FETÖ’nün din anlayışı sapkındır
Hayat
FETÖ’nün din anlayışı sapkındır
İlahiyat Profesörü Mustafa Öztürk FETÖ’nün dini anlayışının İslam’a zarar verdiğini belirterek “Halka kurşun sıkan bir darbecinin sünnete ittiba adına suyu çömelerek üç yudumda içmesi ne kadar çarpık, sapkın ve patolojik ise FETÖ’nün din anlayışı da öyledir” diye konuştu.
Yeni Şafak
32 bin ton bitkisel atık yağ toplandı
Ekonomi
32 bin ton bitkisel atık yağ toplandı
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından geri dönüşüm alanında son dönemde önemli adımlar atılırken, bitkisel yağların geri dönüşümü konusunda dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı.
Yeni Şafak
Hazırlıklar tamam işte 4 hedef
Gündem
Hazırlıklar tamam işte 4 hedef
Suriye’nin kuzeyinde ‘güvenli bölge’ oluşturmak için 2016’dan itibaren 4 büyük harekat düzenleyen Türkiye, beşinci harekatın da hazırlıklarını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki akşam işaretini verdiği yeni harekatın muhtemel hedefleri halen PKK/YPG işgali altında bulunan Tel Rıfat, Ayn-El Arap, Ayn İsa ve Münbiç.
Yeni Şafak
Evlerdeki büyük tehlikeye karşı bakanlıktan uyarı
Ekonomi
Evlerdeki büyük tehlikeye karşı bakanlıktan uyarı
Elektrik tasarrufu nedeniyle kullanımı giderek yaygınlaşan floresan lamba ve tasarruflu ampullerle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk'ten uyarı geldi. Öztürk, lambaların kırılmaları durumunda içerdikleri "civa" nedeniyle sağlık açısından ciddi tehlike oluşturabileceğine dikkat çekti.
IHA
Mustafa Öztürk’e büyük tepki: Bu kimin hocası?
Hayat
Mustafa Öztürk’e büyük tepki: Bu kimin hocası?
Tefsir hocası olarak bilinen Prof. Dr. Mustafa Öztürk, büyük bir tahrifat yaparak Kur’ân’ın Allah kelâmı değil, “insan dili” olabileceğini söyledi. Bu sözler ilahiyat çevreleri ve tüm Türkiye’de infiale yol açtı. Twitter’da #MustafaÖztürkİhraçEdilsin etiketiyle tepkisini dile getiren binlerce kişi, Öztürk’ün Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki görevine son verilmesini istedi.
Yeni Şafak
Akpınar, Telli, Öztürk
Akpınar, Telli, Öztürk
Önce şu: Metin Akpınar’ın bir televizyon kanalında sarf ettiği sözlerin pek çoğunu sorunlu buldum. Darbeden neredeyse özlemle bahsetmesi, Türkiye’nin bir faşizm devleti olduğunu ihsas etmesi, iç savaş beklentisi, sekülarizm övgüsü, gergedan benzetmeleri falan en hafif tabirle bir “tiksinti duygusu” oluşturdu bende.Video: Akpınar, Telli, ÖztürkSonra da şu: Metin Akpınar’ın ettiği bu sözler yüzünden bir savcı tarafından ifadeye çağrılmasını da çok sorunlu buldum. Netice itibariyle kişilerin saçma sapan konuşma haklarının olduğunu düşünüyorum. Elbette ifade özgürlüğünün sınırları bellidir. Ancak nerdeyse baştan sona dinlediğim o konuşmasında Metin Akpınar’ın bu sınırı aştığı kanaati oluşmadı bende. Saçma sapan konuşuyor, hepsi bu.Dahası: Müjdat Gezen, Uğur Dündar, Fatih Portakal, Metin Akpınar, Yılmaz Özdil ve benzeri isimlerin çok işe yaradığını düşünüyorum ben. Türkiye’nin değişimine, yenilenmesine ayak uyduramayan, dahası buna ayak direyen kitlelerin gazını alma görevini üstleniyorlar. İmza gününde Yılmaz Özdil’in boynuna sarılıp hüngür hüngür ağlayan o kız mesela bir varlık, bir varoluş alanı buluyor kendisine bunu yaparak. Malumunuzdur ki o varlık ve varoluş alanının sağlıklı şekilde ilerlemesi milyon tane tehlike bertaraf eder memlekette.Önce şu: Şair Ahmet Telli’nin neredeyse hiçbir politik fikrine, hiçbir siyasi görüşüne katılmam. Irk temelli kötü bir Kürtçülük söylemi vardır bana kalırsa. Çağdaş sosyalizmin epeyce önce bıraktığı bir “kötü ezberler silsilesi” ile konuşur. Beğendiğim birkaç şiiri olduğu doğrudur ama şair listemde de yer almaz. Fazla romantik bulurum şiirlerini ve şiirde fazla romantizm hiç bana göre bir şey değildir.Sonra da şu: Hacettepe Üniversitesi rektörlüğünün izin verdiği, salon tahsis ettiği bir etkinlikte bir grup insanın Ahmet Telli’nin konuşmasına izin vermemesi, onu ölümle tehdit etmesi her bakımdan aptalcadır. Bunun yakışanı o salona oturup, sorularla, hatta belki daha şık bir takım protestolarla Ahmet Telli’ye karşı görüşlerini ifade etmektir.Dahası: Adaletin tecelli etmesini istemek başka, bunun için kafamıza estiği gibi bir yöntem belirlemek bambaşka bir şeydir. Doğrusu, söylenenler doğruysa ve etkinlik alanına Apo posterleri v.b asıldıysa bu suçtur ve bu suçun karşılığı vardır, olmalıdır. Bu işi yapanlar hak ettikleri cezayı almalıdırlar. Ancak dağ başı yöntemleriyle değil, hukukla. Hatta Ahmet Telli’nin konuşmasında da terör örgütü propagandası varsa bu da cezaya konudur elbette. Ancak toplanıp protesto ederek konuşmasına müsaade etmemek bir cezalandırma yöntemi değildir.Önce şu: Mustafa Öztürk’ün tarihselciliği bence fevkalade başarısız bir tarihselciliktir. Kur’an’ı ve dini anlamada pekâlâ zaman zaman başvurulabilecek bir yöntem olan tarihselciliği de bütün bütün nefret edilecek bir olguya dönüşmüştür Öztürk bana kalırsa. Cennet meselesindeki sözleri de, kıssalara yaklaşımı da, vahyin niteliği konusunda yürütmeye çalıştığı tartışma da son derece isabetsizdir. Üstelik bu tartışmaların bir bakıma “arkaik” tartışmalar olduğu meselesini de gözden kaçırmamak gerekir. Geride kalmış, kapanmış, çözümlenmiş bir takım meselelere tekrar tekrar dönmenin bugün cari olan din diline son derece negatif katkılar yaptığı da açıktır. Yani şunu şöylece söylemek gerekir. Öztürk, kamuyu zerrece ilgilendirmeyen konuları bir şekilde gündeme taşıma gayretiyle sürekli eleştirdiği popüler vaizlerle aynı yere düşmektedir. Hatta bu yanıyla Öztürk bir “ilim insanı” değil bir “popüler vaiz” gibi durmaktadır. Her ne kadar kendisi bunun böyle olmadığını iddia etse de günün sonunda tarihselcilerle popüler vaizler Türkiye’deki din dilini ortaklaşa esir almış durumdadırlar bence. Ve yine kanaatim odur ki iki taraf da bu “iktidar alanı”nı paylaşmaktan memnundurlar.Sonra da şu: Öztürk’ü çatır çatır eleştirmek de, bu eleştirileri bir kamuoyu kampanyasına dönüştürmek de son derece normaldir. Normal olmayanı ise eleştiriyi küfre, hakarete, tehdide ilerletmektir. Dolayısıyla neredeyse bütün görüşlerini isabetsiz/eksik/yanlış bulduğum Öztürk’e hakareti, küfrü, tehdidi de çok yanlış bulduğumu ifade etmek isterim. Öztürk’ü sert şekilde eleştiren metinlere ihtiyacımız var bence, ona sert şekilde küfür ve hakaret edilmesine değil.Dahası: Hep söylüyorum, yine söyleyeceğim. “Hayati bir din meselesi” olarak ahlakı, davranış eğitimini, bir arada yaşama kültürünü öncelemezsek; Kur’an’ın da dinin de en temelde insanları “daha iyi hale getirmeye” yaradığını vaz’etmezsek halimiz haraptır. Sonu gelmez bir ahmaklık denizini andırıyor Türkiye’de dolaşımdaki din dili. Bir üçüncü yol bulamazsak, yani bu tarihselcilerle bu popüler vaizlerin iktidar alanında sıkışıp kalırsak vay yazık bize.
CHP’li Akaydın için soruşturma izni
Gündem
CHP’li Akaydın için soruşturma izni
İçişleri Bakanlığı, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin ardından belediyeye ait bazı evrakı “yasa ve usule uygun olmayan şekilde” yaktırdığı iddiasıyla eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve iki belediye personeli hakkında soruşturma izni verdi.
Yeni Şafak
Hurda araçtan ekonomiye 16 milyon lira
Ekonomi
Hurda araçtan ekonomiye 16 milyon lira
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, yılın ilk çeyreğinde 2 bin 860 hurda araçtan ekonomiye 16 milyon 216 bin liralık katkı sağlandığını bildirdi
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.