyor. Yunanistan’ın Mora yarımadasında yapılan Iniohos2019 tatbikatına BAE ve İsrail de katılıyor. F-35’ler kullanılıyor.ABD Hava Kuvvetleri, F35 uçaklarını yine BAE’deki El Dafra hava üssünde toplamaya başlıyor. Bu arada İngilizler Kıbrıs’taki askeri üslerine ağır hava filoları yığınağı yapıyor. Bu arada BAE-İsrail-S. Arabistan arasında inanılmaz bir diplomatik ve askeri trafik dikkat çekiyor.Tam bunlar olurken, aynı zamanda Libya yeniden hareketleniyor. Yine Suudiler ve BAE, General Hafter’e askeri ve mali destek vererek Trablus’a saldırtıyor. Libya’nın tam kontrolünü ele geçirmeye çalışıyor. BAE ve Suud hem Sudan’ı hem de Libya’yı vesayet altına almaya çalışıyor. Kim adına? ABD ve İsrail!S-400 ŞANTAJI VE TÜRKİYE’Yİ KÖR ETMEK: BU TAM BİR KUŞATMADIR.Yine bunlar olurken ABD hem Girit adasına hem Romanya’ya THAAD füzeleri yerleştiriyor. Yunanistan’ın askeri üslerini yenileme anlaşması yapıyor. İsrail ve ABD Yunan hava sahasını neredeyse denetim altına alıyor.Tüm bunlar olurken “Suriye’den çekileceğiz” açıklaması yapan ABD, ülkenin kuzeyine daha da yerleşiyor. Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna müdahalesi, içeriden ve dışarıdan engelleniyor. Yine Suud ve BAE, PKK’ya silah ve yüz milyonlarca dolar aktarıyor. Hedef burada da Türkiye!Liste böyle uzayıp gidiyor. ABD ve İsrail, Suud, BAE ve Mısır üzerinden bütün coğrafyayı Türkiye’ye kapatmaya, S-400 şantajlarıyla Türkiye’nin gözünü kör edip bu gerçekleri dikkatlerden uzak tutmaya çalışıyor.RÜZGAR FIRTINAYA DÖNER: MERKEZDE TÜRKİYE VAR. ÇOK CEPHELİ SAVUNMA!Şu an rüzgar ekiliyor, yakında fırtınalar biçilecek. Irak işgalinden, Arap Baharı’ndan sonraki yeni dalganın, belki de en güçlü fırtınanın hazırlıkları yapılıyor.Öyle büyük bir bölgesel gerilim hazırlanıyor ki, hepsinin merkezinde Türkiye var. Türkiye, çok cepheli bir mücadele hazırlıklarını olağanüstü bir tempoda yürütmek zorunda. Olağanüstü savunma hazırlığına girmek zorunda. ABD’den Avrupa’ya, İsrail’den Suud-BAE eksenine her çevre “Türkiye’yi durdurma”yı birinci öncelik haline getirmiş durumda.SURİYE SAVAŞI MUTLAKA BİTMELİ. FIRAT’IN DOĞU’SUNA MÜDAHALE. “İÇ İŞGALCİLER”E DİKKAT EDİLMELİ.Ankara, Suriye savaşının bir an önce sonuçlanması için acil ve radikal adımlar atmalı. Suriye’nin kuzeyinde terör örgütleri üzerinden yürütülen ve ülkemizi hedef alan bir cephe inşasına dönüşen harita planını boşa çıkarmak için, bedeli ne olursa olsun, ne gerekiyorsa yapmalı.Türkiye, bütün bu olanların içerideki uzantılarına dikkat etmeli.“İç işgalciler”in hareket alanını daraltmanın yollarını bulmalı.Çünkü Türkiye çok büyük bir küresel projenin ana hedefidir. Bu anlamda içeride hiçbir hareket masum değildir, bu küresel proje içerideki ayağı olmadan hiçbir başarıya ulaşamaz. Bunu biz biliyorsak onlar da biliyor.
* İsa’yı çarmıha gerenler, Hz. Muhammed’i Mekke’den sürenler, Mursi’yi de şehit etti. * Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zaid!.. Siz Kabe’yi, Peygamber’i bile pazarlık masasına sürdünüz? * Türkiye’ye savaş açtınız. Erdoğan’ı hedef aldınız. * Bu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var!
* İsa’yı çarmıha gerenler, Hz. Muhammed’i Mekke’den sürenler, Mursi’yi de şehit etti. * Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zaid!.. Siz Kabe’yi, Peygamber’i bile pazarlık masasına sürdünüz? * Türkiye’ye savaş açtınız. Erdoğan’ı hedef aldınız. * Bu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var!
Adem’den bu yana verilen mücadelede önceki gün bir şehidimiz daha oldu.İbrahim’in, İsmail’in, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in yolundan gidenler, adalet için savaşanlar, insanlık tarihinin onurlu sayfalarını tercih edenler, ilâhî olan tarafta saf tutanlar, yeryüzünün bozguncularına, kötülüklerine bir kurban daha verdi.Video: * İsa’yı çarmıha gerenler, Hz. Muhammed’i Mekke’den sürenler, Mursi’yi de şehit etti. * Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zaid!.. Siz Kabe’yi, Peygamber’i bile pazarlık masasına sürdünüz? * Türkiye’ye savaş açtınız. Erdoğan’ı hedef aldınız. * Bu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var!Bir inanmış adam, bir vatansever adam, bir iyi adam, bu dünyanın bütün çirkinliklerine sırtını dönmüş bir adam, binlerce Rabia şehidinin acısını yüreğinde taşıyan bir adam, Mısır’ın binlerce yıllık karanlık zulüm tarihinde bir ışık yakabilmiş bir adam, Tanrı ile savaşa tutuşan Firavun nesline karşı Allah’ın elçilerine, mesajlarına tutunan bir adam, Muhammed Mursi, şehit edildi.İSA’YI ÇARMIHA GERENLER, HZ. MUHAMMED’İ MEKKE’DEN SÜRENLER, MURSİ’Yİ ŞEHİT ETTİ.Altı yıldır uygulanan sistematik işkencelere, yavaş yavaş öldürmeye ayarlı yöntemlere daha fazla direnemedi. Mahkeme salonunda son nefesini verdi, gözlerini yumdu. Bu dünyadan gitti. Mücadelesini verdi, bedelini ödedi ve gitti. İsa’yı çarmıha gerenler, Muhammed’i Mekke’den sürenler, Allah’ın elçilerine acı çektirenler, onların yol arkadaşı Mursi’yi de bu dünyadan sürdü.Mısır zindanında ABD ve İsrail istihbaratının insafına terkedildi, onlar tarafından sorgulandı, onlar tarafından işkenceye tabi tutuldu, onların öldürme planlarına göre şehit edildi.MISIR CUNTASI, S. ARABİSTAN VE BAE: İNSANLIĞIN ANAVATANINI KİRLETTİLER..Mısır cuntası, Suudi Arabistan yönetimi, BAE, ABD ve İsrail gibi patronlarının talimatıyla bir halkın özgürlük direncini kırdı, onları meydanlarda kıyıma uğrattı. Adalete, özgürlüğe, insanlık onuruna karşı, bir milletin duygularına, inançlarına karşı bir şer cephesi, bir Haçlı cephesi kurdu.Bu toprakları, bu coğrafyayı, bu kadim şehirleri, insanlığın anavatanını kirlettiler, Allah’ın adaletine savaş açtılar, bütün kutsallara saldırdılar. Onlar özgürlüğe karşı köleliği tercih ettiler, adam olmaya karşı efendi aramayı seçtiler, Allah’ın iradesine meydan okudular. Allah’ın ve peygamberlerinin yerine Mısır’ın Firavun geleneğini seçtiler.ONURLARINI, KUTSALLARINI, ÜLKELERİNİ SATTILAR.. ALLAH’IN O TOPRAKLARDAKİ EMANETİNİ SATTILAR.Ellerindeki gücü, zenginliği, silahı masumlara çevirdiler. Saf olanlara çevirdiler. Efendilerinin talimatlarıyla onları da kendileri gibi köleleştirmek için seferber oldular.Bunu yaparken onurlarını sattılar, kutsallarını sattılar, ülkelerini sattılar, zenginliklerini sattılar, değerlerini/namuslarını sattılar. Allah’ın o topraklardaki emanetlerini sattılar, mübarek olan ne varsa kirli bir pazarlığa malzeme yaptılar.EY SUUDİ ARABİSTAN YÖNETİCİLERİ, NEDEN BÜTÜN KÖTÜLÜKLERDE PARMAK İZİNİZ VAR!Ey Suudi Arabistan yöneticileri: Sudan’dan Suriye’ye, Yemen’den Libya’ya ne kadar kan dökülmüşse hepsinde neden sizin parmak iziniz var? ABD ve İsrail’in talimatları ile bu toprakları kirletmekten, coğrafyanın insanlarına zulmetmekten, onları pazarlık masalarında harcamaktan, ülkelerde iç savaşlar çıkarmaktan, “Müslüman iç savaşı” projesi için çalışmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?Müslümanlığı tekelinize alıp, İslâm’ın kutsallarını rehin alıp, onları kişisel saltanatınız, çıkarınız için bir alışveriş malzemesine dönüştürmekten, aşağılamaktan, ABD/İngiliz/İsrailli patronlarınıza yaranmak için peşkeş çekmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?EY MUHAMMED BİN SELMAN, EY MUHAMMED BİN ZAİD! SİZ KABE’Yİ, PEYGAMBER’İ BİLE PAZARLIK MASASINA SÜRDÜNÜZ?Ey Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zaid:Mursi’yi öldüren sizsiniz. Mısır’ı kan gölüne çeviren sizsiniz. Libya’yı paramparça eden sizsiniz. Katar’ı abluka altına alan sizsiniz. Yemen’i mahveden sizsiniz… Şimdi Sudan’ı iç savaşa ve Batılı istilâya hazırlayan sizsiniz!Kudüs’ü sattınız, Filistin halkını peşkeş çektiniz. Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma yolunda en önemli adımları siz attınız?Siz Mekke’yi, Kâbe’yi bile pazarlık masasına sürdünüz… Siz Peygamber’i bile pazarlık masasına sürdünüz… Batı’ya; “Sizi İslâm tehlikesinden kurtaracağız” sözü verdiniz…TÜRKİYE’YE SAVAŞ AÇTINIZ. ERDOĞAN’I HEDEF ALDINIZ. ELLERİNİZDE 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİN DE KANI VAR!Coğrafyanın her köşesinde onların terör örgütlerini fonladınız. ABD adına, İsrail ve İngiltere adına Müslüman ülkelere, topluluklara saldırdınız… Sizin ihanetiniz nesiller boyu unutulmayacak.Siz Türkiye’ye açık savaş ilan ettiniz. Bu ülkede darbeleri fonladınız. Suikastlar yaptığınız, terör çetelerini şehirlerimize soktunuz. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı ortadan kaldırmak için entrikalar çevirdiniz. Planlar yaptınız, ortaklıklar kurdunuz.Siz bu coğrafyanın işgalcilerisiniz, düşmanlarısınız, kötülük eksenisiniz. Mısır’da yaptıklarınızı Türkiye’de de denediniz. Patronlarınızla birlikte, FETÖ ile birlikte 15 Temmuz saldırısında siz de vardınız. Rabia şehitlerinin kanı nasıl ellerinizdeyse, 15 Temmuz şehitlerinin kanı da ellerinizde.Mursi’yi şehit eden siz, 15 Temmuz’da Marmaris Suikast Girişimi’nin de arkasındasınız. Şimdi yine Türkiye’ye yöneldiniz. Suriye’de terörle birlikte, Türkiye’de Erdoğan düşmanlarıyla birlikte yeni senaryolar peşindesiniz.BU ÜLKEDE MURSİ SENARYOSU İÇİN BEKLEYEN ALÇAKLAR VAR, BİLİYORUZBu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var, biliyoruz. Bir kez denediler, ikinci kez denemek istediklerini biliyoruz. Onlar da tıpkı o iki Veliaht gibi bu ülkenin iç işgalcileri, biliyoruz.Onlar da ABD ile, İngiltere ile, İsrail ile ortaklık yapıyorlar, biliyoruz. Bu ülkenin Muhammed bin Selman’larını, Muhammed bin Zaid’lerini biliyoruz, izliyoruz. Kölelik, satılmışlık, onursuzluk coğrafyayı dolaşıyor, ülkeleri yokluyor. Allah’ın âyetleriyle kendini gizlemiş, rengiyle boyanmış, kelimeleriyle konuşan ama efendilerinin talimatıyla hareket eden, yeryüzünde Allah’ın adaletine karşı savaşan çevreler bu ülkede de var, biliyoruz.Manda, vesâyet, kölelik ruhu, yüzlerce yıldır devam ediyor, bugün de milletimize, ülkemizin mücadelesine karşı kurulan cephede yerini alıyor, biliyoruz.EY ARAP MİLLETİ, ARAP AYDINI! O İKİ VELİAHT, YİNE SİZİ İMHA EDECEK, GÖREMİYOR MUSUNUZ?Ey Arap milleti, ey Arap aydınları! 1991’den bu yana bütün savaşlar Arap topraklarında. Yakılan, yıkılan, harabeye çevrilen şehirler Arap topraklarında.Neden böyle, hiç düşünmez misiniz? Yöneticileriniz, iktidar sahipleriniz sizi, ülkenizi, topraklarınızı, değerlerinizi, kutsallarınızı satıyor, görmüyor musunuz? Onların eliyle başka ülkeler de parçalanacak, yine Arap milleti bedel ödeyecek, vatanları harabeye dönecek, görmüyor musunuz?O iki Veliaht’ın bugün Mısır’da, Libya’da, Suriye ve Yemen’de yaptıkları, Türkiye’ye yapmaya çalıştıkları kötülük aslında size dönecek, S. Arabistan’a ve Körfez ülkelerine dönecek, büyük tuzak onların üzerinden size kuruldu, anlayamıyor musunuz? Onları durdurmazsanız, 21. yüzyıl bütün Arap dünyasının köleleştirilmesiyle sonuçlanacak, göremiyor musunuz?ORTAK TEHDİT ALTINDAYIZ. ORTAK MÜCADELE ŞARTTIR.Mesele Mursi meselesi, Müslüman Kardeşler (İhvan) meselesi değil, çok daha ötesi. Coğrafyanın özgürlüğü, devletlerin bağımsızlığı ve milletlerin onuru meselesi ve bu mücadele ülkelerle sınırlı değil. Düşmanlık sınır tanımıyorsa, mücadele de sınır tanımayacaktır.Ortak tehdit altındayız. Ortak bir mücadele şarttır. Artık iki cephe, iki eksen vardır. Bu da; Batılı istilâ, onların ülkelerimizdeki ortakları ile coğrafyanın, ülkelerin direncidir. Mursi ilk değil, son şehit de olmayacaktır. Ama bu rüzgâr tersine dönecek, işte o zaman bugünkü zulümler, sahiplerinin üstüne çökecektir.Ama bu senaryoyu, Türkiye’de bir kez daha denemeye kalkışmalarına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’de Mursi senaryosuna umut bağlayanlar da, onların arkasındaki çokuluslu güçler de, bölgesel taşeronları da, o iki Veliaht gibi tetikçileri de, bu coğrafyanın son bin yıllık tarihine baksın yetecektir!
* Suudi Veliaht Muhammed, Kabe’nin çatısında kime ne mesaj veriyordu? * Artık önceliğimiz Filistin değil! Neden, çünkü İsrail öyle istedi.. * Arap yönetimleri İran korkusuyla rehin alındı! Artık BAE bir DEAŞ’tır…
* Suudi Veliaht Muhammed, Kabe’nin çatısında kime ne mesaj veriyordu? * Artık önceliğimiz Filistin değil! Neden, çünkü İsrail öyle istedi.. * Arap yönetimleri İran korkusuyla rehin alındı! Artık BAE bir DEAŞ’tır…
Arap dünyasını “İran tehdidi” ile hizaya sokmak, rehin almak bugün coğrafyamıza yönelik en büyük, en tehlikeli “dış müdahale”dir. Evet, bu bir dış müdahaledir. Çünkü Arap yönetimleri üzerinden aslında bütün coğrafya rehin alınmaktadır.Video: * Suudi Veliaht Muhammed, Kabe’nin çatısında kime ne mesaj veriyordu? * Artık önceliğimiz Filistin değil! Neden, çünkü İsrail öyle istedi.. * Arap yönetimleri İran korkusuyla rehin alındı! Artık BAE bir DEAŞ’tır…Arap milleti, Arap coğrafyası üzerine yeni bir tasarım uygulanmakta, çok ciddi müdahalelerin zemini hazırlanmaktadır. Bu, tam anlamıyla bölgesel bir planlamadır. Bir gelecek hesaplamasıdır. Coğrafyanın paramparça edilmesine yönelik hesapların can alıcı işaretleridir.Bugüne kadar Irak müdahalesi, Suriye müdahalesi, Libya müdahalesi gibi daha lokal operasyonlarla “çevresi” dağıtılmış Arap coğrafyasının merkezini imha etmeye dönük bir proje yürütülüyor. Tehlike, Arap coğrafyasının merkezine doğru taşınmaktadır. Belki de en ciddi tehdit büyütülmektedir.BAE ve Suud’a DEAŞ rolü yüklendiNe yazık ki bu tehdit, Arapları “İran tehlikesi”ne, “Türkiye tehlikesi”ne karşı koruma söylemi ile pazarlanmaktadır. Körfez ülkeleri bu söyleme sarıldı, S. Arabistan bu söyleme sarıldı, Mısır bu söyleme sarıldı. Bir Arap aklı oluşturma yerine, kendilerine “tehdit” olarak sunulan her şeye karşı yeni ve bir öncekinden çok daha vahim bir vesayet inşa ediliyor şimdi.Tehdit tanımını üretenler, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve S. Arabistan üzerinden bu söylemi yaymaya çalışanların, Batılı istila için, bölgesel işgal için coğrafyayı hazırlama dışında hiçbir rol üstlenmedikleri zamanla anlaşılacak. DEAŞ işgal bölgeleri için ne üstlenmişse, PKK Suriye için ne üstlenmişse, El Kaide Afganistan için ne üstlenmişse bu iki devlet ve onların etrafındakiler de bütün bölge için aynı rolü üstleniyorlar şimdi.Örgütler üzerinden yürütülen şimdi bu iki devlet üzerinden yapılacak…Bu ülkeler yeni bir vekâlet anlaşması yaptılar. Bugüne kadar örgütler üzerinden yürütülen vekâlet savaşları muhtemelen bundan sonra bu iki ülke üzerinden servis edilecek. İşte asıl tehlike burada. Asıl tehlike Muhammed bin Zaid ve Muhammed bin Selman gibi iki veliaht üzerinden iki ülkeyi, onların etrafındaki ülkeleri birer “örgüt”e indirgemektir.Örgüt aklı ile neler yapılabileceğini, örgüt aklının nasıl tahrip edici biçimde kullanılabileceğini bugüne kadar coğrafyamızdaki bütün işgallerde fazlasıyla gördük. Şimdi bütün bunların hepsinden daha fazla bir örgüt konumlamasıyla karşı karşıyayız.“Artık önceliğimiz Filistin değil..” Neden? Çünkü İsrail öyle istedi..Coğrafyaya yaşatılacak yıkıcı saldırıların yanında bu ülkeler üzerinden bölgenin ve Müslümanların bütün değerlerinin nasıl aşağılanacağını, yıkıma uğratılacağını da göreceğiz muhtemelen.ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı sırasında aynı ülkelerin nasıl suspus olduklarını, nasıl boyun eğdiklerini, nasıl iradelerinin ipotek altında olduğunu bir kez daha gördük. Şimdi yenileri geliyor.Varşova’da yapılan Ortadoğu Barışı konulu toplantıda konuşan Bahreyn Dışişleri Bakanı, “Önceliğimiz Filstin değil, İran tehdidi” derken, her halde o toplantıda bulunan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’dan daha keyiflisi yoktu.Suudi Veliaht Kabe’nin çatısından ne mesaj verdi?Bakan’ın, “çocukluğumuzdan beri Filistin-İsrail meselesiyle uğraşıyoruz” ifadesi, Arap siyasi aklının nerelere geldiğinin en ciddi göstergesiydi. Aynı toplantıda BAE Dışişleri Bakanı da benzer cümleleri kullanırken, sözünü ettiğimiz, ABD ve İsrail’in önceliğinde oluşturulan yeni Arap Ekseni üzerinden nasıl bir dış müdahale konumlaması yapıldığı apaçık ortaya çıktı.İki Veliaht üzerinden önce Kudüs satıldı. Şimdi Filistin satıldı. Bundan sonra neler satılacak ya da rehin verilecek? Düşünmesi bile ürpertici. Prens Muhammed bin Selman’ın Kabe’nin çatısında verdiği o görüntülerin sembolik anlamına da sanırım yakın gelecekte tanık olacağız. Ürperdiğimiz nokta burası!
Kaşıkçı’dan sonra  başkaları da öldürülecekti Bin Selman-Bin Zaid projesinin  Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl  bir açıklama yapacak? Bin Selman’ı Trump bile  kurtaramaz artık..
Kaşıkçı’dan sonra başkaları da öldürülecekti Bin Selman-Bin Zaid projesinin Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak? Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..
Kim ne derse desin, Cemal Kaşıkçı cinayeti, S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman’ın bizzat talimatıyla gerçekleşmiştir. Türkiye’ye gönderilen cinayet ekibi, tamamen onun yakın ekibinden oluşmaktadır. Cinayete ilişkin “karartma” operasyonu yine bizzat kendisi tarafından yürütülmektedir.Video: Kaşıkçı’dan sonra başkaları da öldürülecekti Selman-Zaid projesinin Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak? Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..Kim ne derse desin, bu cinayette ya da bu operasyonda S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail istihbaratı ortak çalışmıştır. Olay ABD istihbaratının bilgisi hatta dahli ile yürütülmüştür. Daha önce birçok bölge ülkesinde yapılanlara benzer bir cürüm bu sefer Türkiye’de işlenmiş ancak Türkiye tarafından suçüstü hali yapılmıştır.Başkaları da öldürülecekti. Kudüs’ü, Mekke-Medine’yi satan adamlardır bunlar..Kim ne derse desin cinayet, Muhammed Bin Selman, BAE’li Muhammed Bin Zaid ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner üçlüsü üzerinden bütün bölgede yürütülen yeni proje kapsamında işlenmiştir. Bu cinayet proje kapsamındaki icraatlardan sadece biridir. Suudi muhalefetine, bu projeye bölge genelinde muhalefet edenlere yönelik operasyonlardan sadece biridir.Kaşıkçı cinayeti ellerinde patlamasaydı, daha çok kişi bu şekilde yok edilecekti. Üstelik bu kişiler sadece S. Arabistan vatandaşlarıyla da sınırlı değildi. Bu liste ellerindedir.ABD-İsrail hattı bölgesel denetimini sağlamlaştırma adına uygulamaya konulan bu projenin “görünür” ilk icraatı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak kullanılmasına dair süreçtir. Türkiye’nin dünyayı ayağa kaldırmasıyla proje çok ciddi yara aldı. S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail ve ABD ekseninde Kudüs dışında Mekke ve Medine üzerine de hazırlıklar yapıldı.‘İran’la savaş, Türkiye’yi hareketsiz bırak’ planı buS. Arabistan’ı ve bölgeyi dönüştürmeye, muhafazakar/geleneksel eksenden çıkarıp ABD-İsrail aklına uygun hale gelmeye dönük proje, aslında bütün bölgeyi dinamitlemeye, Bin Selman ve Bin Zaid üzerinden yeni bir vesayet inşa etmeye, Arap blokunu İran’la savaştırmaya, bu savaş sırasında Türkiye’nin elini kolunu bağlamaya, bu amaçla da Erdoğan ve çevresini iktidardan uzaklaştırmaya dönük bir plandır, uygulanmıştır, uygulanmaktadır.O modası geçmiş “Ilımlı İslam” modellemeleri projeyi, Batı kamuoyuna satmak, bölgesel heyecan dalgası oluşturmak içindi. Bir sempati uyandırmaya dönüktü. Bir makyajdı, kötü hesaplar için bir örtüydü. Bin Selman kahramanlaştırılacak, Arap dünyasına bir “lider” profili sunulacak, arkasından AMD/İsrail hattı istediği jeopolitik hesapları uygulayacaktı. Kimse bu “ağır liderin karizması”yla bu projelere itiraz edemeyecekti.Erdoğan ve Türkiye Arap sokağını yönetiyordu, korktukları aslında buydu!Bin Selman ve Bin Zaid projesi, Cemal Kaşıkçı cinayeti kadar değildir. Çok daha derindir, çok daha uzun vadelidir. Cinayetlerden daha ürkütücü olanı, Basra Körfezi ile Kızıldeniz arasında bütün haritaları değiştirecek, bütün yönetimleri “eksen”e çekecek, bu amaçla gerekirse iç savaşlar çıkaracak, gerekirse istilaların önünü açacak bir büyük hesabın varlığıdır. Bu hesabın “düşman” listesinin başında sanıldığı gibi İran değil Türkiye vardır.Çünkü Erdoğan ve Türkiye Arap sokaklarını olağanüstü etkiliyor, yönlendiriyor, ortak bir dil ve akıl oluşturuyordu. Yeni bir dalga, tarihsel bir rüzgar inşa ediyordu. On yıldır Batı’dan gelen “Türkiye’yi durdurma” saldırıları bu sefer bölgede kurulan yeni cepheden yapılacaktı. Korktukları, engellemek istedikleri buydu. Bu yüzden de Suriye’nin kuzeyindeki terör koridoruna azami destek verdiler. Türkiye-Arap dünyası arasında duvar öreceklerdi. Bu yüzden de DEAŞ’ı beslediler, PKK’yla olağanüstü destekler sundular.Peki bu büyük planlamanın Türkiye ayağında ne vardı?Bu yüzden Türkiye içinde 15 Temmuz’dan sonra yeni bir muhalefet/müdahale oluşumuna yatırım yaptılar. Bu büyüklükte bir hesabın Türkiye ayağı yok mu sanıyorsunuz. Bunu planlayanlar Türkiye ayağını unutur mu sanıyorsunuz. Şimdilerde pek kimse bu oluşumun farkında değil ama çok yakında bu örtülü çalışma da gün yüzüne çıkacak ve şiddetli tartışmalara konu olacaktır.Bin Selman ve Bin Zaid projesi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında en etkili Türkiye karşıtı planlamadır. Onlar yüz yıl önceki İngiliz cephesini bugün ABD-İsrail cephesi yeniden inşa ediyorlardı. Bin Selman ve Bin Zaid, bölgesel savaş, bütün bölgenin istilası, sonsuz çatışmalara sürüklenmesi projesidir. Cemal Kaşıkçı cinayeti işte bu projeyi deşifre ettiği için de çok ciddi bir olaydır.Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak?Başkan Erdoğan, bugün Kaşıkçı olayı ile ilgili en net açıklamasını yapacak. Türkiye’nin duruşunu açık biçimde ortaya koyacak. Eminim ki, Erdoğan’ın sözleri, sadece Kaşıkçı cinayetine dair kriminal konuları içermekle kalmayacak. Söz konusu büyük hesaba dair işaretler de içerecek. Çünkü Türkiye, Bin Selman ve Bin Zaid projesinin ne olduğunun farkında, cinayetin neden işlendiğinin farkında, kimlerin talimatı olduğunun bilincinde.Şimdi S. Arabistan ardı ardına yaptığı çelişkili, ikna edici olmayan açıklamalarla durumu yumuşatmaya, Bin Selman’ı kurtarmaya çalışıyor. Ama Riyad bir karar vermeli: Ya Bin Selman’ı kurtaracak ya ülkeyi. Ya ondan vazgeçecek ya ülkenin bütünlüğünden. Bin Selman’ı korursa asıl tuzağın kendisine kurulduğunu çok geçmeden anlayacak. Bu ülkenin imhası üzerine bir hesap olduğunu anlayacak.Bir buçuk yıldır bu tehlikeyi yazıyorum: Türkiye, Bin Selman-Bin Zaid projesinin ipini çekmeliTürkiye’nin, Bin Selman’ın ipini çekecek bilgilere sahip olduğunu düşünüyorum. Riyad’dan ne açıklama yapılırsa yapılsın, bilgiler Veliaht’ı, Zaid’i ve söz konusu projeyi yerle bir edebilir. Türkiye’nin bu bilgilere bir “kart” cihetiyle değil, S. Arabistan dahil, bütün bölgeye yönelik yeni istila projesini engellemek için sahip olması çok önemli.Bir buçuk yıldır Bin Selman ve Bin Zaid üzerinden yürütülen Türkiye karşıtı planı tartışıyorum. Her ne kadar bu projenin Türkiye ayağı ile ilgili kanaatlerim oluşmuş olsa da, hep Selman ve Zaid üzerinden bir şeyler anlatmayı tercih ettim. Şimdi Kaşıkçı cinayeti ile herkes ne olduğunu gördü. Bir adım sonrasını düşünmek herkesin sorumluluğu haline geldi.Çember daralıyor: Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..Riyad ne kadar çırpınırsa çırpınsın, Bin Selman’ı gözden çıkarmadıkça bu işten sıyrılamaz. Bir cinayetin bölgede kurulmak istenen yeni denklemi yerle bir etmesini izliyoruz. Çember daralıyor, iş Bin Selman’ın kapısına dayanıyor. ABD ve İsrail içinse, ne kadar iyi tercih olursa olsun, bu kadar deşifre olan bir adam iyi veliaht olmayacaktır. Çünkü devasa planlamalar “yaralanmış” adamlar üzerinden uygulanamayacaktır. Bu cinayet Bin Selman’ı vuracak, Bin Zaid’e uzanacak, Yeni Ortadoğu planlamasını sıfırlayacaktır.Bugün Erdoğan’ın yapacağı açıklamayı merakla bekliyorum. Çünkü ülkemiz için açıklama; cinayetin aydınlatılması, insani bir tavrın net şekilde gösterilmesi, Selman ve Zaid üzerinden Türkiye’ye müdahalelerin önünü alınması açısından çok önemlidir.Bin Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık…
* Yeni ‘Gezi’ ve içerideki siyasi arayış. Küresel ölçekte saldırı başlatıyorlar. * O iki ‘Veliaht’ bu işin neresinde ve Türkiye’deki ortakları kimler? * Medyada ‘örtülü’ yazılara dikkat!
Yazarlar
* Yeni ‘Gezi’ ve içerideki siyasi arayış. Küresel ölçekte saldırı başlatıyorlar. * O iki ‘Veliaht’ bu işin neresinde ve Türkiye’deki ortakları kimler? * Medyada ‘örtülü’ yazılara dikkat!
İki veliaht Muhammed bin Selman ve Muhammed bin Zaid'in Türkiye'ye karşı başlattığı savaşı Cemal Kaşıkçı meselesiyle sınırlı bir şey mi sanıyorsunuz? Onların Türkiye ile savaşı çok önceden başladı. Suriye savaşı ile başladı. Fırat'ın Doğu'su ile başladı. Türkiye'ye karşı kurulan Birleşik Arap Amirlikleri (BAE), S. Arabistan, İsrail, Mısır ekseni ile başladı. Kaşıkçı cinayeti “hata” yaptıkları, suçüstü yakalandıkları yerdi sadece.
Yeni Şafak
* Kaşıkçı cinayeti unutturuldu mu? * Bir nihai hesaplaşma öncesinde iki Veliaht’ın Türkiye ile savaşı.. * Bizi şah damarımızdan vurmak  isteyenler tarih dışına itilecektir
* Kaşıkçı cinayeti unutturuldu mu? * Bir nihai hesaplaşma öncesinde iki Veliaht’ın Türkiye ile savaşı.. * Bizi şah damarımızdan vurmak isteyenler tarih dışına itilecektir
Cemal Kaşıkçı cinayeti unutuldu mu, unutturuldu mu? Türkiye’yi aşağılayıcı bir biçimde, Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda vahşi bir şekilde öldürülüp cesedi yok edilen bir gazeteci ile ilgili tartışma bu kadar mıydı?Video: * Kaşıkçı cinayeti unutturuldu mu? * Bir nihai hesaplaşma öncesinde iki Veliaht’ın Türkiye ile savaşı.. * Bizi şah damarımızdan vurmak isteyenler tarih dışına itilecektirCinayet emrini veren belli, bu talimatla cinayeti işleyenler belli, cinayetin ne amaçla yapıldığı belli, cinayet üzerinden Türkiye’ye verilen mesajlar belli, cinayetle ilgili kanıtlar belli ama bütün bunlardan sonraya koca bir sessizlikten başka bir şey kalmadı.“En kirli dosyayı kapatma”: Yargılama değil örtbas bu..S. Arabistan, Kaşıkçı cinayetinden sorumlu 11 kişiyi yargılıyormuş, beş tanesi hakkında idam istenmiş! Bu bir yargılama değil, örtbas etme, delilleri yok etme, meselenin içinde olanları susturma yargılamasıdır!Yargılama yapmadan da bu kişileri yok edip, olayı kapatabilirlerdi. Normalde yöntemleri buydu. Ama Kaşıkçı cinayetindeki rezilce taktiklerden sonra bu işi böyle çözmeleri kendilerine yeni yeni dosyalar açacaktı. Masum bir yoldan en kirli dosyayı kapatmayı tercih ettiler.Bunları yazıyorum ama meselenin sadece bir Kaşıkçı meselesi olmadığını, suskunluğun sadece bir cinayeti örtbas etmek olmadığını biliyorum. Çünkü biz bu meseleye Kaşıkçı cinayetinden çok önce, bir yıl önce başlamıştık.Arap-Fars ve Arap-Türk savaşları: Kimlerin planı!S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliahtı Muhammed Bir Zaid üzerinden nasıl bölgesel istila planları uygulandığını, ne tür yeni çatışma senaryoları hazırlandığını, Arap-Fars ve Arap-Türk savaşları planlamalarını kimlerin yaptığını ve bu İki Veliaht üzerinden servis ettiğini tartışmaya açmıştık.İki Veliaht üzerinden yürütülen bölgesel senaryoların bütün coğrafya için bir imha planı olarak kurgulandığını, “Türkiye”yi Durdurma” hesabı gerçekleşmeden bu planların uygulanamayacağını, bu yüzden bütün güçleri ile Türkiye karşıtı bir blok oluşturmaya çalıştıklarını, Arap dünyasında Türkiye düşmanlığı kampanyasının yürütüldüğünü, bu amaçla terör örgütlerine açık bicimde destek verildiğini, Suriye’nin Kuzeyi’nde “Türkiye Cephesi” kurulup Arap dünyası ile bütün bağlarımızın koparılmak istendiğini zaten konuşuyorduk.Dolar krizinin merkezinde yine o iki veliaht vardı…İki Veliaht’ın Kaşıkçı cinayeti benzeri cinayetleri zaten işlediğini, infaz timleri kurduğunu, terör ihaleleri dağıttığını, 15 Temmuz dâhil Türkiye içi operasyonlara para ve lojistik destek verdiklerini, Türkiye’yi PKK ve FETÖ ile içeriden vuranların, bu olmayınca ekonomik kriz ve baskılarla doğrudan Batı’dan sıkıştıranların yeni yöntem olarak bu İki Veliaht’ı karşımıza diktiğini, kirli hesaplarını bu iki kişi üzerinden uygulamaya soktuğunu konuşuyorduk. Cemal Kaşıkçı cinayeti tam da bu kapsamlı projeler devam ederken gerçekleşti.Peki, ne oldu bu cinayetten sonra, bütün bunlar bitti mi? Elbette hayır! Daha da hızlandı?Türkiye’ye yönelik dolar operasyonunun merkezinde yine bu İki Veliaht vardı. Gerektiğinde ABD’nin siyasi ve ekonomik gücünü de devreye alarak Türkiye’yi ekonomik alanda köşeye sıkıştırmaya çalıştılar.Zira “paranın gücü” hem S. Arabistan için hem BAE için olağanüstüydü ve bugüne kadar bütün hesaplarını, ilişkilerini, örtülü operasyonlarını bu güçle yapmaya alışkındılar.İşte tam da bu dönemde, nelere dikkat etmeliyiz?Türkiye’yi siyasi olarak, askeri olarak, uluslararası ilişkiler açısından zorlayamayacaklarını biliyorlardı. Para ile diz çöktürme, terörle zorlama, içerideki bir takım çevreleri harekete geçirme dışında seçenekleri zaten yoktu.Tam da bu dönemde, ülkemiz içindeki medya operasyonlarına, STK operasyonlarına, siyasi operasyonlara odaklanmanın vaktidir. Tam bu dönemde Suriye üzerinden yürüttükleri Türkiye düşmanlığına, ülkemizin güneyini çevrelemeye dönük hareketliliklerine odaklanmanın zamanıdır.Tam bu dönemde, Türkiye’nin Fırat’ın Doğu’suna yönelik operasyonlarını durdurmaya, sulandırmaya dönük hem içeriden hem bölgeden ortak yürütülen çalışmalara odaklanmanın zamanıdır. Tam bu dönemde bazı muhafazakâr çevreleri Erdoğan’a karşı, aslında ülkemize karşı harekete geçirmeye dönük örtülü çalışmalara dikkat etme vaktidir.Türkiye’yi şah damarından vurma: Hepsinde imza aynıdır, tanıdıktır..Tam bu dönemde, hem de seçimler öncesinde, hükümetin bakanlarına, kurumlarına ve icraatlarına dönük hemen her hafta servis edilen örtülü çalışmaya dikkat çekme vaktidir. Tam bu dönemde, “İslâmî hassasiyetler” üzerinden tahrikler üretmeye dönük girişimlere dikkat etme vaktidir.Çünkü bunların hepsinde imza aynıdır ve tanıdıktır. FETÖ ve 15 Temmuz tecrübesinden sonra bu ülkenin ana omurgasını vurmaya, şah damarını hedef almaya dönük bir süreç işletilmektedir ve imza yine aynıdır.Suskunluk Kaşıkçı cinayetini örtbas etmeye dönük değil. Bunu hiçbir zaman başaramayacaklar. Suskunluğun sebebi, Türkiye ve bu iki ülke arasındaki bölgesel güç hesaplaşmasının yeni bir evreye girmesiyle alakalıdır. Artık açık oynuyorlar.O gün Türkiye’den destek isteyeceklerArtık bütün cephelerde Türkiye ile vuruşmaya çalışıyorlar. Artık Somali’den Sudan’a, Irak’tan Suriye’ye kadar her alanda Türkiye’nin elini boşa çıkarmaya çalışıyorlar.Ama bölgenin iki yeni vesayetçisi olan Muhammed bin Zaid ve Muhammed bin Selman şunu bilmeli ki, kendilerinin de, arkalarındaki efendilerinin de Türkiye’ye diz çöktürmeye gücü yetmeyecektir. Artık suyun akışı yön değiştirdi, bunu değiştiremezler.Çok yakında büyük tuzağın Basra Körfezi’ne ve Suudi Arabistan’a kurulduğunu gördüklerinde “Türkiye’nin desteğini” arayacaklarını şimdiden söylemiş olalım. Buna çok ihtiyaçları olacak çünkü. Bütün bölgede nihai hesaplaşmanın hazırlıkları yapılıyor çünkü.
* Emir’in teröristleri Türkiye’yi vuruyor. * Somali’de 90 kişiyi öldüren saldırı BAE’li Muhammed bin Zaid’in emriyle yapıldı * CHP ve İYİ Parti, BAE ve Suudilerle aynı dili kullanıyor. Bu vahim bir durum! * Türkiye bu oyunu Libya’da bozacak. Barbaros döndü bir kere..
* Emir’in teröristleri Türkiye’yi vuruyor. * Somali’de 90 kişiyi öldüren saldırı BAE’li Muhammed bin Zaid’in emriyle yapıldı * CHP ve İYİ Parti, BAE ve Suudilerle aynı dili kullanıyor. Bu vahim bir durum! * Türkiye bu oyunu Libya’da bozacak. Barbaros döndü bir kere..
Türkiye tam Libya’da askeri harekâta hazırlanırken, tezkere görüşmelerini erkene çekip Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırırken, Somali’de dün çok büyük bir terör saldırısı gerçekleşti.İkisi Türk mühendis, önemli bölümü öğrenci ve güvenlik personeli yüze yakın insan hayatını kaybetti.Bu tür saldırılar terörün bütün çirkinliğinin dışında başka şeyler de anlatır bize. İz bırakır, ilişkiler hakkında bilgi verir. “Görünür” olanın arkasında olup bitenleri aktarır.Dünyadaki güç hesaplaşmasının o ülkeye nasıl yansıdığını, en önemlisi de o terör saldırısı ile kime ne tür mesajlar verildiğini gösterir.“LİBYA’DA NE İŞİMİZ VAR, SOMALİ’DEN BİZE NE?..” TÜRKİYE’DE KİMLER ‘İÇ CEPHE’ KURUYOR?Terörü lanetlemenin ötesine geçip bütün bunlar hakkında kafa yoran ülkeler, akıllıdır. Bunları göremeyenler, “Somali’deki terör saldırılarından bize ne” diyeceklerdir.“Libya’da ne işimiz var” dedikleri gibi. “Türkiye Akdeniz’de niye var”, “Neden Terör Koridoru’na müdahale ediyor”, “Niye Kanal İstanbul’u yapıyor” dedikleri gibi. Her şeye “hayır”diyenlerin anlayabileceği ya da kabul edebileceği bir şey değil bu.Onlar Türkiye’yi her alanda köşeye sıkıştırma derdinde olsun, coğrafyanın her alanında Türkiye’yi vuranlar için içeride cepheler inşa etmekle meşgul olsun, Türkiye bütün alanlarda, en geniş coğrafya halkasında olağanüstü bir mücadele veriyor, verecek.“TÜRKİYE İLE İLİŞKİNİ KES YOKSA BÖYLE VURURUZ!”Somali’de en etkin ülke Türkiye. Askeri alanda da, ekonomik alanda da, siyasi alanda da bu böyle. Dünyadaki en büyük büyükelçilik binamız, askeri üssümüz bu ülkede. Hastane ve diğer insani yatırımları saymıyorum bile.BAE (Birleşik Arap Emirlikleri), Suudi Arabistan ve Mısır, “Türkiye ile ilişkilerini kes” diye bu ülkeye yoğun baskı uyguluyor. Tabi asıl baskı öteden beri İngiltere üzerinden yapılıyor. Son dönemde BAE merkezli baskılar arttı, sonuç alamadıkları için de baskı, tehdide döndü. Siyasi uyarı şantaja ve terör saldırısına döndü.SOMALİ’DE 90 KİŞİYİ ÖLDÜREN SALDIRIYI BAE’Lİ TERÖR BARONU MUHAMMED B. ZAİD YAPTIRDI.Dün Mogadişu’da patlayan bombanın arkasında BAE var. Artık bu açık. BAE adına bu işi yürüten, terör trafiğini yöneten kişi de Veliaht Muhammed bin Zaid en-Nahyan. Suriye’den Irak’a, Libya’dan Somali’ye bütün bölgenin terör haritasında, kirli ilişkilerinde, iç savaş senaryolarında bu kişinin izi ve imzası var.Moğadişu’da patlayan bombalı aracın bıraktığı iz bizi BAE’ye götürüyor. Bir katliam yapıldı, katliamın izi de bizi Muhammed bin Zaid’e götürüyor. Hem Somali yönetimini vurdular, hem Türkiye-Somali ilişkilerini vurmaya çalıştılar.BAE, S. Arabistan ve Mısır, benzer bir baskıyı Sudan’a yaptılar. Türkiye-Sudan ilişkilerini bozmak için Sudan’da darbe yaptılar. Türkiye ile Sudan arasındaki Sevakin Adası anlaşması onları panikletmişti. Düğmeye bastılar, askerlere ve bazı organizasyonlara para yağdırdılar, darbenin önünü açtılar.Demek ki, “Somali’den bize ne” diyecek kadar bazit değil bunlar.EMİR’İN TERÖRİSTLERİ LİBYA’DA TOPLANIYOR! TEZKERE ÖNE ALINDI..Saldırının zamanlaması bizi başka yerlere de götürüyor.Türkiye, Libya hükümetinin davetlisi olarak bu ülkeye asker göndermeye hazırlanıyor. 8-9 Ocak’ta Meclis’e gelecek Libya tezkeresi öne alındı. Önümüzdeki hafta Libya konusunda oldukça hareketli olacak. Bir dizi askeri hareketlilik izleyeceğiz.BAE, Mısır, s. Arabistan, Libya’da hükümeti yıkmak için Hafter Terör Örgütü’ne silah yağdırıyor, bu ülkeye asker gönderiyor, hava güçleri gönderiyor. Sudan’dan ve başka ülkelerden Libya’ya terör grupları, paralı askerler taşıyor.Libya ile yaptığı Deniz Anlaşması ile Akdeniz’in haritasını değiştiren, enerji kaynakları üzerine kurulan ve bizi Akdeniz’de boğmayı hedefleyen anlaşmaları işlemez hale getiren Türkiye, bütün imkânlarıyla Libya’nın meşru hükümetine destek veriyor.TÜRKİYE BU MESAJINHESABINI SORACAK..Türkiye, Doğu’dan kuşatılan ve vurulan Libya’nın batısındaki ülkelerle, Tunus ve Cezayir’le de işbirliği yapıyor, Nijer, Mali gibi ülkelerden taşınan terör gruplarını bu ülkelerle birlikte, engellemeye çalışıyor.İşte tam bu sırada, tam da Libya’ya asker gönderme sürecinin yoğunlaşacağı haftaya girilirken Somali’de dünkü vahşi saldırı gerçekleşiyor. Hem Somali’ye hem Türkiye’ye mesaj veriliyor.Somali’de bombayı patlatanlarla Sudan’da darbe yapanlar aynı. Sudan-Türkiye ilişkisini sabote edenlerle Somali terörü üzerinden Türkiye’yi vurmaya çalışanlar aynı.LİBYA’YA TAŞINAN TERÖRİSTLER, PKK VE DEAŞ, İÇERİDE CEPHE KURANLAR: TALİMAT AYNI YERDEN..Sudan’dan Libya’ya terör çeteleri, yirmi dolara çalışan paralı askerleri sevk edenlerle Mogadişu’da terör saldırıları yapanlar aynı.Libya’da meşru hükümeti devirmek için Hafter Terör Örgütü’nü besleyenlerle, Türkiye’nin Libya’ya girmesinin önünü almaya çalışanlarla, son saldırıyı yapanlar aynı. Kuvvetle muhtemel PKK’ya, YPG’ye, DEAŞ’a da talimat gitmiştir. Bunu da bir yere not edin.Bu talimatları verenler, arkasındaki patronları, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesinin önüne geçilmesi için “içeride” birilerine de talimatı vermiştir. Bunu da bir yere not edin.CHP VE İYİ PARTİ, BAE VE SUUDİLERLE AYNI DİLİ KULLANIYOR. ÇOK VAHİM BİR DURUM..Bakıyorum; CHP’nin, İyi Parti’nin ve diğerlerinin Libya’ya asker konusundaki cümleleri ile BAE’nin, Mısır’ın, S. Arabistan’ın tavrı aynı. Nasıl da örtüşüyor! Nasıl oluyor da böyle örtüşebiliyor? CHP ile Sisi, S. Arabistan ve BAE nasıl oluyor da aynı cephede buluşuyor? Onları bu ortak alanda kim buluşturuyor?Bu vahim bir durum. Çok vahim ve bir nevi Türkiye düşmanlığı. CHP ve diğerleri, BAE ve Suud adına Türkiye içinde cephe kuruyor. Bu affedilir bir durum değil.Türkiye’nin kurucu partisi milli eksenden kopmuş, tam tersi, bir soruna dönüşmüştür. Durdukları yer, siyasi parti duruşunun çok ötesindedir ve çok ciddi bir tehdit söz konusudur. TÜRKİYE BU OYUNU LİBYA’DA BOZACAK!Tezkere Meclis’ten geçecek ve Türkiye Libya’ya girecek? Girmezse bizi Akdeniz’de boğacaklar. Doğu Akdeniz’de köşeye sıkıştıracaklar, İskenderun Körfezi’nde batıracaklar.İran sınırından Akdeniz’e çizdikleri “Terör Koridoru” haritası da böyle bir şeydi. Müdahale ettik, boşa çıkardık. Şimdi aynısını bütün Akdeniz ve Ege’de yapıyorlar.Ne yapacaktık? Teslim olup, diz çöküp, el açıp yalvaracak mıydık? Türkiye çok güçlü bir ülkedir. İçeride korku pazarlayanlar, Türkiye’yi küçümseyenler, başarılarını sulandıranlar, dışarıdan çevrelemeye çalışanlarla birlikte hareket etmektedir.“TÜRKİYE’Yİ İÇERİDEN FELÇ ET” EMRİ VERİLMİŞ. AMA BARBAROS DÖNDÜ!Onlara “Türkiye’yi içeriden felç etme” görevi verilmiştir. Onlar da harıl harıl çalışıyorlar. Sağlarında-sollarında kimler var, kimlerle ortaklık kurulmuş bakmıyorlar bile!Herkes tarih önünde bu günahın kefaretini ödeyecek.. Boşuna “Barbaros 473 yıl sonra Akdeniz’e dönüyor” demiyoruz. Önümüzdeki haftadan itibaren görecekler. Bütün dünya görecek..
Etiyopya Başbakanı’ndan tarihi konuşma
Dünya
Etiyopya Başbakanı’ndan tarihi konuşma
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed, ABD'deki Etiyopya Müslümanlarıyla buluştu. Ahmed, burada yaptığı bir konuşmaya damga vuran sözleriyle uzun süre alkışlandı. Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi ile arasında geçen bir konuşmayı anlatan Ahmed, “Size İslam'ı öğreteceğiz” diyen Şeyh Zayid'e “Bizim İslam'ı sizden öğrenmeye ihtiyacımız yok. Siz dini kaybettiniz” ifadelerini kullandı.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.