Evini yıktırmamak için eline silah alıp çatıya çıktı: 'Mehmet Yılmaz ölür, bu bayrak sonra buradan kalkar, başka çaresi yok' dedi
Gündem
Evini yıktırmamak için eline silah alıp çatıya çıktı: 'Mehmet Yılmaz ölür, bu bayrak sonra buradan kalkar, başka çaresi yok' dedi
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesinde belediye ekiplerinin yol genişletme çalışması gerekçesiyle evini yıkmasına karşı çıkan şahıs, çatıya çıkıp çenesinin altına av tüfeği dayadı. Evin duvarına yaptırdığı dev Türk bayrağının üstü kısmında duran şahıs “Mehmet Yılmaz ölür, bu bayrak sonra buradan kalkar, başka çaresi yok” diye bağırdı.
IHA
Osmanlı'nın son sancağına yardım ulaştıran Türkiye'ye teşekkür mektubu: Yardımlarınız bize güven veriyor
Dünya
Osmanlı'nın son sancağına yardım ulaştıran Türkiye'ye teşekkür mektubu: Yardımlarınız bize güven veriyor
Sırbistan'daki Boşnak Ulusal Konseyi Başkanı Curic, yeni tip koronavirüs salgınının yayıldığı Sancak bölgesine Türkiye'nin gönderdiği tıbbi malzeme yardımı için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Curic, "Gönderdiğiniz tıbbi malzeme, ilaç ve ekipman yardımı bölge halkı için çok önemli. Yardımlarınız bize güven veriyor" dedi.
AA
Bir Fikir Bir İnsan Derneği madde bağımlısı gençleri topluma kazandırmak için çalışıyor: Bağımlılıkta en büyük etken aile
Hayat
Bir Fikir Bir İnsan Derneği madde bağımlısı gençleri topluma kazandırmak için çalışıyor: Bağımlılıkta en büyük etken aile
İstanbul Üsküdar’da madde bağımlısı gençlerin topluma kazandırılması için yoğun mesai harcayan Bir Fikir Bir İnsan Derneği, üçüncü şubesini açarak yeni projeleri hayata geçirmeye hazırlanıyor. Madde kullanan gençlerin ötesinde bir de bu zehri kullanmaya aday olabilecek çocukların gelişimi için uğraş verdiklerini belirten Dernek Başkanı Cemil Sucu, gençlerin neden madde bağımlısı olduğunu şöyle açıkladı: “Gençlerimiz aileleriyle aralarındaki anlaşmazlıktan veya ilgi eksikliğinden dolayı maalesef bu belaya bulaşıyorlar. Ailede bulamadığı sevgiyi ilgiyi yalancı maddelerde arıyorlar."
Yeni Şafak
Rusya'nın Suriye'de kirli planı: Yardımların girdiği Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapattırarak çocukları aç bırakmakla tehdit ediyor
Gündem
Rusya'nın Suriye'de kirli planı: Yardımların girdiği Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapattırarak çocukları aç bırakmakla tehdit ediyor
10 Temmuz'da dolacak olan Suriye'deki mağdurlara yardımların yapılmasına olanak sağlayan BMGK kararına Rusya yeni dönemde veto hakkını kullanarak Öncüpınar Sınır Kapısı'nı kapatmakla tehdit ediyor. Daha önceki vetolarıyla yardımların yapıldığı sınır kapılarının sayısını 4'ten ikiye indiren Rusya, bu sefer de Babüsselame'ye açılan Öncüpınarı BMGK'de veto hakkını kullanarak kapattırmak istiyor. 3 milyondan fazla mağdura ulaşan yardımların özellikle gıdaya ihtiyaç çocuklara ulaşması için kullanılan sınır kapısı kapanma tehlikesi altında. Öncüpınar Sınır Kapısı'nın kapanması Türkiye'nin terörle mücadele kapsamında Suriye'ye yaptığı operasyon alanlarına gönderilen insani yardımları etkileyebilir.
AA
Gamze Özçelik’ten dikkat çeken paylaşım: Çeşme ve Bodrum yerine tatil için Rize'yi tercih etti
Hayat
Gamze Özçelik’ten dikkat çeken paylaşım: Çeşme ve Bodrum yerine tatil için Rize'yi tercih etti
Oyunculuk kariyerinin zirvesindeyken hayatını bir anda değiştiren Gamze Özçelik yeni hayatı ile takdir topluyor. Kurduğu dernek ile yardıma muhtaç insanlara yardımlarda bulunan Özçelik, rotasını gözde tatil beldeleri yerine Rize’ye çevirdi.
IHA
Usta sanatçı Alpay Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Minnettarım' dedi, CHP yandaşları linç etti
Gündem
Usta sanatçı Alpay Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Minnettarım' dedi, CHP yandaşları linç etti
Sanatçı Alpay, pandemi sürecindeki sokağa çıkma yasakları döneminde vatandaşlar için TV'den ve sosyal medyadan canlı olarak yayınlanan Cumhurbaşkanlığı İstanbul Yeditepe Konserleri’nde beğenilen şarkılarını seslendirdi. Geçtiğimiz günlerde bir ropörtaj vererek “Cumhurbaşkanı Erdoğan'a minnettarım” diyen usta sanatçı adeta linç edildi. CHP yandaşı TELE 1 tarafından hedef gösterilen Alpay, sosyal medyada çirkin söylemlere maruz kaldı.
Yeni Şafak
Perde ve Mânâ
Perde ve Mânâ

İbrahim Kalın’ın üretme azmine hayranım. Türkiye’nin en yoğun mesai gerektiren politik pozisyonlarından birini yürütmesine rağmen hem düşünce hem de müzik alanında üretmeye devam ediyor.

Bunu, bir başka bağlamda Mahir Ünal ve Nabi Avcı ile de konuşmuştuk. Politikanın kalabalık dehlizleri içinde yapması gerekeni yaparken entelektüel ilgilerine devam edebilmek, dahası üretim ortaya koyabilmek epeyce meşakkatli bir mesele…

Bu dengeyi çözmüş görünen İbrahim Kalın’ın son kitabı son bir haftadır elimde. Perde ve Mânâ ismini taşıyan ve İnsan Yayınları etiketiyle okuru selâmlayan kitabın alt başlığı “akıl üzerine bir tahlil.”

Kitabın önsözündeki bir cümle aslında kitabın niçin yazıldığının da şifresi gibi: “Aklı mutlaklaştırmadan ve önemsizleştirmeden büyük varlık dairesi içinde ait olduğu yere oturtmayı amaçlıyor.”

İslâm dünyasının “akıl” olgusuna karşı geliştirdiği son derece sağlıklı yaklaşım, yüzyıllar ilerledikçe kimi sorunlarla malul hale gelmiş ne yazık ki. Aklın sınırlarını “dosdoğru” bir yöntemle çizen İslâm düşünürleri ve felsefecilerinin bu birikimi iki sapmayla karşı karşıya kalmış. Birincisi aklın sınırlarını ve imkânlarını çekebildiği kadar geriye çeken “savunmacı sapma.” İkincisi ise akıl ile dini aynılaştırmaya çalışan “uyumcu sapma.”

Denebilir ki İbrahim Kalın, Perde ve Mânâ’da bir çeşit mayın temizliği yapıp hem savunmacı hem de uyumcu sapmayı işaret ederek akıl olgusu için bir ufuk çizgisi, bir “sağlam yaklaşım” işaretlemesi yapıyor.

Örneğin Kalın’ın şu tespitleri bu mayın temizliğinin önemli operasyonlarından biri: “Müslümanların, çoğunlukla modern rasyonalizm ve Batı’ya yönelik aşağılık kompleksinin baskısı altında ‘İslâm’ın akıl ve mantık dini olduğunu’ söylerken kastettikleri şey, İslâm inancının beşerî akla indirgenebileceği değildir. Böyle bir iddia imanı, deneysel bir ifadeye veya mantıksal bir önermeye dönüştürmek anlamına gelir. İmanın, tanım gereği çıkarımsal aklın ötesine geçen bir boyuta sahip olması gerekir; aksi halde vahye ve peygamberlere gerek kalmazdı. Ancak çıkarımsal aklın ötesinde olmak, akla muhalif olmak anlamına gelmez. Bu daha ziyade, beşerî aklın bilişsel kabiliyetini aşan akıl-üstü olmak anlamına gelir.”

“Her şeyin akla uygun olması düpedüz çılgınlıktır” cümlesinde aklın beşerî akıl, çıkarımsal akıl olduğu su götürmez. Fakat bu su götürmezlik “akletmenin” önünde bir engel teşkil etmeye başladığında da “savunmacı sapma”ya uğrar ve bu bizi “âlât ilmine” bile karşı çıkma yobazlığına ulaştırır. Korkunç bir sıkışma yaşadığımız yer burasıdır.

Bugün, İslâm medeniyetinin durduğu, İslâm bilim üretiminin sona erdiği gibi tezler öne sürerek “medeniyet-bilim” üretimini bir çeşit müzeye indirgeyen anlayış, bu savunmacı anlayıştır. Söz gelimi Aziz Sancar’ın, Selçuk Bayraktar’ın, Gülzar Haydar’ın, Ömer Türker’in, Seyyid Hüseyin Nasr’ın üretmeye devam ettiği bilim, kültür ve teknolojiyi “İslâm aklının doğal üretimleri” olarak kodlamak yerine “rastlantısal” ve “İslâm’dan ayrı” olarak ele almak içine düştüğümüz bir çıkışsızlıktır. Bu üretimleri desteklemenin önüne de engeldir. “Üretemiyoruz azizim, üretemiyoruz” sızlanması yerine “üretimi desteklememiz gerekir” cümlesine ilerlemek lazım gelir. Dahası “İslâm düşüncesi” kavramına bile “İslâm bir düşünce biçimi değildir” aptallığıyla karşı çıkan adamların kanaat önderi sayılması tehlikesi az tehlike değildir.

Dolayısıyla İbrahim Kalın’ın Perde ve Mânâ’da ortaya koyduğu “sağlam yaklaşım” bu bakımdan çok kıymetlidir. Akla tapınan ya da aklı yok sayan, böyle yaparak da ifrat ve tefrit çukurlarından birini doldurmaktan başkaca işe yaramayan yaklaşımları “yok hükmünde” kabul edip bu sağlam yaklaşıma ilerlemek “çıkışın nerede olduğuna” dair bir yol da gösterecektir bize.

Kalın, tam da şöyle işaretliyor bu yolu: “Bu nedenle, insan olmanın anlamını geri kazanmak için insanın ‘düşünen bir varlık’ (hayvan-ı nâtık), yani gören, duyan, dinleyen, karşılaşan, cevap veren, tepki gösteren, tefekkür eden, seven, koruyan, beşerî aklın diğer eylemlerini yerine getiren ve parçası olduğu büyük gerçeklik vizyonunu asla kaybetmeyen bir varlık olarak yeni bir akıl kavramına ihtiyacı vardır. Böyle bir geri kazanım elbette mümkündür ancak bunun için bugün kullandığımız temel kavram ve değerlerin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.”

Bu arada bu meseleyi derinleştirecek ve meseleyi öncesiyle de ele alan bir eserin haberini vermiş olayım. Ketebe Yayınları’ndan yayımlanacak Ömer Türker imzalı “İslâm Düşünce Gelenekleri” kitabını da bu sütunlarda değerlendiririz nasipse.

NBA 2K21'in kapağı Kobe Bryant  oldu
Teknoloji
NBA 2K21'in kapağı Kobe Bryant oldu
Los Angeles Lakers'ın efsane basketçisi Kobe Bryant dünyanın en popüler NBA oyununun yeni sürümünün kapağında yer aldı. Ünlü basketbolcu bu yıl bir helikopter kazansında hayatını kaybetmişti.
Yeni Şafak

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.