Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce: Ne zararı var Türkçe ezanın
Gündem
Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce: Ne zararı var Türkçe ezanın
Cumhuriyet gazetesi yazarı Özdemir İnce, Tele1 yayınında ezanın Türkçe olarak okutulması gerektiğini savundu. İnce, 'Herhangi bir yerde ezan sadece Arapça söylenir diye iddia edilmiyor. Arapça ezan; Arap ve kültürel emperyalizmdir. Ne zararı var 'Tanrı uludur Tanrıdan başka yoktur tapacak'ın? Ha Arapça olmuş ha Türkçe. Ondan sonra Said Nursi Kürdü çıktı.” dedi.
Diğer
AK Parti'li Kurtulmuş'tan Türkçe ezanı savunan Özdemir İnce'ye tepki: Bu yobazların devri geri gelmeyecek
Gündem
AK Parti'li Kurtulmuş'tan Türkçe ezanı savunan Özdemir İnce'ye tepki: Bu yobazların devri geri gelmeyecek
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ezanın Türkçe okutulması gerektiğini savunan Cumhuriyet gazetesi yazarı Özdemir İnce'ye sert sözlerle tepki gösterdi. "Buna cevap bile vermeye gerek yok da, şunu hatırlatmak istiyorum." diyen Kurtulmuş, "Bu fosiller, bu gericiler, bu yobazlar, bu millet düşmanları, bu Türkiye düşmanları, bu insanlık düşmanları bilsinler ki kılıçlarının iki tarafının kestiği devirler çok geride kalmıştır, bir daha da geri gelmeyecektir" ifadelerini kullandı.
IHA
Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce'den Tele1 ekranlarında skandal sözler: Ne zararı var Türkçe ezanın
Gündem
Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce'den Tele1 ekranlarında skandal sözler: Ne zararı var Türkçe ezanın
Cumhuriyet gazetesi yazarı Özdemir İnce, Tele1 yayınında ezanın Arapça'ya çevrilmesinin hata olduğunu ve Türkçe okutulması gerektiğini savundu. İnce, "Herhangi bir yerde ezan sadece Arapça söylenir diye iddia edilmiyor. Arapça ezan; Arap ve kültürel emperyalizmdir. Ne zararı var 'Tanrı uludur Tanrıdan başka yoktur tapacak'ın? Ha Arapça olmuş ha Türkçe." dedi.
Yeni Şafak
Numan Kurtulmuş'tan Türkçe ezanı savunan Özdemir İnce'ye tepki: Bu yobazların devri geri gelmeyecek
Gündem
Numan Kurtulmuş'tan Türkçe ezanı savunan Özdemir İnce'ye tepki: Bu yobazların devri geri gelmeyecek
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, ezanın Türkçe okutulması gerektiğini savunan Cumhuriyet gazetesi yazarı Özdemir İnce'ye sert sözlerle tepki göstererek, 'Bu fosiller, bu gericiler, bu yobazlar, bu millet düşmanları, bu Türkiye düşmanları, bu insanlık düşmanları bilsinler ki kılıçlarının iki tarafının kestiği devirler çok geride kalmıştır, bir daha da geri gelmeyecektir' ifadelerini kullandı.
AA
Özdemir İnce’ye İnkılap Tarihi Dersi vermek de varmış
Yasin Aktay
Özdemir İnce’ye İnkılap Tarihi Dersi vermek de varmış
Ne yalan söyleyeyim hiç istemezdim, istemem. Nafile bir çaba olduğunu çok iyi biliyorum çünkü ve tarihe hurafe ve menkıbe penceresinden bakanlara tarihin tabiatını anlatmanın imkânsız olduğuna dair çok söz söylemişliğim vardır. Tarihe dair bütün bildikleri en ilkel heroist yaklaşımları aşamayan ezberlerden ibaret Özdemir İnce gibilerle tartışılacak bir şey değil bu ama bunu da yapmak bazen mukadder hale gelebiliyor.Aslında İnkılap Tarihi genel olarak Türkiye’de hala tam tartışılmadı, tartışılamı...
Barış Pınarı Harekâtı ve Fetih Sûresi
Barış Pınarı Harekâtı ve Fetih Sûresi
“Barış Pınarı Harekâtı”nın başarıyla sonuçlanması için dua edilmesi ve Fetih Sûresi’nin okunması bazı kimseleri fena halde rahatsız etti. Bu “kimseler” arasında sağcısı da var, solcusu da var. Önce soldan bir örnek vereyim. Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce, “Barış Harekâtı İçin Fetih Sûresi” başlıklı yazısına şu cümlelerle başlıyor:“Her olayda önemli bir pay ayırmak peşinde olan Diyanet İşleri Başkanlığı, Barış Pınarı Harekâtı’nın zaferle sonuçlanması için, Perşembe günü sabah namazında yurt genelinde bütün camilerde Fetih Suresi okunması ve dua edilmesi talimatı verdi. Dua edilmesi doğal ama barış harekâtı adlı bir askeri girişim için Fetih Suresi’nin okunması tam anlamıyla bir skandal!Fetih Suresi müşriklere karşı bir savaşla ilgilidir. 16. âyet öyle der: ‘Ya onlarla savaşırsınız, yahut onlar Müslüman olurlar’ Türk ordusu dinsizleri Müslümanlaştırmak için mi girdi Suriye’ye. 19, 20 ve 21. âyetlerde ganimetlerden söz edilir. Türk ordusu ganimet toplamak, yağma için mi gitti Suriye’ye? Harekât karşıtları bu talimattan haberdar olmayacak mı? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu”.Fetih Suresi’nin okunması Özdemir İnce’yi çok rahatsız etmiş olmalı ki, bu birkaç satırlık yazısında çelişkiye düşmekten kendisini kurtaramamış. Dua edilmesi çok doğalmış ama Fetih Sûresi’nin okunması tam bir skandalmış. Dua, kime edilir? Allah’a. Peki, Fetih Sûresi’nin sahibi kim? Tabii ki Allah. Öyleyse hemen soralım: Allah’a dua etmek çok doğal kabul ediliyor da, yine O’nun mübarek sözlerinden biri olan Fetih Suresi’ne hangi cür’etle skandal deniliyor?Özdemir İnce’nin okunmasını skandal olarak nitelediği ve eksik olarak sütununa aldığı Fetih Suresi’nin 16. âyetinin anlamını tam olarak vereyim de, okuyucularımız doğrusunu öğrenmiş olsunlar: “Ey Resulüm, Hudeybiye seferinden geri kalan o Bedevilere de ki: Siz yakında çok kuvvetli olan cengâver bir kavimle harp için çağrılacaksınız. Onlarla savaşırsınız, yahut Müslüman olurlar (da kurtulurlar). Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükafat verir. Şayet bundan önce yaptığınız gibi, cihaddan dönerseniz, sizi acıklı bir azap ile azaplandırır” (Kur’ân-ı Kerim ve Meal-i Âlisi: A. Fikri Yavuz).Yazarın diğer bir çelişkisi için de şöyle bir soru sorabiliriz. Cihaddan, ganimetten bahseden bu âyeti hem namazda hem hatimde defalarca okuduğumuza göre, bu da skandal oluyor mu?Yeri gelmişken şunu da sorayım. Fetih Sûresi’nin ilk âyetlerini İstanbul Üniversitesi’nin ana giriş kapısının üstüne harika bir yazıyla nakşeden Hattat Şefik Efendi, bu hareketiyle bir skandala imza mı atmış oluyor? Ne münasebet efendim bilakis o güzelim yazılar bakanların ve tabii ki görenlerin gözlerini ziynetlendirdiği gibi, gönül kapılarının açılmasına da vesile oluyor. Malum, “fetih” açmak anlamına geliyor.Bu konuyu biraz daha açmak isterdim ama sütunum müsait değil. Özdemir İnce’ye, eğer samimiyse ve bu konuda daha ayrıntılı bilgi almak istiyorsa, eski İstanbul Müftüsü ve Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca’nın “Sure-i Fetih Tefsiri ve İstanbul’un Tarihçesi” isimli 336 sayfalık eserini okumasını tavsiye ederim. Ayrıca hatırlatmak isterim ki, bu büyük din âlimi, din âlimi olmayan Cumhuriyet gazetesi yazarları tarafından takdir ediliyor, eserlerinden sitayişle bahsediliyordu. Mesela Atatürk’ün “Nutuk”unu “Söylev” yapan Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, merhum Hoca’nın şaheseri altı ciltlik “Hukuk-ı İslamiye ve Istılahat-ı Fıkhiyye Kamusu”na, hayranlığının gereği olarak bir takriz yazmıştı. Sadece o mu? 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin akıl hocalarından Ord. Prof. Sıddık Sami Onar da bu İslam Hukuk Âbidesini keza kaleme aldığı takrizle öve öve bitiremiyor. Aynı yolun yolcusu, Prof. Hüseyin Nail Kubalı da kervana katılıyor, bu külliyata duyduğu ilgiyi yazdığı takrizle dile getiriyor. Unutmadan söyleyeyim, Ömer Nasuhi Bilmen Hoca’nın bu şaheserini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi yayımlıyor.Ayrıca Haluk Şehsuvaroğlu’nun hazırlayıp Cumhuriyet gazetesinin ellili yıllarda yayımladığı “Asırlar Boyunca İstanbul” ilavesi hem geniş hacmiyle hem de zengin muhtevasıyla göz kamaştırıyor. Fatih ve İstanbul’un fethiyle başlayıp Cumhuriyet devrine kadar İstanbul’un kültürel özelliklerini ve güzelliklerini gözler önüne seriyor. Bu dev albüm 2005’te Cumhuriyet gazetesi tarafından ikinci defa yayımlandı. Adı geçen gazetenin fetih yıldönümünde verdiği fetih ilaveleri ise, bir bakıma Fetih Sûresi’nin anlamına ışık tutuyor. Daha ne diyeyim?Fetih Sûresi’nin okunmasını yanlış bulan ve aynı telden çalan yazarımız ise Akif Beki. O da, koroya katılıyor, Karar gazetesindeki köşesinde “Propaganda karmaşasını çözdü çözecek Diyanet” başlığıyla yayımladığı yazıda, Barış Pınarı Harekâtı’nın zaferle sonuçlanması için tüm camilerde Fetih Suresi’nin okunmasını ve Diyanet İşleri Başkanı’nın konuşmasını yanlış buluyor. Bunun, “Türkiye cümle küffara savaş getiriyor” algısına yol açacağını söylüyor. Cümlenin bozukluğuna bakar mısınız? Savaş, getirilmez, açılır. Ömer Nasuhi Hoca’nın kitabını Âkif Bey’e de tavsiye ediyorum. Ve sözü Yahya Kemal’e bırakıyorum:Ey leşkeri müfettihü’l-ebvâb vur bugünFeth-i mübîni zâmin o tebşîr aşkına.Dua ve taziyeMerhum Nuri Pakdil Bey’e Allah’tan rahmet niyaz eder, ailesine sabr-ı cemîl dilerim.
Laikçi kafa…
Laikçi kafa…
Bir tür Washington Portakalı olan Cumhuriyet gazetesi, laiklik ticaretinde her daim en önde gelir. Gazetenin bir yıl önce başlayan yeni döneminde sahne alan köşe yazarları arasında Ultra Laikçi Özdemir İnce de vardı. Mösyö İnce, Laikçi Kafa bahsinde “Örnek Olay” mesabesindedir.Video: Laikçi kafa…İnce, 17 Eylül’deki (2019) sütununda “Bir yıl olmuş” başlığıyla Cumhuriyet’e geliş yolunun öyküsünü yazdı…2 Ocak 2000’de Ertuğrul’un talebiyle Hürriyet yazarı olmuştu. Geçtiğimiz yıl ise “Cumhuriyet’teki yönetimin değişmesiyle birlikte” Alev Coşkun’dan gelen teklifi kabul ederek onun İmtiyaz Sahibi olduğu gazeteye geçmişti…Alev Coşkun, 27 Mayıs darbesi öncesindeki mitingleri veya yürüyüşleri Orhan Birgit’le birlikte organize edenler arasındadır. Mister Birgit’in, 8 Şubat 2009’da Vatan’da yayınlanan itirafını daha evvel bu sütunda okumuştunuz.Bu iki CHP’linin, o dönemde gençleri nasıl organize ettikleri veya koşturdukları; Rasim Cinisli’nin “Bir Devrin Hafızası” adlı hatıra kitabında da yer alıyor.Baronsal Gladyo’cu Ertuğrul’u seneler evvel elinden tutup Hürriyet’e getiren Orhan Birgit derin mi derin bir siyasetçiydi. 1974’te Ecevit’in Başbakanlığında kurulan CHP-MSP Koalisyon Hükümetinde Turizm Bakanı ve Hükümet Sözcüsü idi.Hürriyet Vakfı ile Aydın Doğan Vakfı’nın Yürütme Kurulu başkanlıklarını da yapmıştı. Merhum Orgeneral Kemal Yamak’ın “Ecevit’in vekilleri de Özel Harpçiydi” şeklindeki ifşaatına (2006) cuk oturan bir simadır!*Çıkan Kısmın Özeti: Vaktiyle Ertuğrul’u Hürriyet’e getiren Orhan Birgit; Mösyö İnce’yi Hürriyet’e getiren de Ertuğrul’dur! Mister Birgit’in 27 Mayıs’taki tandemi Alev Coşkun ise Mösyö İnce’yi Cumhuriyet’e getirendir...Yani? Angara’nın Bağları değil; Baronsal Gladyo’nun Medya Bağlarıdır!BERABER YÜRÜDÜLER…Özdemir İnce’nin Cumhuriyet gazetesindeki ilk yazısı “Alet Çantamı Açıyorum” başlığını taşıyordu. (17 Eylül 2018) Bunun üzerine “Madem öyle, biz de arşivimizi açalım” demiştik!Bu sütunda 26 Eylül 2018’de yayınlanan yazımızda; arşivden çıkardığımız Hürriyet’in 20 Aralık 2003 tarihli nüshasındaki ibretlik yayından bahsediliyordu…O dönemde, Ertuğrul’un yönetimindeki Hürriyet’in sürmanşetinde pabuç kadar puntolarla şu başlık vardı:“-Mini Etekli Kızı Diri Diri Yaktılar!”Dönemin Hürriyet yazarı Özdemir İnce, Fransa’da güya “türban olayını araştırmış” ve nihayetinde yaptığı bu asparagas haberi de Utanmaz Ertuğrul, işte bu başlıkla sürmanşete yerleştirmişti!Bahse konu yazımızda detaylarıyla anlattığımız gibi; Fransa’daki o hadisede, Sohane adlı kızın katledilmesinin “mini etek giymesiyle” zerrece alakası yoktu…Fransa’daki bir kadın örgütü, genç kızın ölümünün birinci yıldönümünde “Sohane, cinsel taciz ve istismar kurbanıdır” diye bildiri yayınlamıştı.Velhasıl, mini etekli Sohane’ı 4 Ekim 2002 tarihinde Müslümanlar değil; bir tartışma nedeniyle “ipsiz sapsız, sokak serserileri” yakmıştı.Ezcümle: Kuyruklu Yalanlar Tandemi Ertuğrul ile Özdemir; vaktiyle beraber yürüdüler, bu asparagaslarda!LAİKLİK PUTUNA TAPIYORUltra Laikçi Mösyö İnce, dünkü Cumhuriyet’te çıkan “Laiklik üzerine safsatalar” başlıklı yazısında “Göklerin egemeni dindir; yeryüzünün egemeni laikliktir” diyordu!Özetle, laikçi safsatalarını bir kere daha ihtimamla sergiledi…Mösyö İnce, laiklik putuna tapan biridir ve aslında “Laikliğin, dinsizlik biçiminde uygulanmasından zerrece taviz verilmemelidir” demeye getiren bir yazardır.“Laiklik ve din aynı mekân ve zamanda etkin olarak bir arada bulunamaz” lafı da; “Laikliğe sofuca bağlı olmadan laik devlet ve toplum varlığını sürdüremez” cümlesi de Mösyö’ye aittir: Haliyle, her ne kadar “Laiklik kuşkusuz bir din değildir” dese de, laikliği kendisi için bir “din” gibi görüyor!Mösyö’nün ve benzeri laikçi kafaların, yıllardır talep ettikleri mi; laikçi faşizmin dindarları ezmesi, inananlara nefes aldırmamasıdır!15 TEMMUZ’U NASIL TANIMLIYOR?“ABD Yapımı” 27 Mayıs 1960 darbesi döneminde üniversite öğrencisi olan Özdemir İnce, 15 Temmuz 2016’yı aynen şöyle tarif etmiştir:“15 Temmuz, iki ortak arasındaki hesaplaşmanın tarihidir. Yurt savunması idealine değil, ancak alacak-verecek davasına girer!” (24 Mayıs 2019, Cumhuriyet)Nedir? Cumhuriyet’in Mösyö İnce’si, 15 Temmuz darbe kalkışmasının ABD/NATO’nun FETÖ eliyle yaptığı bir işgal girişimi olduğu gerçeğiyle hiç ilgilenmiyor. Dahası, yaptığı tarifle bu kapı gibi hakikati perdelemeye yelteniyor!15 Temmuz gecesi, TRT’de korsan “bildiri” okutan “Yurtta Sulh Konseyi” adlı Fetullahçı Cunta’nın; bildiride “laikliğe, laik düzene” vurgu yaptığını, tam da burada hatırlıyoruz!
Çirkin Kral doğum gününde anıldı
Hayat
Çirkin Kral doğum gününde anıldı
Türk sinemasının önemli ismi Yılmaz Güney, doğumunun 78. yılında 3. Portakal Çiçeği Karnavalı etkinliğinde anıldı.Büyükşehir Belediyesi Altın Koza Kültür ve Sanat A.Ş. ile Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı'nın organize ettiği "1 Nisan Yılmaz Güney'in Doğum Günü" etkinliği, Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda gerçekleştirildi. Etkinliğe, Türk sinemasının ünlü isimleri katıldı.
IHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.