Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Gerçeklik kendini bir kere daha dayatıyor: her ölüm erkendir…Her şey biter, çıplak hakikat yüzümüze şamar gibi iner…Son dönemlerde sağlığı yerinde olmamasına rağmen morali yerindeydi. Cerbezeli tavrını yitirmemişti. Canlı şevkli neşeli idi…Ziyaretine gelen konuklarına bir ara kendisini ilk kez nerede nasıl tanıdıklarını yazıp yazdıklarını göndermelerini istemişti. Bilmiyorum, o talebi yerine getiren oldu mu?Her şeyden önce bir tavır adamıydı. Edebiyatın çeşitli alanlarında kalem oynatmıştı. Şiir, oyun, deneme, eleştiri türünde ürünler verdi. Fakat bu alanlardan hiçbirine bir başına indirgenemeyecek bir özelliği vardı. Bunların tümünü birden temsil edecek kişilikteydi. Başka yazarlarda onları türlerden birine indirgemek mümkünken, onu böyle bir indirgemeye tabi tutamıyoruz. Başka bir deyişle onun adı aklımıza yalnızca bir şairi veya yalnızca bir yazarı getirmiyor. Bunların toplam değeri her ne ise akla o geliyor. Yerine göre, sınırsız bir fantezi âlemi çağrışımına müracaat ediyoruz.Onu anlamak için onun diline aşina olmak başta gelen ilkelerden biri sayılmalı. Ayrıca onun kişiliği ile ilgili ipuçları da okurun elinde bulunmalıdır. Sıradan bir okur, onun herhangi bir kitabını sıradan bir kitap diye okumaya başlarsa, korkarım hüsranla karşılaşabilir. Onun kişiliği ve duruşu ile ilgili bir ön hazırlık yapılmadan bu metinler ya anlaşılmaz olarak kalır veya en yalın haliyle yanlış anlaşılmaya hükümlü olur.Onun duruşunun iki temel özelliği: ilke ve sıkıdüzen… Bu iki kelime onun kişiliğinin başat ırasını oluşturur. Bu kişiliği dış dünyanın da tanınması gerekir.Onun, salt bir şair veya oyun veya deneme yazarı, eleştirmeci kimliğine indirgenemeyeceğini söyledim. O, şiirini, eylem olarak üstlendiği misyonun dile getirimi olarak kullanmıştır. Onun şiir olarak kaleme aldığı metinler Filistin’i, intifadayı ve benzeri izlekleri işlemiştir. Bu şiirin arka yapısında yer tutan bu izlek gözden kaçırıldığında, anlam çerçevesini oluşturmak için boşuna uğraşılmış olur. Aynı durum oyunları için de geçerli. Onun düşünsel arka yapısı ihmal edilirse, bu oyunları da bir yere koymak güçleşir. Bu aynı durum onun özellikle son yıllarda kaleme aldığı ve arkası arkasına yayınlanan kitaplarındaki yazıları için de söz konusu…Kitaplarının başka dillere çevrilmesi sağlanabilse dış dünyada da Türk düşüncesini tanıma isteği uyandırır kanısındayım. Şimdilik bu sorumluluğu yüklenecek birini arıyoruz…İlkin Cahit Zarifoğlu (1987), ardından Akif İnan (2000), ikizim Alaeddin Özdenören (2003), Erdem Bayazıt (2008)… Nihayet Nuri Pakdil: 18 Ekim 2019, Cuma, saat: 13.10…Edebiyat ve düşün dünyamız çok yönlü bir yazarını ve renkli ve cerbezeli bir kişiliği yitirdi…Ve beni terennüm eden iki mısra:Uzak... Çok uzak dağlardan iniyor sessiz sessizDev gibi yalnızlık…
Usta, ah!
Usta, ah!
Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Kitaplarını bulamıyorduk Usta’nın. Yazdıklarından habersizdik. Küsmüş, yalnızlığına, sırça köşküne çekilmişti çünkü. Adı bir efsane olarak dolanıyordu kendimize yaptığımız kumdan şehirlerimizin üzerinde.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Ankara’da Eren’le “oğlum benziyor la, belki de odur, gidip selam verip kendimizi tanıtsak mı?” diyerek şansımızı denediğimiz yıllar öldü. Eren 17, ben 18 yaşındaydım ve çok seviyorduk Usta’yı.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Kitaplarını, bilhassa Batı Notlarını ve Biat’ı bulmanın imkânı yoktu. “Şu ağabeyde bir fazla kopya varmış” istihbaratıyla kitaplarının peşine düştüğüm günler öldü. Fotokopi ile çoğaltılmış metinlerini içer gibi okuduğum gecelerim öldü. Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Bize “iyi yazar” diye kakalanmaya çalışılan o yağlı suratlı, suya sabuna dokunmayan, kültürel korumacılığı bir halt zanneden sağcı, mukaddesatçı, bilmem neci adamların metinlerine bakıp, “hadi lan oradan. Hepsini toplasanız bir Biat etmez, bir Umut etmez” derken hissettiğim o cesaret öldü.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. “Usta misafirlerine yirmi bitkiden müteşekkil, acı mı acı bir devrim çayı ikram ediyormuş, içine şeker atanlara da ‘devrimciler şeker kullanmaz beyefendi’ diyormuş” anekdotunu vecd halinde dinlemem öldü.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Bizim Paşalı’yla bizim Tarık’a “demek sabahın sekizinde dayandınız Usta’nın kapısına. İyi sizi kovmamış, ben olsam kovardım” deyip “siz en iyisi bir daha baştan anlatsanıza, tam ne konuştunuz Usta’yla?” diye sormalarım öldü. Onların “anlattık ya lan hepsini kaç kere” demeleri öldü.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Usta’nın kitapları yeniden yayınlanmaya başlayınca yaşı Usta’nın yaşına denk, güzelce bir hanımefendinin Üsküdar Yedi İklim kitapçısına gelip “Nuri Beye ulaşmak istiyorum, bana yardımcı olur musunuz?” diye sormasından bin türlü anlam çıkarmalarımız, bin türlü yorum yapmalarımız öldü.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Sefer Turan “dün Usta’nın evinde çiğköfte yaptık. Usta’nın morali çok yerinde, çok selamı var soranlara” deyince şaşırmalarım öldü. Demek Usta bir insandı ve demek konuşuyordu insanlarla ve demek seviyordu çiğköfteyi.Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Telefonuma gelen mesajda ismini görüp, metne uzun uzun ve mütebessim ve müteşekkir bakmalarım öldü. Şöyle yazmıştı birinde mesela: “Ülkemizin geleceğini karartmak için kurulan tüm tuzaklara karşı, karanlık güçlerin tüm düşmanlıklarına karşı, tüm ihanetlere karşı omuz omuza durmamız dileğiyle!”Bir bakıma gençliğimin en maceralı zamanları öldü. Aksa’da, bir ağacın altında, Cumhurbaşkanı’nı arayıp “Tayyip Bey, ben neredeyim biliyor musunuz? Mescid-i Aksa’dayım ben. Buradayım” diyen o kocaman ve neşeli adam öldü çünkü. “İsrail askerlerine sert bakın, ben öyle yapıyorum” diyen adam öldü çünkü.Yaşadı, yolumuzu aydınlattı ve öldü bütün ölümlüler gibi. Yaşamak onun için devrimci bir eylemin toplamına verilen isimdi. Bir devrimci olarak yaşadı ve öldü bir devrimci olarak.Kabri başında gözyaşı döktüğüne şahit olduğumuz Hz. İbrahim’e komşu olasın. Çok sevdiğini hepimizin bildiği Mescid-i Aksa’yı cennet köşkü olarak versin sana Rabbimiz.Usta, ah!
Nuri Pakdil imza günü
Hayat
Nuri Pakdil imza günü
TÜYAP Kitap Fuarı çerçevesinde Nuri Pakdil imza günü düzenliyor. Cumartesi günü okuyucusu ile buluşacak olan yazar, "Dilimin döndüğü kadar, sustum..." başlığı altında kitaplarını imzalayacak.
Yeni Şafak
Erdoğan'dan sürpriz ziyaret
Gündem
Erdoğan'dan sürpriz ziyaret
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yazar ve düşünce adamı Nuri Pakdil'i evinde ziyaret etti.
AA
Pakdil’in Maraş’ı başka güzeldir
Hayat
Pakdil’in Maraş’ı başka güzeldir
Nuri Pakdil’in kimliği, kişiliği, dünya görüşü üzerinde doğduğu toprağın etkisi büyüktür. Bu yüzden olsa gerek, çocukluğuna ilişkin her anı, her hatırlayış onu Maraş’la buluşturur. Çünkü A. Game’nin dediği gibi “Mekân, anıyı olası kılacak biçimde zamanı dönüştürür.” Kısacası Maraş’ı anlatırken adeta kendini anlatır Nuri Pakdil.
Yeni Şafak
Tutsak Kudüs için
Hayat
Tutsak Kudüs için
Kudüs aşkının yaşayan efsanesi Nuri Pakdil, kutsal Mirac topraklarını özgürlüğüne kavuşturmak için her Müslüman'a mücadele çağrısı yapıyor: "Şimdi tutsak El Aksâ, bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak, Müslümanların kalplerinde, sayfaları yırtılmış kitap gibi... Tutsak Kudüs'e borcumuz Kudüs'ü savunmaktır"
Yeni Şafak
ÖTEYE MEKTUPLAR / 20: ‘400 yıldır hapisteyiz’ diyen adama
Hayat
ÖTEYE MEKTUPLAR / 20: ‘400 yıldır hapisteyiz’ diyen adama
Bir deniz feneri gibi çevrene iyiliğin, güzelliğin yönünü ve yolunu gösteren bir insan olduğunu biliyoruz. “Bir hayatımız var, yakında geçmişte kalacak; yalnızca Allah için yaptıklarımız sonsuza dek kalacak.” diyerek, hep inancınızın gerektirdiği bir hayatı yaşamaya özen gösterdiniz. Hollywood Ünlüler Kaldırmı’na çakılan yıldızı, Muhammed adını çiğnetmemek için kaldırıma değil duvara çakılmasını istersiniz. Dolaysıyla o yıldız Ünlüler Kaldırımı’na değil, Dolby Tiyatrosu’nun duvarına çakılır.
Yeni Şafak
Nuri Pakdil’i yakından okumak
Hayat
Nuri Pakdil’i yakından okumak
Nuri Pakdil’in yakın çevresinden olan Atıf Bedir, Pakdil’in çocukluğundan başlayarak onun eserlerini, fikir dünyasını ele alan bir kitap kaleme aldı. “Nuri Pakdil Direniş Hattında Bir Devrimci” adlı kitap bir şair, yazar, düşünür olarak Pakdil’in yaşam öyküsünü anlatıyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.