Cemal Kaşıkçı'nın ailesi katilleri affetti: Oğlu affetme nedeni olarak ayeti gösterdi
Dünya
Cemal Kaşıkçı'nın ailesi katilleri affetti: Oğlu affetme nedeni olarak ayeti gösterdi
İstanbul'da bulunan Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülen Cemal Kaşıkçı'nın ailesi katilleri affettiklerini açıkladı. Cemal Kaşıkçı'nın oğlu Salah Kaşıkçı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Bir kötülüğün karşılığı ona denk bir davranıştır ama kim bağışlar, düzeltme yolunu tutarsa onun mükâfatını Allah verir. Hiç şüphe yok ki O haksızlık edenleri sevmez." ayetini paylaştı.
AA
ABD basınının iddiası: Prens Selman, ABD'nin zorlu taktikleri karşısında kırılgan
Dünya
ABD basınının iddiası: Prens Selman, ABD'nin zorlu taktikleri karşısında kırılgan
Petrol üretimini kesmeme tutumu konusunda ABD'li medya kuruluşlarından Bloomberg, "Prens Selman'ın diğer ülkelere karşı kendi tutumunu dayatabilmesi için Trump’a olan bağımlılığı, onu Başkanlığın zor kullanma taktikleri karşısında oldukça kırılgan hale getirdi. Prens Bin Selman'ın başı dertte. Kongreyle köprüleri yeniden inşa etmeye umutsuzca ihtiyacı var. Ancak Prens Bin Selman, ABD’nin petrol çıkarlarına zarar verdiği için bu şimdi daha zor" dedi.
AA
Mürüvvet ehli nerde?
Mürüvvet ehli nerde?

Dışişleri Bakanlığımız, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) direkt biçimde Türkiye’yi Libya’da “işgalci” olarak gösteren küstah açıklamasına mukabelede bulundu. Bakanlık Sözcüsü Hami Aksoy tarafından paylaşılan cevapta, özetle şöyle denildi: “BAE’nin yaptığı, darbecilere her türlü desteği veren bir ülkenin ikiyüzlü siyasetini gizleme teşebbüsüdür. BAE sadece Libya’da değil, Yemen, Suriye ve Afrika Boynuzu dâhil tüm bölgemizde uluslararası barış, güven ve istikrarı tehdit etmektedir. Somali’de terör örgütlerini desteklemekte, Yemen’de ayrılıkçı çatışmaları körüklemektedir. BAE, haddini bilmelidir.”

BAE’nin uluslararası arenadaki tahrip ve ifsat edici rolü, İslâm coğrafyasını yakından izleyenlerin zaten bildiği bir husustu. Bunun şimdi resmî ağızdan da teyit ve tekrar edilmiş olması, anlamlı. Ancak BAE’nin faaliyetleri elbette Bakanlık açıklamasında sıralananlardan ibaret değil. Resmî bir beyanda -her şeye rağmen diplomatik bir nezaket içinde- dile getirilebilenlerden çok daha fazlası, sahada mevcut. CIA’vari işkence merkezleri, Bosna Savaşı’ndaki gibi tecavüzün silah olarak kullanılması, sivillerin hayatını hedef alan bombalı saldırılar, uygulanan veya yataklık edilen siyasî suikastlar, sahneye konulan veya girişimde bulunulan askerî darbeler ve daha fazlası… Gerçek bir “şer odağı” ile karşı karşıyayız.

Dışarıda bakıldığında “BAE’nin eti-budu nedir ki?” denebilir. Gerçekten de, temelde turizme ve finans işlemlerine dayalı ekonomisiyle, Arap dünyasında öne çıkmış herhangi bir tarihî ve kültürel vasfının olmayışıyla ve yakın geçmişteki “yedek oyuncu” görüntüsüne bakınca, BAE küçümsenebilir. Hatta coğrafyamızdaki yıkıcı rolüne dair çizilen tablo, “komplo teorisi” gibi görünebilir. Ancak öyle değildir. BAE, yalnız ve kendi başına hareket etmiyor. Emirliğin kurucu lideri Şeyh Zâyed bin Sultan’ın 2004’teki ölümünden sonra yerine geçen oğlu Halîfe, 2014’te geçirdiği ağır felç sonucu bütün görevlerini kardeşi Muhammed bin Zâyed’e (kısaca: MBZ) bırakmıştı. İşte bu, BAE açısından yakın tarihin dönüm noktası oldu. Ağabeyi adına zaten birçok fiilî yetkiyi kullanan MBZ, “veliaht prens” olduktan sonra, ipleri tamamen ele aldı. Aynı anda ABD, İngiltere, Rusya, İsrail, İran ve Mısır’la derin ilişkiler geliştiren MBZ, tüm bu ülkelerin Ortadoğu’daki operasyonlarına çeşitli boyutlarda iştirak etti. 2013’te Muhammed Mursi’nin devrilmesinden 2016’da Türkiye’deki darbe teşebbüsüne, sayısız işte MBZ’nin imzası ve katkısı vardı. Keza, 2017’de Suudi Arabistan’da Muhammed bin Selman’ın veliaht prenslik pozisyonuna yükseltilmesi ve Katar’a başlatılan abluka da yine bir MBZ operasyonuydu.

MBZ’nin birlikte çalıştığı odaklarla buluştuğu ortak payda şu: Hepsi de sahada aktif, kararlarını kendisi veren, adaletin tesisine odaklanmış bir Türkiye’den ölesiye ürken ülkeler.

***

MBZ ve BAE söz konusu olduğunda, inceden inceye yürütülen bir başka faaliyet daha var: Yeni bir din dili ve zihin dünyasının inşası. “Siyasal İslâm’la savaş” adına İslâm’ın siyasî sahadaki bütün iddia ve tekliflerinin altını oyan bu faaliyetler bütünü, bana sorarsanız, BAE eliyle yürütülen projelerin en tehlikelisi. Çünkü Müslüman toplumların düşünmesini, alternatif üretmesini ve dünya düzenine karşı çıkışlar yapmasını imkânsız hale getirmeyi amaçlıyor.

Daha önce de çeşitli vesilelerle değindiğim bu kritik konu, bilâhare müstakil bir yazı olarak yazılmayı hak edecek kadar önemli.

***

“Mürüvvet” (ya da alternatif telaffuzuyla: Murûet), eskiden Arapların çok kıymet verdiği bir hasletti. Türkçe’ye kısaca “adamlık” olarak çevirebileceğimiz mürüvvet, sahibine “düşmanına karşı bile olsa adaleti gözetmek”, “kendisine sığınanı himaye etmek”, “kan dökülmesi yasak olan zaman ve mekânların hürmetine riayet”, “sözünün eri olmak”, “misafire izzetu ikram” gibi hasletleri kazandırırdı.

Mürüvvet ehli, tam tersi örneklere rağmen, İslâm öncesi Arap toplumunda sıkça karşılaşılan bir insan tipiydi. Bunlardan bazılarının oluşturduğu “Hilfu’l-Fudûl” (Erdemliler İttifakı), gençliğinde bizzat Hz. Peygamber’in de iştirak ettiği, yıllar sonra Medine’de sözü geçtiğinde “bugün olsa yine katılacağını” ifade buyurduğu bir “iyilik harekâtı” ve mürüvvet misaliydi. Bilindiği üzere, Hilfu’l-Fudûl, As bin Vâil’in Mekke’ye mal getiren bir tüccara olan borcunu ödememesi üzerine, bizzat Mekkelilerin kurduğu bir hak arama-adaleti tesis mekanizmasıydı.

MBZ’nin şahsında, bugün Arap dünyasına hâkim kılınmaya çalışılan Câhiliye zihniyetine bakınca, şu soruyu sormamak imkânsız: Mürüvvet ehli nerde?

İsveç Prensesi Sofia gönüllü hemşire oluyor: Koronavirüsle mücadeleye destek verecek
Koronavirüs
İsveç Prensesi Sofia gönüllü hemşire oluyor: Koronavirüsle mücadeleye destek verecek
Üç günlük sağlık eğitimi alan İsveç Prensesi Sofia, koronavirüsle mücadele etmek için Stockholm’de bir hastanede gönüllü olarak çalışacak. Prensesin hastalara doğrudan teması olmayacak. Daha çok mutfak, dezenfekte ve temizlik işlerine yardım edecek.
Diğer
Korona günlerinde zamanda yolculuk: Yılın derbileri bu sahada oynanırdı
Gündem
Korona günlerinde zamanda yolculuk: Yılın derbileri bu sahada oynanırdı
“Evde kal” seferberliğine uyan siyasiler, sokağa çıkmaları yasak olan 20 yaş altı gençlere çocukluklarından örnekler verdikleri “benimzamanımda” hashtagi ile zamanda nostaljik yolculuk yaptırıyor. AK Parti Gençlik Kolları’nın başlattığı projeye bakanlar ve milletvekilleri de katıldı.
Yeni Şafak
Putin, Trump ve Kral Selman ile petrol kısıtlamasını görüştü
Dünya
Putin, Trump ve Kral Selman ile petrol kısıtlamasını görüştü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ile petrol üretim kısıtlamasını görüştü.
AA
Katliamdan bir gün önce izinden geldi: 5 bavul konsolosluk binasına getirildi
Dünya
Katliamdan bir gün önce izinden geldi: 5 bavul konsolosluk binasına getirildi
S. Arabistan Başkonsolosu Muhammed Uteybi’nin gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın katledildiği günden bir gün önce çıktığı 3 haftalık izinden döndüğü ortaya çıktı. İddianameye yansıyan kamera kayıtlarına göre konsolosluk binasına 5 bavul getirildiği saptandı. Bavullar 3 kişi tarafından farklı zamanlarda binaya sokuldu.
Yeni Şafak
Tüm oklar Selman’ı gösteriyor: Kaşıkçı iddianamesi kabul edildi
Dünya
Tüm oklar Selman’ı gösteriyor: Kaşıkçı iddianamesi kabul edildi
Cemal Kaşıkçı’nın katillerine yönelik hazırlanan iddianame kabul edildi. İddianameye göre, infaz talimatı, Muhammed Bin Selman’ın en yakınındaki 2 isim Saud Al Kahtani ve Ahmet Asiri tarafından verildi. İddianamede talimatın kimden geldiği yönündeki tüm oklar ise veliaht prens Selman’ı gösteriyor.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.