ABD Temsilciler Meclisi’ne iki Müslüman aday
Dünya
ABD Temsilciler Meclisi’ne iki Müslüman aday
ABD'de Somali kökenli eyalet milletvekili İlhan Ömer, Demokrat Parti'nin Minnesota eyaletinde yapılan Temsilciler Meclisi ön seçimini, Filistin asıllı Raşide Tlaib, Demokrat Parti'nin Michigan eyaletinde Senato adaylığı için yaptığı ön seçimi kazandı.
Yeni Şafak
“İsrail Lobisi”nden linç kampanyası..
“İsrail Lobisi”nden linç kampanyası..
“İsrail Lobisi”nin ABD’nin dış politikasını İsrail’in çıkarları doğrultusunda etkilediği bir gerçek. “İsrail Lobisi”nin diğer lobilerden farkıysa, adeta ‘dokunulmazlık’ zırhına sahip olması. Ancak bu dokunulmazlığın yasal dayanağı yok. Lobileri düzenleyen kurallar, “İsrail lobisi” için geçerli değil. Diğer lobiler yasal kayıt yaptırmak zorundayken “İsrail Lobisi” fiilen bu kurallardan istisna tutuluyor. Trump’ın ilk Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in, kayıt dışı lobi faaliyeti yaptığı gerekçesiyle başı fena halde dertte. Flynn örneğini hatırlatan analistler, lobi yasalarının “İsrail Lobisi” için işletilmediğine dikkat çekiyorlar. “İsrail Lobisi”ne dokunmak, ‘anti-Semitik(Yahudi karşıtı)’ olarak suçlanmak için yeterli.Video: “İsrail Lobisi”nden linç kampanyası..ABD’nin 1950’lerden bu yana İsrail’e yaptığı yardımlar 250 milyar doları geçti. İsrail her yıl ABD’den 3.8 milyar dolar alıyor. ABD İsrail’in güvenliği için Ürdün ve Mısır’a her yıl 2.7 milyar dolar veriyor. ABD’nin Ortadoğu savaşlarında 7 trilyon dolar harcadığını söyleyen Trump’ın kendisiydi. 2016’da Trump, “Hiçbir zaman Irak’ta olmamalıydık. Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırdık. Onlar yalan söyledi. Kitle imha silahları olduğunu söylediler, oysa olmadığını biliyorlardı” demişti. Bush’a Irak’ı işgal ettirenlerse İsrail yanlısı “Neoconlar” idi. Amerikalılar vergi mükelleflerine milyarlarca dolara mal olan Ortadoğu’daki savaşlara neden bulaşmak zorunda kaldıklarını sorgulamaya başladılar. ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail’e endeksli olması, Amerikan askerlerinin İsrail yerine savaşması artık eleştiri konusu.Trump’ın Suriye’deki Amerikan askerlerini çekme kararının ABD Kongresi, Pentagon, İsrail Lobisi, Neocon çevreler, Hıristiyan-Siyonistler nezdinde muhatap olduğu tepkiyi hep birlikte izliyoruz. Netanyahu ve “İsrail Lobisi”nin Trump’ı “En İsrail yanlısı ABD Başkanı” ilân ettiği halde, konu Suriye’den çekilmeye geldiğinde nasıl şiddetli bir tepki gösterdiği ortada.ABD Senatosu önümüzdeki 10 yıl içinde İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım içeren tasarıya onay verdi. Tasarı paketi İsrail’i boykot girişimlerine de yaptırımlar içeriyor. Bütün bunlar nasıl oluyor, Amerikan Kongresini İsrail’in çıkarları için nasıl kullanışlı hale getiriyorlar? ABD’yi Ortadoğu’da en sevilmeyen ülke haline getiren politikalar nasıl şekilleniyor? “İsrail Lobisi”nin bu politikaların teşekkülünde rol oynadığını bilmeyen yok.Milyarder Kumarhaneciler Kralı Sheldon Adelson, ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması hayalini Trump yönetimi ile gerçekleştirdi. Adelson, Cumhuriyetçiler’e yüklü miktarlarda bağış yapan işadamları arasında ilk sırada. “İsrail Lobisi” ABD’deki iki partiye de bağış yapıyor. Demokrat Parti’nin yeni kuşaklarıysa paranın gücünün Kongre kararları üzerinde etkili olmasını halkın demokratik temsil hakkını zayıflattığı gerekçesiyle itiraz ediyorlar. “İsrail Lobisi” ve Cumhuriyetçiler itirazcı Demokratları ‘anti-Semitik’ olarak itham ediyorlar.Bu ithamların yeni kuşaklarda güçlü bir karşılığı yok. “Pew Research” tarafından yapılan bir araştırmaya göre genç Demokratların yüzde 27’si Filistinliler’e karşı İsrail’e destek veriyor. 2001’den bu yana, gençler arasında İsrail’e destek 11 puan düştü. Cumhuriyetçilerde İsrail’e destek ise yüzde 79. Başka bir araştırmaya göreyse Yahudi seçmenlerin sadece yüzde 25’i Cumhuriyetçi. Amerikan Yahudileri çoğun “Demokratlar”dan yana tercihlerini yapıyorlar. Genç Demokratların ‘Yahudi karşıtı’ olduklarına Amerikan Yahudileri bile inanmıyor.Cumhuriyetçiler ve Demokratlar 2020’de Başkanlık seçimlerinde kıyasıya bir mücadele verecekler. Çoğu göçmen ailelerden gelen Genç Demokratlar bu mücadelenin ana motoru olacaklar. Bu yüzden Cumhuriyetçiler genç Demokratları ‘anti-Semitik’ olarak damgalayarak Amerikan Yahudilerini ve Beyaz-Hıristiyan seçmenleri etkilemeye çalışıyorlar. Kongre’nin genç Demokrat üyeleri İlhan Ömer ve Raşide Tlaib’e yönelik linç kampanyasının amacı bu.
ABD'de Somalili Müslüman aday kongre ön seçimini kazandı
Dünya
ABD'de Somalili Müslüman aday kongre ön seçimini kazandı
Minnesota eyaleti milletvekili İlhan Ömer, Demokrat Parti'nin Minnesota 5. Kongre bölgesi için yaptığı ön seçimi kazandı. Ömer, böylece Temsilciler Meclisi seçiminde aday olabilecek. Ömer, Kasım ayında yapılacak seçimde başarı kazanması durumunda ABD'de Temsilciler Meclisi'ne ilk Somalili ve Müslüman kadın olarak girecek.
AA
Tabuları yıkarak, putları kırarak geliyorlar!
Tabuları yıkarak, putları kırarak geliyorlar!
Demokrat Parti’den ABD Kongresi’ne seçilen yeni nesil siyasetçiler gündeme damgalarını vuruyorlar. “Genç Demokratlar”, nadir sayıda siyasetçinin sadece hafif dokunuşlar yapmaya cesaret edebildiği tabuların üzerine gidiyorlar. Amerikan siyasetinin tabu haline getirilmiş korkuluklarından biri “İsrail-perestlik”. Bir diğeriyse, adayların kampanyalarını finanse eden karanlık para trafiği. Lobilerin siyasi karar alma mekanizmaları üzerindeki nüfuzlarıysa sıradan Amerikalıların demokratik temsilini zayıflatıyor. Yeni nesil Demokratlar tabu haline getirilmiş ve adeta putlaştırılmış bu barikatları aşmaya son derece kararlı görünüyorlar.Video: Tabuları yıkarak, putları kırarak geliyorlar!Kongre’de en fazla göze çarpan üç isim var: İlhan Ömer, Raşide Tlaib ve Alexandria Ocasio-Cortez. Bu üç isim, sosyal politikalara odaklı halkçı yeni dalgayı temsil ettikleri için Washington’daki yerleşik güçleri rahatsız ediyor. Zira herkes için sağlık sigortası istiyorlar, lobilerin nüfuzunu kırmayı, ücretsiz üniversite eğitimini ve zenginlerden daha fazla vergi alınmasını savunuyorlar. Gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlikte dünyada ilk sırada olan ABD’de ekonominin kamucu-halkçı bir anlayışla yeniden düzenlenmesini istiyorlar.Cumhuriyetçi Parti’nin Senato lideri Mitch McConnel 1973’te genç bir parti yöneticisiyken seçim finansmanıyla ilgili bağışların siyasette kanser etkisi yaptığını savunmuştu. McConnel bağışların makul düzeyde sınırlamaya tabi tutulmasını savunuyordu. Buna göre bağış miktarı sıradan Amerikalıları aday olmaktan caydırmayacak ölçülerde tutulmalıydı. Aynı McConnel yıllar sonra Senatör seçildiğinde “daha az para harcasaydım, seçilemezdim” diyecekti.McConnel’in itiraz ettiği dönemde bağış miktarı 400 bin dolar civarındaydı. 2018’deki ara seçimlerindeyse 6 milyar dolara yakın para harcandı. İlhan Ömer “İsrail Lobisi”nin “para” yoluyla siyasete müdahale ettiğini dile getirdiğinde McConnel da, diğerleri de hemen saldırıya geçtiler. Oysa mesele bağış kaynakları yetersiz olan Amerikalıların seçilme haklarının kısıtlanmasıydı. Seçim finansmanındaki adaletsizlik, sıradan Amerikalıların taleplerini Kongre’de desteksiz bırakıyor. Genç Demokratlar siyasete konulan barikatleri kaldırmak istiyorlar. Kongre’ye nüfuz eden güç çevrelerininse halkla ilgileri yok, sadece kendi çıkarlarını ilerletme sevdasındalar. Savaşların, ekonomik krizlerin faturasını ise sıradan Amerikalılar ödüyor.Trump yönetiminde lobi şirketlerinde, finans ve silah şirketlerinde yöneticilik yapmış olanlar var. Savunma Bakanlığına vekalet eden Patrick Shanahan “Boeing”de yönetici idi. Bakan Yardımcılığının onanması için Senato’da yapılan oturumda Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı John McCain, Shanahan’ı sıkıştırarak, “Tilkiyi kümese sokmayacağından emin olmak istiyorum” demişti. Boeing, Savunma Bakanlığı’yla iş yapan silah şirketlerinden biri..Trump’ın Başkan seçildikten sonra ilk yaptığı iş ise Savunma bütçesini artırmak ve zenginlere büyük vergi indirimi getirmek oldu. Trump’ın finans kuruluşlarına yasal kısıtlamalar getiren düzenlemeleri kaldırmak istediğiyse bir sır değil. Finans kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapmış isimleri de kabinesine taşıyan Trump, kümese tilkileri sokmakta bir beis görmemişti.Genç Demokratlar siyasi temsili yozlaştıran nüfuz simsarlarına ve lobilere karşı savaşım veriyorlar. “Amerikan Rüyası”, orta sınıfın dağılmasıyla birlikte cazibesini kaybetti. Anne-babalarına kıyasla daha fazla yoksunluk içinde yaşayan genç Amerikalılar Washington’daki yerleşik güç çevrelerine güvenlerini kaybetmiş durumdalar. Yeni dalgaysa genç kuşakların, dışarda bırakılmışların, alta düşmüşlerin taleplerini temsil ediyor. Bu dalga, tabuları yıkarak, putları kırarak geliyor. “İsrail lobisi” “silah lobisi”, “finans lobisi” bu yeni dalga karşısında ne yapacaklarını bilemez haldeler. Bu yüzden bütün güçleriyle genç Demokratlar’a saldırıyorlar.
ABD'de ilk Müslüman kadın aday Kongre'ye giriyor
Dünya
ABD'de ilk Müslüman kadın aday Kongre'ye giriyor
Demokrat Parti'den Kongre'ye girmek için yarışan Filistin asıllı 41 yaşındaki Raşide Tlaib ön seçimi kazandı. Tlaib, Cumhuriyetçilerin 13. bölgeden aday çıkarmadığı 6 Kasım'daki ara seçimde rakipsiz biçimde Kongre'ye giren ilk Müslüman kadın olacak.
AA
“İsrail Lobisi”ne tokat gibi cevap..
“İsrail Lobisi”ne tokat gibi cevap..
ABD Kongresi’nin Müslüman vekillerinden İlhan Ömer, “İsrail Lobisi”ni eleştirmeye cüret ettiği için bir linç kampanyasının hedefindeydi. Somali kökenli İlhan Ömer ve Filistin kökenli Raşide Tlaib, İsrail lobisi, Hıristiyan-Siyonistler ve İsrail yanlısı Cumhuriyetçiler tarafından ‘istenmeyen kişi’ ilan edildi. Ancak Ömer ve Tlaib, Demokrat Parti tabanında güçlü desteğe sahipler. Üstüne üstlük İlhan Ömer, kritik önemdeki “Meclis Dış İşleri Komitesi”ne üye seçildi. İsrail Lobisi ve Trump ise Ömer’in Komiteden çıkarılması için çağrılarda bulundular.Video: “İsrail Lobisi”ne tokat gibi cevap..İlhan Ömer “AIPAC(Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi)” başta olmak üzere İsrail Lobisi’nin Amerikan siyaseti üzerindeki nüfuzunu eleştirdiği için ‘anti-Semitik(Yahudi karşıtı)’ olarak suçlanıyor. Oysa Ömer fosil enerji, silah ve ilaç lobilerini de aynı kategoride görüyor. Genç Demokratlar da lobilerin siyaset üzerinde kanserojen etki yaptığı konusunda hemfikirler. Ömer, İsrail Lobisi’nin bazı unsurlarını ‘çifte sadakat’ ile niteleyerek şimşekleri daha da üzerine çekti. Lobi, Ömer aleyhinde Kongre kararı çıkartmak için harekete geçti.2020’deki başkanlık seçimlerinde adaylık için yarışan Demokrat senatörlerden Bernie Sanders, Elizabeth Warren ve Kamala Harris’e göre, İlhan Ömer’e yönelik linç kampanyası İsrail eleştirisini boğmayı amaçlıyor. Her üç isim de politika eleştirisi ile anti-Semitizmin ayrı şeyler olduğunu savunarak Ömer’e sahip çıktılar. Ünlü yazar Naomi Klein’in de aralarında yer aldığı yüzlerce Yahudi aydınıysa İlhan Ömer ve Raşide Tlaib’i destekledi. Ortak Açıklamaya çok sayıda Yahudi sivil toplum kuruluşu imza attı. Metin’de “Uzun zamandır sosyal adalet ve ırkçılık karşıtı geleneğe sahip olan Yahudiler olarak, AIPAC bizi temsil etmiyor” ibaresi de yer aldı. Metinde Kongre’de İsrail eleştirisinin tabu olduğu belirtilerek, bu tabuyu yıkma cesareti gösterdiği için Ömer’e ayrıca teşekkür edildi.Lobiden gelen baskılar üzerine Temsilciler Meclisi’ni kontrol eden ‘Demokrat liderlik’ bir çalışma başlattı. Önce 4 sayfalık bir metin hazırlandı. İlhan Ömer isminin doğrudan yer almadığı metin sadece anti-Semitizmin kınanmasını içeriyordu. Bu metnin Çarşamba günü Meclis’te oylanması bekleniyordu. Ancak Demokrat Parti’nin yeni yıldızlarından Alexandria Ocasio-Cortez metinde “Latinler” ve diğer diğer gruplara yönelik ırkçı saldırıların yer almamasını çifte standart olarak gördüğünü söyledi. Tepkiler üzerine oylama ertelendi.Meclis’te “Siyah”, “Hispanik(Latin)” ve “İlerici” vekilleri temsil eden örgütler de metne itiraz ettiler. Demokrat Parti’nin gövdesini temsil eden bu gruplar, Asyalı, Afrikalı ve Hispanik Amerikalılara, İslam’a ve diğer inanç gruplarına yönelik ırkçı saldırıların da kınanmasını istediler. Bunun üzerine itirazcıların taleplerine uygun olarak 7 sayfalık yeni bir metin hazırlandı. Perşembe günü oy çokluğuyla geçen bu karara sadece 23 Cumhuriyetçi “hayır” oyu verdi. “Hayır” diyenler metnin sadece anti-Semitizmi kınamasını istiyorlardı.“Dünya Yahudi Kongresi(WJC)” ve “Amerikan Siyonist Organizasyonu(ZOA)” ise Meclis’in kınama kararını kınadılar. Trump da yaptığı bir açıklamayla kararı eleştirerek, “Demokratlar İsrail karşıtı, Yahudi karşıtı bir parti oldu ve bu çok kötü” dedi.İsrail Lobisi’nin İlhan Ömer’i linç etme girişimi tam tersi sonuç verdi. Ömer bu kampanyadan güçlenerek çıktı. Meclis kararını birçok yönden ‘tarihi bir karar’ olarak gördüklerini belirten İlhan Ömer cephesi, “Müslüman karşıtı bağnazlığı kınayan bir karara ilk defa oy verdik” diyor. “ABD-İsrail ilişkisini sorgulamak kabul edilemez ” diyen siyasetçilerse ağır darbe aldılar. Kongre’de yaşanan bu gelişme, Demokrat Parti içindeki yeni akımın ne kadar güçlü olduğunu ve gelecek yıllarda İsrail-ABD ilişkilerinin seyrini değiştirebilecek bir nitelik kazandığını gösteriyor. Bu karar ile İsrail Lobisi’nin üzerindeki perde de kaldırılmış oldu.
“İsrail Lobisi”ne tokat gibi cevap..
Yazarlar
“İsrail Lobisi”ne tokat gibi cevap..
ABD Kongresi'nin Müslüman vekillerinden İlhan Ömer, “İsrail Lobisi”ni eleştirmeye cüret ettiği için bir linç kampanyasının hedefindeydi. Somali kökenli İlhan Ömer ve Filistin kökenli Raşide Tlaib, İsrail lobisi, Hıristiyan-Siyonistler ve İsrail yanlısı Cumhuriyetçiler tarafından 'istenmeyen kişi' ilan edildi. Ancak Ömer ve Tlaib, Demokrat Parti tabanında güçlü desteğe sahipler. Üstüne üstlük İlhan Ömer, kritik önemdeki “Meclis Dış İşleri Komitesi”ne üye seçildi. İsrail Lobisi ve Trump ise Ömer'in Komiteden çıkarılması için çağrılarda bulundular.
Yeni Şafak
Tlaib'in büyükannesi: Gelebilseydi ona koyun kesecektim
Dünya
Tlaib'in büyükannesi: Gelebilseydi ona koyun kesecektim
İsrail tarafından ülkeye ve Filistin'e giriş yasağı getirilen ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Rashida Tlaib'in büyükannesi Müftiyye Tlaib; "Rashida'nin ziyaret haberini öğrendiğimizde onu karşılamak için hazırlıklara başladık. Onun için bir kutlama yapmayı ve koyun kesmeyi planlıyordum" dedi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.