Fatih’in Kur’an’ı AKM’de
Hayat
Fatih’in Kur’an’ı AKM’de
Hat, cilt ve süslemeleriyle her biri nadide sanat eseri olan 70’ten fazla el yazması Kur’an-ı Kerim, AKM’de ziyaretçileri bekliyor. Serginin en kıymetli parçaları, padişah ve valide sultan Mushafları. Fatih Sultan Mehmet’in okuduğu, sayfa kenarlarına not düştüğü Kur’an-ı Kerim de ilgi çekiyor.
Yeni Şafak
Kültürel mirasın sahafla imtihanı
Hayat
Kültürel mirasın sahafla imtihanı
Sahaflarda, müzayede evlerinde ve resmi kurumlarda değerli kitap ve evrakın alınıp satılması sürecini Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanı Prof. Dr. Uğur Ünal, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhittin Macit, ülkemizin önde gelen sahaflarından Emin Nedret İşli, Bahtiyar İstekli, Lütfü Seymen, Lütfi Bayer ile müzayede evi sahibi Şükrü Oral Yeni Şafak Kitap’a anlattılar.
Yeni Şafak
Türkiye Yazma Eserler Kurumu ne yapar?
Türkiye Yazma Eserler Kurumu ne yapar?
Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK), 28.10.2010 tarihli bir kanunla kurulmuş, kütüphanecilik hizmetlerinin geliştirilmesine, iyileştirilmesine, zenginleştirilmesine ve kitapların korunmasına mahsus görevlerle yükümlü resmi bir kurumdur.Video: Türkiye Yazma Eserler Kurumu ne yapar?Bunun yanısıra, eserlerle ilgili çeviri, sadeleştirme ve tıpkıbasım çalışmalarını, içerik incelemelerini yürütmek, desteklemek ve bu çalışmaların sonuçlarını yayımlamak; yazma eserlerin, kaleme alındıkları alfabenin en kolay şekli ile basımını gerçekleştirmek; faaliyet alanına giren konularda basılı, görsel, işitsel yayınlar yapmak veya yaptırmak, yayınları ücretli veya ücretsiz kullanıma sunmak; eserlerin dia, mikrofilm, dijital ortamlar ile fotoğraf ve benzeri dijital olmayan ortamlarda arşivini oluşturmak ve kullanıma açmak; hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi Türk el sanatlarıyla ilgili sertifikalı ve sertifikasız eğitim programları düzenlemek, bu sanatların yaşatılmasına, yaygınlaştırılmasına, desteklenmesine ve tanıtılmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, bu tür faaliyetleri yürüten kurumları desteklemek de TÜYEK’in görevleridir.Kurucu Başkan’ı Muhittin Macit halen görevi başındadır. Benim daha çok yayımcılık yönüyle ilgilendiğim Kurum’un, Çeviri ve Yayım Dairesi Başkanlığı’nı ise Ferruh Özpilavcı yürütmektedir. Bu iki değerli isme bağlı olarak yayıma hazırlık, baskı, satış ve dağıtımda işinin ehli bir ekip, arılar gibi çalışmaktadır.Ziya Paşa’nın dillere pelesenk olan “Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” beytinde dile getirdiği hüküm, bugün de geçerli olduğuna göre, Kurum’un 2011 yılından bugüne kadar yayımcılık planında yapıp ettiklerini www.yek.gov.tr sitesinden bizzat görerek, harika işleri konusunda mutmain olmanız mümkündür. Gerçekleştirdiği tıpkı basımların; kendi dilindeki metni de içeren çevirilerin; şerhlerin; tefsirlerin, felsefi, kelamî, ahlakî temel metinlerin, sözlüklerin, divanların.. yetkinliğini ve güzelliğini anlatmaya kelimeler (en azından benim kelimelerim) kifayet etmez; onları bizzat görmek, okumak ve zevkle seyretmek gerekir.Okurlarımın malumu olduğu üzere, ben bu köşede mümkün olabildiğince Kurum’un yayınlarından birinci derecede ilgilisi olduğum kitapların anansunu, duyurusunu ve takdimi yapmaya çalıştım ve inşallah yapmaya da devam edeceğim. Bu bahislerde, daha çok müelliflerin ve mütercimlerin adlarının ön plana çıktığı da malumdur. Oysa ki, bir Şerhu’l-mevâkıf’ın, bir Kâmusu’l-muhît’in, bir Keşşaf’ın.. emsali az bulunur bir dantelayı ilmek ilmek örercesine hazırlandığı bir mutfak var ki, asıl dizgicisinden musahhihine, grafikerinden depocusuna kadar, onlarca elemanın iş gördüğü bu mekanın mensuplarına da şükran duymalı ve teşekkür etmelidir.Okurların kitaba kilitlenmiş nazarlarının dışında kalan bu muhteşem mutfakta şimdi onlar için neler hazırlanmaktadır, bir bakalım:—2019 Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Yılı özel yayımı olarak hazırlanan Mehmed Emin Şirvânî’nin ilimlerin tanımı, tarihi ve literatürü hakkında kaleme aldığı el-Fevâidü’l-Hâkâniyye isimli eser.—Muhammed et-Tarnabâtî’nin ilim ve eğitim ahlâkına dair Bulûğu Aksa’l-Merâm’ı.—Tâceddin es-Sübkî’nin makam ve meslek ahlâkına dair Mu’îdü’n-Ni’am’ı.—İslâm siyâset düşüncesine dair yayımlanan siyasetnâme kitaplarına eklenmek üzere, el-Mâverdî’nin Dürerü’s-Sülûk’u.—Büyük imamımız Ebû Hâmid el- Gazzalî’nin Esâsü’l-Kıyâs’ı.—Vakanüvis İzzî Süleyman Efendi’nin İzzî Tarihi.—Vakanüvis Mehmed Hâkim Efendi’nin Hâkim Tarihi.—Matrakçı Nasuh’un Târîh-i Âl-i Osmân’ı.—Muhammed Çelebi’nin on beş bin beyitten oluşan iki ciltlik manzum siyeri Sîret-i Nebî.—Osmanlı alim ve mütefekkirlerininbaş ucu lugatı Ferheng-i Şuûrî.—Mâtüridîliğin büyük âlimlerinden Ebû Hafs Ömer en-Nesefî’nin et-Teysîr adlı tefsiri.—Suyûtî’nin Tedrîbü’r-Râvî isimli usûl-i hadis metni.—Molla Fenârî’nin Fusûlü’l-Bedâyi isimli usûl-i fıkıh metni.—Ebu’l-Muin en-Nesefî’nin Tebsıratü’l-Edille adlı kelam kitabı.—İmam Şa’rânî’nin İbn Arabî müdafaası olarak nitelenen el-Yevâkît ve’l-Cevâhir’i...Altının kıymetini sarraf bilir derler. Dolayısıyla, el’an Türkiye Yazma Eserler Kurumunun mutfağında bizim için hazırlanmakta bulunan bu kitapların değerini de ancak ehli bilir.Buna rağmen, Kurum’un trişkadan bir güvenlik denetçisince “bu kitabı niye bastınız” diye sorgulanabildiği, bir çorba ekspertizince şiir zevkinin bozulmasıyla itham edebildiği bir dünyada, Muhittin Macit ve güzide ekibinin bu ahmaklıklara da tahammül göstererek çalıştıklarını bilmemizde yarar var.Biraz da bu nedenle asıl mutfaktakilerin teşekkürü hakettiklerini söylemek, onların gayretlerini, azimlerini bereketlendirecek bir duaya vesile olmak için söyledik yukarıdan beri ne söylediysek.Sevgili Araft Aydın kardeşimin, “aklında bulunsun abi” kaydıyla ilettiği şu bilgi ile tamamlayalım yazımızı:Kurum’un İSAM ile ortak bir yayım olan Sahîh-i Buhârî’nin tıpkıbasımından haberdarsınızdır. Ki, bu tıpkıbasımda kullanılan nüsha, dünya kütübhanelerindeki en eski tarihli tam nüsha olma özelliğine sahip.Türkçe ve Arapça olarak iki dilde hazırlanan, inceleme yazıları ve ayrıntılı fihristiyle iki cilde baliğ bu eser önümüzdeki çarşamba günü itibariyle satışa sunulacak.Rabbimiz bizi “kültürle ilgili neden bir şey yapılmıyor” diye sızlanan münkirlerden değil, bu yolda milleti için gece gündüz demeden çalışanlara dua edenlerden kılsın inşallah.
Kamuya açılan yazma eserler ücretsiz kopyalanabilecek
Hayat
Kamuya açılan yazma eserler ücretsiz kopyalanabilecek
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından elektronik ortamda kamunun kullanımına açılmış eserlerden, elektronik ortam vasıtasıyla, kendi imkanlarıyla basılı veya dijital kopya çıkaran kullanıcılardan artık ücret tahsil edilmeyecek.
AA
Zemahşerî’nin Keşşâf’ını okumak
Zemahşerî’nin Keşşâf’ını okumak
Tam adıyla Ebu’l-Kâsım Mahmûd b. Ömer b. Ahmed el-Harizmî ez- Zemahşerî’nin (v. 1144) Keşşâf Tefsiri, gençlik yıllarımda, okuma imkanı bulduğum tefsirlerin, beni ona yönlendirmesi nedeniyle, okumayı ziyadesiyle arzuladığım yegâne tefsirdi.Tefsir ilmine aşina olan büyüklerimizin, Keşşâf Tefsiri’nin aynı zamanda Arap dili içinde, kıraati dâhil Kur’an’a özel bir dilbigisini ihtiva ettiğinden, bu manada Kur’an Arapçasına çok vakıf olmayanların ondan bir şey öğrenemeyeceklerinden, dahası çok özel bir tefsir tarzına sahip olması bakımından, bilinen tefsirler gibi zaten yalnız başına okunamayacağından söz etmeleri de benim söz konusu arzumu hiç azaltmadı.Henüz bu dünya hayatındayken, Keşşâf Tefsiri’nin Türkiye Yazma Eserler Kurumu tarafından gerçekleştirilen metin-çevirisine kavuşmuş olmayı Rabbim’in lütfu olarak görüyor ve şükrediyorum. Dolayısıyla YEK Başkanı Muhittin Macit’in şahsında, kitaplaşmasında emeği geçenlere, çevirmenleri Muhammed Coşkun, Ömer Çelik, Necdet Çağıl ve Adil Bebek’e, editörü Murat Sülün’e teşekkür ediyorum.Keşşâf Tefsiri’ni bizlere kazandıran Zemahşerî, bugünkü Türkmenistan’ın Daşoğuz ili Köroğlu ilçesine bağlı Zemahşer köyünde doğmuştur.Arap diline büyük vukufu sebebiyle Şeyhu’l-’arabiyye, mensubu olduğu bölgenin övüncü olması bakımından Fahr-i Hârizm, Mu’tezile mezhebine mensup olması bakımından da Hâtemu’l-Mu’tezile (Son Büyük Mu’tezilî) ve hayatının son yıllarını Beytullah’ta geçirmesi bakımından da Cârullah (Allah komşusu) olarak anılır. Asıl tahsilini Nizamiye Medresesi’nde yapan Zemahşerî, Hadis, Fıkıh ve edebi ilimleri burada, Nahiv ve Edebiyatı Mekke’de öğrenmiştir.Harizm, Horasan, Bağdat ve Mekke’de dil ve terfsir dersleri vererek, birçok öğrenci yetiştiren Zemahşerî, Hanefî fıkhında asrının imamı olarak nitelenmiştir.Mu’tezilî ve Hanefî vurgularımın kendiliklerinden beyan ettikleri önem dışında Zemahşerî’yi ve Keşşâf Tefsiri’ni değerli kılanın ne olduğunu, kitabın Giriş yazısından aktarayım:“Kur’an-ı Kerim’in sehl-i mümtenî niteliğindeki anlatımını, güzellik ve inceliklerini ortaya koymak için çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Elinizdeki ölümsüz eser ise bunlar arasında müstesna bir yere sahiptir. Kendisinden sonraki bütün tefsirleri etkileyen bu muhteşem kitapla Türk toplumunun doğrudan buluşamamış olması ilginçtir. El- Keşşâf üzerine çok sayıda açıklama yapılmışsa da bunlar, erbabının bile anlamakta güçlük çektiği çok detay konularda yoğunlaşmakta; genelde Zemahşerî ile boy ölçüşme, ona lâf yetiştirme amacı gütmektedir. Bu, müfessirin İslâm dünyasına hükmeden genel anlayışa bağlı olmayışından kaynaklandığa kadar, müellifîn zaman zaman muhaliflerine karşı kullandığı dilden de kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, (...) elit tabakalar değilse de ana kitle Zemahşerî’den uzak durmuştur. Oysa Keşşâf’ı Keşşâf yapan, ‘Hâtemu’l-Mu‘tezile’ Zemahşerî’nin bağlı olmakla övündüğü Ehl-i Adalet ve Tevhid akidesi değil, “Arapça’nın piri” olarak bu dile olan müthiş hâkimiyetidir. El-Keşşâf’ı mu‘tezilî bir tefsir olmaktan ziyade Kur’ân diline tercüman olan zirve eser haline getiren de budur (...) Nitekim Osmanlı medrese eğitiminde en son okutulan ders Tefsir; bu derste takip edilen metin de el-Keşşâf’tı.el-Keşşâf adlı Kur’ân tefsirini Zemahşerî Mekke’deki son ikameti sırasında, Mekke Şerifi İbn Vehhâs’ın teşvik ve ısrarı ile yazmaya başlamış ve hayatının sonlarına doğru Urgenç’de bitirmiştir. Zemahşerî’den önceki müfessirler genelde rivayet yolunu izledikleri halde o, dirayet yolunu tercih etmiş ve Ma’ânî, Beyân ve Bedî’ ilimlerindeki üstün bilgi - birikimi sayesinde Kur’ân’ın dilindeki üstünlük ve incelikleri iyi tespit ederek bu alanda zirveyi yakalamıştır. Gerçi daha evvel Ebû Mansür el-Mâturidî (v.333/944) Te’vîlât’u-l Kur’ân’da, Zeccâc (v.311/923) Ma’âni’l-Kur’ân’da bu dirayet metodunu ustalıkla uygulamışlarsa da bu alanda el-Keşşâf’ın yeri bambaşkadır.”Yazımın girişinde değindiğim, Keşşâf Tefsiri’ni okuma arzusunu olumsuz etkileyen beyanlara gelince:Başkan Muhittin Macit, geçen ay yaptığımız bir görüşmede, mezkur nedenlerle, Keşşâf Tefsiri’ne fazla ilginin olmayabileceği kuşkusunu kendisinin de proje başlangıcında taşıdığını, ancak birinci cildi çok kısa sürede tükenen eserin, aynı zamanda en çok okunan eser olarak kayıtlara geçtiğini söylemesinden hareketle, hangi gerekçe ile olursa olsun kitap okumaktan soğutan görüşlere itibar edilmemesini öneriyorum.Akıl, Allah’ın herkese ihsanıdır; onu Kur’an’ı anlama yönünde kullanmak da kuşkusuz hayrımızadır.
Mersin'den yola çıkıp Almanya'da 'düşes' oldu: Veliaht Prens George Alexander ile evlenen Hande Macit'in hikayesi gündem oldu
Hayat
Mersin'den yola çıkıp Almanya'da 'düşes' oldu: Veliaht Prens George Alexander ile evlenen Hande Macit'in hikayesi gündem oldu
Sosyal medya Mersinli Hande Macit'in Hollanda'da tanışıp evlendiği Mecklenburg Veliaht Prensi George Alexander ile birlikteliğini konuşuyor. Arkadaş eğlencesinde tanıştığı sırada Alexander'ın kim olduğundan haberi olmayan Macit, yıllar sonra Veliaht Prens ile evlenerek Almanya'da "düşes" unvanını aldı.
Diğer
Malatya’da lavantanın sanayisi oluşacak
Gündem
Malatya’da lavantanın sanayisi oluşacak
Malatya Arguvan’da tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliğinin geliştirilmesi amacı ile 3 dekarda dikilen lavantanın hasadı yapıldı. Hasada katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan zamanla sanayisi oluşacak lavantanın daha geniş alanlarda ekiminin yapılmasına ve işlenerek pazarlanmasına destek vereceklerini söyledi.
Yeni Şafak
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda farklı bir seyahat
Tamer Korkmaz
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda farklı bir seyahat
Yeni Şafak · Tamer Korkmaz - 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda farklı bir seyahat “Amerika’nın ne istediğini biliyoruz: Hür, eşit ve egemen milletlerin güvenliğine dayanan, harpsiz ve saldırısız sadece ahlak ve kanun anlaşmalarının hüküm sürdüğü bir dünya!Böyle bir dünyada yaşamak isteyen herkes, Amerikan bayrağında kendi talih yıldızını görür.”(Falih Rıfkı Atay, CHP’nin Yayın Organı Ulus Gazetesi, 8 Nisan 1946)***“Milletler yarına endişe ile bakıyorlar…Işık nereden geliyor?Bu ışığın kaynağı var: Yin...

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.